T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 457
KARAR NO : 2014 / 488
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek Cumhuriyet savcısı tara-fından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.T.
Vekili :Av. Ö.F.Ö.
Davalı :Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
O L A Y :İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık veİstihbarat Müdür-lüğünce yapılansoruşturma sırasında, Ö.Reklam Hizmetleri İth.İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi davacı A.T. ilegümrük müşaviri İ.B.S.’ın ithal ettikleriiki adet KIP marka C7800 model 1750097 ve 1250098 numaralı baskımakinelerinin ithalatında verilen beyannamede,kullanılmamış makine olarak bildirildiği, ancaksoruşturma sonunda makinelerin kullanılmış ikinci el makineolduklarının anlaşıldığı ve ikinci elmakinelerin ithalatlarının mümkünolmadığının ihbarı üzerine, davacı ve İ.B.S.adına,“ithali bazı şartlara ve belgelere tabi bulunaneşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla ithaletmek” eyleminin kabahat olduğu değerlendirilerek,Küçükçekmece CumhuriyetBaşsavcılığı Kabahat Bürosu’nun 17.1.2013gün ve Kabahat Defteri No: 2013/77, Karar No:2013/63 sayılıkararı ile, 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrasıuyarınca ayrı ayrı 561.287,18 TL idari para cezasıverilmiştir.
Davacıvekili ile İ.B.S.vekili ayrı ayrı idari yaptırımkararının iptal edilmesi istemiyle adli yargı yerinebaşvuruda bulunmuşlar, Mahkemece açılan davalarınMahkemenin 2013/132 esas sayılı dosyasındabirleştirilmesine ve bu esas üzerinden yürütülmesinekarar verilmiştir.
KÜÇÜKÇEKMECE6. SULH CEZA MAHKEMESİ; 25.6.2013gün ve D.İş:2013/132 sayı ile; 5607sayılı Kanunda yapılan değişiklik ilekaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu ile yeniden düzenlendiği vebu Kanunda başvuru yolunun idare mahkemesi olarak gösterildiğigerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez idari yargıyerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 6. İDARE MAHKEMESİ; 31.7.2013 gün veE:2013/1679, K:2013/1429 sayı ile, savcılık tarafındanverilen idari yaptırım kararının, 5326 sayılıYasa kapsamında kalan idari yaptırım kararıniteliğinde bulunduğu, bu karara karşı 5326 sayılıKanunun 27. maddesi uyarınca sulh ceza mahkemesine itirazedilebileceği açıklanarak, açılan davanıngörüm ve çözüm görevinin adli yargı yerineait olduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine karar vermiş, verilen karar kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkûmiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri veadli ceza mahkemeleri arasında çıkan görev vehüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgöz önüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adli ve idari yargı yerleriarasında davacı A.T.’nın açtığı davayönünden 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrası uyarınca verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
5607 sayılıKanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinin onbirinci fıkrasında, “İthali, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı,aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal edenkişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin ikikatı idari para cezası verilir”, “Nitelikli haller”başlığı altında düzenlenen 4. maddesinin ikincifıkrasında, “Bu Kanunda tanımlanan suçların,üç veya daha fazla kişi tarafından birlikteişlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranındaartırılır”, “Yetkili merciler”başlığı altında düzenlenen 17. maddesinin birincifıkrasında, “Bu Kanun hükümlerine göre idaripara cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı, 14üncü madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir”denilmekte iken; Kanunun 3. maddesinin başlığı“Kaçakçılık suçları”, maddeninon birinci fıkrası ise, “Akredite laboratuvar analiz sonucunagöre Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenenseviyede ulusal marker içermeyen, yasal yollarla Türkiye’deserbest dolaşıma girdiği belgelendirilemeyen veya menşeibelli olmayan akaryakıtı; üreten, satışa arz eden,satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî amaçlasatın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldanbeş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî paracezası ile cezalandırılır” şeklinde 28.3.2013gün ve 6455 sayılı Kanunun 54. maddesi ile yenidendüzenlenmiş, aynı Kanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birincifıkrası yürürlükten kaldırılmış,aynı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesininikinci fıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun9 uncu maddesi hükmüne göre yapılır”hükmü yer almıştır.
4458 sayılıGümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “ Teminatalınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde,çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde;
“ 1.Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyayailişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimdensonra kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalininyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra,gümrüklenmiş değerinin dört katı idari paracezası verilir.
b) (a) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına otuz bin Türk Lirası, ambalajlıgelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirasıolarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
c) Eşyanınithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veyabelge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir.
d) (c)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
2.İhracat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak,yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerleihracının yasaklanmış olduğunun tespiti halinde,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir.
b)Eşyanın ihracı, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk veyeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmışgibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanıngümrüklenmiş değeri kadar idari para cezası verilir.
3.Yolcuların, gümrük mevzuatına göre kişisel vehediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarınaaykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veyataşıma araçlarında çıkan ya dabaşkasına ait olduğu halde kendi eşyasıymışgibi gösterdikleri eşyanın gümrük vergileri iki katolarak alınır ve eşya sahibine teslim edilir. Gümrükvergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır.
4. Birincifıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularakmülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir ve eşya 177ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur.
5.Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve transit rejimbeyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın,beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşyaolduğunun tespiti halinde, farklı çıkan eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir ” şeklinde28/3/2013 gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12maddesi ile yeniden düzenlenmek suretiyle, 5607 sayılı Kanun’dakaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatlerle ilgilidüzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış,4458sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altındadüzenlenen 242.maddesinde ise, “1. Yükümlüler kendilerinetebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlarakarşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makamaverecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.
2. İdareye intikal edenitirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiyetebliğ edilir.
3. İtirazdilekçelerinin süresi içinde yanlış makamaverilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır.
4. İtirazın reddi kararlarına karşı işleminyapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvurulabilir ” hükmü yer almıştır.
30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar vermeyetkisi ” başlığını taşıyan 23.maddesinde, “(1) Cumhuriyetsavcısı, kanunda açıkça hüküm bulunan hallerdebir kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararıvermeye yetkilidir.
(2) Birsuç dolayısıyla başlatılan soruşturmakapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halindeCumhuriyet savcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir.
(3) Soruşturma konusufiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halindeCumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırımkararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşutarafından idarî yaptırım kararı verilmemişolması gerekir” denilmiş;
5252 sayılı“Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun”un, “Lehe olan hükümlerinuygulanmasında usul ” başlığı altındadüzenlenen 9. maddesinde ise,
“ ….. (3)Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgilibütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkansonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ”hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbulGümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbaratMüdürlüğünce yapılan soruşturmasırasında, Ö.Reklam Hizmetleri İth. İhr. San. ve Tic.Ltd. Şirket yetkilisi davacı A.T. ile gümrükmüşaviri İhsan Bekir Sakman’ın ithal ettikleri ikiadet KIP marka C7800 model 1750097 ve 1250098 numaralı baskımakinelerinin ithalatında verilen beyannamede kullanılmamışmakine olarak bildirildiği, ancak soruşturma sonunda makinelerinkullanılmış ikinci el makine olduklarınınanlaşıldığı ve ikinci el makinelerin ithalatlarınınmümkün olmadığının ihbar edilmesi üzerine,“ithali bazı şartlara ve belgelere tabi bulunaneşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla ithaletmek” eyleminin kabahat olduğu değerlendirilerek,Küçükçekmece CumhuriyetBaşsavcılığı Kabahat Bürosu’nun 17.1.2013gün ve Kabahat Defteri No: 2013/77, Karar No:2013/63 sayılıkararı ile, davacı ile İ.B.S.adına 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun3.maddesinin on birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı561.287,18 TL idari para cezası verildiğianlaşılmıştır.
30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır.
Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygula-nacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı,bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, 5607 sayılı Kanunun olaytarihinde yürürlükte bulunan maddesi ve yapılansoruşturma sırasında, soruşturma konusunun kabahatolduğu değerlendirilerek, 5326sayılı Kanun uyarınca, Cumhuriyet Savcısıtarafından davacıya verilen idari para cezasının,5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu ve KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvurunun da bu itiraz merciinde inceleneceğiaçıkça belirtildiğinden, 5607 sayılıKanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 64.maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikincifıkrasında da, bu Kanunun yayımı tarihinden önceişlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerinuygulanması usulünün 5252 sayılı Kanunun 9. maddesihükmüne göre yapılacağı belirtildiğinden,davanın görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Küçükçekmece 6. SulhCeza Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Küçükçekmece6. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.6.2013gün ve D.İş:2013/132 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 1.4.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Sıddık
YILDIZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy