T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 307
KARAR NO : 2014 / 349
KARAR TR : 01.04.2014
ÖZET : Davacının taşınmazı üzerinde konulan kısıtlamanın (hukuki el atmanın) yol açtığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk K A R A R Davacı :A.K. Vekilleri : Av. S.K. Davalı : İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av.Ö.U.Ö. O L A Y : Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu, İstanbul İli, Sarıyerİlçesi, Çayırbaşı Mahallesi, 96 pafta, 541ada, 2 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın, 22.07.1983onanlı, 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridive Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmarPlanının, 13.06.2011 onanlısayılaştırılmış ve güncelleştirilmişpaftalarında “Boğaziçi öngörümalanında” kaldığını; müvekkilinin, planhükümleri gereğince, tasarruf etme imkanının ortadankalktığını; yaklaşık 30 seneden bu yanataşınmazın Kamulaştırılması ya da tahsisamacı dışına çıkarılmasınadavalı idarece gidilmediğini; idarenin Anayasada yer alan Temel Hakve Hürriyetlerle bireyin mülkiyet hakkınıkısıtladığını, “Hukuk Güvenliği”nizedelediğini; bir kişinin taşınmazına eylemli olarakel atıp, tamamen veya kısmen kullanılmasına engelolunması ile imar uygulamasının sonucu itibari ile bir farkbulunmadığını; bunun Anayasa’nın 35. ve13.md.si, TMK:683.md.si ve Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesinin 1 nolu Protokolün 1.md.sine deaçıkça aykırı olduğunu; Yargıtaykararlarının da, somut olayı Kamulaştırmasız ElAtma olarak nitelediğini ifade ederek; fazlaya ilişkin talep ve davahakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; kamulaştırmasızel atmadan dolayı alacaklarının 5.000,00.TL’lıkbölümünün dava tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte tahsiline, davalı İdare adına tesciline kararverilmesi istemiyle, adli yargı yerinde davaaçmıştır. Davalı idare vekilisüresi içerisinde görev itirazında bulunmuştur. İSTANBUL 19. ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ : 4.10.2013gün ve E:2013/33 sayı ile, görev itirazının reddinekarar vermiştir. Davalıİdare vekilinin, idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, davadosyasının onaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI : Uygulama ve Öğreti'de, kamu idarelerinin, kamuhizmetinin yürütümü sırasında, kamugücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemlerin, "idari işlem";herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgilihareketsizliklerinin de, "idari eylem" olaraktanımlandığı; bu tanıma göre; idarelerin3194 sayılı İmar Kanununun 8'inci maddesi uyarınca tekyanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel vedüzenleyici imar planları ile 2981 sayılı Yasanın13'üncü maddesinin (c) bendi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilenparselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemlerin,"idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorundaoldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizliklerinin de,idari eylem niteliği taşıdığı; dosyanınincelenmesinden; dava dilekçesinde, imar planında askeri alanolarak ayrılan taşınmazın bedelinin ödenmesinehükmedilmesinin istenildiğinin anlaşıldığı;bu bilgiler karşısında; davanın, davacılarıntaşınmazının, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun15.12.2010 günlü, E:2010/5-662 K:2010/651 kararında "hukukiel atma" olarak nitelendirilen, imar planındaki belirleme sebebiylemülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanantazminat talebiyle açıldığı sonucunaulaşıldığı; dava dilekçesinde ve YargıtayHukuk Genel Kurulu kararında, mülkiyet hakkına getirildiğisöylenen kısıtlamanın, taşınmazın malikleriyönünden zarar doğurucu sonuçlarınınolabileceğinde kuşku bulunmadığı, ancak bu sonuçya da sonuçların, genel ve düzenleyici nitelikte bir idariişlem olan imar planında taşınmaza yönelikbelirlemenin bu planda öngörülen kamulaştırmaprogramlarının zamanında yapamamasından ve imaruygulamalarından; başka anlatımla da, idari işlemlerden vedavalı idarelerin imar planı gereği yapılması gerekenkamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklinde ortayaçıkan idari eylemlerden kaynaklandığı; idariişlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin ise,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve13'üncü maddeleri uyarınca, İdari Yargı yerlerindeaçılacak tam yargı davalarına konu edilmelerinin,anılan yasa hükümlerinin gereği olduğu; bubakımdan, hukuka uygunluklarının denetimi ve zarar doğurucusonuçlarının giderilmesi İdari Yargı'nıngörev alanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukukdüzeninde yaratmış oldukları etki vesonuçların, "hukuki el atma" olarak nitelendirilmesine vebu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminat taleplerinin adli yargıyerlerinde açılacak tazminat davalarına konu edilmelerine,hukuken olanak bulunmadığı; dolayısıyla, davanıntaşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmının, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'ncimaddesinin 1 'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları," hükmü gereğince İdari Yargıyerinde görülmesinin gerektiği; açıklanan nedenle,davanın taşınmazın bedelinin tahsiline hükmedilmesiistemine ilişkin kısmı yönünden 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. Başkanlıkça, 2247sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre YargıtayCumhuriyet Başsavcısı'nın yazılıdüşüncesi istenilmemiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT‘unkatılımlarıyla yapılan 01.04.2014 tarihlitoplantısında: l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı idarevekillerinin, anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptıkları görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunmaları üzerine Danıştay Başsavcısı'nca,10. maddede öngörülen biçimde, anılan davalıidareler ve davanın taşınmazın bedelinin tahsilinehükmedilmesi istemine ilişkin kısmı yönünden olumlugörev uyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Davacınınsahibi olduğu taşınmazlarına, imar planında Boğaziçiöngörüm alanı olarak ayrılmak suretiylekamulaştırmasız el atıldığından bahisle,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,şimdilik 5.000,00 TL’nin, faizi ile birlikte tazmini istemiyleaçılmıştır. 3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur. a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır. b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011-KHK-648/21 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilanyerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyleeş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğeyapılır, valilik itirazları ve planları onbeş güniçerisinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir. Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir. İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığındaisteyenlere verir. c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmü; Aynı Kanun'un 18. maddesinde,“İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasızarsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatıaranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamukurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye,bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya,müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre haksahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemleriniyaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediyeve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilenyetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklercedüzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalarındağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenlemedolayısıyla meydana gelen değer artışlarıkarşılığında "düzenleme ortaklıkpayı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye görealınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabitutulan arazi ve arsaların düzenlemeden öncekiyüzölçümlerinin yüzde kırkınıgeçemez. (Değişiküçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenlemeortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerinihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlıilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark,çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibiumumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başkamaksatlarla kullanılamaz. Düzenleme ortaklıkpaylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözügeçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gerekenyerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalanmiktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu iletamamlanır. Herhangi bir parselden bir miktarsahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halindedüzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalansaha üzerinden ayrılır. Bu fıkra hükümlerinegöre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenlemeortaklık payı alınmaz. Ancak, bu hüküm o parselde imarplanı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına maniteşkil etmez…” hükmü yer almıştır. Dava dosyasında bulunan 21.8.2008gün ve 6124 sayılı İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığı Boğaziçi İmarMüdürlüğü yazısında Sarıyerİlçesi Çayırbaşı Mahallesi, YılmazlarSokak, 4 kapı no, 96 pafta, 541 ada, 2 parsel sayılı yerde davadışı Sevim YILMAZ ve Hissedarları adlışahısların, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununaaykırı olarak kaçak inşaat yaptığından6.8.2008 tarih, 814 sıra nolu yapı tatil tutanağı tanzimedilmek sureti ile inşaatın mühürlenmiş olduğunun,aynı Kanunun 13. maddesine göre yıkımla ilgiliişlemlerin sürdürüldüğünün, bu durumdasöz konusu kaçak inşaatın ilgilisi hakkında 2960sayılı Boğaziçi Kanununun 18. maddesine göre yasalişlem yapılması gereğinin bildirildiği; ve 27.7.2011gün ve 1760-1530 sayılı İstanbul Büyükşehir BelediyeEncümeni Kararı ile yapı tatil tutanağı ile tespitedilen ruhsatsız yapının yıktırılmasına kararverildiği görülmekte ve diğer yandan, aynı Müdürlükçedüzenlenen 14.6.2012 gün ve 4319 sayılı İmar DurumBelgesinden İstanbul İli, Sarıyer İlçesi,Çayırbaşı Mahallesi, 96 pafta, 541 ada, 2 parselsayılı yerin; 22.7.1983 onanlı 1/1000 ölçekliBoğaziçi Sahil Şeridi ve ÖngörünümBölgesi Uygulama İmar Planının, 13.6.2011 onanlısayısallaştırılmış vegüncelleştirilmiş paftalarında; kısmen “YapılanmasıKısıtlı Alanda” kısmen “JeolojikSakıncalı Alanda” kısmen de “Yol da”kaldığının; yapılanması kısıtlıalanda kalan kısımda, 2960 sayılı BoğaziçiYasası’nın 4. maddesi gereği yapıyapılamayacağının; Jeolojik sakıncalı alan,arazinin jeolojik yapısı nedeni ile hiçbir yapıyapılamayan alanda olduğunun, zemin açısındanBayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleriGenel Müdürlüğünce 28.4.2004 onanlı 1/1000ölçekli Yerleşime Uygunluk Haritalarınauyulacağının belirtildiği görülmekte ise de;davacı vekilinin dava dilekçesinde, taşınmazın 2960sayılı Boğaziçi Kanunu KapsamındaBoğaziçi öngörünüm alanındakaldığı nedeniyle taşınmaz mal bedelinin tazminiistenildiği anlaşılmıştır. Olayda, davacının sahibiolduğu taşınmazın, imar/parselasyon planıyla “Boğaziçiöngörünüm alanı” kullanımındakaldığı, aradan uzun zaman geçmesine rağmenkamulaştırılmadığı, taşınmazlarüzerinde düzenleme yapılmadığı,kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmazlarınbedelinin ödenilmesi gerektiğinin iddia edildiği; davanınkonusunun, davalı idarece 3194 sayılı Kanun uyarınca kamugücü kullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imarplanlarında yer alan davacıya ait taşınmazın bedelinintazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmış olup,dosya kapsamında yapılan incelemede, Mahkemesine dava konusutaşınmazlarla ilgili olarak keşif yapılıpyapılmadığı, yapıldı ise, yapılan keşifsonucu hazırlanan bilirkişi raporunun gönderilmesininistenildiği ancak, 3.5.2014 tarihli cevabi yazıda keşifyapılmadığının ve bilirkişi raporununbulunmadığının belirtildiği nedeniyle, belirtilenduruma göre, imar planı ve buna dayalı imar uygulamasısonucunda uğranılan zararın tazminine yönelik bulunandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir. Öte yandan,taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı” nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezlindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamaları’nda taşınmazzilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikinilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak,davacının taşınmazının imar planlarında“ dere mutlak koruma alanı” nda bırakılmasınedeniyle, tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazı imarplanında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle, anayasalhaklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılanbireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerin değerlendirilmesindeve hukuk kurallarının yorumlanmasında isabetolmadığına ve esas itibariyle yargılamanın sonucunailişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama,Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usul şartlarına vehukuka uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, başvurucuderece mahkemelerinde kendi delillerini ve iddialarını sunmafırsatını bulmuş ve bunlar UyuşmazlıkMahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikayeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz birşekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”gerekçesiyle, davacının başvurusu oybirliğiylereddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503sayılı kararıyla, imar planındaki kısıtlamalardankaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemlidavaların idari yargının görevinde olduğuhüküm altına alınmıştır. Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin görevitirazının, İstanbul 19.Asliye Hukuk Mahkemesince reddineilişkin kararın kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın görüm veçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle, DanıştayBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜile davalı İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekilinin GÖREV İTİRAZININ,İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 4.10.2013 gün veE:2013/33 sayılı REDDİNE İLİŞKİN KARARININKALDIRILMASINA, 01.04.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy