T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 240
KARAR NO : 2014 / 320
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : Davacının taşınmazı üzerinde konulan kısıtlamanın (hukuki el atmanın) yol açtığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : B. Bilg.Sist.ve İlt.Tek.San. veTic.Ltd. Şti Vekili : Av.O.K. Davalı : Ankara Valiliği İlÖzel İdaresi Vekili :Av.Z.T. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankaraİli, Yenimahalle İlçesi, Yuva Mahallesi 43266 Ada 1 Parselsayılı taşınmazın hisseli maliki olduğunu,taşınmazın imar planında “İlköğretimAlanı” olarak ayrıldığını, YargıtayHukuk Genel Kurulu’nun 15.12.2010 tarih 2010/5-662 E. ve 2010/551 K.sayılı kararı ile bu tür yerlerin bedelininödeneceğine karar verildiği halde bugüne kadar idareyeyapılan müracaatlara rağmen hiçbir bedelinödenmediğini belirterek; fazlaya ilişkin talep ve ıslahhakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’sinindava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanan enyüksek faizi ile birlikte, davalı idareden tahsili ile taşınmazıntapu kaydının davalı idare adına tescil ettirilmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. Davalı vekili mahkemenin01.10.2013 tarihli celsesindeki beyanı ile görev itirazındabulunmuştur. Ankara 6.Asliye HukukMahkemesi: 01.10.2013 gün ve 2012/556 Esas sayılıkararı ile, davalı Ankara İl Özel İdaresi vekiliningörev itirazının reddine karar vermiştir. Davalı Ankaraİl Özel İdaresi vekilinin, idari yargı yararına olumlugörev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçe üzerine,dava dosyasının onaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. DanıştayBaşsavcısı: İdarelerin 3194 sayılı İmarKanunu’nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon,kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idariişlem, bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduklarıprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri yani, bu konudaki hareketsizliklerin de, idarieylem niteliği taşıdığını belirterek,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yeralan "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları," hükmü gereğince idariyargı yerinde görülmesinin gerektiği belirtilerek, 2247sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, davanıntaşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönünden, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesinekarar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı Ankara İl Özel İdaresi vekilininanılan Yasanın 10/2.maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, davalı Ankara İl Özelİdaresi açısından, davanın taşınmazınbedelinin tazminat olarak hüküm altına alınmasıistemine ilişkin kısmı yönünden, 10.maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANile Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacınınhisseli maliki olduğu taşınmazın imar planında “İlköğretimAlanı” olarak ayrıldığını, YargıtayHukuk Genel Kurulu’nun 15.12.2010 tarih 2010/5-662 E. ve 2010/551 K.sayılı kararı ile bu tür yerlerin bedelininödeneceğine karar verildiği halde bugüne kadar idareyeyapılan müracaatlara rağmen hiçbir bedelinödenmediğini belirterek; fazlaya ilişkin talep ve ıslahhakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’sinindava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanan enyüksek faizi ile birlikte, davalı idareden tahsili iletaşınmazın tapu kaydının davalı idare adına tescilettirilmesi istemiyle açılmıştır. Dosyakapsamında yapılan inceleme neticesinde, davacı vekilinin davadilekçesinde dava konusu taşınmaza fiilen elatıldığı iddiasının olmadığı, Mahkememizce,dava konusu taşınmaza davalı idarece fiilen el atılıpatılmadığı hususunun tespiti açısındanAnkara 6.Asliye Hukuk Mahkemesi’ne müzekkereyazıldığı, Mahkememize gönderilen Bilirkişi ElifYüksek’e ait bila tarih ve 2012/556 Esas sayılı raporda;dava konusu parselin zemin durumu itibariyle üzerinde herhangi bir yapınınbulunmadığının tespit edildiği görülmekle;dava konusu taşınmaza davalı idarece fiilen elatılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur. a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır. b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediyebaşkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir. Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir. İmar planları alenidir. Bualeniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. BelediyeBaşkanlığı ve mülki amirlikler, imarplanının tamamını veya bir kısmını kopyalarveya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespitedilecek ücret karşılığında isteyenlere verir. c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Olayda,imar planının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konuparselin imar planında “İlköğretim Alanı”ndakaldığı, taşınmaza davalı idarelerce fiilen elatılmadığı, kamulaştırmasız el atmanedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğininiddia edildiği; davanın konusunun, davalı idarelerce 3194sayılı Kanunu uyarınca kamu gücü kullanılarak tekyanlı irade ile yapılan imar planlarında yer alandavacının hissedar olduğu taşınmazın bedelinintazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmış olup,belirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalı imaruygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminineyönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Öte yandan, taşınmazınimar planında “dere mutlak koruma alanı”nda kalmasınedeniyle taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisininkısıtlanması nedenine dayalı olarak davacınınAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı tazminatdavasında, bu Mahkemece 4.11.1983 günlü, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6 ncı maddesininkimi fıkralarının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesineyapılan itiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E:2013/93, K: 2013/101 sayılı kararında ”…Davacının mülkü üzerinde tasarruf etme hakkınınkısıtlanması, idarenin bir eyleminden değil, idari birişlem niteliğinde olduğu tartışmasız olan imarplanından kaynaklanmaktadır. Olayda, idarenin fiili el koymaniteliği taşıyan bir eylemi henüz bulunmamakta, aksinekanunen yapması gereken kamulaştırma işlemlerini yapmamakbiçiminde tezahür eden bir eylemsizliği söz konusudur.Öte yandan kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesiiçin taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamaları’nda taşınmazzilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikinilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “ dere mutlakkoruma alanı” nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarınıkesin olarak çözümlemeye yetkili kılınan UyuşmazlıkMahkemesinin istikrar bulmuş içtihatları da buyöndedir…” gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliğinedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazıimar planında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görev uyuşmazlığında,Uyuşmazlık Mahkemesi’nce olumlu görevuyuşmazlığı talebinin kabulü ile ilgili Asliye HukukMahkemesinin görevlilik kararının kaldırılmasıyolunda verilen karar nedeniyle, anayasal haklarının ihlaledildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan bireyselbaşvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerin değerlendirilmesindeve hukuk kurallarının yorumlanmasında isabetolmadığına ve esas itibariyle yargılamanın sonucunailişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama,Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usul şartlarına vehukuka uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, başvurucuderece mahkemelerinde kendi delillerini ve iddialarını sunmafırsatını bulmuş ve bunlar UyuşmazlıkMahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikayeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz birşekilde keyfilik de içermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013,Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla, imarplanındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki elatmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır. Açıklanan nedenlerle, DanıştayBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü iledavalı Ankara İl Özel İdaresi vekilinin görevitirazının Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce reddineilişkin kararın, tazminata ilişkin kısımyönünden kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,davalı Ankara İl Özel İdaresi vekilinin GÖREVİTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN, Ankara 6.AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 01.10.2013 gün ve 2012/556 Esas sayılı KARARININ TAZMİNATAİLİŞKİN KISIM YÖNÜNDEN KALDIRILMASINA, 1.4.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy