T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 434
KARAR NO : 2014 / 469
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : Davacının taşınmazı üzerinde konulan kısıtlamanın (hukuki el atmanın) yol açtığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacılar : 1- S.K.
2- R.K.
Vekili : Av. Ö.D.
Davalı : Didim BelediyeBaşkanlığı
Vekili :Av. Ö.K.
OL A Y : Davacılarvekili dava dilekçesinde özetle; davacıların Aydın İli,Didim İlçesi, Gevrek Mevkii, 722 parsel sayılıtaşınmazın maliki olduklarını, taşınmazadair davacıların Didim BelediyeBaşkanlığı’na imar hususunda müracaat ettiklerini,taşınmazın Turistik Tesis İmarı bulunmasınarağmen ve taşınmazın Ticaret Alanında olmasınarağmen Didim Belediye Başkanlığı tarafındangeçmişe yönelik imarın olupolmadığının bilinmemesi, düzenli arşivlerininbulunmaması gerekçe gösterilmek suretiyle dava konusutaşınmazın imarının verilemeyeceği vetaşınmazın imar planının yeşil alan olarakdeğiştirildiğinin bildirildiğini, bununla birliktetaşınmazın bir kısmının davalı idaretarafından yol olarak kullanıldığını, davalıkurumun bu eyleminin fiili müdahale olduğunu, yine Didim BelediyeBaşkanlığı tarafından yeşil alan ilan edilen,imarı verilemeyen ve fiili el atmada bulunulan taşınmazdanşu ana kadar arsa bedeli üzerinden vergi ve yol katılımpayı alındığını, davacının dava konusutaşınmazı satın aldığı günden bugüne taşınmaz üzerinde bir binanın mevcutolduğunu, ayrıca Didim Belediye Başkanlığıtarafından dava konusu taşınmazın tamamının park,yol ve yeşil alan olarak düzenlendiğini belirterek, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
DavalıDidim Belediye Başkanlığı vekili süresiiçerisinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle, görevitirazında bulunmuştur.
Didim(Yenihisar) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi: 22.10.2013 gün ve E:2013/227sayı ile, davalı Didim Belediye Başkanlığı vekiliningörev itirazının reddine karar vermiştir.
DavalıDidim Belediye Başkanlığı vekilinin, idari yargı yararınaolumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içinde verdiğidilekçe üzerine, dava dosyasının onaylı birörneği Danıştay Başsavcılığı'nagönderilmiştir.
DanıştayBaşsavcısı; İdarelerin 3194 sayılı İmarKanunu’nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon,kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idariişlem, bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduklarıprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri yani, bu konudaki hareketsizliklerin de, idarieylem niteliği taşıdığını belirterek,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yeralan "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları," hükmü gereğince idariyargı yerinde görülmesinin gerektiği belirtilerek, 2247sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME:
Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı Didim Belediye Başkanlığıvekilinin anılan Yasanın 10/2.maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, davalı Didim BelediyeBaşkanlığı açısından, 10.maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacıların taşınmazına, imar planında park, yol veyeşil alan olarak ayrılmak suretiyle el atıldığıbelirtilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıile şimdilik 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
Mahkememizcedavaya konu taşınmaza fiili el atma olup olmadığıhususunda bilgi verilmesi için yazılan müzekkereye Didim(Yenihisar) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 10.03.2013 günlücevabi yazısında; söz konusu dava dosyasında keşifyapılmadığına dair cevap verildiğianlaşılmıştır.
Dosyakapsamında yapılan incelemede; Didim Sulh Hukuk Mahkemesitarafından 2006/144 Değişik İş esaslıdosyada davaya konu 722 parsel sayılı taşınmazailişkin olarak keşif icra edildiğianlaşılmış olup, yapılan keşfe ilişkinolarak tanzim edilmiş olan 18.01.2007 tarihli bilirkişi raporunda,taşınmaz arsa üzerinde eski bina bulunduğu, DidimBelediyesince 04.07.2003 tarih ve 26 sayılı meclis kararı ilearsaya ait imar planı hazırlandığı, bu yeringünü birlik tek katlı dinlenme tesisleri ve yeşil alanolarak gösterildiği hususlarının belirtildiğianlaşılmıştır.
3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011-KHK-648/21 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilanyerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyleeş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğeyapılır, valilik itirazları ve planları onbeş güniçerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Olayda,imar planının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konuparselin imar planında park, yol ve yeşil alandakaldığı, dosya kapsamından taşınmaza idarecefiilen el atılmadığınınanlaşıldığı, kamulaştırmasız el atmanedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğininiddia edildiği; davanın konusunun, davalı idarece 3194sayılı Kanunu uyarınca kamu gücü kullanılarak tekyanlı irade ile yapılan imar planlarında yer alandavacının hissedar olduğu taşınmazın bedelinintazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmış olup,belirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalı imaruygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminineyönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, taşınmazınimar planında “dere mutlak koruma alanı”nda kalmasınedeniyle taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisininkısıtlanması nedenine dayalı olarak davacınınAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı tazminatdavasında, bu Mahkemece 4.11.1983 günlü, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6 ncı maddesininkimi fıkralarının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesineyapılan itiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E:2013/93, K: 2013/101 sayılı kararında ”…Davacının mülkü üzerinde tasarruf etmehakkının kısıtlanması, idarenin bir eylemindendeğil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmazzilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilenkamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerekmektedir. Oysa, mahkemedegörülen davaya konu olayda olduğu gibi imarkısıtlamaları’nda taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “ dere mutlakkoruma alanı” nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazı imarplanında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle, anayasalhaklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesineyapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun iddialarıincelendiğinde, iddiaların özünün UyuşmazlıkMahkemesi tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukukkurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına veesas itibariyle yargılamanın sonucuna ilişkin olduğuanlaşılmaktadır. Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesitarafından usul şartlarına ve hukuka uygun olarakgerçekleştirilmiş olup, başvurucu derece mahkemelerindekendi delillerini ve iddialarını sunma fırsatınıbulmuş ve bunlar Uyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikayeti niteliğinde olduğu, UyuşmazlıkMahkemesi kararının bariz bir şekilde keyfilik deiçermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete,30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla,imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki elatmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır.
Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nın,başvurusunun kabulü ile, davalı Didim BelediyeBaşkanlığı vekilinin görev itirazının Didim(Yenihisar) 2. Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleDanıştay Başsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, davalı Didim Belediye Başkanlığıvekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNEİLİŞKİN Didim (Yenihisar) 2. Asliye HukukMahkemesi’nin 22.10.2013 gün ve E:2013/227 sayılıKARARININ KALDIRILMASINA, 1.4.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy