T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 429 KARAR NO : 2014 / 464 KARAR TR : 1.4.2014 ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :E.A. Vekili :Av.A.B. Davalı :TürkTelekomünikasyon A.Ş. Vekili :Av.M.K. O L A Y : Davacı vekilidava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurumnezdinde çalışmakta iken kurumun özelleştirilmesinedeni ile memur olarak bir kuruma atandığını; ancak, bunakil sırasında maaş nakil bildiriminin 4046 sayılıYasa’nın 22.maddesi ve 406 sayılı Yasa’nın ek29.maddesine uygun düzenlenmediğini, bu nedenle müvekkilininzarara uğradığını belirtilerek; 5473 sayılıyasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmaması nedeniylealamadığı parasal haklarına ilişkin fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00 TL’nindava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdanalınarak davacıya verilmesine karar verilmesi istemi ile adliyargı yerinde dava açmıştır. Ankara 14.İş Mahkemesi: 30.07.2013 gün ve 2012/1444 Esas, 2013/513 Kararsayılı kararında; uyuşmazlığınçözüm yerinin idari yargı mercileri olduğuhususunun, Hukuk Genel Kurulu’nun 26.12.2012 gün ve 2012/1388 Kararsayılı ilamı ve Danıştay İdari Dava DaireleriKurulu’nun 07.04.2011 tarih ve 2011/205 Karar sayılı ilamıile içeriklerinden anlaşılacağı üzere,yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle davanın usulden reddine,davalı taraf lehine ücreti vekalet takdirine yerolmadığına karar vermiş, karar davalı vekilitarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 22.Hukuk Dairesi; 07.10.2013 gün ve 2013/31160 Esas, 2013/20904 Kararsayılı kararı ile temyiz olunan kararın hükümkısmındaki yargı yolunun caiz olmaması sebebiyledavanın usulden reddine ifadesinden sonra gelen ve yargılamagiderlerinin yer aldığı fıkraların hükümdençıkarılmasına, yerine; “2)-6100 sayılıHukuk Muhakemeleri Kanununun 331/2.maddesi gereği yargılamagiderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davayagörevli mahkemede devam edilmemesi durumunda, mahkemece talep üzerinedosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderlerininhüküm altına alınmasına” rakam vesözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekildedüzeltilerek onanmasına karar vermiş; mahkeme kararıyargılama giderleri yönünden düzeltilerek, 1086sayılı Yasa’nın Geçici 2. ve 6100 sayılıYasa’nın Geçici 3.maddesi gereğince halenyürürlükte olan 1086 sayılı Yasa’nın440.maddesi gereğince verilen karar 07.10.2013 tarihindekesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle; idari yargı yerinde davaaçmıştır. Ankara18.İdare Mahkemesi: 15.11.2013 gün ve 2013/1223 Esas, 2013/291Karar sayılı kararı ile özetle; davalınınözel hukuk tüzel kişisi olması karşısındaidari yargının yetkisi kapsamında açılmışbir idari dava bulunduğundan söz etmenin olanaksızolduğunu, uyuşmazlığın, görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğunu, nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 14.01.2013tarih ve E:2013/250, K:2013/13 sayılı, 03.10.2011 tarih veE:2011/124, K:2011/193 sayılı, 05.07.2010 tarih ve E:2010/56,K:2010/157 sayılı kararlarının da bu yöndeolduğunu belirterek, davanın görev yönünden reddine karar vermiştir. Dosya üzerindeninceleme ile verilen karar, davacı vekiline 03.12.2013 tarihinde,davalı vekiline 27.11.2013 tarihinde tebliğ edilmiş; 2577sayılı İYUK’nun 46. maddesi uyarınca en sontebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde temyiz yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir. Davacı vekili,idari ve adli yargı yerlerince verilen görevsizlik kararlarınedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VEGEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Davalı TürkTelekom A.Ş. yönünden dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıyasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari veadli yargı dosyalarının 15.maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacının istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği, usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nde teknisyen sıfatıylaçalışmakta iken kurumun özelleştirilmesi nedeni ilebaşka kuruma atanan davacının, hatalı düzenlenenmaaş nakil ilmuhaberinin iptali ile bu nedenleuğradığı zararın tazminine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemelerbirlikte değerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarak yürütmeklegörevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya aitbulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer TelekomünikasyonA.Ş.’ne satılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekiz yıltecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunların dışındakalan personel iş mevzuatı uyarınca istihdam edilir.İş mevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkinkayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafından tayinolunur” hükmüne yer verilmiş; bu bent hükmü,4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılan değişikliklersonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6.md.) Türk Telekomdaki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranır. (Mülga ikincive üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.)Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulutarafından tayin olunur” hükmünü almış;aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da işmevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı nezdindeteknisyen sıfatıyla çalışmakta iken, 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilen ve sonrasındabaşka bir kamu kurumun emrine atanan davacı tarafından,yanlış düzenlenen maaş nakil ilmuhaberinin yenidentespitine ve yanlış maaş nakil ilmuhaberi nedeni ileuğranılan zararın tazmini istemiyle; Ankara 14.İşMahkemesi’ne dava açıldığı, Ankara14.İş Mahkemesi’nin 30.07.2013 gün ve 2012/1444Esas, 2013/513 Karar sayılı kararı ile davanın görevyönünden reddine karar verdiği, davalı vekilinin temyiztalebinde bulunduğu, temyiz edilen kararın Yargıtay 22.HukukDairesi’nin 07.10.2013 gün ve 2013/31160 Esas, 2013/20904 Kararsayılı kararı ile düzeltilerek onandığı vebu şekilde kararın kesinleştiği, davacı vekilininaynı taleple Ankara 18. İdare Mahkemesi’ne davaaçtığı, Ankara 18. İdare Mahkemesi’nin15.11.2013 tarih ve 2013/1223 Esas, 2013/291 Karar sayılı kararıile davanın görev yönünden reddine karar verildiği,kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, davacı vekilinin2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesi uyarınca oluşanolumsuz görev uyuşmazlığı nedeni ile görevlimahkemenin belirlenmesi için mahkememize müracaat ettiğianlaşılmıştır. Mahkememizceyapılan değerlendirme neticesinde; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)(Değişik : 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir. Buna göre,iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Ankara 14.İş Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılmasına karar verilmesigerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 14.İş Mahkemesi’nin 30.07.2013 gün ve2012/1444 Esas, 2013/513 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 1.4.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy