T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 301
KARAR NO : 2014 / 343
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Ş.Ş.
Vekili : Av. B.Y.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekilleri : Av. H.A.Ö.,Av.H.İ.K.
O L A Y :Davalı Şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasanın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesine göre adı 16.9.2010 tarihinde Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen davacı 24.1.2011 tarihinde İzmirValiliği, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüemrine atanmıştır.
Davacı vekili,mevzuat gereği 16.9.2010 tarihinde davalı nezdindeçalışmasına son verilerek başka kamu kurumuna nakiledilen müvekkilinin “yer değiştirme sureti ile atamalardaaylık bildirim” adı ile düzenlenen nakililmühaberinde belirtilen ücreti üzerine, ayrılıştarihi itibari ile ödenmesinde istikrar kazanılan 654,83 TLikramiyenin eklenerek maaş nakil ilmühaberinin yenidendüzenlenmesi ve Devlet Personel Başkanlığınabildirimin yapılması istemiyle 14.9.2012 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
ANKARA 18.İŞMAHKEMESİ:9.7.2013 gün ve E:2012/857, K:2013/472 sayı ile, taraflarıniddia ve savunmaları, emsal karar örnekleri ve diğer belgelerinincelenmesinden; davalı tarafından dosyaya ibraz edilen Yargıtay9.HD nin 01.10.2012 tarih ve 2012/27071 E, 2012/32336 K sayılıkararında "Dairemizce yukarda belirtilen kapsamda bulunan nakle tabiişçilerle davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş.arasındaki uyuşmazlıklarda daha önce esasa yönelikkararlar vermiştir. Ancak Danıştay İdari Dava Daireleri'nin07.04.2011 gün ve 2011/55-205 sayılı kararından sonrauyuşmazlığın adli yargı yerindegörüleceği konusunda yeniden değerlendirmeyapılması gerekmiştir. Anılan karara göre "yasaldüzenleme ile Türk Telekom A.Ş.'nin özelleştirilmesisonucunda, işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısasürede imkansız personelin isteklerine bağlı olarak makulbir süre kamu görevlerinden aylıksız izinli sayılaraközel hukuk tüzel kişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı, söz konusu personelin, aylıksızizinli olarak geçen sürede kamu personeli statülerinin devamettiği. İmtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklendiği, 406 sayılıYasa hükümleri uyarınca davalı şirket tarafından,hak sahibi personelinin Devlet Personel Başkanlığınabildirmesi, bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler bulunduğu, bu işlemlerin idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlediği, söz konusu işlemlerin kamupersoneli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş bireridari işlem niteliğinde oldukları, davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan"Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi" ile belli bir kamuhizmetini yürütmek görev ve yetkisi iledonatıldığı, bu görev ve yetkiler dahilinde bazıkamusal ayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu, belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406 sayılıYasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakil hakla bulunanpersoneli ile ilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenendavalı şirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesisettiği işlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğunun" kabul edilmiştir.Danıştay idari dava Dairelerinin gerekçeleri Dairemizcebenimsenmiştir. Gerçekten özelleştirmeden öncestatü hukuku hükümlerine tabi davacı niteliğindekipersonel, özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakla, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda "artış oranının, kanundaki memur maaşartış oranında" olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal hakkını esas olmak üzere memurmaaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelinilişiğinin kesilmesi gibi işlemleryaptırıldığı görülmekledir. Bu işlemlerinidare hukuku alanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgilipersonelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük veparasal haklarını belirlediği, söz konusu işlemlerinkamu personeli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmişbirer idari işlem niteliğinde olduklarıaçıktır. İdari işlemlerle ilgiliuyuşmazlığın ise adli vargı yerinde değil, idariyargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Mahkemecedavanın HMK.nun 114/1-b maddesi uyarınca "yargı yolununcaiz olmaması" nedeniyle aynı yasanın 115/2. maddesiuyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılışekilde esasa girilerek davanın reddine karar verilmesihatalıdır..." yönünde hüküm kurduğu,yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.12.2012 tarih ve 2012/9-1518 Esas,2012/1388 Karar nolu ilamıyla da, bu tür uyuşmazlıklardaidari yargının görevli olduğu belirtilmiş olduğundan,davanın idari yargıda görülmesi gerektiğininanlaşıldığı gerekçesiyle;görevsizlik kararı vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Davacı vekilibu kez, müvekkilinin ayrıldığı 16.09.2010 tarihiitibari ile verilmekte olan 654,83 TL ikramiyenin, 4046 sayılıyasanın 22/5 uyarınca sabit değer olarak maaş nakililmühaberindeki ücrete eklenerek Devlet Personel Başkanlığınabildirimin yapılması gerektiği halde, maaş nakililmühaberinde yer almaması ve ikramiye sütununun boşbırakılarak eksik bildirim yapılması sebebi ile 654,83 TLikramiyenin maaş nakil ilmühaberine yazılması sureti ileyeniden düzenlenmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA 8.İDARE MAHKEMESİ:15.1.2014 gün ve E:2013/1248 sayı ile, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde, idari davatürlerinin; “idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylemve işlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları vetahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” olarak tanımlandığı, aynı Yasanın15/1-a maddesinde, idari yargının görev alanına girmeyipadli veya askeri yargının görev alanına girendavaların reddedileceğinin hükmebağlandığı; söz konusu Kanun maddesine görekural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalarabakılabileceği sonucuna varıldığı;telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar "tekel" olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğu;Özelleştirme kapsamında bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’deki tamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden %55’inin, Bakanlar Kurulu’nun 25.07.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı"Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar"ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satıldığı;Anayasa’nın 128. maddesinde, "Devletin, kamuİktisadî teşebbüsleri ve diğer kamutüzelkişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür." Denildiği;406 sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 03.07.2005 tarih ve5398 sayılı Kanun’la değişik birincifıkrasında, "Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamupayının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda;Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.01.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksengün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekomda çalışmaya devameder ve hisse devir tarihinden nakli için Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylıkücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri veölüm yardımı ile diğer mali ve özlükhakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." denilerek, yasa koyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.01.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonelin, kamu personeli sayıldığı; dosyanınincelenmesinden; Türk Telekomünikasyon A.Ş.'de görevyapmakta iken 16.9.2010 tarihinde buradaki görevi ile ilişiğikesilerek başka kamu kurumuna nakledilen ve 2. tip sözleşmesifeshedilen davacı tarafından, "Yer değiştirmesuretiyle atamalarda aylık bildirim" adı ile düzenlenennakil ilmühaberinde belirtilen ücreti üzerine, ayrılıştarihi itibari ile 654,83 TL ikramiyenin eklenerek, maaş nakililmühaberinin yeniden düzenlenmesi istemiyle bakılandavanın açıldığının anlaşıldığı;bu itibarla, bakılan davanın konusunu oluşturan istem ile Ankara18. İş Mahkemesi'nde açılan ve 09.07.2013 karar tarihindeTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin kamu kuruluşu niteliğitaşımadığı anlaşılmakla, idari yargıyetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varıldığı; nitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 11.11.2013 tarih ve E:2013/1431; K:2013/1619sayılı kararının da bu yönde olduğugerekçesiyle; görüm ve çözümü idariyargının görevinde bulunmayan davada 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için iş bu dava dosyası ile Ankara 18.İş Mahkemesi'nin 2012/857 esasına kayıtlı davadosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine vedosya incelemesinin bu konuda karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında;
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıMehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacı tarafından; 16.09.2010 tarihi itibari ileverilmekte olan 654,83 TL ikramiyenin, 4046 sayılı yasanın 22/5uyarınca sabit değer olarak maaş nakil ilmühaberindekiücrete eklenerek Devlet Personel Başkanlığınabildirimin yapılması gerektiği halde, maaş nakililmühaberinde yer almaması ve ikramiye sütununun boşbırakılarak eksik bildirim yapılması sebebi ile 654,83 TLikramiyenin maaş nakil ilmühaberine yazılması sureti ileyeniden düzenlenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce (P.İ),telekomünikasyon hizmetleri ise, “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanun hükümlerisaklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil,sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum,kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlasıkamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük MilletMeclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılıKanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniylesıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyonhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özelkanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görevsözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır.
Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi ve Bakanlığınteklifi üzerine bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten itibaren yüzseksen gün içerisinde Bakanlar KuruluKararı ile belirlenen kadrolarda istihdam edilen personel eliyleyürütülür. Bu personel hakkında bu Kanundaöngörülen hükümler saklı kalmak üzere 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleriuygulanır. Bunların dışında kalan personel işmevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmüne yerverilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarlayapılan değişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü:(Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlarve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacınınvekili tarafından; 16.09.2010 tarihi itibari ile verilmekte olan 654,83 TLikramiyenin, 4046 sayılı yasanın 22/5 uyarınca sabitdeğer olarak maaş nakil ilmühaberindeki ücrete eklenerekDevlet Personel Başkanlığına bildirimin yapılmasıgerektiği halde, maaş nakil ilmühaberinde yer almaması veikramiye sütununun boş bırakılarak eksik bildirimyapılması sebebi ile 654,83 TL ikramiyenin maaş nakil ilmühaberineyazılması sureti ile yeniden düzenlenmesine karar verilmesiistemiyle 14.9.2012 tarihinde dava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle Ankara 8.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 18.İşMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 8.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileAnkara 18.İş Mahkemesi’nin 9.7.2013 gün ve E:2012/857,K:2013/472 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 1.4.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy