T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 332
KARAR NO : 2014 / 372
KARAR TR : 01.04.2014
ÖZET: Karayolu üzerinde seyreden belediye aracı (tramvayın) ile davacıya ait aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan zararın tazmin istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı :O.K.
Vekili :Av.Z.Ş.
Davalı lar :Adli Yargıda
1-E.U.
2-KonyaBüyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili :Av.H.E.
3-F.Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü
Vekili :Av.A.K.
Davalı :İdari Yargıda
Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili :Av.R.B.
O L A Y : Davacı vekilidava dilekçesinde özetle; davacının 42…….plakalı ticari aracı (minibüs) ile Yeni İstanbul Caddesininotogar kavşağından, Doktor Halil Ürün caddesinegeçerken aracın ön kısmı ile solundan CumhuriyetKavşağı istikametinden gelen 109 sayılı tramvayınsağ ön kısmı ileçarpıştığını, kazada maddi hasarınmeydana geldiğini, kaza sonucunda davacıya ait aracın hasargördüğünü, Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/239D.İş sayılı dosyası ile hasar, malzeme veişçilik ücretleri ile değer ve kazanç kaybıhususlarında tespit yaptırdıklarını, dava konusuaracın ticari araç olduğunu, Samanpazarı-Kampüshattında dolmuş olarakçalıştığını, günlükkazancının 70, 00 YTL olduğunu, aracın yenileme veonarımı 10 günde tamamlandığını,zararın 700,00 YTL olduğunu, 2007 model olan araçta kazadanönce herhangi bir hasarının bulunmadığını,bilirkişi raporuna göre aracın 1.000,00 YTL değerkaybı olacağının tespit edildiğini, fazlayailişkin yasal haklarının saklı kalmak kaydıyla,davacının aracında oluşan 700,00 YTL kazançkaybı, 1.000,00 YTL kıymet kaybı, 2.400,00 YTL onarı veişçilik 3.000,00 YTL değişen parçalardanoluşan toplam 7.100,00 YTL maddi zararın haksız fiil tarihindenitibaren davalılardan (davalı sigorta şirketinsorumluluğunun limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla)müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle adliyargıda dava açmıştır.
KONYA4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 22.03.2013 gün ve E:2008/160K:2013/163 sayılı kararında özetle, Adli Tıp KurumuTrafik İhtisas Dairesi ve istinabe yoluyla alınan bilirkişiraporları ile alınan bilirkişi raporlarında davalıKonya Belediyesine %75 nispetinde kusur izafe edilmiş ise de bu kusurundayanağının davalı belediyenin kazanın meydanageldiği sinyalizasyon programının trafik emniyetinisağlayacak nitelikte olmaması olarak belirtildiğindendavalı belediyenin kusura dayanarak gösterilen eylemin hizmetkusuruna ilişkin olduğu hizmet kusuruna dayalı eylemdendolayı açılan davanın da yargı yoluyanlışlığı nedeniyle usulden reddine dair kararverilmiş; temyiz edilmeyen karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili, bu kez aynı istemle Konya Büyükşehir Belediyesi’nekarşı idari yargıda dava açmıştır.
KONYA2. İDARE MAHKEMESİ : 31.01.2014 gün ve E:2013/926sayılı gönderme kararında “… karayolundameydana gelen trafik kazası nedeniyle İdare Mahkemesindeaçılan tam yargı davasında, İdare Mahkemesi 2918sayılı Kanun'un 110. maddesinin 1. fıkrasının birincive ikinci cümlelerinin Anayasaya aykırı olduğukanısına varmış, İdare Mahkemesinin bu ikicümlenin iptali istemiyle yaptığı başvuruyu inceleyenAnayasa Mahkemesi 08.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı ve08.11.2012 gün ve E:2012/118, K:2012/170 sayılı aynıiçerikli iki karan ile; “2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, buKanun’dan doğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir. BaşvurununMahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.”kararına varmıştır.
Budurumda, 2918 sayılı Kanun'un 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davayabakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlangözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartlan, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla karayollarında oluşantrafik kazaları nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; karayolunda meydana gelen trafikkazası sonucunda oluşan zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin (Hukuk Bölümü) 13.05.2013tarih ve E:2013/748, K:2013/848 sayılı kararı da buyöndedir…” şeklindeki gerekçe ile 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarıncagörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulmasına, dava dosyasının ve Konya 4. Asliye HukukMahkemesi'nin E:2008/160 sayılı dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilinceye kadar davanın ertelenmesine kararvererek dosya Mahkememize gönderilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 01.04.2014günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. Maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19.Maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıörneği ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolu üzerinde seyreden belediye aracı (tramvayın) iledavacıya ait aracın çarpışması sonucu meydanagelen trafik kazası nedeniyle oluşan zararın tazministemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun“Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde,“Tramvay: Genellikle yerleşim birimleri içinde insantaşımasında kullanılan, karayolunda tekerlekleri raylarüzerinde hareket eden ve hareket gücünüdışarıdan sağlayan taşıttır.”şeklinde tanımlanmış; trafik kazalarına ilişkinyedinci kısmını izleyen hukuki sorumluluk ve sigortahakkındaki sekizinci kısmının, “İşleten veAraç İşleticisinin Bağlı OlduğuTeşebbüs Sahibinin Hukuki Sorumluluğu” başlıklı ikinci bölümünde aynıbaşlıkla yer alan 85. maddesi, değişik birincifıkrasında “Bir motorlu aracın işletilmesi birkimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyinzarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın birteşebbüsünün unvanı veya işletme adıaltında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletleişletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlıolduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardanmüştereken ve müteselsilin sorumlu olurlar.” vedeğişik beşinci fıkrasında “işleten vearaç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracınsürücüsünün veya aracın kullanılmasınayardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibisorumludur.” hükümlerini taşımakta; bubölümün sonunda yer alan, 90. maddesinde. “Madditazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminatkonularında Borçlar Kanunun haksız fiillere ilişkinhükümleri uygulanır.” denilmekte; aynıkısmın “Özel Durumlar” başlıklıüçüncü bölümünde Devlete ve kamukuruluşlarına ait araçların durumunu düzenleyendeğişik 106. maddesi ise, “Genel bütçeye dahildairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine vebelediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarınaait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı,bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkinhükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmektedir.
Anılanhükümlerin incelenmesinden, 106. maddede sayılan kamu kurum vekuruluşlarının, sahip oldukları araçların sebepolduğu zararlardan dolayı idare hukuku kurallarına değil,bu Yasada düzenlenen “ işleten ve araçişleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibininhukuki sorumluluğu” çerçevesinde BorçlarKanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümlerine tabikılındığı; bu suretle 2918 sayılı Yasa ilebu Yasa’da tanımlanan araçların işletilmesindendoğan zararların tazmini konusunda araç sahibinin özel yada kamu tüzel kişisi olması bakımından birfarklılık gözetilmeyerek işaret edilen kamu kurum vekuruluşlarının da özel hukuk tüzel kişileri gibiaynı esaslara göre sorumlu olduklarının kabul edildiğianlaşılmaktadır.
Dosyanınincelenmesinden; davacının 42 M 8616 plakalı ticari aracı (minibüs) ile Yeni İstanbul Caddesinin otogarkavşağından, Doktor Halil Ürün caddesinegeçerken aracın ön kısmı ile solundan CumhuriyetKavşağı istikametinden gelen 109 sayılı tramvayınsağ ön kısmı ile çarpışması sonucudavacıya ait aracın hasar gördüğü ve bu nedenleuğranılan zararın tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıdasözü edilen Kanun hükümlerine ek olarak, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlarıdahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemişve idari uyuşmazlıkların çözümünde idareve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısiyle 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak açılacak sorumluluk önlemlerikapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyledavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
2918 sayılı Yasa’nınanılan açık hükümleri karşısında,belediyeye ait tramvayın, trafik kural ve gereklerine tabi olarakkarayolunda seyir halinde iken neden olduğu zararların tazminiistemiyle açılan davanın, işletenin hukukisorumluluğu çerçevesinde özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğikuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu, dolayısıyla Konya 2. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilengörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S ON U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Konya 2. İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.03.2013 günve E:2008/160, K:2013/163 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 01.04.2014 gününde üye Eyüp Sabri BAYDAR’ınKARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Davalı Belediyenin karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu meydana gelenkazada, davacının uğradığı maddi zararıntazmini istemi ile Adli Yargı İlk Derece Mahkemesinde davaaçılmış, Yargılama sonucunda "idareninhizmet kusuruna dayalı açılan davaların tam yargıdavası niteliğinde bulunduğu, İdari Yargıdaaçılması gerektiği" gerekçesi ile davadilekçesi yargı yolu yönünden reddedilmiş, Kararın kesinleşmesiüzerine bu kez davacı vekili aynı istekle İdariYargıda dava ikame etmiş, İdare Mahkemesi de yargılamadasonucunda "uyuşmazlığın 2918 Sayılı Yasa'nın110. maddesi gereğince Adli Yargıda çözümlenmesigerektiği" gerekçesi ile Mahkemenin görevsizliğine,2247 Sayılı Yasa'nın 19.maddesi gereğince görevliyargı kolunun belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığı'na gönderilmesine kararvermiş, Uyuşmazlık Mahkemecesinceyapılan inceleme sonucunda " 2918 Sayılı Yasa'nın110.maddesi hükümleri gözetildiğinde davanın AdliYargıda çözümlenmesi gerektiği"düşüncesi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılmasına, Adli Yargınıngörevli olduğuna oyçokluğuyla kesin olarak kararverilmiştir. Sayın çoğunluğunuyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabul edendüşüncesine iştirak edilmesi mümkündeğildir. Zira; Davada, davalı Belediyeninkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zararaneden olan kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918 Sayılı KTK'nın 10.md."Belediyelerin yapım ve bakımından sorumlu olduğuyolları, trafik düzen ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmak, karayolu yapısında ve üzerindeyapılacak çalışmalarda gerekli tedbirleri almaklagörevli" olduğuna işaret edilmiş, 3030 Sayılı Yasa'nın 6.md."Büyükşehir dahilindeki meydan, bulvar, cadde veanayolları yapma, yaptırma, bakım ve onarımınısağlama..." Büyükşehir Belediyesinin görevleriarasında gösterilmiş, TC Anayasası'nın 125/son md."idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü olduğu" kuralabağlanmış, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md."idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan ihlaledilenler tarafından açılan tam yargı davaları,idari dava çeşitleri arasında" sayılmıştır. Bu durumda belediyesınırları içindeki yolun yapım, bakım ve onanrımınınyapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnadakişilere verdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alınan idare hukuku kurallarına ve 2577Sayılı İYUK 2/1 -b md. sayılan tam yargıdavasında görüm ve çözümünde idariyargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayın çoğunluk,karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğanzararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011 gün 6099 SayılıYasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110. maddesine eklenen1.fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil bu kanımdan doğansorumluluk davaları Adli Yargıda görülür... "hükmü getirilmiştir. Sayın çoğunlukgörüşünün aksine eldeki uyuşmazlıkanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Çünkü, 2918Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiğigibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasa hükmünde geçen bukanundan ve Adli Yargıda görülmesi gereken sorumlulukdavaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85.maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyleverilen zararlardan dolayı araç işletenin hukuki sorumluluğunailişkin davalardır. Yasa değişikliğindenönce kamu araçlarının işletilmesi nedeniyle verilenzararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargıkolunda görüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından idari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'mnamacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. 2918 sayılı yasanın 110.maddesinde yapılan yasa değişikliğine ilişkinHükümet gerekçesi de getirilen yeni hükmün bunedenle maddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan, sayınçoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C. Anayasasında,Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddi dışındayorumlu red kararı verebileceğine dair bir işaret yoktur.Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi birkanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez."hükmü böyle bir anlayışın benimsenmemişolduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Gerçi maddeiptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucunun amacınınAnayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesini önlemekolduğu açıkça anlaşılmaktadır. Yorumlured kararlarının ise diğer mahkemeleri, idaremakamlarını, gerçek ve tüzel kişileribağlaması itibariyle bir çeşit pozitif kanun koyuculukanlamına geldiğine şüphe yoktur. (Türk Anayasa HukukuProf. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu red kararıverilen bir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devam eder.Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddeninne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına, bundansonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir.Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirken yaptığıyorumunun diğer mahkemeleri bağlaması mümkündeğildir. Bir kanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onuuygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargı organları karar verir.Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askeri kollarının üst mahkemesiolmadığına göre bu yargı kollarındaki mahkemelerekendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. O halde AnayasaMahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarının kendilerindenbeklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin AnayasaMahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerine bağlıdır.Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk,-Anayasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza, Sayınçoğunluğun karan dayandırdığı T.C.Anayasasının 158. madde hükümlerinin deuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kolları arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kollan ile arasında bir görevihtilafının çıkmaması nedeniyle uygulanmasımümkün değildir. Açıklanan gerekçelerleuyuşmazlıkta idari yargı görevli olup, benzer ihtilaflardada idari yargının görevli olduğu Yargıtay 4, 11, 17Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıyla İçtihadedildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somut uyuşmazlıkta davanınkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki idarenin hizmetkusuruna dayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorluaraçların işletilmesinden doğan zararlardan dolayıişletenini hukuki sorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına, Somut uyuşmazlığınanılan yasa hükmü kapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetinin usulüne ve hukukauygun olarak yürütülüp yürütülmediğininhizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı İYUK2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde İdari Yargının görevliolmasına göre, Uyuşmazlıkta AdliYargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. Üye EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy