T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 395
KARAR NO : 2014 / 434
KARAR TR : 01.04.2014
ÖZET : Emekli Sandığına tabi iken vefat eden babasından dolayı yetim aylığı alan davacının, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesilmesine ve borç çıkartılmasına ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı :S.B. Vekili :Av. H.C. Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili :Av. K.T. OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacınınbabasının, T.C. Emekli Sandığı emeklisi iken, 5.11.2009tarihinde vefat etmesi üzerine davacıya babasından dolayı 1.12.2009tarihinden itibaren yetim aylığıbağlandığını; ancak, davalı idarenin 11.04.2011tarih ve 9086503 sayılı işlemi ile, davacınınmuvazaalı boşandığının tespit edilmesiüzerine söz konusu aylığın kesilmesine karar verdiğinive ödenen maaşları faizi ile birlikte geri istediğini;davalı idarenin işleminin hukuka aykırı olduğunubelirterek; usulsüz işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır. ANKARA 12.İDARE MAHKEMESİ : 19.9.2011 gün ve E: 2011/1721, K:2011/1534 sayı ile, 5510 sayılı Kanunun 56. ve 96. maddeleriuyarınca davacının yetim aylığının kesilmesive geçmiş dönemde ödenen aylıkların borççıkartılmasına ilişkin işlemden kaynaklananuyuşmazlığın, aynı Kanunun 101. maddesihükmü uyarınca İş Mahkemesinde görülüpçözümlenmesi gerekmekte olup, bu davanın görevyönünden Mahkemelerince incelenme olanağıbulunmadığı sonucuna varıldığıgerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacıvekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır. YALOVAİŞ MAHKEMESİ : 1.7.2013 gün ve E: 2011/466, K: 2013/201sayı ile, davanın yetimaylığının bağlanmasına ilişkin olduğu,davacının ölen babasından dolayı yetimaylığı bağlanmasını talep ettiği,davacının babasının emekli sandığına tabiolarak çalıştığı ve bu kurum tarafındanemekli aylığı bağlandığı,babasının vefatı üzerine davacının hak sahibiolarak yetim aylığı bağlanması talebindebulunduğu, davacının eşinden dolayı da dulaylığı aldığı, davacının öleneşinin de emekli sandığından aylık alırken vefatettiği, dolayısıyla dava konusu uyuşmazlığın5434 sayılı kanun hükümlerine tabi olduğu,uyuşmazlığın çözümünde 506 veya 5510sayılı kanun hükümlerinin uygulanma yerininbulunmadığı, İş Mahkemelerinin 5521 sayılı kanunile kurulmuş, istisnai nitelikte özel mahkemeler olduğu, budurumda 5510 sayılı kanunun 101. maddesinde düzenlenenhükümlere göre sınırlı yetki iledonatılmış İş Mahkemesinin görevliolmadığı, 5434 sayılı yasanın uygulanmasıgereken uyuşmazlığın idari yargının görevalanına girdiği, yine 5434 sayılı yasadan doğanuyuşmazlıkların Uyuşmazlık Mahkemesinin 2012/536 Esas,2012/433 Karar, 2012/531 Esas, 2012/428 Karar, 2012/532 Esas, 2012/429 Kararsayılı örnek kararlarında da belirtiliği üzereidari yargı yoluna tabi olduğu gerekçesiyle davadilekçesinin yargı yolu yanlışlığınedeniyle görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacı vekili, idari ve adli yargı yerlerinceverilmiş olan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğuönesürülen olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri Baydar, Ali Çolak, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT‘unkatılımlarıyla yapılan 01.04.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinden 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; adli ve idari yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idariyargı dosyasının, davacı vekilinin talebi üzerine,adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle, UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, EmekliSandığı emeklisi iken vefat eden babasından dolayıyetim aylığı alan davacının, boşandığıeşiyle birlikte yaşadığı nedeniyle aylığının kesilmesi vegeçmiş yıllara ilişkin borççıkartılmasına ilişkin davalıidare işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Dosyakapsamında bulunan davacının müracaatı ve bununüzerinde davalı kurum tarafından düzenlenen YetimAylığı Bağlama kararı içeriğinden,davacının müteveffa babasının 5434 sayılıYasaya tabi olarak çalışırken emekli olduğu ve 5.6.2009tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı, buitibarla müteveffa’nın 5434 sayılı Yasakapsamında Emekli Sandığı İştirakçisiolarak çalışmakta iken emekli olduğu tespitedilmiştir. 31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındakihizmet akdine göre ücretle çalışanlar (SosyalSigortalılar), kendi hesabına çalışanlar(Bağ-Kur’lular), tarımda kendi adına ve hesabınaçalışanlar (Tarım Bağ-Kur’luları),tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarımsigortalıları), devlet memurları ve diğer kamugörevlilerini (Emekli Sandığıİştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklıemeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarihve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.”bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K:2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayıredle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararınMahkememiz önündeki uyuşmazlığa ışıktutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığıüzere 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğegirmesinden önce statüde bulanan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylemniteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır…” Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceği açıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarındaAnayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır ”hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi kararının buuyuşmazlığın çözümünde esasalınacağı tartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlarve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetim aylığıalmakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerindenileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden SosyalGüvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağımuamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem”niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesindebelirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Yasanın yürürlüğe girdiğitarihten önce emekli kamu personeli olan babasından dolayıkendisine yetim aylığı bağlanan veboşandığı eşiyle beraberyaşadığının tespit edildiğinden bahisle yetimaylığının kesilmesine ilişkin davalı idareişleminin iptali istemiyle davacı tarafından açılandavanın, görüm ve çözümünün; gerek 5510 sayılı Yasanın 56.maddesinin,yürürlükten kaldırılan 5434 sayılıYasanın 75.maddesinin genişletilmiş hali olması,Yasanın dava konusu olaya ilişkin 56.maddesinin sonfıkrasının 01.10.2008 tarihinde yürürlüğegirmesi; buna karşılık davacıya, 5434 sayılı Yasahükümlerine göre, iştirakçi babasındandolayı yetim aylığı bağlanması işleminin5434 sayılı Yasa uyarınca tesis edilmesi hususları dagözetildiğinde, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ankara 12. İdare Mahkemesi’nce verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın görüm veçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 12. İdare Mahkemesinin 19.9.2011 günve E: 2011/1721, K: 2011/1534 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 01.04.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy