T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 178
KARAR NO : 2014 / 225
KARAR TR : 3.3.2014
ÖZET : Davacıya ait aracın seyir halinde iken yol üzerinde bulunan rögar kapağının aracın alt kısmına çarpması sonucu gerçekleşen zararın, kazanın oluşumunda sorumlu olduğundan bahisle, idarece tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : M.S. Vekilleri : Av.A.Ç.,Av. M.Ş.Ç. Davalı : İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili :Av.A.K. O L A Y : Davacıvekili, dava dilekçesinde, müvekkiline ait 2008 model Fiatmarka aracın, 24.09.2011 tarihinde, müvekkilinin babası S.S.tarafından kullanılmakta iken, aracın altkısmının, Kuşlartepe Sokak Kavşağı’ndadavalı idare tarafından yaptırıldığıanlaşılan tabandan yaklaşık 20. cm yüksekliktekirögar kapağına çarptığını, buçarpmanın sonucunda maddi hasar meydana geldiğini; oluşanhasarın tazmin edilmesi amacıyla davalı idareyeyaptığı başvurulardan sonuçalamadığını; tabandan 20 cm daha yüksekyapılması nedeniyle müvekkiline ait aracın altkısmının rögar kapağına çarpmasısonucu müvekkilinin aracında, 6.477.98- TL maddi hasar oluştuğunu;bu hasar nedeniyle de araçta yaklaşık %10 oranında(2.000-TL) bir değer kaybı gerçekleştiğini, tamirsüresi içerisinde müvekkilinin kendisi ve ailesi içinyaklaşık 500-TL de ulaşım gideri ödediğini; müvekkilinin uğramış olduğu bütün buzararların, rögar kapağını tabandan 20 cm dahayüksek yapan ve dolayısıyla kusuru bulunan davalı idaredentazmin edilmesi gerektiğini ifade ederek; olay nedeniyle oluşantoplam 8.977,98-TL’lik zararın, olayıngerçekleştiği 24.09.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ilebirlikte davalı idareden tazmini istemiyle 14.6.2012 tarihinde idari yargıyerinde dava açmıştır. İSTANBUL10.İDARE MAHKEMESİ:9.11.2012 gün ve E:2012/970, K:2012/2097sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110.maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir." hükmüne yer verildiği; davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, Davacıya ait olan 34 FE7686 plakalı aracın seyir halinde iken yol üzerinde bulunanlogar kapağının aracın alt kısmınaçarpması sonucu araçta meydana gelen 8.977,98 TL'lik maddizararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktetazmin edilmesi istemiyle görülen davanınaçıldığının anlaşıldığı;18.6.2012 gün ve 28327 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'deyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, köprüde trafik kazası yaparakyaşamını yitiren şahsın yakınlarıtarafından, yolun ve köprünün yol bakım, onarımve yapımının uygun olmadığı, hiçbirişaretlemenin bulunmadığı, bu eksiklerin oluşan kazayabüyük ölçüde sebebiyet verdiği, kazanınhizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği ileri sürülerekaçılan tazminat davasında çıkan görevuyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 04.06.2012gün ve E:2012/107, K:2012/134 sayılı kararı ile "2918sayılı Yasanın 110.maddesinin 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe girdiği gözetildiğinde,göreve ilişkin hükmün bu tarihten önce idariyargı yerinde açılmış olan davalarauygulanmayacağı açıktır. Bu durumda, görevmaddesinin yürürlük tarihi olan 19.1.2011 tarihinden önce(14.5.2010 tarihinde) idari yargı yerinde açılmışolan iş bu davanın idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiği"ne karar verilmiş, yine resmi bir aracın yoldabulunan logar kapağına çarpması nedeniyle hasarauğraması sonucu açılan dava sonucundaçıkarılan görev uyuşmazlığı sonucuMahkemenin, 04.06.2012 gün ve E:2012/101, K:2012/133 sayılı kararıile "2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde meydanagelen zararın tazmini istemiyle açılan davanın adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği"ne kararverilmiş olduğu; bu durumda, yukarıda aktarılanve kesin olan Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ve 2918sayılı ’Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle 14.06.2012 tarihindeaçılan davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle; davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş; bu karara karşı yapılan itirazve karar düzeltme istemleri İstanbul Bölge İdare Mahkemesincereddedilmiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle, adli yargı yerinde davaaçmıştır. KÜÇÜKÇEKMECE5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 26.12.2012 gün ve E:2012/786, K:2012/280sayı ile, davada idari karar ve fiilin neticesinde meydana gelen zararolduğu, belediyelerin yol düzenlemeçalışmalarının, kamu yasaları gereğincekendisine verilmiş idari görev olduğu, bu hizmetin eksikyapılmasından doğan zararlar için açılacaktazminat davalarının görüleceği yerin de idariyargı yeri olduğu, böyle eylemlerden doğan zararlarınödettirilmesi isteklerinin, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 2/1-b maddesi uyarınca,idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan zarar görenler tarafından açılan tamyargı davasıyla çözüleceğinden, görevlimahkemenin idari yargı yeri olduğu gerekçesiyle; davadilekçesinin yargı yolu bakımından reddine, görevlimahkemenin ve yargı yolunun idari yargı yolu ve İdare Mahkemesiolduğunun anlaşılması nedeniyle Mahkemeleriningörevsizliğine karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğinceyapılan incelemeye göre, adli ve idari yargı yerleriarasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANile Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazası nedeniyledavacının aracında oluşan zararın, kazanınoluşumunda sorumlu olduğundan bahisle, idarece tazmin edilmesiisteminden ibarettir. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden, 24.9.2011 tarihinde, davacıya ait olan 34 FE 7686plakalı aracın seyir halinde iken yol üzerinde bulunanrögar kapağının aracın alt kısmınaçarpması sonucu araçta maddi hasar meydana geldiği; olayınmeydana gelişinde davalı Belediyenin kusuru bulunduğundanbahisle, oluşan zararın tazmininin istenildiğianlaşılmaktadır. Belediye aleyhine idare mahkemesindeaçılan başka bir tazminat talepli tam yargı davasında,İdare Mahkemesi 2918 sayılı Yasanın 110.maddesinin1.fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinin Anayasayaaykırı olduğu kanısına varmış, İdareMahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyle yaptığıbaşvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 8.12.2011 gün ve E:2011/124,K:2011/160 sayı; 8.11.2012 gün ve E:2012/118, K:2012/170sayılı ve 28.5.2013 gün ve E:2013/59, K:2013/68 sayılıaynı içerikli kararları ile; “2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesininbirinci fıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkeme’ninyetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.” kararınavarmıştır. Nihayet, aynı konuda Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi 26.12.2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165sayılı kararıyla; yasakoyucunun “haklı neden”ve “kamu yararı” gerekçesiyle idari yargınıngörevine giren bir konuyu adli yargı organınabırakabileceği, davanın somutunda da 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile bu görevin adliyargıya bırakılmasında Anayasa’ya aykırıbir yön bulunmadığı gerekçesiyle, maddenin iptalisteminin oy birliğiyle reddine karar vermiştir.Anayasa’nın 158. inci maddesinin son fıkrasında“Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin 26.12.2013tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı, yasakoyucununidari yargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, 2918 Sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin bu nedenle Anayasa’ya aykırıolmadığına dair olup, esası itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasanın 158 inci maddesiuyarınca başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Küçükçekmece5. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen26.12.2012 gün ve E:2012/786, K:2012/280 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 3.3.2014 günündeÜye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞIOY Davalı Belediyeninkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu meydanagelen kazada, davacının uğradığı maddizararın tazmini istemi ile İdari Yargıda dava açılmış, Yargılama sonucunda""uyuşmazlığın 2918 SayılıYasa'nın 110. maddesi gereğince Adli Yargıdaçözümlenmesi gerektiği" gerekçesi ilegörevsizlik kararı verilmiş Kararınkesinleşmesi üzerine bu kez davacı vekili aynı istekle AdliYargı İlk Derece Mahkemesinde dava ikame etmiş, Adli Yargıdayargılama sonucunda idarenin hizmet kusuruna dayalıaçılan davaların tam yargı davası niteliğindebulunduğu, İdari Yargıda açılmasıgerektiği" gerekçesi ile dava dilekçesi yargı yoluyönünden reddedilmiş, 2247 sayılıyasanın 19. maddesi gereğince görevli yargı kolununbelirlenmesi için dosya Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığına gönderilmiş, UyuşmazlıkMahkemecesince yapılan inceleme sonucunda "2918 SayılıYasa'nın 110.maddesi hükümleri gözetildiğindedavanın Adli Yargıda çözümlenmesigerektiği" düşüncesi ile Asliye Hukuk Mahkemesiningörevsizlik kararının kaldırılmasına, AdliYargının görevli olduğuna oyçokluğuyla kesinolarak karar verilmiştir. Sayınçoğunluğun uyuşmazlıkta Adli Yargıyıgörevli kabul eden düşüncesine iştirak edilmesimümkün değildir. Zira; Davada, davalıBelediyenin karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalisonucu zarara neden olan kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918 SayılıKTK'nın 10.md. "Belediyelerin yapım ve bakımındansorumlu olduğu yolları, trafik düzen ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmak, karayolu yapısında veüzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirlerialmakla görevli" olduğuna işaret edilmiş, 3030 SayılıYasa'nın 6.md. "Büyükşehir dahilindeki meydan, bulvar,cadde ve anayolları yapma, yaptırma, bakım ve onarımımsağlama..." Büyükşehir Belediyesinin görevleriarasında gösterilmiş, TC Anayasası'nın125/son md. "idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu" kuralabağlanmış, 2577 SayılıİYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel haklan ihlal edilenler tarafından açılan tamyargı davaları, idari dava çeşitleri arasında"sayılmıştır. Bu durumda belediyesınırları içindeki yolun yapım, bakım veonarımının yapılmadığı nedeniyle doğanzararın tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alınan idare hukukukurallarına ve 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeidari yargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011 gün 6099Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110.maddesine eklenen 1 .fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğansorumluktfo davaları Adli Yargıda görülür... "hükmü getirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü, 2918 Sayılı KTK 85.maddesindeaçıkça belirtildiği gibi yasa motorluaraçların işletilmesinden doğan zararlar nedeniyleişletenin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Yasa hükmünde geçenbu kanundan ve Adli Yargıda görülmesi gereken sorumlulukdavaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85.maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyleverilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasa değişikliğindenönce kamu araçlarının işletilmesi nedeniyle verilenzararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargıkolunda görüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından İdari ve Adli Yargıorganları arasında çıkan görevuyuşmazlıklarını sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlannın verdiği zararlar nedeniyle işleteninsorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygunolarak Adli Yargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiştir. 2918 sayılıyasanın 110. maddesinde yapılan yasa değişikliğineilişkin Hükümet gerekçesi de getirilen yenihükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan,sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira;"T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebininreddi dışında yorumlu red kararı verebileceğine dair bir işaret yoktur.Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi birkanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez."hükmü böyle bir anlayışın benimsenmemişolduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Gerçi maddeiptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucununamacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesini önlemekolduğu açıkça anlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının ise diğer mahkemeleri, idaremakamlarını, gerçek ve tüzel kişileribağlaması itibariyle bir çeşit pozitif kanun koyuculukanlamına geldiğine şüphe yoktur. (Türk Anayasa HukukuProf. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkındayorumlu red kararı verilen bir kanun maddesiyürürlükte kalmaya devam eder. Dolayısıyla somutolaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddenin ne anlama geldiğine,yani nasıl yorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesideğil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlured kararı verirken yaptığıyorumunun diğer mahkemeleri bağlaması mümkündeğildir. Bir kanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onuuygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargı organları karar verir.Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askeri kollarının üst mahkemesiolmadığına göre bu yargı kollarındaki mahkemelerekendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. O halde AnayasaMahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifaedebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysahukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Arravasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza, Sayınçoğunluğun kararı dayandırdığı T.C.Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kolları arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kollan ile arasında bir görevihtilafının çıkmaması nedeniyle uygulanmasımümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıylaIçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918 SayılıYasa'nın 110/1 md. motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğununAdli Yargıda görüm ve çözümünüdüzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetininusulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeidari Yargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. ÜYE EYÜP SABRİ BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy