T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 318
KARAR NO : 2014 / 360
KARAR TR : 01.04.2014
ÖZET : Trafik kazası nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk K A R A R Davacı : R.D. Vekili : Av. İ.D. & Av. Al.A. Davalı : Döşemealtı BelediyeBaşkanlığı OL A Y : Davacı vekili,dava dilekçesinde özetle; 03.07.2011 tarihinde Antalya-Döşemealtı ilçesi Yeniköy Mahallesi AtatürkCaddesi ile Karain Caddesi’nin kesiştiği kavşakta davacıR.D.’in kullanmış olduğu 42……. plakalıaraç ile M.Y.T.’in kullanmış olduğu07…….. plakalı aracın çarpışmasısonucu meydana gelen trafik kazasında davacının eşi veçocuğunu kaybettiğini, kazanın trafikgüvenliğinden sorumlu davalı belediyebaşkanlığının yoldaki trafik levhalarınınanlamlarına uygun olarak bulundurmadığından tali kusurluolduğunu belirterek; öncelikle eldeki dosyanın, söz konusukaza nedeniyle sürücü ve sigorta şirketine karşıaçtıkları Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/413Esas sayılı dosya birleştirilmesine, fazlaya ilişkinhaklarını saklı tutarak trafik kazasında eşini veçocuğunu kaybeden davacıya 2.500 TL destekten yoksun kalmatazminatı ve 150.000,00 TL manevi tazminatın 03.07.2011 tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıDöşemealtı Belediye Başkanlığı’ndantahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. ANTALYA8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 01.10.2013 gün ve E:2013/447K:2013/439 sayılı kararında “…Dava, davalıidarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiası ileaçılmış maddi ve manevi tazminat olup tam yargıdavasına konu teşkil eder. 6100 sayılı Yasa’nın3. Maddesi Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden mahkememiz bu davayabakmaya görevli değildir. Davanın idari yargıdaaçılması gereken davalardan olduğuanlaşıldığından…” şeklindekigerekçe ile davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine dairverilen görevsizlik kararı temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargıda davaaçmıştır. ANTALYA 3. İDAREMAHKEMESİ: 31.12.2013 gün ve E:2013/1477 sayılıgönderme kararında özetle; uyuşmazlığınmaddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği yolunbakım ve onarım sorumluluğuna ilişkin olması ve 2918sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması suretiyleçözümlenebilecek mahiyette olması nedeniyle, 2918sayılı yasa hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliuyuşmazlığın görüm veçözümünde aynı Yasa’nın 110. Maddesihükmü uyarınca adli yargı yerleri görevliolduğunu, gerekçe göstererek, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. Maddesi hükümleri uyarıncagörevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine, UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilinceye kadar davanın ertelenmesine kararvererek dosya Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 01.04.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesi’nce anılan Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasınedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini talebineilişkindir. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden;davaya neden olan kazanın, 03.07.2011 tarihindedavacının kullandığı aracın Mehmet YücelTürker’in kullandığı araçlaçarpışması sonucu meydana geldiği, kazadadavacının eşini ve çocuğunu hayatınıkaybettiği, ceza dosyasındaki bilirkişi raporlarındadavacının asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ise dedavacı tarafın aldığı özel bilirkişi raporundaise; davacının ve davalı belediyenin kazada tali kusurlu, kazayakarışan diğer şahsın ise asli kusurlu olduğununtespit edildiği açıklanarak maddi ve manevi tazminat istemiyleönce adli yargıda ve sonrasında da idari yargıda davaaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyleBursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak,idari yargının denetimine bağlı olması gereken idaribir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemlerikapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden Antalya 3. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin01.10.2013 gün ve E:2013/447, K:2013/439 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S ON U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Antalya 3. İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 01.10.2013gün ve E:2013/447, K:2013/439 sayılı GÖREVSİZLİKKARARIN KALDIRILMASINA, 01.04.2014 gününde üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Davalı Belediyeninkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu meydanagelen kazada, davacının uğradığı maddizararın tazmini istemi ile Adli Yargı İlk Derece Mahkemesindedava açılmış, Yargılama sonucunda"idarenin hizmet kusuruna dayalı açılan davalarıntam yargı davası niteliğinde bulunduğu, idari Yargıdaaçılması gerektiği" gerekçesi ile davadilekçesi yargı yolu yönünden reddedilmiş, Kararınkesinleşmesi üzerine bu kez davacı vekili aynı istekleİdari Yargıda dava ikame etmiş, İdare Mahkemesi deyargılamada sonucunda "uyuşmazlığın 2918Sayılı Yasa'nın 110. maddesi gereğince Adli Yargıdaçözümlenmesi gerektiği" gerekçesi ileMahkemenin görevsizliğine, 2247 Sayılı Yasa'nın19.maddesi gereğince görevli yargı kolunun belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığı'na gönderilmesine karar vermiş, UyuşmazlıkMahkemecesince yapılan inceleme sonucunda " 2918 SayılıYasa'nın 110.maddesi hükümleri gözetildiğindedavanın Adli Yargıda çözümlenmesigerektiği" düşüncesi ile Asliye Hukuk Mahkemesiningörevsizlik kararının kaldırılmasına, AdliYargının görevli olduğuna oyçokluğuyla kesinolarak karar verilmiştir. Sayınçoğunluğun uyuşmazlıkta Adli Yargıyıgörevli kabul eden düşüncesine iştirak edilmesimümkün değildir. Zira; Davada, davalıBelediyenin karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalisonucu zarara neden olan kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918 SayılıKTK'nın 10.md. "Belediyelerin yapım ve bakımındansorumlu olduğu yolları, trafik düzen ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmak, karayolu yapısında veüzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirlerialmakla görevli" olduğuna işaret edilmiş, TC Anayasası'nın125/son md. "idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu" kuralabağlanmış, 2577 SayılıİYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel haklan ihlal edilenler tarafından açılan tamyargı davaları, idari dava çeşitleri arasında"sayılmıştır. Bu durumda belediyesınırları içindeki yolun yapım, bakım veonanmının yapılmadığı nedeniyle doğanzararın tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alman idare hukukukurallarına ve 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeidari yargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011 gün 6099Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110.maddesine eklenen 1.fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğansorumluluk'cfevaları Adli Yargıda görülür..."hükmü getirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkçabelirtildiği gibi yasa motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasa hükmünde geçenbu kanundan ve Adli Yargıda görülmesi gereken sorumlulukdavaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85.maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyleverilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenleme bulunmadığındanidari ve Adli Yargı organları arasında çıkangörev uyuşmazlıklarını sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işleteninsorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygunolarak Adli Yargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiştir. 2918 sayılıyasanın 110. maddesinde yapılan yasa değişikliğineilişkin Hükümet gerekçesi de getirilen yenihükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan,sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C.Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddidışında yorumlu red kararı verebileceğine dair birişaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu redkararı verilen bir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devameder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda omaddenin ne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına,bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler kararverir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirkenyaptığı yorumunun diğer mahkemeleri bağlamasımümkün değildir. Bir kanun maddesinin nasılyorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargıorganları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, İdari ve Askeri kollarınınüst mahkemesi olmadığına göre bu yargıkollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empoze etmesi mümkündeğildir. O halde Anayasa Mahkemesinin verdiği yorumlu redkararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri,diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin bu yorumlarınıbenimsemelerine bağlıdır. Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesikararlarında yapılan yorumlar diğer mahkemeleri bağlamaz.Zira Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığıbu kararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anavusa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza, Sayınçoğunluğun kararı dayandırdığı T.C.Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kolları ile arasında birgörev ihtilafının çıkmaması nedeniyleuygulanması mümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlanylaİçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918 SayılıYasa'nın 110/1 md. motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğununAdli Yargıda görüm ve çözümünüdüzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetininusulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeİdari Yargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. KarşıOy EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy