T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 458
KARAR NO : 2014 / 489
KARAR TR : 01.04.2014
ÖZET : Davacının davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : H.K. Vekili : Av. M.E.D. Davalı : Kahramanmaraş BelediyeBaşkanlığı Vekili : Av. N.Ş.K. O L A Y : Davacıvekili dilekçesinde özetle; 09.06.2013 tarihinde müvekkilinineşi A.K.'un sevk ve idaresinde bulunan 46....... plaka sayılıaracın Esentepe konutları önünde bir kaza yaptığını,kazanın sebebinin aşırı yağış nedeniyle sutahliyesi için kullanılan kanalların rögar kapaklarınınyerinden çıkmış olmasındankaynaklandığını, tekerin boş olan kanalagirdiğini, bu nedenle aracın takla attığını,raporda da aracın kaza sebebinin rögar kapağıolduğunun belirtildiğini, yaptırdıkları tespitegöre aracın 12.537,10 TL maddi hasarı olduğunu, araçiçinde bulunan A.K., H.K., M.T.K., F.K. ve T.K.'inyaralandıklarını, ayrıca kazadan dolayımüvekkilinin psikolojik çöküntüye maruz kaldığını,kazadan sonra rögar kapaklarınınkapatıldığını, olayda ciddi anlamda ihmal ve idareninkusuru olduğunu, bu nedenle 12.537,10 TL maddi, 5.000,00 TL manevitazminata hükmedilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. KAHRAMANMARAŞ İDAREMAHKEMESİ :26.8.2013 gün ve E: 2013/82, K: 2013/9 sayı ile, 2918Sayılı Kanunda yapılan değişikle, 2918Sayılı Kanunda kamu kurum ve kuruluşlarına verilengörevlerin yada yüklenen sorumlulukların ilgili idaretarafından gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle meydana gelentrafik kazası neticesi ortaya çıkan zararın tazminiistemiyle açılacak davaların adli yargı mercilerindeçözüme kavuşturulacağının öngörüldüğüdolayısıyla, 2918 Sayılı Kanun uyarınca idareyekarşı hizmet kusuru bulunduğundan bahisle açılacaktazminat davalarının adli yargının görev alanınagirdiği, olayda, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunundabelediyeye yüklenen görevlerin sayıldığı,tazminat davasına konu uyuşmazlığın 2918Sayılı Kanun ile davalı idareye yüklenen görevleringereği gibi yerine getirilmediği iddiasından başka birifadeyle 2918 Sayılı Kanunun uygulanmasındankaynaklandığının görüldüğü budurumda, davalı idarenin gerekli tedbirleri almadığıiddiasından kaynaklanan uyuşmazlığın görümve çözümünün 2918 Sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 110. maddesi hükmü uyarınca adliyargının görev alanına girdiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle davanın görevnedeniyle reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez aynıistemle adli yargı yerinde dava açmıştır. KAHRAMANMARAŞ 4. ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ : 25.11.2013 gün ve E:2013/400, K:2013/240 sayı ile, İdariYargılama Usulü Yasasının 2/1-b maddesi, 11.2.1959 günve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadıBirleştirme Kararı ve Yargıtay 4. H.D’nin çeşitli kararlarına istinaden dava tam yargı davasınınkonusunu oluşturduğundan idari yargının görevinegirdiği, bu nedenle mahkemelerinin görevsizliğine,davacının idari yargı yerinde dava açmakta muhtariyetinekarar vermek gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesiningörev nedeniyle reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı vekili, idari ve adliyargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğu öne sürülen olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri Baydar, Ali Çolak, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT‘unkatılımlarıyla yapılan 01.04.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ davada adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesiistemiyle açılmıştır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacınıneşinin sevk ve idaresindeki 46 HT 034 plakalı aracın 09.06.2013tarihinde rögar kapağının yerinden çıkmasınedeniyle aracın tekerinin boş olan tahliye kanalına girmesiylemeydana gelen kaza neticesi oluşan 12.537,10 TL tutarındaki hasarbedeli ve 5.000,00 TL manevi zararın idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığındanbahisle ödenmesi talebiyle bakılan bu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen manevi zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Kahramanmaraş4. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın görüm veçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2013gün ve E:2013/400, K:2013/240 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 01.04.2014 günündeÜyelerden Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYU veOYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Davalı Belediyeninkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu meydanagelen kazada, davacının uğradığı maddizararın tazmini istemi ile İdari Yargıda davaaçılmış, Yargılama sonucunda"Uyuşmazlığın 2918 Sayılı Yasanın 110.Maddesi gereğince Adli Yargıda çözümlenmesigerektiği" gerekçesi ile Mahkemenin görevsizliğine kararverilmiş, Kararın kesinleşmesiüzerine bu kez davacı vekili aynı istekle Adli Yargıda dava ikameetmiş, Yargılama sonucunda"idarenin hizmet kusuruna dayalı açılan davalarıntam yargı davası niteliğinde bulunduğu, İdariYargıda açılması gerektiği" gerekçesiile dava dilekçesi yargı yolu yönünden reddedilmiş, Adli Yargı kararınınkesinleşmesi üzerine 2247 Sayılı Yasa'nın 19.maddesigereğince görevli yargı kolunun belirlenmesi için dosyaUyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığı'nagönderilmiş, Uyuşmazlık Mahkemecesinceyapılan inceleme sonucunda " 2918 Sayılı Yasa'nınllO.maddesi hükümleri gözetildiğinde davanın AdliYargıda çözümlenmesi gerektiği"düşüncesi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılmasına, Adli Yargınıngörevli olduğuna oyçokluğuyla kesin olarak kararverilmiştir. Sayınçoğunluğun uyuşmazlıkta Adli Yargıyıgörevli kabul eden düşüncesine iştirak edilmesimümkün değildir. Zira; Davada, davalı Belediyeninkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zararaneden olan kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918Sayılı KTK'nın 10.md. "Belediyelerin yapım vebakımından sorumlu olduğu yollan, trafik düzen vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, karayoluyapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almakla görevli" olduğunaişaret edilmiş, TC Anayasası'nın 125/son md."idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü olduğu" kuralabağlanmış, 2577 Sayılı İYUK 2/1-bmd. "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan ihlaledilenler tarafından açılan tam yargı davalan, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Budurumda belediye sınırlan içindeki yolun yapım,bakım ve onanmının yapılmadığı nedeniyledoğan zararın tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiği zarannödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alman idare hukuku kurallannave 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tam yargıdavasında görüm ve çözümünde idariyargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayın çoğunluk,karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğanzararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011 gün 6099Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110.maddesine eklenen 1 .fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet vediğer kamu kuruluşlan olan araçlann sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanlan dahil bu kanundan doğan sorumluluk davalanAdli Yargıda görülür... " hükmügetirilmiştir. -2- Sayın çoğunlukgörüşünün aksine eldeki uyuşmazlıkanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Çünkü, 2918Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiğigibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasa değişikliğindenönce kamu araçlarının işletilmesi nedeniyle verilenzararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargıkolunda görüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından İdari ve Adli Yargıorganları arasında çıkan görevuyuşmazlıklarını sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işleteninsorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygunolarak Adli Yargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiştir. 2918 sayılı yasanın110. maddesinde yapılan yasa değişikliğine ilişkinHükümet gerekçesi de getirilen yeni hükmün bunedenle maddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan, sayınçoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C. Anayasasında,Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddi dışındayorumlu red kararı verebileceğine dair bir işaret yoktur.Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi birkanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Gerçimadde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucununamacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesiniönlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Özbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu red kararıverilen bir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devam eder.Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddeninne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına, bundansonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir.Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirken yaptığıyorumunun diğer mahkemeleri bağlaması mümkündeğildir. Bir kanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onuuygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargı organları karar verir.Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askeri kollarının üst mahkemesiolmadığına göre bu yargı kollarındaki mahkemelerekendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. O halde AnayasaMahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarının kendilerindenbeklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin AnayasaMahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerine bağlıdır.Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarına münhasırdır.(Türk Anavasa Hukuku Dersleri, Kemal Gözler, sh. 444) -3- Keza, Sayın çoğunluğunkaran dayandırdığı T.C. Anayasasının 158. maddehükümlerininde uyuşmazlıkta uygulama yeribulunmamaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev veyetkilerini düzenleyen T.C. Anayasasının 158. maddesiaçık hükmünden de anlaşıldığıüzere Anayasa Mahkemesi ile diğer yargı kollan arasındaolumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığınındoğması halinde Anayasa Mahkemesi görüşününüstün tutulacağına ilişkin düzenlemenin,uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesinin görevlilik veyagörevsizlik kararının bulunmaması, diğer yargıkolları ile arasında bir görev ihtilafınınçıkmaması nedeniyle uygulanması mümkündeğildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlanylaİçtihad edildiği gibi Danıştay kararlannda dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somut uyuşmazlıktadavanın karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki idareninhizmet kusuruna dayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın110/1 md. motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğunun AdliYargıda görüm ve çözümünü düzenlemealtına almasına, Somut uyuşmazlığınanılan yasa hükmü kapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetinin usulüne ve hukukauygun olarak yürütülüp yürütülmediğininhizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı İYUK2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde İdari Yargının görevliolmasına göre, Uyuşmazlıkta AdliYargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. KarşıOy Eyüp Sabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy