T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 286
KARAR NO : 2014 / 329
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : 5434 sayılı Kanuna göre göre Emekli Sandığı iştirakçisi iken 1.10.1985 tarihinde isteği ile emekliye sevkedilen ve 15.9.1980-1.4.1984 tarihleri arasında atanmak suretiyle Belediye Başkanlığı yapan davacı tarafından, makam ve görev tazminatından yararlandırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan tazminat tutarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın; İDARİ YARGI YERİNDE görüleceği hk. K A R A R Davacı : A.T. Vekili : Av. U.T. Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Vekilleri : Av. N.H.Ç. O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde; müvekkilinin 15.09.1980-01.04.1984 tarihleriarasında Manisa İli, Soma ilçesi, YağcılıBeldesinde, atanmak suretiyle Belediye Başkanlığıyaptığını; bu nedenle kendisine makam ve görevtazminatı ödenmesine dair 08.05.2009 tarihli dilekçelerine,Davalı kurum tarafından; “08.05.2008 tarih ve 26870sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 5754 Sayılı kanunun 68. maddesi ile değişik 5510Sayılı Kanunun Geçici 4. maddesine göre kanununyürürlük tarihinden önce seçimle BelediyeBaşkanı olarak görevi yapan belediye başkanlarınamakam ve görev tazminatı ödeneceği hükmebağlanmış olup, söz konusu kanun maddesinde atanan belediyebaşkanlarına da makam ve görev tazminatıödeneceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. / Bunedenle, emeklilik sicil dosyanızın incelenmesinde: SıkıYönetim Komutanlığınca atanmak suretiyle BelediyeBaşkanlığı görevi yaptığınızanlaşıldığından tarafınıza makam vegörev tazminatı ödenmesine imkan bulunmamaktadır."denilmek suretiyle taleplerinin reddedildiğini; mülga 5434Sayılı Kanunun Ek 68 inci maddesinin birinci fıkrasının;“Makam tazminatları ile yüksek hakimlik tazminatıödenmesini gerektiren görevlerde toplam iki yıl bulunduktansonra emekliye ayrılanlara makam veya yüksek hakimlik ve temsil veyagörev tazminatları bulundukları en üst görevleri esasalınarak ödenir. (Ek:4.7.2001-KHK 631/Md.) Makam ve yüksekhakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam en aziki yıl bulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı aysüreyle bulundukları en üst görevleri içinbelirlenen görev tazminatı veya hizmet yılları itibariylebelirlenen görev tazminatından yüksek olanı ödenir…..” hükmünü; aynı maddenin 03.07.2005 tarih ve5393 sayılı kanunun 85.maddesinin a fıkrasının 2.bendiile değişik dördüncü fıkrasının ise; “Sandıkçaemekli aylığı bağlanan Büyükşehir belediyebaşkanlarına 7000, il belediye başkanlarına 6000,ilçe ve ilk kademe belediye başkanlarına 3000, diğer belediyebaşkanlarına 1500 gösterge rakamı üzerinden, bumaddede belirtilen usul ve esaslar dahilinde makam tazminatı, bunabağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenir. Butazminatlar ilgililere ödendikçe iki ay içinde faturasıkarşılığında, Hâzineden tahsil olunur. Birincifıkrada öngörülen iki yıllık süreninhesabında, iştirakçi olup olmadıklarınabakılmaksızın, belediye başkanı olarak geçensürelerin tamamı dikkate alınır.” hükmünütaşıdığını; bu durum karşısında,yasanın tanıdığı bu haktan müvekkilininyararlanması gerektiğini; davalı kurumun, 5510Sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesini ilerisürerek seçimle değil atanma ile belediyebaşkanlığı yapma gerekçesine dayandırdığını; oysa yukarıda belirtilen yasa maddelerinden anlaşılacağıüzere, Belediye Başkanlarına makam ve görev tazminatıödenmesi için belediye başkanlığı göreviniister seçimle gelerek isterse atama ile yürütmede herhangi birayırım yapılmadığını; Danıştay OnBirinci Daire kararlarında ve 5434 Sayılı mülga Emeklisandığı Kanununun ek 68. maddesinin değişikşeklinde de açıkça belirtildiği gibi makam ve bunabağlı olarak görev tazminatının ödenebilmesiiçin, belediye başkanlığı görevininseçilerek veya atanarak yürütülmüş olmasıkonusunda her hangi bir ayırım bulunmadığınıifade ederek; davalı kurum bünyesinde hizmet veren, KamuGörevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı’nın,müvekkilinin “görev ve temsil tazminatıödenmesi" talebinin reddine ilişkin 25.05.2009 gün veB.13.2.SGK.0.10.02.00.01.03/34.281.108 sayılı kararınıniptaline; makam tazminatı ve buna bağlı olarak görevtazminatının 5393 Sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği 01.01.2005 tarihinden bugünekadar geriye dönük olarak tüm alacaklarının yasalfaizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 10.7.2009tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır. Ankara 4.İdare Mahkemesi:17.11.2009 gün ve E:2009/914, K:2009/1725sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek;iptal, kısmen kabul, kısmen süre ret kararı vermiş; bukararın temyiz edilmesi üzerine DANIŞTAYONBİRİNCİ DAİRESİ: 27.6.2012 ve E:2010/3683, K:2012/4973sayı ile, mevzuat hükümlerinin ve dosyanın incelenmesinden,davacının 5434 sayılı Kanunun ek 68. maddesi uyarıncamakam ve görev tazminatından yararlandırılmak istemiyle 8.5.2009tarihinde davalı idareye başvurduğu, Sosyal GüvenlikKurumunun 25.5.2009 tarihli dava konusu işlemi ile davacının5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesinde belirtilenşartları taşımadığı gerekçesiyleisteminin reddedildiği, davacının başvurusundan önce,1.10.2008 tarihi itibarıyla 5434 sayılı Kanun'un ilgili kurallarınınyürürlükten kalktığı ve anılan tarihtenitibaren 5510 sayılı Kanunun ilgili maddesininyürürlüğe girdiğiningörüldüğü; 5510 sayılı Kanun'ungeçici 4. maddesinde belediye başkanlarına makam ve görevtazminatlarının ödenebilmesi için; 5434 sayılıKanun'un 39. ve Ek 68. maddelerine atıf yapıldığıgörülmekle birlikte, uyuşmazlığın idareyebaşvuru ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu'nun Geçici 4.maddesi uyarınca çözülmesigerektiği, 5434 sayılı Kanun'un 1.10.2008 tarihi itibarıylayürürlükten kalkan maddelerinin doğrudan davacıyauygulanma olanağı bulunmadığı ve anılan Kanun'un101. maddesinde de bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceğinin kurala bağlandığı gözönüne alındığında; 5510 sayılı Kanun'unuygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığıngörüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğuve kararın bu nedenle usul hükümlerine uygunolmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle;davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkemekararının görev yönünden bozulmasına, yukarıdabelirtilen husus dikkate alınarak bir karar verilmek üzeredosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. ANKARA 4.İDARE MAHKEMESİ:12.10.2012 gün ve E:2012/1456, K:2012/1325sayı ile, Danıştay 11.Dairesinin bozma kararına uyarakdosyayı yeniden incelemiş ve anılan Daire kararındakigerekçeler doğrultusunda davanın görev yönündenreddine karar vermiş; bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez aynıistemle, 31.12.2012 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 3.İŞ MAHKEMESİ: 17.6.2013gün ve E:2012/1330, K:2013/520 sayı ile, 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008tarihinde yürürlüğe girdiği, Yasa'nın101.maddesine göre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde,bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceği; 5510 sayılı Yasa'nın "5434sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri"başlıklı Geçici 4.maddesinin 4.fıkrasınagöre "Bu Kanunda aksine bir hükümbulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının c bendinde tabi olarak yenidençalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimlerihakkında bu kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılır.” Denildiği; 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “...bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyle yapılanitiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesinin, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65,K: 2011/169 sayılı kararıyla iptal isteminin reddine kararverdiği; Anayasa'nın 153/son maddesine göre AnayasaMahkemesi kararlarının Resmi Gazetedeyayımlandığı ve yasama, yürütme ve yargıorganlarını, idare makamlarını, gerçek vetüzelkişileri bağladığı; Anayasa Mahkemesikararları ile ilgili doktrindeki ağırlıklıgörüşün; Anayasa Mahkemesi kararlarınıngerekçesinin de bağlayıcı olduğu yönündebulunduğu; 17.4.2008 günlü 5754 sayılı“Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunuİle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde KararnamelerdeDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile AnayasaMahkemesi’nin 15.12.2006 günlü, E.2006/111, K.2006/112sayılı iptal kararı doğrultusunda 5510 sayılıKanunda düzenlemeler yapıldığı ve anılanKanun’a eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4 üncümaddelerle 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğegirdiği tarih itibariyle bu Kanun’un 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar ilebunların dul ve yetimleri hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağının hüküm altınaalınmış olduğu; 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanların, evvelce olduğu gibi5434 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olacağıve bunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümlerinin uygulanmaya devam edeceği; ancak 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonramemur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmayabaşlayanların ise 5510 sayılı Kanun’un 4/c maddesiuyarınca, bu Kanun hükümlerine tâbi sigortalısayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanundeğil 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı; ihtilaf halinde de adli yargının görevlibulunacağı; 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almaktaolanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağımuamelelerin idari işlem niteliğini korumaya devamedeceği; bunlara ilişkin ihtilaflarda idari yargınıngörevli olmaya devam edeceği; öte yandan UyuşmazlıkMahkemesinin 4.9.2012 tarihli 2012/64-83 Esas ve Karar sayılıkararında, 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri, ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındavaları kapsamında bulunan, emekli kamu personeli olan davacıtarafından açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği, 5510 sayılı bu Kanununyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca bu kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceği sonucunavarılmış olduğu; dava konusu olayda dasigortalının 5510 sayılı yasa yürürlüğegirmeden 5434 sayılı kanuna göre emekli olduğuanlaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görev alanınagirdiği gerekçesiyle; dava şartı yokluğundandavanın reddine karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde idari yargı dosyasınınbir örneği ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 5434 sayılı Kanunagöre göre Emekli Sandığı iştirakçisi iken 1.10.1985tarihinde isteği ile emekliye sevkedilen ve 15.9.1980-1.4.1984 tarihleriarasında Manisa İli, Soma ilçesi, YağcılıBeldesinde, atanmak suretiyle Belediye Başkanlığı yapandavacı tarafından, makam ve görev tazminatındanyararlandırılması istemiyle yapılan başvurunun reddineilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan tazminattutarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle açılmıştır. 5434sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun (5510sayılı kanunun 106. maddesi ile mülga edilen) Ek68.maddesinde; “(Değişik madde: 24/11/1994 - 4049/7 md.) (Değişikfıkra: 23/02/1995 - KHK - 547/13 md.) Makam tazminatı ile YüksekHakimlik ve temsil veya görev tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde bulunanlardan, 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılıKanunun 36 ncı maddesine göre istihdam edilenlere,Başbakanlıkta da makam tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde en az 6 ay çalışmış olmalarıkaydıyla bu tazminatlardan yüksek olanı esas alınaraködeme yapılır. (Ek cümle: 04/07/2001 - 631 S.KHK/1. md.)Makam veya yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde toplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerdehiç bulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı aysüreyle bulundukları en üst görevleri içinbelirlenen görev tazminatı veya hizmet yıllarıitibarıyla belirlenen görev tazminatından yüksek olanıödenir. Bu halde de iki yıllık süreyi doldurmaşartı aranır. (Ek cümle: 12/02/2000 - 4505/3 md.) Ancak butazminatların ölenlerin dul ve yetimlerine ödenmesinde ikiyıl görev şartı aranmaz. (...) (Ekfıkra:07/12/2004 - 5272 S.K./86.mad) Sandıkça emekliaylığı bağlanan büyükşehir belediyebaşkanlarına 7000, il belediye başkanlarına 6000, ilçebelediye başkanlarına 3000, diğer belediyebaşkanlarına 1500 gösterge rakamı üzerinden, buMaddede belirtilen usul ve esaslar dahilinde makam tazminatı, bunabağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenir. Butazminatlar ilgililere ödendikçe iki ay içinde faturasıkarşılığında Hazineden tahsil olunur. Birincifıkrada öngörülen iki yıllık süreninhesabında iştirâkçi olup olmadıklarınabakılmaksızın belediye başkanı olarak geçensürelerin tamamı dikkate alınır. (Ekfıkra: (12/02/2000 - 4505/3 md.) Temsil ve görev tazminatları;yönetim ve denetim kurulu üyelikleri dahil olmak üzere kamukesiminde her ne suretle olursa olsun aylık veya ücret alıpalmadıklarına bakılmaksızın görev alanlara budurumları devam ettiği sürece ödenmez. Tazminattanyararlanırken, yararlanma şartlarını kaybedenler engeç bir ay içinde durumu Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Genel Müdürlüğüne bildirirler.Bu durumun ortaya çıktığı tarihi takip eden aybaşındanitibaren tazminat ödenmesine son verilir. Zamanında bildirimdebulunmayanlara ödenen tazminat kanuni faizi ile birlikte gerialınır.(...) Butazminatlar, ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesindebelirtilen aylığa müstehak dul ve yetimlerine 68 incimaddesindeki oranlar üzerinden ödenir. Buödemeler, T.C. Emekli Sandığınca ödenmesinimüteakip iki ay içinde Genel Bütçeye giren kurumlardanayrılanlar için Hazineden, diğerleri için sonkurumlarından faturası karşılığında tahsiledilir.(...) denilmiş; 1.1.2007 tarihinde; maddenin “Bu tazminatlar,ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilenaylığa müstehak dul ve yetimlerine 68 inci maddesindeki oranlarüzerinden hesaplanır.” şeklindeki beşinci fıkrametni ile “Bu ödemeler, T.C. Emekli Sandığıncaödenmesini müteakip iki ay içinde Genel Bütçeyegiren kurumlardan ayrılanlar için Hazineden, diğerleriiçin son kurumlarından faturasıkarşılığında tahsil edilir.” şeklindeki sonfıkra metni yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun “5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesininbirinci fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılıKanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğüzammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödemeverilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileriiçin belirtilmiş olan şartları haiz olduklarımüddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olaniştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığıalmakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haizoldukları müddetçe devam edilir.” hükmüne, aynımaddenin beşinci fıkrasında ise; “ Bu madde kapsamınagirenlerin aylıklarının bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddeninuygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleriayrıca dikkate alınır. (Ek cümle: 16/06/2010-5797S.K/10. md.) Ancak, Polis Akademisindeöğrenim görmekte olan öğrencilerin yetimaylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizinödenmeye devam edilir.” hükmüne yer verilmiştir. 31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarihve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.”bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K:2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı: 28184)davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığıüzere 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğegirmesinden önce statüde bulanan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylemniteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır…”Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve AnayasaMahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerinetabi olacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceği açıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarındaAnayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır ”hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi kararının buuyuşmazlığın çözümünde esasalınacağı tartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten önce, EmekliSandığı iştirakçisi olup isteği ile emekliyesevkedilen davacının, 15.9.1980-1.4.1984 tarihleriarasında Belediye Başkanı olarak görevlendirilmesindendolayı, makam ve görev tazminatındanyararlandırılması istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksunkalınan tazminat tutarının yasal faiziyle birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığıdavanın; 5434sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarakçözüme kavuşturulacağıgözetildiğinde; idariyargı yerinde görüleceği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Ankara 4.İdare Mahkemesinin görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara4.İdare Mahkemesi’nin 12.10.2012 gün ve E:2012/1456, K:2012/1325sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 1.4.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy