T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 171 KARAR NO : 2014 / 219 KARAR TR : 03.03.2014 ÖZET : Kanunla kurulmakla beraber özel hukuk tüzel kişiliğine haiz Yunus Emre Vakfı’nın kuruluşu olan Yunus Emre Enstitüsü Müdürlüğü tarafından Türkçe Okutmanlığı alımı için 27-28 Şubat 2013 tarihlerinde yapılan mülakat sınavının hukuka aykırı olarak yapıldığı iddiası ile mülakatın iptali ve bu nedenle yoksun kalınan parasal hakların tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : H.R. Vekili : Av. M.S. Davalı :Yunus Emre Enstitüsü Müdürlüğü Vekili : Av.A.K. O L A Y :Davacıvekili, dava dilekçesinde özetle; Bozok Üniversitesi Fen-EdebiyatFakültesi Türk Dili ve Edebiyatı BölümBaşkanı ve Sosyal Bilimler EnstitüsüMüdürlüğü görevinden emekli olandavacının, davalı Yunus Emre EnstitüsüMüdürlüğü tarafından ilan edilenTürkçe Okutmanlığı sınava içinbaşvuruda bulunduğunu, 27-28 Şubat 2013 tarihinde yapılanmülakatta davacıya nazik iltifatlar yapılmasına,sınava giren Profesör ünvanlı tek kişi davacıolmasına rağmen 1 Mart 2013 tarihinde ilan edilen kazananlarlistesinde adının olmamasının açıkçahukuka aykırı olduğunu belirterek; 27-28 Şubat 2013tarihinde yapılan Türkçe Okutmanlığımülakat sınavında başarısız sayılmasınailişkin işlemin iptali ve bu nedenle yoksun kalınan parasalhakların yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle11.03.2013 tarihinde idari yargıda davaaçılmıştır. Davalı vekili, birincisavunma dilekçesinde özetle; davalı Yunus Emre EnstitüsüMüdürlüğü ve bağlı olduğu Yunus EmreVakfı’nın özel hukuk hükümlerine görekurulmuş bir vakıf olması nedeniyle yaptığıişlemlerin idari işlem niteliği taşımayacağını savunarak görev itirazından bulunmuştur. ANKARA 5. İDAREMAHKEMESİ: 28.06.2013 gün ve E:2013/367 sayılıkararında “…2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu uyarınca ve genel idare hukuku ilkeleri ileDanıştay İçtihatlarından çıkarıldığıüzere iptal davalarının: idari işlemler hakkındamenfaatleri ihlal edilenler tarafından yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden hukuka aykırı olduklarından bahisleaçılan davalar şeklinde tanımlandığı,idari işlemin ise, bir idari makam veya mercii tarafından idariusuller uygulanarak tesis olunan tek taraflı, doğrudan uygulanabilenkesin ve yürütülmesi zorunlu hukuki tasarruflar şeklindeifade edildiği; Anayasanın 130/9 maddesinde "öğretimelemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme veemeklilikleri, disiplin ve ceza işleri, mali isler, özlükhakları, öğretim elemanlarının uyacaklarıkoşullar., kanunla düzenlenir." kuralının yeraldığı; kamu hizmetinin, devlet ya da diğer kamu düzelkişileri tarafından ortak gereksinimleri karşılamak ve kamuyararını sağlamak için topluma sunulan sürekli vedüzenli hizmetler olarak tanımlanabildiği, toplumsalyaşamın zorunlu gereksinimlerinden olan, düzenlilik vesüreklilik isteyen aynı zamanda vakfın ve enstitününen önemli amaçlarından olan kültür merkezlerindeTürk Dili Öğrenimini yapma hizmetinin de niteliğigereği kamu hizmeti olduğu; vakıf enstitüsükurumlarında niteliği belirtilen kamu hizmetininyürütülmesi için istihdam edilen akademik personel ilevakıf enstitüsü arasında akdedileceksözleşmenin" idari hizmet sözleşmesi"niteliğinde bulunduğu; nitekim, idari sözleşmenin,Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun04.07.1964 günlü, E: 1964/4, K: 1964/344 sayılıkararında belirtildiği üzere, bir kamu hizmetininyürütülmesi için yapılan sözleşme olduğu,idari sözleşmenin uygulanmasından doğanuyuşmazlıkların çözümünde de idariyargının görevli bulunduğu; Anayasa Mahkemesinin 25.05.1976günlü, E: 1976/1, K:1976/28 sayılı kararında, kamuhizmeti alanının idare hukuku kurallarına göredüzenlendiği, kamusal bir kuruluşa ilişkin bir kamuhizmetinin söz konusu olduğu hallerde kural olarak, idare hukukukurallarının uygulanacağının belirtildiği; budurumda, davacı tarafından davalı idarece yapılanmülakatın iptali istemiyle açılan davanın İdariyargıda görülmesi gerektiği…”gerekçesiyle davalı idarenin görev itirazınınreddine karar vermiştir. Davalıvekilinin, adli yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, davadosyasının onaylı bir örneği Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYETBAŞSAVCISI: “…18/05/2007 tarihli 26526 sayılı RG' deyayımlanarak yürürlüğe giren 5653 sayılıYunus Emre Vakfı Kanunu'nun 1. Maddesine göre: "Bu Kanununamacı; Türkiye'yi, kültürel mirasım, Türk dilini,kültürünü ve sanatını tanıtmak,Türkiye'nin diğer ülkeler ile dostluğunu geliştirmek,kültürel alışverişini artırmak, bununla ilgiliyurt içi ve yurt dışındaki bilgi ve belgeleridünyanın istifadesine sunmak, Türk dili, kültürüve sanatı alanlarında eğitim atmak isteyenlere yurtdışında hizmet vermek, Türkiye'de Yunus EmreEnstitüsü ve yurt dışında Yunus Emre TürkKültür Merkezleri açmak için merkezi Ankara'da olan YunusEmre Vakfının kurulmasına ilişkin esas ve usûlleribelirlemektir" hükmü ile Yunus Emre Vakfının, genelolarak Türk kültür, sanat, edebiyat ve dilini tanıtmak,diğer ülkelerle kültürel alışverişigeliştirmek amacıyla kanunla bir vakıf kurulmuştur. 5653 sayılıYasanın "Organlar" başlıklı 5. Maddesinden de,Vakfın organlarının, kamu görevlilerindenoluşturulduğu, Vakfın kuruluşu için ise genelbütçeden para aktarıldığıanlaşılmaktadır. Kuruluş amacı ve organlarıitibariyle kamusal amaçları gerçekleştirmekamacıyla kurulduğu ve kamusal yanı olduğuanlaşılmaktadır. Ancak, aynı Kanunun Geçici 1.maddesine göre, Vakfın tüzel kişilik kazanması,Vakıf senedinin, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göretescili şartına bağlı tutulmuştur. Dosyada mevcutAnkara 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/06/2007 gün, 2007/269 E, 2007/234K sayılı kararı ile de, Yunus Emre Vakıf Senedinin, 4721sayılı Medeni Kanunu'nun 101. Maddesi uyarınca Mahkeme nezdindetutulan sicile kaydedilerek tescil edilip, Yunus Emre Vakfı'nıntüzel kişilik kazandığı anlaşılmıştır. 4721 sayılı M.K.101. Maddesi 1. Fıkrasına göre, Vakıflar, gerçekveya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli vesürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzelkişiliğe sahip mal topluluklarıdır. 5737 sayılıVakıflar Kanunu ise, Vakıfların tabi olacakları genelhükümleri düzenlemektedir. Bu Kanunun 4. Maddesinde deaçıkça, Vakıfların, özel hukuk tüzelkişiliğine sahip oldukları belirlenmektedir. Davada konu olayda, YunusEmre Vakfı’nın Kanun ve Vakıf Senedindekiamaçlarını gerçekleştirmek amacıyla,kurduğu Enstitüde istihdam edeceği bir kısım personelibelirlemek için, düzenlediği mülakat ileyarışma sınavının sonucuna itiraz ve bu nedendendoğan tazminat istemi dava konusudur. Yukarıda açıklananmevzuat hükümlerine göre, davalı vakfınamaçlarını gerçekleştirmek için,Vakıfların tabi olduğu genel hükümlerçerçevesinde, faaliyetlerini icra ederken yararlanacağıpersonelin istihdam ilişkisini sözleşme hürriyetikapsamında özel hukuk hükümlerine göredüzenleyeceği anlaşılmaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin 01/07/2004 günlü ve 2004/16 E, 2004/35 Ksayılı emsal karanda "Vakıfçalışanının hizmet sözleşmesinin feshindendoğan tazminat davasının, özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümlenmesinin gerektiği"özet başlığı ile yukarıdakidüşünceye emsal oluşturmaktadır. Budurum karşısında, davaya konu işçi alımınailişkin sınavın 2577 sayılı İ.Y.U.K.’nun2/1-c. maddesi kapsamında bir idari işlem yada idarisözleşmeye dayanak olmadığı, sözleşmeserbestisi esasına dayalı hizmet akdinin kurulmasıaşamasından doğan davanın, özel hukukhükümlerine göre görüm ve çözümündeadli yargı yerleri görevli bulunmaktadır…”şeklindeki gerekçe ile 2247 sayılı Kanun'un 10 ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığı’na gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 03.03.2014 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalı vekilininanılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca, 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Yunus Emre Vakfı,Yunus Emre Enstitüsü Müdürlüğütarafından Türkçe Okutmanlığı alımıiçin 27-28 Şubat 2013 tarihlerinde yapılan mülakatsınavının hukuka aykırı olarakyapıldığı iddiası ile mülakatın iptali ve bunedenle yoksun kalınan parasal hakların tazmini istemiyleaçılmıştır. 22.11.2001tarih 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nunVakıfların Tanımına ilişkin 101 maddesinde; “Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal vehakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyleoluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır. Birmalvarlığının bütünü veyagerçekleşmiş ya da gerçekleşeceğianlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olanhaklar vakfedilebilir. (İptal fıkra:Anayasa Mah.nin 17/04/2008 tarihli ve E. 2006/14, K. 2008/92 sayılıKararı ile.) CumhuriyetinAnayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine,hukuka, ahlaka, milli birliğe ve milli menfaatlere aykırı veyabelli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemekamacıyla vakıf kurulamaz. VakıflarınKuruluş Şekline ilişkin 102. Maddesinde; “Vakıf kurmairadesi, resmi senetle veya ölüme bağlı tasarruflaaçıklanır. Vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdindetutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır. Resmisenetle vakıf kurma işleminin temsilciaracılığıyla yapılması, temsil yetkisininnoterlikçe düzenlenmiş bir belgeyle verilmişolmasına ve bu belgede vakfın amacı ile özgülenecekmal ve hakların belirlenmiş bulunmasına bağlıdır. Mahkemeyebaşvurma, resmi senet düzenlenmiş ise vakfeden tarafından;vakıf ölüme bağlı tasarrufa dayanıyorsailgililerin veya vasiyetnameyi açan sulh hakiminin bildirimiüzerine ya da Vakıflar Genel Müdürlüğünceresen yapılır. Başvurulanmahkeme, mal ve hakların korunması için gerekli önlemleriresen alır.” Tescilve İlan başlıklı 104. Maddesinde “ Tesciline kararverilen vakıf, vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulansicile tescil edilir; ayrıca Vakıflar GenelMüdürlüğünde tutulan merkezi sicile kaydolunur. Tescilkararı, başka bir mahkemece verilmiş ise, ilgili belgelerlebirlikte tescil için vakfın yerleşim yeri mahkemesinegönderilir. Yerleşimyeri mahkemesinin yapacağı bildirim üzerine Vakıflar GenelMüdürlüğünce merkezi sicile kaydolunan vakıfResmi Gazete ile ilan olunur. Tescilve ilan tüzük hükümlerine göreyapılır.” denilmek suretiyle vakıfların tanım vekuruluş şekli düzenlenmiştir. 27.02.2008tarih ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun Amaçbaşlıklı1. Maddesinde; “ BuKanun; vakıfların yönetimi, faaliyetleri ve denetimine, yurtiçi ve yurt dışındaki taşınır vetaşınmaz vakıf kültür varlıklarınıntescili, muhafazası, onarımı ve yaşatılmasına,vakıf varlıklarının ekonomik şekilde işletilmesive değerlendirilmesinin sağlanmasına ilişkin usûl veesasların belirlenmesi; Vakıflar GenelMüdürlüğünün kuruluşu ile GenelMüdürlüğün teşkilât, görev, yetki vesorumluluklarının düzenlenmesi amacıylahazırlanmıştır.” Kapsambaşlıklı 2. Maddesinde; “ Bu Kanun; mazbut, mülhak veyeni vakıflar, cemaat ve esnaf vakıfları ile Vakıflar GenelMüdürlüğünü kapsar. Bu Kanununuygulanmasında milletlerarası mütekabiliyet ilkesisaklıdır.” Tüzel Kişilikbaşlıklı 4. Maddesinde; “Vakıflar, özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir.” YeniVakıfların Kuruluşu, mal varlığı, şube vetemsilcilikleri başlıklı 5. Maddesinde; “ Yenivakıflar; Türk Medenî Kanunu hükümlerine görekurulur ve faaliyet gösterirler. Yenivakıfların kuruluşunda amaçlarına göreözgülenecek asgarî mal varlığı her yılMeclisçe belirlenir. Yenivakıflar, vakıf senetlerinde yazılıamaçlarını gerçekleştirmek üzere GenelMüdürlüğe beyanda bulunmak şartıyla şube vetemsilcilik açabilirler. Beyannamenin düzenlenmesine ilişkinusûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Yabancılar,Türkiye'de, hukukî ve fiilî mütekabiliyet esasınagöre yeni vakıf kurabilirler.” hükümleri yeralmaktadır. Yukarıdaaçıklanan yasal düzenlemelerebaktığımızda; yeni bir vakfın kurulması vefaaliyet gösterebilmesi için 4721 sayılı Türk MedeniKanunu hükümlerine göre kurulup faaliyet göstermesi gerektiğive bu şekilde kurulan vakfın özel hukuk tüzelkişiliğine sahip olduğu tartışmasızdır. Buaçıklamalardan sonra somut olayımızadöndüğümüzde, davalı Yunus EmreEnstitüsü Müdürlüğü’nün YunusEmre Vakfı’nın bir organı olduğugörülmektedir. Yunus Emre Vakfı Kanunu 05.05.2007 tarihindekabul edilmiş, 18.05.2007 tarihinde de yayımlanarak yürürlüğegirmiştir. 05.05.2007 tarih ve 5653sayılı Yunus Emre Vakfı Kanunu’nun Amaç ve Kapsambaşlıklı 1.maddesinde; “BuKanunun amacı; Türkiye'yi, kültürel mirasını,Türk dilini, kültürünü ve sanatınıtanıtmak, Türkiye'nin diğer ülkeler ile dostluğunu geliştirmek,kültürel alışverişini artırmak, bununla ilgiliyurt içi ve yurt dışındaki bilgi ve belgeleridünyanın istifadesine sunmak, Türk dili, kültürüve sanatı alanlarında eğitim almak isteyenlere yurtdışında hizmet vermek, Türkiye'de Yunus Emre Enstitüsüve yurt dışında Yunus Emre Türk Kültür Merkezleriaçmak için merkezi Ankara'da olan Yunus Emre Vakfınınkurulmasına ilişkin esas ve usûlleri belirlemektir.” Tanımlarbaşlıklı 2. Maddesinin ( c) bendinde:“ Enstitü: Bu Kanununamaçlarını gerçekleştirmek üzere eğitimve öğretim ile bilimsel araştırma ve uygulama yapan Vakfabağlı kuruluşu,…” Organlarbaşlıklı 4. Maddesinde; “(1) Vakıfaşağıdaki organlardan oluşur: a) Mütevelli Heyet:Mütevelli Heyet, Vakfın karar organıdır. (Değişikikinci cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) DışişleriBakanı, Maliye Bakanı, Millî Eğitim Bakanı,Kültür ve Turizm Bakanı, Yurtdışı Türkler veAkraba Topluluklar ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon AjansıBaşkanlıklarının bağlı olduğu Bakanlar,Türk Dil Kurumu Başkanı, Türkiye Odalar ve BorsalarBirliği Başkanı Mütevelli Heyetin tabii üyeleridir.Ayrıca,kültür, sanat, Türk dili ve edebiyatı alanındaçalışan profesör öğretim üyeleriarasından Üniversitelerarası Kurulun seçeceği ikikişi, eğitim, kültür ve sanat alanında kamuyararına faaliyet gösteren dernek ve vergi muafiyetitanınmış vakıfların üyeleri arasındanBakanlar Kurulunun seçeceği iki kişi, kültür, sanatve Türk dili alanında çalışmalarıylatanınmış kişiler arasından Bakanlar Kurulununseçeceği iki kişi, üç yıl süre ileMütevelli Heyet üyeliğini yürütür. Herhangi birnedenle toplantıya katılamayan Mütevelli Heyet üyesiyerine, ilgili bakanlık müsteşarı veya heyet üyesinivekâlete yetkili temsilci, toplantılara katılabilir.Dışişleri Bakanı Mütevelli Heyetin başkanıdır.Dışişleri Bakanının bulunmaması durumunda, HeyeteKültür ve Turizm Bakanı başkanlık eder. b) Yönetim Kurulu:Yönetim Kurulu, Vakfın icra organıdır. (Değişikikinci cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) BakanlıkMüsteşarı, Dışişleri BakanlığıTanıtma Genel Müdürü, Millî EğitimBakanlığı Dış İlişkiler GenelMüdürü, Yurtdışı Türkler ve AkrabaTopluluklar Başkanı, Türk İşbirliği veKoordinasyon Ajansı Başkanı, Yunus Emre EnstitüsüBaşkanı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği temsilcisiYönetim Kurulunun tabii üyeleridir. Ayrıca,üniversitelerin Türkçe dil öğretim merkezleribaşkanları arasından Mütevelli Heyetin seçeceğibir kişi, eğitim, kültür ve sanat alanında faaliyettebulunan ve Bakanlar Kurulunca kamu yararına faaliyet gösterdiğikabul edilmiş dernek veya vergi muafiyeti tanınmışvakıfların üyeleri arasından Mütevelli Heyetinseçeceği bir kişi kültür, sanat ve Türk dilialanında çalışmalarıyla tanınmışkişiler arasından Mütevelli Heyetin seçeceği birkişi üç yıl süreyle Yönetim Kuruluüyeliğini yürütür. BakanlıkMüsteşarı Yönetim Kurulunun başkanıdır. c) Denetleme Kurulu:Bakanlık, Dışişleri Bakanlığı ve MaliyeBakanlığı tarafından görevlendirilecek birer üyeile iktidar ve ana muhalefet partisi tarafından üç yılsüreyle seçilecek birer üyeden oluşur. MaliyeBakanlığı temsilcisi Denetleme Kurulununbaşkanıdır ç) DanışmaKurulu: Vakfın danışma organı olup, yılda bir keztoplanarak Vakfın bir önceki yıl yaptıklarınıdeğerlendirir ve bir sonraki yıl için önerilerde bulunur.Bakanlık Müsteşarı, Mütevelli Heyeti ve YönetimKurulunun seçilmiş üyeleri, Başbakanlık TanıtmaFonu Genel Sekreteri, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu GenelMüdürü, Basın Yayın ve Enformasyon GenelMüdürü, Diyanet İşleri Başkanlığıtemsilcisi, Danışma Kurulunun tabii üyeleridir. Ayrıca,İşçi Sendikaları Konfederasyonlarınınseçeceği birer kişi, İşveren Sendikaları Konfederasyonununseçeceği üç kişi kültür, sanat,Türk dili ve edebiyatı alanında görev yapanöğretim üyeleri arasından Vakıf Yönetim Kuruluncaseçilecek on kişi ile Türk dili, kültürü vesanatı alanındaki yazar ve düşünürlerarasından Vakıf Yönetim Kurulunun seçeceği beşkişi üç yıl süre ile Danışma Kuruluüyeliğini yürütür. Bakanlıkmüsteşarı Danışma Kurulununbaşkanıdır…” Gelirlerbaşlıklı 6. Maddesinde; “ (1) Vakfın gelirlerişunlardır: a) Vakfınyapacağı hizmetler karşılığındaalınacak ücretler. b) Genel Bütçedenve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca aktarılacak miktarlar. c) Her türlüyardım ve bağışlar. ç) Vakfa aittaşınmazların gelirleri. d) Enstitü veiktisadî işletmelerden elde edilecek gelirler. e) Diğer gelirler. (2) Vakıf,amaçlarını gerçekleştirmek ve yurtdışındaki Kültür Merkezlerinin işleyişinisağlamak için enstitü, iktisadî işletme veyasermaye şirketi kurabilir. Muafiyetlerbaşlıklı 7. Maddesinde; “ (1) Vakıf ve Vakıftarafından kurulacak Kültür Merkezleri ile enstitüler; a) Kurumlar Vergisinden(iktisadî işletmeler hariç), b) Yapılacakbağış ve yardımlar sebebiyle Veraset ve İntikalVergisinden, c) Sahip olduklarıtaşınır ve taşınmaz mallar ile yapacaklarıtüm muameleleri her türlü vergi, resim ve harçtan, ç) VakıflarGenel Müdürlüğünce vakıflardan tahsil edilenteftiş ve denetleme masraflarına katılma paylarından,muaftır. (2) Vakıf, BakanlarKurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara diğer kanunlarlatanınan vergi, resim ve harç istisnalarından yararlanır. (3) Vakfa ve Enstitüyeyapılacak bağış ve yardımlar Gelir ve Kurumlar Vergisimatrahından indirilebilir. Vakfın kuruluşişlemleri başlıklı Geçici 1. Maddesinde; “ (1)Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren biryıl içerisinde Vakfın kuruluşu, Vakıf resmîsenedi ve Vakfın Türk Medenî Kanunu hükümlerinegöre tesciline ilişkin işlemler Bakanlıkçasonuçlandırılır. (2) Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ayiçerisinde Vakfın kuruluş işlemlerinde kullanılmakve kalanı kuruluş tamamlandıktan sonra Vakfa aktarılmaküzere Bakanlığa, Tanıtma Fonundan bir milyon Yeni TürkLirası aktarılır.” şeklinde düzenlemeler yeralmaktadır. Yunus Emre Vakfı ResmiSenedi Ankara 41. Noterliği tarafından 11.06.2007 tarih ve 24428yevmiye numarası ile onanmış ve akabinde vakıf senedinintescili için 18.06.2007 tarihinde adli yargıda davaaçılmıştır. Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi27.06.2007 gün ve E:2007/259 K:2007/234 sayılı kararı ile,Ankara 41. Noterliğinin 11.06.2007 tarih ve 24428 yevmiye numaralıYunus Emre Vakfı senedi taslağından söz konusu Yunus EmreVakfı’nın 4721 sayılı Yasa’nın 101. Vemüteakip maddeleri gereğince Mahkeme nezdinde tutulan sicilinetescilinin yapılmasına karar verilmiş ve bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir. Yunus Emre Vakfı bu şekilderesmi sicile kaydedilerek Türk Medeni Kanun’u hükümlerinegöre tüzel kişilik kazanmıştır. Dosya kapsamındayapılan incelemede; 5653 sayılı Yunus Emre Vakfı Kanunugereğince yurt dışındaki Yunus Emre TürkKültür Merkezlerinde “Okutman” olarakgörevlendirilmek üzere personel alımına ilişkinsınav ilanının 04.02.2013 tarihindeyapıldığı, yapılan ilanda sınava girecekadaylarda aranan özel ve genel şartlar ile istenecek belgelerayrıntılı olarak yer aldığı ve GenelŞartların 6. Sırasında istihdam edilecek personelin 4857sayılı İş Kanununa tabi olarakçalıştırılacağıaçıklanmıştır. Davacı bu ilan sonrasında,istenen belgelerle birlikte başvuruda bulunarak ve 27-28 Şubat 2013tarihinde mülakat sınavına girdiği, sonrasında01.03.2013 tarihinde ilan edilen kazananlara ait isim listesindeadının olmaması nedeni ile işlemin iptali vezararının tazmini için idari yargıya başvurduğuanlaşılmaktadır. Her ne kadar, Yunus EmreVakfı’nın kuruluş amacı ve organlarınabaktığımızda, bir anlamda kamu hizmeti amacıylakurulduğu ve vakıf organlarında görev alan kişilerinbüyük çoğunluğunun kamu personelindenoluştuğu görülmekte ise de; bu durum söz konusuvakfın özel hukuk tüzel kişisi olmasıözelliğini ortadan kaldırmayacaktır. 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari DavaTürleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıbendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancak Devleteve kamu tüzel kişilerine karşı açılan davalarabakılabilir. Buna göre, iptaliistenilen işlemi tesis eden davalı Yunus Emre EnstitüMüdürlüğü’nün kamu kuruluşuniteliği taşımaması ve sözleşme serbestisiesasına dayalı hizmet akdinin kurulması aşamasındandoğan ihtilaf nedeniyle açılan dava karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Ankara 5. İdare MahkemesininGörevlilik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. SO N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin 28.06.2013gün ve E:2013/367 sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 03.03.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy