T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 450
KARAR NO : 2014 / 481
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : Davalının sevk ve idaresindeki aracın davacıların murisine çarpması ve ölümüne sebebiyet vermesi şeklinde meydana gelen kaza nedeni ile davacıların uğradığı maddi ve manevi zararın davalıdan tahsili istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar :1.F.B. 2.H.B. 3.M.B. 4.D.B. (B.) 5.Ş.A.(B.) 6.Y.D. (B.) 7.S.B. Vekili : Av. Ö.S. Davalı : İ.Ü. (AdliYargıda) Vekili : Av.H.K. İhbar Olunan : E. Sigorta A.Ş. (AdliYargıda) Vekili : Av.Ö.H. Birleşen Dosya Davacıları :1.F.B. 2.H.B. 3.M.B. 4.D.B. (B.) 5.Ş.A.(B.) 6.Y.D. (B.) 7.S.B. 8.G.D.B. Birleşen Dosya Davalısı : Altındağ BelediyeBaşkanlığı (Adli ve İdari Yargıda) Vekili : Av.İ.G. O L A Y :Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan İ.Ü.isimli kişinin 06……..plakalı araç ile 02.03.2007 günü Orhan Kemal Caddesi,Gazi, PTT önünde, davacıların murisi H.A.B.’eçarparak ölümüne sebebiyet verdiğini; trafik tespit tutanağında,meydana gelen olayda davalının tam kusurlu olduğununbelirtildiğini, olay nedeni ile müteveffanın eşi F.B.’inhem maddi ve hem de manevi yönden, müteveffanınçocukları olan diğer davacıların ise maneviyönden zarar gördüklerini belirterek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile F.B.için100,00 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın, diğer davacılariçin her birine 5000,00 TL olmak üzere 30.000 TL manevitazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesi istemiile adli yargı yerinde dava açmıştır. Yargılamadevam ederken, davacılar vekili tarafından, müteveffanın 7.çocuğu olan G.D.B.de dahil edilmek sureti ile tümdavacılar için, davalı Altındağ BelediyeBaşkanlığı’na karşı aynı istemletazminat davası açılmış, dosya Ankara 9. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 2011/100 Esas numarasına kaydedilmiş, Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi, 07.04.2011 gün ve 2011/100 Esas, 2011/92Karar sayılı kararı ile davanın Ankara 7. Asliye HukukMahkemesi’nin 2007/304 Esas sayılı dosyası ilebirleştirilmesine karar vermiş ve bu şekilde her iki dava tekbir dosya üzerinden yürütülmeyebaşlanmıştır. Ankara 7. AsliyeHukuk Mahkemesi: 20.09.2011 gün ve 2007/304 Esas, 2011/371 Kararsayılı kararı ile yargılama sırasındaaldırılan bilirkişi raporundan, meydana gelen olaydadavalıların %50’şer oranında kusurlu olduğununtespit edilmesi, davacının ise kusuru olmadığınınanlaşılması nedenleri ile davacılarındavasının kısmen kabulüne karar vermiş, verilen karardavalı Altındağ Belediye Başkanlığı vekilitarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi; 27.03.2013 gün ve 2013/3263 Esas, 2013/5720 Kararsayılı kararı ile; tazminata konu olayın, kamuhizmetinin görüldüğü sırada ve hizmetle ilgilibulunduğunu, idarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucumeydana gelen zararlardan dolayı İdari Yargılama UsulüKanunu 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı idari yargıyerinde dava açılması gerektiğini belirterek, ilk derecemahkemesi kararını bozmuştur. Ankara 7. AsliyeHukuk Mahkemesi; Yargıtay bozma ilamına uymak sureti ileverdiği 27.06.2013 gün ve 2013/297 Esas, 2013/408 Kararsayılı kararı ile; tazminata konu olayın, kamu hizmetiningörüldüğü sırada ve hizmetle ilgilibulunduğunu, idarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucumeydana gelen zararlardan dolayı İdari Yargılama UsulüKanunu 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı idari yargıyerinde dava açılması gerektiğini belirterek;davanın görev nedeni ile reddine karar vermiş, verilen karar,gerekçeli karar evrakına şerh edildiği üzere25.10.2013 tarihinde kesinleşmiştir. Davacılarvekili, bu kez aynı talep ile davalılardan AltındağBelediye Başkanlığı aleyhine idari yargıda, davaaçmıştır. Ankara 11.İdare Mahkemesi; 14.02.2014 gün ve 2013/1709 Esassayılı ara kararı ile, 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileUyuşmazlık Mahkemesi’nin 05.11.2012 gün ve 2012/144 Esas,2012/224 Karar sayılı kararı birliktedeğerlendirildiğinde, trafik kazasından kaynakla maddi vemanevi tazminat istemli davaya adli yargıda bakılmasıgerektiğini belirterek; 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinden 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 19.maddesinde öngörülen biçimdegörev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece,adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 02.03.2007 tarihinde, OrhanKemal Caddesi, Gazi, PTT önünde, İ.Ü.‘in sevk veidaresindeki aracın davacıların murisi Hacı Aslan Bilen’eçarpması ve ölümüne sebebiyet vermesi şeklindemeydana gelen kaza nedeni ile davacılarınuğradığı maddi ve manevi zararın davalıdantahsiline karar verilmesi istemi ile açılmıştır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davanın,02.03.2007 günü meydana gelen ölümlü trafikkazasında; asfalt çalışması nedeni ilekapatılan yol bölümü ve yaklaşımındasürücüleri uyarıcı nitelikte levhalar koymamak vesürücüleri yönlendirmemek şeklindeki ihmali ilekazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan davalıdan, meydana gelenkaza nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın tahsiliistemiyle Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeaçıldığı; davanın Ankara 7. Asliye HukukMahkemesi’nin 27.06.2013 gün ve 2013/297 Esas, 2013/408 Kararsayılı kararı ile görev yönünden reddine kararverilmesi üzerine, bu kez idari yargı yerinde aynı istemle davaaçıldığını; Ankara 11.İdareMahkemesi’nce, 2918 sayılı Yasa’nın 110. Maddesiuyarınca, davada adli yargı yerinin görevli olduğubelirtilerek; 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesiKanunu’nun 19. Maddesi gereğince görevli yargı yerininbelirlenmesi amacı ile dosyayı Mahkememize gönderdiğianlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarındada belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden Ankara 11. İdareMahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile; Ankara 7. Asliye HukukMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 11.İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Ankara 7.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27.06.2013 günve 2013/297 Esas, 2013/408 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 1.4.2014 gününde Üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Davalı Belediyenin karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu meydana gelenkazada, davacının uğradığı maddi zararıntazmini istemi ile Adli Yargı İlk Derece Mahkemesinde davaaçılmış, Yargılama sonucunda"idarenin hizmet kusuruna dayalı açılan davalarıntam yargı davası niteliğinde bulunduğu, İdariYargıda açılması gerektiği" gerekçesiile dava dilekçesi yargı yolu yönünden reddedilmiş, Karann kesinleşmesi üzerinebu kez davacı vekili aynı istekle İdari Yargıda dava ikame etmiş, İdare Mahkemesi deyargılamada sonucunda "uyuşmazlığın 2918Sayılı Yasa'nın 110. maddesi gereğince Adli Yargıdaçözümlenmesi gerektiği" gerekçesi ileMahkemenin görevsizliğine, 2247 Sayılı Yasa'nın19.maddesi gereğince görevli yargı kolunun belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığı'na gönderilmesine karar vermiş, Uyuşmazlık Mahkemecesinceyapılan inceleme sonucunda " 2918 Sayılı Yasa'nın110.maddesi hükümleri gözetildiğinde davanın AdliYargıda çözümlenmesi gerektiği"düşüncesi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılmasına, Adli Yargınıngörevli olduğuna oyçokluğuyla kesin olarak kararverilmiştir. Sayın çoğunluğunuyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabul edendüşüncesine iştirak edilmesi mümkündeğildir. Zira; Davada, davalı Belediyeninkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zararaneden olan kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918 Sayılı KTK'nın10.md. "Belediyelerin yapım ve bakımından sorumluolduğu yollan, trafik düzen ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmak, karayolu yapısında ve üzerindeyapılacak çalışmalarda gerekli tedbirleri almaklagörevli" olduğuna işaret edilmiş, TC Anayasası'nın 125/son md."idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu" kurala bağlanmış, 2577 Sayılı İYUK 2/1-bmd. "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan ihlaledilenler tarafından açılan tam yargı davaları,idari dava çeşitleri arasında" sayılmıştır. Bu durumda belediyesınırları içindeki yolun yapım, bakım veonanmının yapılmadığı nedeniyle doğanzararın tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiği zarannödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alman idare hukuku kurallannave 2577 Sayılı İYUK 2/1 -b md. sayılan tam yargıdavasında görüm ve çözümünde idariyargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayın çoğunluk,karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğanzararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011 gün 6099Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110.maddesine eklenen 1.fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet vediğer kamu kuruluşlan olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk:davaları Adli Yargıda görülür... "hükmü getirilmiştir. / Sayın çoğunlukgörüşünün aksine eldeki uyuşmazlıkanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Çünkü, 2918Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiğigibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Yasa hükmünde geçenbu kanundan ve Adli Yargıda görülmesi gereken sorumlulukdavaları, 2918 Sayılı Yasa'nm 85.maddesinde düzenlenenmotorlu araçların işletilmesi nedeniyle verilen zararlardandolayı araç işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkindavalardır. Yasa değişikliğindenönce kamu araçlarının işletilmesi nedeniyle verilenzararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargıkolunda görüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından İdari ve Adli Yargıorganları arasında çıkan görevuyuşmazlıklarını sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işleteninsorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nm amacına uygun olarakAdli Yargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiştir. 2918 sayılı yasanın110. maddesinde yapılan yasa değişikliğine ilişkinHükümet gerekçesi de getirilen yeni hükmün bunedenle maddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan, sayınçoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C. Anayasasında,Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddi dışındayorumlu red kararı verebileceğine dair bir işaret yoktur.Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi birkanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez."hükmü böyle bir anlayışın benimsenmemişolduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Gerçi maddeiptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucununamacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesini önlemekolduğu açıkça anlaşılmaktadır. Yorumlured kararlarının ise diğer mahkemeleri, idaremakamlarını, gerçek ve tüzel kişileribağlaması itibariyle bir çeşit pozitif kanun koyuculukanlamına geldiğine şüphe yoktur. (Türk Anayasa HukukuProf. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu red kararıverilen bir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devam eder.Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddeninne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına, bundansonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir.Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirken yaptığıyorumunun diğer mahkemeleri bağlaması mümkündeğildir. Bir kanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onuuygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargı organları karar verir.Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askeri kollarının üst mahkemesiolmadığına göre bu yargı kollarındaki mahkemelerekendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. O halde AnayasaMahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarının kendilerindenbeklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin AnayasaMahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerine bağlıdır.Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anavasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza, Sayınçoğunluğun karan dayandırdığı T.C.Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kolları arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik karannınbulunmaması, diğer yargı kollan ile arasında bir görevihtilafının çıkmaması nedeniyle uygulanmasımümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlanylaİçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somut uyuşmazlıktadavanın karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki idareninhizmet kusuruna dayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın110/1 md. motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğunun AdliYargıda görüm ve çözümünüdüzenleme altına almasına, Somut uyuşmazlığınanılan yasa hükmü kapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetinin usulüne ve hukukauygun olarak yürütülüp yürütülmediğininhizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı İYUK2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde idari Yargının görevliolmasına göre, Uyuşmazlıkta AdliYargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. Karşı Oy EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy