T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 236
KARAR NO : 2014 / 277
KARAR TR : 3.3.2014
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : M.E.
Vekilleri :Av. A.G.
Davalı : Konya BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili : Av. R.B. (AdliYargıda)
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacıya ait 42 Y 2220 plakalıaracın, davacının babası Yunus Ermiş’inkullanımında iken 05.05.2011 tarihinde Konya İli Karatayİlçesinde bulunan ASLIM caddesinde seyir halinde iken yoladökülen hayvan gübresi içine girerek direksiyon hâkimiyetinikaybederek kaza yaptığını, kaza neticesinde davacınınaracında 2.525,20 TL’lik hasarın meydana geldiğini, davalıidarenin meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu belirterek, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik1.000,00 TL maddi tazminatın davalı idareden tahsiline kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Konya 1. Sulh HukukMahkemesi: 20.03.2012 gün,E:2011/1101, K:2012/415 sayı ileözetle; davanın kabulüne karar vermiş olup, bu kararakarşı yapılan temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay17. Hukuk Dairesi 11.04.2013 gün ve E:2013/35, K:2013/5391 kararsayılı ilamı ile, özetle; davaya bakmakla idari yargıyerinin görevli olduğunu belirterek, dava dilekçesininyargı yolu bakımından reddi gerekirken, yazılışekilde karar verilmesinin doğru olmadığından bahislehükmün bozulmasına karar vermiştir.
Konya 1. Sulh HukukMahkemesi:Yargıtay'ın bozma ilamına uyduktan sonra, 19.09.2013 gün,E:2013/817, K:2013/1143 sayı ile özetle; “...Yargıtay bozmailamı doğrultusunda davacının davasının idari yargıyerinde açılması gerektiği gerekçesi ile davanıngörev nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.” demeksuretiyle davanın görev yönünden reddine karar vermişve karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı istemle bu kez İdari Yargı yerinde davaaçmıştır.
Konya 1. İdareMahkemesi: 30.12.2013gün ve E:2013/1538 sayı ile özetle; “…karayolundameydana gelen trafik kazası sonucunda oluşan zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.” demek suretiyle 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19.maddesi hükümleri uyarıncagörevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Kanunun 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacıya ait 42Y 2220 plakalı aracın kaza yapması sonucu meydana geldiğiiddia olunan hasar sebebi ile, fazlaya dair hakları saklı kalmakkaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacınınmerkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir.
Belediye aleyhine idaremahkemesinde açılan başka bir tazminat talepli tam yargıdavasında, İdare Mahkemesi 2918 sayılı Yasanın110.maddesinin 1.fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerininAnayasaya aykırı olduğu kanısına varmış,İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyleyaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 08.12.2011gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı, 08.11.2012 gün veE:2012/118, K:2012/170 sayı ve 28.05.2013 gün ve E:2013/59, K:2013/68sayılı aynı içerikli kararları ile; “2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, buKanun’dan doğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir.
Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.” kararına varmıştır. Nihayet,aynı konuda Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi 26.12.2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165sayılı kararıyla; yasa koyucunun “haklı neden”ve “kamu yararı” gerekçesiyle idari yargınıngörevine giren bir konuyu adli yargı organınabırakabileceği, davanın somutunda da 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile bu görevin adliyargıya bırakılmasında Anayasa’ya aykırı biryön bulunmadığı gerekçesiyle, maddenin iptalisteminin oy birliğiyle reddine karar vermiştir.Anayasa’nın 158. inci maddesinin son fıkrasında“Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esasalınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin 26.12.2013tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı, yasa koyucununidari yargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, 2918 Sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin bu nedenle Anayasa’ya aykırıolmadığına dair olup, esası itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasanın 158 inci maddesiuyarınca başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden Konya 1. İdareMahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Konya 1. Sulh HukukMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Konya 1. İdareMahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Konya 1. Sulh HukukMahkemesinin 19.09.2013 gün, E:2013/817, K:2013/1143 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 3.3.2014 günündeÜye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY DavalıBelediyenin karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalisonucu meydana gelen kazada, davacının uğradığımaddi zararın tazmini istemi ile Adli Yargı İlk DereceMahkemesinde dava açılmış, Yargılamasonucunda "idarenin hizmet kusuruna dayalı açılandavaların tam yargı davası niteliğinde bulunduğu,İdari Yargıda açılması gerektiği"gerekçesi ile dava dilekçesi yargı yolu yönündenreddedilmiş, Kararınkesinleşmesi üzerine bu kez davacı vekili aynı istekleİdari Yargıda dava ikame etmiş, İdareMahkemesi de yargılamada sonucunda "uyuşmazlığın2918 Sayılı Yasa'nın 110. maddesi gereğince AdliYargıda çözümlenmesi gerektiği"gerekçesi ile Mahkemenin görevsizliğine, 2247 SayılıYasa'nın 19.maddesi gereğince görevli yargı kolununbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığı'na gönderilmesine karar vermiş, UyuşmazlıkMahkemesince yapılan inceleme sonucunda " 2918 SayılıYasa'nın 110.maddesi hükümleri gözetildiğindedavanın Adli Yargıda çözümlenmesigerektiği" düşüncesi ile Asliye Hukuk Mahkemesiningörevsizlik kararının kaldırılmasına, AdliYargının görevli olduğuna oyçokluğuyla kesinolarak karar verilmiştir. Sayınçoğunluğun uyuşmazlıkta Adli Yargıyıgörevli kabul eden düşüncesine iştirak edilmesimümkün değildir. Zira; Davada,davalı Belediyenin karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanın meydanageldiği iddia edilmektedir. 2918Sayılı KTK'nın 10.md. "Belediyelerin yapım vebakımından sorumlu olduğu yolları, trafik düzen vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak, karayoluyapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almakla görevli"olduğuna işaret edilmiş, 3030Sayılı Yasa'nın 6.md. "Büyükşehirdahilindeki meydan, bulvar, cadde ve anayolları yapma, yaptırma,bakım ve onarımını sağlama..."Büyükşehir Belediyesinin görevleri arasındagösterilmiş, TCAnayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış, 2577Sayılı İYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklan ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Budurumda belediye sınırları içindeki yolun yapım, bakımve onarımının yapılmadığı nedeniyledoğan zararın tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alınan idare hukuku kurallarınave 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tam yargıdavasında görüm ve çözümünde idariyargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları AdliYargıda görülür... " hükmügetirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkçabelirtildiği gibi yasa motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenleme bulunmadığındanİdari ve Adli Yargı organları arasında çıkangörev uyuşmazlıklarını sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işleteninsorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygunolarak Adli Yargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiştir. 2918sayılı yasanın 110. maddesinde yapılan yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğertaraftan, sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın110. maddesi hükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira;"T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebininreddi dışında yorumlu red kararı verebileceğine dairbir işaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkındayorumlu red kararı verilen bir kanun maddesi yürürlüktekalmaya devam eder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somutolaylarda o maddenin ne anlama geldiğine, yani nasılyorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onuuygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu redkararı verirken yaptığı yorumunun diğer mahkemeleribağlaması mümkün değildir. Bir kanun maddesininnasıl yorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve AskeriYargı organları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askerikollarının üst mahkemesi olmadığına göre buyargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empoze etmesi mümkündeğildir. O halde Anayasa Mahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarınınkendilerinden beklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerinAnayasa Mahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerinebağlıdır. Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarındayapılan yorumlar diğer mahkemeleri bağlamaz. Zira AnayasaMahkemesi kararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444)/ Keza,Sayın çoğunluğun kararıdayandırdığı T.C. Anayasasının 158. maddehükümlerinin de uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır.Uyuşmazlık Mahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyenT.C. Anayasasının 158. maddesi açık hükmündende anlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kolları arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararınınbulunmaması, diğer yargı kollan ile arasında bir görevihtilafının çıkmaması nedeniyle uygulanmasımümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıylaIçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlardan dolayı işletenini hukukisorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeidari Yargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. Üye EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy