T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2013 / 1809
KARAR NO : 2014 / 147
KARAR TR : 03.03.2014
ÖZET : İdarenin dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atmasından doğan zararın tazminine yönelik bulunan davanın, haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : N.Y.
Vekili : Av.E.A.A.
Davalılar : 1-Çankaya BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. D.B.
2-Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. U.E.
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 22. Asliye HukukMahkemesinin 2009/380 Esas ve 2010/249 karar sayılı dosyası ile 23.03.1998tarihli imar planı kapsamında Ankara ili, Çankayaİlçesi, Öveçler Mahallesi, 25693 ada da 188,95 m²lik yerin imar planında yolda kaldığı, bu parselin23.03.1998 imar planı kapsamında 27804 ve çeşitli adalaraayrılmış ve gayrimenkulün bir kısmının dayolda kaldığını, bu kararın Yargıtay 8. HukukDairesi 19.12.2011 tarih, 2010/6729 Esas ve 2011/7299 karar sayılıilamı onanmış ve yine karar düzeltme talebi üzerineYargıtay 8. Hukuk Dairesi 26.11.2012 tarih, 2012/2445 Esas ve 2012/11143Karar sayılı ilamıyla talep reddedilerekkesinleştiğini, söz konusu taşınmazınbüyük bir kısmı imar çalışmalarısırasında davalı belediyeler tarafındankamulaştırma yapılmadan yola katıldığı,davacının 188,95 m² lik yerine davalı belediyelertarafından kamulaştırmasız olarak elatıldığı ve bu haksız fiil karşısındaherhangi bir bedel de ödenmediğini, davacının mağduredildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydı ile, şimdilik 100,00 TL’nin faizi ile birliktedavalılardan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargıda davaaçmıştır.
DavalıÇankaya Belediye Başkanlığı vekili süresiiçerisinde verdiği cevap dilekçesinde görevitirazında bulunmuştur.
DavalıAnkara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilisüresi içerisinde verdiği cevap dilekçesinde ve öninceleme duruşmasında görev itirazında bulunmuştur.
ANKARA16. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 29.05.2013 gün ve E:2013/70sayı ile, davalı Çankaya BelediyeBaşkanlığı vekilinin görev itirazınınreddine karar vermiştir.
DavalıÇankaya Belediye Başkanlığı vekilinin, idariyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içinde verdikleridilekçeleri üzerine, dava dosyasının onaylı birörneği Danıştay Başsavcılığı'nagönderilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI; İdarelerin 3194 sayılı İmarKanunu’nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon,kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idariişlem, bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduklarıprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri yani, bu konudaki hareketsizliklerin de, idarieylem niteliği taşıdığını belirterek,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yeralan "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları," hükmü gereğince idariyargı yerinde görülmesinin gerektiği belirtilerek, 2247sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 03.03.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27.maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı ÇankayaBelediye Başkanlığı vekilinin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve dahi12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunmaları üzerine Danıştay Başsavcısı'nca,davalı Çankaya Belediye Başkanlığı açısından,10. maddede öngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/380 Esas ve 2010/249 kararsayılı dosyası ile 23.03.1998 tarihli imar planıkapsamında Ankara ili, Çankaya İlçesi,Öveçler Mahallesi, 25693 ada da 188,95 m² lik yerin imarplanında yolda kaldığının tespit edildiğinden 188,95m2lik kısmın mülkiyetinin davacı N.Y.’e aitolduğunun tesbitine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 8.Hukuk Dairesi 19.12.2011 tarih, 2010/6729 Esas ve 2011/7299 kararsayılı ilamı onanmış ve yine karar düzeltmetalebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 26.11.2012 tarih, 2012/2445Esas ve 2012/11143 Karar sayılı ilamıyla talep reddedilerekkesinleştiğini, söz konusu taşınmazınbüyük bir kısmı imar çalışmalarısırasında davalı belediyeler tarafındankamulaştırma yapılmadan yola katıldığı,davacının 188,95 m² lik yerine davalı belediyelertarafından kamulaştırmasız olarak elatıldığı ve bu haksız fiil karşısındaherhangi bir bedel de ödemediğini, davacının mağduredildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydı ile, şimdilik 100,00 TL’nin faizi ile birliktedavalılardan tahsili istemiyle açılmıştır.
Dosya kapsamındayapılan incelemede; dosya arasında bulunan bilirkişiraporları arasında çelişki olduğundan, Mahkememiztarafından Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesine 13.01.2014 tarihindemüzekkere yazılarak, imar planında yol olarak ayrılan davakonusu taşınmazın fiilen de yol olarak kullanılıpkullanılmadığı hususu sorulmuş; Mahkemesincebilirkişiden alınan 22.01.2014tarihli ek bilirkişi raporunda “… dava konusu Ankara ili;Çankaya İlçesi, Öveçler Mahallesi, 27801 ada 2ve3 parseller ile 27804 ada 1 parsel arasında kalan 1300. Sokağa ( 94.Sokak) tekabül eden alanın 188,95 m2 olduğu, fiili olarak zemindeyol olarak kullanıldığı…” belirlendiğinden,taşınmaza fiili el atıldığıanlaşılmıştır.
Belediyelerin 3194sayılı imar Kanunu 8. maddesi ve 18. maddesinin verdiği yetkiile arazi ve arsalar üzerinde imar planlarınınhazırlanması ve yürürlüğe konulması, arazive arsa düzenlemesi gibi faaliyetleri kapsamında yaptıklarıimar planlarından kaynaklanan işlemlerin tek yanlı ve kamugücüne dayanan irade açıklamaları ile tesis edilengenel ve düzenleyici işlemler olduğu bu yönü ile deidari eylem ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargı yerlerinde çözümlenmesi gerektiğitartışmasızdır. Buna karşılık, Belediyece,Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul veyöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleriyapılmaksızın, dava konusu taşınmazlardan bir tanesinefiilen el atılması karşısında, idarenin bu eylemininkamulaştırmasız el atma niteliğinitaşıdığı açıktır.
Öte yandan,İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Nitekim, yukarıdabelirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulunun 11.2.1959 günlü,E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının III.bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde ammeteşekkülü İstimlak Kanununa uygun hareket etmeden ferdinmalını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz birharekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanunhükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesiveya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazminidavasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir.” görüşüne yer verilmiştir.
Bu durumda, idarenin davakonusu taşınmaza kamulaştırmasız el atmasındandoğan zararın tazminine yönelik bulunan davanın,haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümü, adliyargı yerinin görevine girmektedir.
Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nınbaşvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 03.03.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy