T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 425
KARAR NO : 2014 / 461
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : Davacının, kendi sevk ve idaresindeki motosikleti ile ikametgahından çarşı merkezine giderken, davalı Belediye Başkanlığı tarafından açılıp daha sonra kapatılmayan, herhangi bir uyarıcı levha da konulmayan, aydınlatması olmayan sokaktaki çukura düşmesi sonucu meydana gelen kazada, beyin kanaması geçirmesi, tedavisi nedeni ile kayıtlı ve kayıtsız bir çok masraf yapmak zorunda kalması, Emniyet Müdürlüğü’ndeki işinden zorunlu olarak emekli olması nedenleri ile uğradığı zararın davalıdan tahsili istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :N.Y. Vekil :Av.Y.Ç. Davalı :GermencikBelediye Başkanlığı Vekili :Av.İ.K. O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 13.05.2010 günü gece saat 01:30sıralarında kendi sevk ve idaresindeki motosikleti ile ikametgahından çarşı merkezine giderken, BelediyeBaşkanlığı tarafından açılıp dahasonra kapatılmayan sokaktaki çukura düşüpbeyin kanaması geçirdiğini, bu nedenle uzun süre tedavigördüğünü, ameliyat geçirdiğini, EmniyetMüdürlüğü’ndeki görevinden zorunlu olarakemekli olmak zorunda kaldığını, bu şekilde maddi vemanevi zarara uğradığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 60.000 TLmaddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarakdavacıya verilmesi istemi ile adli yargı yerinde davaaçmıştır. Germencik AsliyeHukuk Mahkemesi: 03.10.2012 gün ve 2011/135 Esas, 2012/327 Kararsayılı kararında özetle; davacının davakonusu olayda davalı BelediyeBaşkanlığı’nın açtığıçukuru kapatmaması ve herhangi bir uyarıcı levha da koymamasınedeni ile kazadan sorumlu olduğu iddiasınadayandığını, bu nedenle meydana gelen kazanınidarenin eylemine dayalı olduğunu, idari işlem ve eylemlerdenkaynaklanan zararlara ilişkin davaların idari yargı yerindegörülmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin 16.02.2012gün ve 2011/35 Esas, 2012/23 Karar sayılı kararınıngerekçesinden de bu sonuca ulaşıldığını, bunedenle davada Aydın İdare Mahkemelerinin görevli olduğunubelirterek; davanın görev nedeni ile reddine karar vermiş,verilen karar taraflarca temyiz edilmeksizin 08.11.2013 tarihindekesinleşmiştir. Davacı vekiliaynı istemle bu kez İdari yargı yerinde davaaçmıştır. Aydın 1.İdare Mahkemesi; 22.01.2014 gün ve 2013/496 Esas sayılıara kararı ile, 2918 sayılı Yasanın 110. maddesi ilekarayolunda meydana gelen trafik kazası sonucu ortayaçıktığı iddia edilen maddi ve manevi zararıntazmini istemi ile açılan davada adli yargınıngörevli olduğunu belirterek; 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinden 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 19.maddesinde öngörülenbiçimde görev uyuşmazlığı doğduğu,idari yargı dosyasının, son görevsizlik kararınıveren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; 13.05.2010 günü gecesaat 01:30 sıralarında davacının, kendi sevk veidaresindeki motosikleti ile ikametgahından çarşımerkezine giderken, davalı Belediye Başkanlığıtarafından açılıp daha sonra kapatılmayan, herhangibir uyarıcı levha da konulmayan, aydınlatması olmayan sokaktaki çukura düşmesi sonucu meydana gelen kazada,beyin kanaması geçirmesi, tedavisi nedeni ile kayıtlı vekayıtsız bir çok masraf yapmak zorunda kalması, EmniyetMüdürlüğü’ndeki işinden zorunlu olarakemekli olması nedenleri ile uğradığı zarar bedeliolarak; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıile 60,000 TL maddi ve 20.000 TL tazminatın olay tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemi ile açılmıştır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden;davanın, 13.05.2010 günü meydana gelen tek taraflımaddi hasarlı trafik kazasında; yolda gerekli bakım çalışmasınıyapmaması, yolun gözetimini yapmaması, gerekli ve zorunluuyarıcı levhalandırmaların konulmaması nedenleri ilekazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan davalıdan, meydana gelenzararın tahsili istemiyle Germencik Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeaçıldığı; ancak, davanın görevsizliknedeniyle reddine karar verilmesi üzerine, bu kez aynı istemleAydın 1.İdare Mahkemesi’ne davaaçıldığı; Aydın 1. İdare Mahkemesi’nce,2918 sayılı Yasa’nın 110. Maddesi uyarınca, davadaadli yargı yerinin görevli olduğu belirtilerek; 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu’nun 19. Maddesigereğince görevli yargı yerinin belirlenmesi amacı iledosyayı Mahkememize gönderdiği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; karayolundaki kusur sonucu meydana geldiği ilerisürülen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden Aydın 1. İdareMahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile; Germencik Asliye HukukMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Aydın 1.İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Germencik Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03.10.2012 günve 2011/135 Esas, 2012/327 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 1.4.2014 gününde Üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Davalı Belediyenin karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu meydana gelenkazada, davacının uğradığı maddi zararıntazmini istemi ile Adli Yargı İlk Derece Mahkemesinde davaaçılmış, Yargılama sonucunda"idarenin hizmet kusuruna dayalı açılan davalarıntam yargı davası niteliğinde bulunduğu, İdariYargıda açılması gerektiği" gerekçesiile dava dilekçesi yargı yolu yönünden reddedilmiş, Kararın kesinleşmesi üzerinebu kez davacı vekili aynı istekle İdari Yargıda dava ikame etmiş, İdare Mahkemesi deyargılamada sonucunda "uyuşmazlığın 2918Sayılı Yasa'nın 110. maddesi gereğince Adli Yargıdaçözümlenmesi gerektiği" gerekçesi ileMahkemenin görevsizliğine, 2247 Sayılı Yasa'nın19.maddesi gereğince görevli yargı kolunun belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığı'na gönderilmesine karar vermiş, Uyuşmazlık Mahkemecesinceyapılan inceleme sonucunda " 2918 Sayılı Yasa'nın110.maddesi hükümleri gözetildiğinde davanın AdliYargıda çözümlenmesi gerektiği"düşüncesi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılmasına, Adli Yargınıngörevli olduğuna oyçokluğuyla kesin olarak kararverilmiştir. Sayın çoğunluğunuyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabul edendüşüncesine iştirak edilmesi mümkündeğildir. Zira; Davada, davalı Belediyeninkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zararaneden olan kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918 Sayılı KTK'nın10.md. "Belediyelerin yapım ve bakımından sorumluolduğu yolları, trafik düzen ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmak, karayolu yapısında veüzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirlerialmakla görevli" olduğuna işaret edilmiş, TC Anayasası'nın 125/son md."idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü olduğu" kuralabağlanmış, 2577 Sayılı İYUK 2/1-bmd. "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan ihlaledilenler tarafından açılan tam yargı davaları,idari dava çeşitleri arasında" sayılmıştır. Bu durumda belediyesınırları içindeki yolun yapım, bakım veonarımının yapılmadığı nedeniyle doğanzararın tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alman idare hukuku kurallarına ve 2577 SayılıİYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görümve çözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayın çoğunluk,karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğanzararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011 gün 6099Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110.maddesine eklenen 1.fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğansorumtuRlık davaları Adli Yargıda görülür..." hükmü getirilmiştir. Sayın çoğunlukgörücünün aksine eldeki uyuşmazlık anılanyasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Çünkü, 2918Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiğigibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasa hükmünde geçenbu kanundan ve Adli Yargıda görülmesi gereken sorumlulukdavaları, 2918 Sayılı Yasa'nm 85.maddesinde düzenlenenmotorlu araçların işletilmesi nedeniyle verilen zararlardandolayı araç işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkindavalardır. Yasa değişikliğindenönce kamu araçlarının işletilmesi nedeniyle verilenzararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargıkolunda görüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından İdari ve Adli Yargıorganları arasında çıkan görevuyuşmazlıklarını sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işleteninsorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nm amacına uygun olarakAdli Yargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiştir. 2918 sayılı yasanın110. maddesinde yapılan yasa değişikliğine ilişkinHükümet gerekçesi de getirilen yeni hükmün bunedenle maddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan, sayınçoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C. Anayasasında,Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddi dışındayorumlu red kararı verebileceğine dair bir işaret yoktur.Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi birkanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez."hükmü böyle bir anlayışın benimsenmemişolduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Gerçi maddeiptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucununamacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesiniönlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarım, gerçek ve tüzelkişileri bağlaması itibariyle bir çeşit pozitifkanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur. (TürkAnayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu red kararıverilen bir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devam eder.Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddeninne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına, bundansonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir.Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirken yaptığıyorumunun diğer mahkemeleri bağlaması mümkündeğildir. Bir kanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onuuygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargı organları karar verir.Anayasa Mahkemesi Adli, İdari ve Askeri kollarının üstmahkemesi olmadığına göre bu yargı kollarındakimahkemelere kendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. Ohalde Anayasa Mahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarınınkendilerinden beklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerinAnayasa Mahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerinebağlıdır. Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarındayapılan yorumlar diğer mahkemeleri bağlamaz. Zira AnayasaMahkemesi kararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (TürjKfltfayasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza, Sayınçoğunluğun karan dayandırdığı T.C.Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik karannınbulunmaması, diğer yargı kollan ile arasında bir görevihtilafının çıkmaması nedeniyle uygulanmasımümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlanylaIçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somut uyuşmazlıktadavanın karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki idareninhizmet kusuruna dayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın110/1 md. motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğunun AdliYargıda görüm ve çözümünüdüzenleme altına almasına, Somut uyuşmazlığınanılan yasa hükmü kapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetinin usulüne ve hukukauygun olarak yürütülüp yürütülmediğininhizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı İYUK2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde idari Yargının görevliolmasına göre, Uyuşmazlıkta AdliYargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. KarşıOy Eyüp Sabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy