T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 456
KARAR NO : 2014 / 487
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : 1608 sayılı Kanun’un 1.maddesi uyarınca verilen idari para cezası ile işyerinin 2 hafta süre ile faaliyetten men edilmesine ilişkin Çorlu Belediyesi Encümen Kararının iptali istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :L.G. Vekili : Av. A.Ş.E. Davalı :Çorlu Belediye Başkanlığı O L A Y : Çorlu BelediyeBaşkanlığının 4.9.2013 gün ve 2013/1313sayılı Encümen Kararı ile, Çorlu İlçesi,Reşadiye Mahallesi, Kumyol Caddesi No:… adresinde faaliyetgösteren davacıya ait “R.P.” isimli işyerindeşikayet üzerine 30.8.2013 günü yapılan incelemede,canlı müzik izni almadan canlı müzikyapıldığının belirlendiğinden bahisle,Çorlu Belediyesi Zabıta Yönetmeliğinin 20. maddesinindördüncü fıkrasının beşinci kez ihlaledildiği gerekçesiyle, davacının 1608 sayılıKanun’un 1. maddesi uyarınca 183,00 TL para cezası ilecezalandırılmasına, işyerinin 2 hafta süre ilefaaliyetten men edilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili, idariyaptırım kararının iptal edilmesi istemiyle adli yargıyerine başvuruda bulunmuştur. ÇORLU 2. SULH CEZAMAHKEMESİ; 30.9.2013 gün ve D. İş: 2013/570 sayı ile, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesi uyarınca, idaripara cezası ile birlikte aynı kişi hakkında idariyargı yerinin görev alanına giren kararın da verildiğianlaşıldığından itirazınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, verilen kararitiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacıvekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. TEKİRDAĞ İDAREMAHKEMESİ; 13.11.2013 gün ve E:2013/1215 sayı ile, UyuşmazlıkMahkemesi’nin benzer kararlarını emsal göstererek veaynı gerekçelerle davanın görüm veçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına ve işinincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nin karar vermesinedeğin ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıylayapılan 1.4.2014 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık Mahkemesi GenelKurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdari yargı yerince,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, Mahkemece ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 1608 sayılıKanun’un 1. maddesi uyarınca, davacının 183,00 TL paracezası ile cezalandırılmasına, işyerinin 2 haftasüre ile faaliyetten men edilmesine ilişkin Çorlu BelediyesiEncümen Kararının iptali istemiyle açılmıştır. Umuru Belediyeye MüteallikAhkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 (1924) Tarih ve 486Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil 15.5.1930 tarih ve 1608sayılı Kanun’un, 3.1.1940 tarih ve 3764 sayılı Kanun’ladeğişik 1. maddesi, “Belediye meclis ve encümenlerininkendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyetdairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanunve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleriişleyenlere veya yapmayanlara elli liraya kadar hafif paracezası tertibine ve üç günden onbeş güne kadarticaret ve sanat icrasından men’e ve Türk Ceza Kanununun536,538,557,559 ve 577. maddeleriyle 553. maddesinin birincifıkrasında yazılı cezaları tayine belediyeencümenleri salahiyettardır. Şubelere ayrılan belediyelerdebu cezaları encümen namına ve yerine şubemüdürleri tayin ederler”; 5.7.1934 tarih ve 2575sayılı Yasa ile değişik 5. maddesinin birincifıkrasında, “Ceza kararlarına tebliğ tarihindenitibaren beş gün içinde mahsus hakimlere ve bulunmayanyerlerde sulh hakimliğine müracaatla şifahi veyayazılı itiraz olunabilir. İtiraz şifahi ise bir zabıttutularak muterize imza ettirilir” denilmekte; 6. maddesinde de, itirazüzerine tetkikatın evrak üstünde yapılacağı,itirazlar varit ise hakimin ceza kararını iptal ve para cezasıalınmış ise belediyenin geri vermesine hükmedeceği,itiraz varit görülmezse kararın tasdik olunacağı,itirazın otuz gün içinde neticelendirilmesinin mecburiolduğu, Hakimin izahat almak üzere lüzum görürsemuterizi veya vekilini celbederek dinleyebileceği belirtilmekte ve 7.madde ile, yazılı emir ile bozma yolu saklı kalmakkaydıyla, itiraz sonucunda hakim tarafından verilecek kararlarınkesin olduğuna ve temyiz edilemeyeceğine işaret edilmekte ikenUyuşmazlık Mahkemesi, Yasada sözü edilen “mahsushakim” ibaresinden, sadece belediye işleriyle ilgili cezalarayapılan itirazları çözümlemekle görevli olacaközel hakimlerin amaçlandığı; ancak, mahsus hakiminbulunmadığı yerlerde sulh hakimliğinebaşvurulacağının açıkça belirtilmişolması karşısında, bu tür cezalara karşıyapılan itirazın görüm veçözümünün adli yargı yerinin görevinegirdiği sonucuna varmıştır. 1608 sayılıYasa’nın, 8.2.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan23.1.2008 gün ve 5728 sayılı Kanun’un 66. maddesi iledeğişik 1. maddesinde, “Belediyemeclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerinverdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalifhareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veyaemrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediyeencümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmünegöre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine kararverilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir. Belediyeencümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfındayapılmasını da emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişitarafından yapılmaması hâlinde, masrafları yüzdeyirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediyetarafından yerine getirilir. Bumadde hükümleri ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayanhâllerde uygulanır” denilmiş, 5728 sayılıKanun’un 578. maddesinin (g) bendi ile, 15.5.1930 tarihli ve 1608sayılı Kanun’un 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, ek 1 ve ek 2.maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.5728 sayılı Kanun hükümleri 8.2.2008 tarihindeyürürlüğe girmiştir. Bu haliyle, 1608 sayılıYasa’da, idari para cezası ile işyerinin 2 hafta süre ilefaaliyetten men edilmesine ilişkin karara karşı kanun yolunailişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Öte yandan; 30.3.2005 gün ve5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3.maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır”; 16.maddesinde, “(1) Kabahatler karşılığındauygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî paracezası ve idarî tedbirlerden ibarettir. (2) İdarîtedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yeralan diğer tedbirlerdir”; 19. maddesinde, “(1) Diğerkanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek vesanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerininkapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetingeri alınması, d)Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferdenalıkonulması, Gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” düzenlemeleri yeralmıştır. Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni biryasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe deetkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, davacıya ait işyerinin 1608sayılı Kanun’un 1. maddesine dayanılarak ve bu maddedeöngörülen sürelere uygun olarak süresiz değil,belirli bir süre (2 hafta) faaliyetten men edilmesine ve davacınınidari para cezası ile cezalandırılmasına kararverildiği, kararın bu haliyle 5326 sayılı Kanun’un16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerindenolduğu, 1608 sayılı Kanun’da bu idariyaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, “183,00 TL para cezası ilecezalandırılmasına, işyerinin 2 hafta süre ilefaaliyetten men edilmesine” dair karara karşı açılandavanın görüm ve çözümünde, anılanKanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Tekirdağ İdare Mahkemesince yapılan başvurununkabulü ile, Çorlu 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Tekirdağ İdare Mahkemesince yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile, Çorlu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.9.2013gün ve D.İş: 2013/570 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 1.4.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy