T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 160
KARAR NO : 2014 / 209
KARAR TR : 3.3.2014
ÖZET : Davacının taşınmazı üzerinde konulan kısıtlamanın (hukuki el atmanın) yol açtığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : M.G. Vekili : Av.M.E.A. Davalılar :1.Yenimahalle Belediye Başkanlığı Vekili :Av.Ö.A. 2.Gençlikve Spor Bakanlığı Vekili :Av.D.K. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankaraİli, Yenimahalle İlçesi, Yuva Mahalle, 43215 Ada, 1 Parselsayılı taşınmazın hisseli maliki olduğunu,taşınmazın imar planında “Spor Alanı” olarakayrıldığını, Yargıtay Hukuk GenelKurulu’nun 15.12.2010 tarih 2010/5-662 E. ve 2010/551 K. sayılıkararı ile her tür yerlerin bedelinin ödeneceğine kararverildiği halde bugüne kadar idareye yapılan müracaatlararağmen hiçbir bedelin ödenmediğini belirterek; fazlayailişkin talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıylaşimdilik 1.000,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek kamualacaklarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, davalılardantahsili ile taşınmazın tapu kaydının davalılaradına tescil ettirilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Davalı YenimahalleBelediye Başkanlığı vekili süresi içerisindesunduğu cevap dilekçesinde özetle, görev itirazındabulunmuştur. Ankara 9.Asliye HukukMahkemesi: 31.10.2013 gün ve 2013/47 Esas sayılı kararıile, davalı Yenimahalle Belediye Başkanlığı vekiliningörev itirazının reddine karar vermiştir. Davalı YenimahalleBelediye Başkanlığı vekilinin, idari yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçe üzerine,dava dosyasının onaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. DanıştayBaşsavcısı: İdarelerin 3194 sayılı İmarKanunu’nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon,kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idariişlem, bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduklarıprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri yani, bu konudaki hareketsizliklerin de, idarieylem niteliği taşıdığını belirterek,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yeralan "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları," hükmü gereğince idariyargı yerinde görülmesinin gerektiği belirtilerek, 2247sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, davanıntaşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönünden, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesinekarar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlütoplantısında; l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeyegöre, davalı Yenimahalle Belediye Başkanlığı vekilininanılan Yasanın 10/2.maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, davalı Yenimahalle BelediyeBaşkanlığı açısından, davanıntaşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönünden, 10.maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacınınhisseli maliki olduğu taşınmazının imar planında “SporAlanı” olarak ayrıldığını, YargıtayHukuk Genel Kurulu’nun 15.12.2010 tarih 2010/5-662 E. ve 2010/551 K.sayılı kararı ile her tür yerlerin bedelininödeneceğine karar verildiği halde bugüne kadar idareyeyapılan müracaatlara rağmen hiçbir bedelinödenmediğini belirterek; fazlaya ilişkin talep ve ıslahhakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL bedelindava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanan enyüksek faizi ile birlikte, davalı idarelerden tahsili iletaşınmazın tapu kaydının davalılar adına tescilettirilmesi istemiyle açılmıştır. Dosyakapsamında yapılan inceleme neticesinde, davacı vekilinin davadilekçesinde dava konusu taşınmaza fiilen elatıldığı iddiasının olmadığı, davadosyasında dava konusu taşınmaza fiilen elatıldığına dair bir bilgi ve belge debulunmadığı, mahkemesine yazılan müzekkereye verilen29.01.2014 gün ve 2013/47 Esas sayılı yazı cevabında damahkemenin 30.01.2013 tarihli duruşmasında verilen ara kararıgereği keşif yapılmasına karar verildiği, ancakkeşif ücreti davacı vekili tarafından ödenmediğiiçin keşfe gidilmediğinin bildirildiği, ayrıcaaynı parsele ilişkin olarak başka bir hissedar tarafındanaçılan davaya bakan Ankara 10.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce2011/282 Esas sayılı dosyasında yapılan keşifsonrası aldırılan bilirkişiler Kadir Aslan, CemileSakıncı, Bayram Erdoğan’a ait 15.09.2011 tarihlibilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza fiilen elatıldığına dair bir tespite yer verilmediği gibi raporaekli fotoğraflardan taşınmazın keşif tarihi itibariyleboş olduğu görülmüş, bu suretle dava konusutaşınmaza davalı idarelerce fiilen elatılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur. a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır. b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir. Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir. İmar planları alenidir. Bualeniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. BelediyeBaşkanlığı ve mülki amirlikler, imarplanının tamamını veya bir kısmını kopyalarveya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespitedilecek ücret karşılığında isteyenlere verir. c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Olayda,imar planının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konuparselin imar planında “Özel Spor Alanı”ndakaldığı, taşınmaza davalı idarelerce fiilen elatılmadığı, kamulaştırmasız el atmanedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğininiddia edildiği; davanın konusunun, davalı idarelerce 3194sayılı Kanunu uyarınca kamu gücü kullanılarak tekyanlı irade ile yapılan imar planlarında yer alandavacının hissedar olduğu taşınmazın bedelinintazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmış olup,belirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalı imaruygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminine yönelikbulunan davanın, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesigerekmektedir. Öte yandan, taşınmazınimar planında “dere mutlak koruma alanı”nda kalması nedeniyletaşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisininkısıtlanması nedenine dayalı olarak davacınınAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı tazminatdavasında, bu Mahkemece 4.11.1983 günlü, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6 ncı maddesininkimi fıkralarının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesineyapılan itiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E:2013/93, K: 2013/101 sayılı kararında ”…Davacının mülkü üzerinde tasarruf etmehakkının kısıtlanması, idarenin bir eylemindendeğil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gereken kamulaştırmaişlemlerini yapmamak biçiminde tezahür eden bir eylemsizliğisöz konusudur. Öte yandan kamulaştırmasız el atmadansöz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareyegeçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsisedilmiş olması gerekmektedir. Oysa, mahkemede görülendavaya konu olayda olduğu gibi imar kısıtlamaları’ndataşınmaz zilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup,yalnızca malikin ilgili mevzuattan kaynaklanan bazıkısıtlamalara maruz kalması söz konusu olmaktadır.Sonuç olarak, davacının taşınmazının imarplanlarında “ dere mutlak koruma alanı” ndabırakılması nedeniyle, tasarruf hakkınınkısıtlanmasının kamulaştırmasız el atmasonucu olduğu ve tasarruf hakkının kısıtlanmasısebebiyle doğan zararın ancak idari yargıda açılacakbir tam yargı davasına konu edilebileceği sonucunaulaşılmaktadır. Dolayısıyla bakılmakta olan dava,itiraz başvurusunda bulunan mahkemenin görev alanınagirmemektedir. Nitekim, Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeriyargı merciileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyle oybirliğiylereddedilmiştir. Yine taşınmazı imar planında“spor alanı” olarak ayrılan davacının AsliyeHukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasında,davalı idarelerin görev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilenkararda (Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesive başvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddialarınözünün Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikayeti niteliğinde olduğu, UyuşmazlıkMahkemesi kararının bariz bir şekilde keyfilik deiçermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete,30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla,imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki elatmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır. Açıklanan nedenlerle, DanıştayBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü iledavalı Yenimahalle Belediye Başkanlığı vekiliningörev itirazının Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’ncereddine ilişkin kararın, tazminata ilişkin kısımyönünden kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,davalı Yenimahalle Belediye Başkanlığı vekilininGÖREV İTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN,Ankara 9.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 31.10.2013 gün ve 2013/47 Esas sayılı KARARININ TAZMİNATAİLİŞKİN KISIM YÖNÜNDEN KALDIRILMASINA, 3.3.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy