T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 409
KARAR NO : 2014 / 448
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :E.S.
Vekili :Av. M.R.Ç.
Davalı :Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekilleri :Av.S.D., Av. A.A.
O L A Y :Davalı Şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasanın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen davacı 11.11.2008 tarihinde Diyarbakır Valiliği, Bayındırlıkve İskan Müdürlüğü emrineatanmıştır.
Davacıvekili, müvekkilinin işten çıkarılıp DevletPersonel Başkanlığına bildirildiği tarihte, eködemenin maaş nakil belgesinde gösterilmediğinden bahisle;fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla03.06.2006 tarihinden 15.09.2007 tarihine kadar ödenmeyen 1.270,00 TLYüksek Planlama Kurulu Kararları ve enflasyon farkındankaynaklı ücret alacaklarının, ödenmesi gerekenaylardan itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline kararverilmesi istemiyle 3.6.2011 tarihinde adli yargı yerinde TürkTelekomünikasyon A.Ş.ne karşı dava açmış;davalı tarafın talebi üzerine dava MaliyeBakanlığına da ihbar edilmiştir.
Diyarbakır2. İş Mahkemesi; 16.12.2011 gün, E:2011/641, K:2011/912sayı ile davanın kabulüne karar vermiş; bu kararakarşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay9. Hukuk Dairesi; 12.03.2012 gün, E:2012/8540, K:2012/7960sayılı ilamı ile hükmün esastan bozulmasına kararvermiş; Diyarbakır 2. İş Mahkemesi; 25.06.2012 gün,E:2012/507, K:2012/456 sayı ile; önceki kararında direnmişve yeniden davanın kabulüne karar vermiştir.
Bukarara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerineYargıtay Hukuk Genel Kurulu; 26.12.2012 gün ve E:2012/9-1520, K:2012/1390sayı ile; Uyuşmazlığın, 5473 sayılı Kanunadayalı olarak denge tazminatından kaynaklanan fark ücretalacağının belirlenmesi yönünden yapılanaraştırmanın yeterli olup olmadığınoktasında toplandığı; Hukuk GenelKurulu’nda yapılan görüşmeler sırasında5473 sayılı Kanuna dayalı olarak denge tazminatındankaynaklanan fark ücret alacağına ilişkin davalarda adliyargı mahkemelerinin görevli olup olmadığı hususununön sorun olarak değerlendirildiği; uyuşmazlığınçözümünde öncelikle konuya ilişkin yasalmevzuatın ve davalı Türk Telekomünikasyon AŞ'nin ve bukuruluşta çalışan personelin özelleştirmeöncesi ve sonrasındaki hukuki statüsününaçıklığa kavuşturulmasının zorunluolduğu; bilindiği üzere, Türk Telekomünikasyon AnonimŞirketinin, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun, 18.06.1994günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 4000 sayılı Yasa'yladeğiştirilen 1. maddesi uyarınca, Posta işletmesi GenelMüdürlüğü'nce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim şirket şeklinde yapılandırılmasısuretiyle kurulduğu ve 233 ile 399 sayılı KanunHükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadi kuruluşustatüsü verildiği; 29.01.2000 günlü ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve TelekomAŞ'nin özelleştirilmesi amacıyla yapısınınyeniden düzenlenmesine yönelik kurallar getiren 4502 sayılıYasa'nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa'nın 1. maddesineeklenen dokuzuncu fıkrada, Telekom'un, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu, Kamu iktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuatın Telekom'a uygulanmayacağı kuralına yerverildiği; anılan kuralın, 23.05.2001 günlü ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4673sayılı Yasa'nın 1 maddesi ile değiştirildiği veTelekom'un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonimşirket olduğu, bu Kanun hükümleri saklı kalmaküzere, kamu İktisâdi teşebbüsleri de dahil,sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluşve ortaklıklarına uygulanan mevzuatın Telekom'auygulanmayacağının belirtildiği; ayrıca, TürkTelekom AŞ.nin 4502 sayılı Yasa'nın Geçici 3.maddesi ile 233 sayılı KHK'nin ekindeki "B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)" bölümünde yer alan kuruluşlarlistesinden çıkarıldığı; 4502 ve4673 sayılı Yasa'lar ile yapısı yeniden düzenlenenTürk Telekom'da çalışan personelin hukukistatüsünün de, 406 sayılı Yasaya 4502 sayılıYasa ile eklenen Ek 22. madde ile yeniden düzenlendiği, anılanmaddede Türk Telekom'daki kamu payı %50'nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklar dışında kalan personelin işmevzuatı uyarınca istihdam edileceği, iş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarınYönetim Kurulu tarafından tayin olunacağı kurallarınayer verilmiş olduğu, ayrıca bu yasanın geçici 4. maddesinde,4502 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiğitarihte Türk Telekom'da 399 sayılı Kanun HükmündeKararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmeli personelstatüsünde çalışmakta olanlardan isteyenleriniş mevzuatına tabi personel statüsünegeçirileceği, iş mevzuatına tâbi personelstatüsüne geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük haklarıyla istihdamlarına devam olunacağıkurala bağlanarak, iş mevzuatına geçmek istemeyenlerinmevcut statü, sosyal ve özlük haklarının korunmuşolduğu; hisselerin fiilen devredildiği ve TelekomünikasyonHizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi'nin imzalandığı 14.11.2005 tarihindensonra, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuk tüzelkişisine geçen Türk Telekomun kamu kuruluşuniteliğini kaybettiği; ancak, 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılı Kanun'un 14. maddesi iledeğişik birinci fıkrasında, özelleştirme tarihiitibarıyla Türk Telekom'da çalışmakta olanpersonelin haklarının korunması amacıyla, hukukistatülerini ve kamu kurumlarına nakil olanaklarınıbelirleyen bazı özel düzenlemelere yer verildiği, bunagöre Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; TürkTelekom'da, Ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen aslî vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 399sayılı KHK'ye tâbi olarak kadrolu veya sözleşmelipersonel statüsünde çalışanlar ve kapsamdışı personelin, kamu görevlerinden yüz seksengün aylıksız izinli sayılacağı, aynı maddeyegöre, bu personelin belirtilen süre içinde TürkTelekom'da çalışmaya devam edeceği, malî veözlük haklarının Türk Telekom tarafındankarşılanacağı, belirtilen süre içinde nakletâbi personelden Türk Telekom tarafından hizmetineihtiyaç duyulmayanların, tespit edildikleri tarihten, kendiisteği ile nakil talep edenlerin ise talep tarihinden itibaren engeç doksan gün içinde nakil için Türk Telekomtarafından Devlet Personel Başkanlığınabildirilecekleri; anılan yasal düzenlemelerkarşısında Telekom AŞ.'nin özelleştirilmesisonucunda, işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısasürede imkansız personelin isteklerine bağlı olarak makulbir süre kamu görevlerinden aylıksız izinli sayılaraközel hukuk tüzel kişisinde çalışmalarınaolanak sağlandığının anlaşıldığı,buna göre, söz konusu personelin, aylıksız izinli olarakgeçen sürede kamu personeli statülerinin devam ettiği; diğer yandan, imtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukuramlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklenmiş olduğu; bugörevler kapsamında 406 sayılı Yasa hükümleriuyarınca davalı şirket tarafından, hak sahibi personelininDevlet Personel Başkanlığı'na bildirmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerinbulunduğu; sayılan işlemlerin, idare hukuku alanındahukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlemekte esas alındığı; belirtilen nitelikleriyle,söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukukualanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeolduklarının anlaşıldığı; öte yandan,davalı şirketin belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle herhangi birözel hukuk tüzel kişisinden farklı bir hukuki statüiçinde bulunduğunun anlaşıldığı, bu nedenlediğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklı birilişkisi bulunan tüzel kişilerin bazı işlemlerinin,nitelikleri esas alınmak suretiyle de idari işlem niteliğindebulunduğu; o halde, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmekle görevli ve yetkili kılınmasınedeniyle, diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklıolarak kimi kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere tabi olan, 406 sayılı Yasahükümleri ile kamu kurumlarına nakil hakkı bulunandiğer bir ifade ile kapsam dışı nakle tabi personeli ileilgili olarak bazı kamusal görevler yüklenen davalışirketin, belirtilen görevleri kapsamında tesis ettiğiişlemlerin idari işlem niteliğinde olduğu ve buişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idariyargının görevinde bulunduğunun kabul edilmesigerektiği; somut uyuşmazlıkta özelleştirmedenönce statü hukuku hükümlerine tabi davacıniteliğindeki personelin, özelleştirme sonrası belirli birsüre içinde davalı ile özel hukuk hükümlerinetabi olarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırıldığı, nakledildiğindetekrar statü hukuku kapsamına girdiği; davacınıniş sözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi, 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi; bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi; personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığınıngörüldüğü; bu işlemlerin idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personelihakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idariişlem niteliğinde olduklarının açık olduğu,idari işlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adliyargı yerinde değil, idari yargı yerindeçözümlenmesi ve 5473 sayılı Kanundan kaynaklanan eködeme alacağının tahsili istemiyle, anılan idareyekarşı açılan davalarda, idari yargı yeriningörevli olduğunun kabul edilmesi gerektiği; nitekim,Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07.04.2011 gün2011/55 E. 2011/205 K. sayılı kararında da kamusal görevleryüklenen davalı şirketin bu görevleri kapsamında, 5473sayılı Kanun gereği tesis ettiği işlemlerin idariişlem niteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğuna karar verilmiş olduğu; bu durumda mahkemece; somutuyuşmazlıkta idari yargı mahkemelerinin görevliolduğunun kabulü ile bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken,yanılgılı değerlendirme ile önceki kararda direnilmesininusul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; Diyarbakır2. İş Mahkemesi’nin direnme kararının bozulmasınakarar vermiştir.
DİYARBAKIR2. İŞ MAHKEMESİ; 26.4.2013 gün, E:2013/283, K:2013/291sayı ile, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bozma ilamına uymaksuretiyle davanın görev yönünden reddine karar vermiş,bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
DİYARBAKIR2. İDARE MAHKEMESİ: 14.6.2013 gün ve E:2013/1758, K:2013/740sayı ile, telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulanulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarak yürütmeklegörevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya aitbulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğu;özelleştirme kapsamında bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’deki tamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden %55’inin, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’yesatıldığı; dava dosyasının incelenmesinden;davacı ile davalı kurum arasında, davalı kurum özelhukuk tüzel kişiliği kazandıktan sonra iş akdisözleşmesi imzalandığı, maaşına eklenmeyen03.6.2006-15.9.2007 tarihleri arası Yüksek Planlama KuruluKararları ve enflasyon farkından kaynaklı toplam 470,00TL'nin;Diyarbakır İş Mahkemesi'nde açılan davanıngörev yönüyle reddedilmesi üzerine yasal faiziyle birlikteödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığınınanlaşıldığı; incelenen uyuşmazlıkta,davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olması vedavacının iş akdi imzalamış bir işçistatüsünde olması karşısında, idari yargıyetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varıldığıgerekçesiyle; davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 15/1-a.maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş; bu karara karşıyapılan itiraz üzerine Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi2.10.2013 gün ve E:2013/1704, K:2013/1655 sayı ilehükmün onanmasına karar vermiş; karar düzeltme istemiDiyarbakır Bölge İdare Mahkemesinin 9.1.2014 gün veE:2014/26, K:2014/63 sayılı kararı ile reddedilmiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında;
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, davacı vekilinin talebi üzerine, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle, UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalıkurumda görev yapmakta iken,406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adıDevlet Personel Başkanlığına bildirilen, sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaşnakil ilmühaberinin yanlış düzenlendiğiiddiasıyla yeniden düzenlenmesi ve bundan kaynaklı olduğuiddia olunan zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
1953 tarih ve6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf veTelefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılıTelgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılıYasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis veişletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesi GenelMüdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyonhizmetleri ise, “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)”tarafından yürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milligüvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetim ve seferberlikhallerinde telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesineilişkin özel kanunların hükümlerisaklıdır”; Ek 29. maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değişik birincifıkrasında, “Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamupayının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda;Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öteyandan; 406 sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alan kuruluşlarlistesinden çıkarılmıştır.
Budüzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer TelekomünikasyonA.Ş.’ne satılmıştır.
Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan4502 sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunların dışındakalan personel iş mevzuatı uyarınca istihdam edilir.İş mevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkinkayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafından tayinolunur” hükmüne yer verilmiş; bu bent hükmü,4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılan değişikliklersonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6.md.) Türk Telekomdaki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranır. (Mülga ikincive üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.) Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmünü almış; aynı maddenin(b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olanTürk Telekom çalışanlarının aylıkücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulutarafından tespit olunacağı kuralabağlanmıştır. 406sayılı Yasa’nın anılan Ek 22.maddesi uyarınca, TürkTelekom A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla,Kurumda görev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406sayılı Yasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398sayılı Kanun’la değişik birinci fıkrasında,“Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22 nci maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasa koyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında başka bir kamu kurumu emrine atanandavacı tarafından, maaş nakil ilmühaberinin yenidendüzenlenmesi ve yanlış düzenlenmesi sebebiyleuğranıldığı iddia olunan zararın tazminiistemiyle 3.6.2011 tarihinde dava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı görevli olduğundan Diyarbakır 2. İşMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 2.İş Mahkemesi’nin 26.4.2013 gün, E:2013/283, K:2013/291 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 1.4.2014 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy