T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 /315
KARAR NO : 2014 / 357
KARAR TR : 01.04.2014
ÖZET : Sağlık Bakanlığı İzmir Bergama Devlet Hastanesi’nde hizmetli olarak görev yapmakta iken Valilik Makamının Oluru ile Bergama 112 Acil Yardım ve Kurtarma İstasyonuna şoför olarak görevlendirilmesi sonrasında 08.02.2009 tarihinde İzmir’e sevki yapılan hastayı Ege Üniversitesi Hastanesine teslim edip, dönüş esnasında meydana gelen trafik kazası sonucu hayatını kaybeden davacıların murisi hakkında 5510 sayılı Kanunun 47.maddesinin 1.fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun kararının iptali, müteveffanın vazife malulü sayılması istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : Kendi adına asaleten; A.H.adına velayeten
H.H.
Vekilleri : Av. N.M., Av. Ü.D.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili : Av. R.E. (Adli Yargıda)
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacı H.H.’ineşi, diğer davacının babası Olan E.H.’in,Sağlık bakanlığı İzmir Devlet Hastanesi’ndehizmetli olarak görevli olduğu halde, Valilik Oluru ile ihtiyacabinaen Bergama 112 Acil Yardım ve Kurtarma İstasyonu’ndaşöfor olarak görevlendirildiğini, 08.02.2009 tarihindeİzmir’e sevki yapılan acil bir hastayı EgeÜniversitesi Hastanesi’ne teslim ettikten sonra dönüşsırasında meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini,hakkında adi malul hükümlerininuygulandığını, vazife malulü sayılmasıkonusunda davalı kuruma yapılan başvurunun reddine ilişkin16.09.2009 tarih ve 843 sayılı kararın hukuka aykırıolduğunu ileri sürerek iptali istemiyle 18.11.2009 tarihinde idariyargıda dava açmıştır.
ANKARA 7. İDARE MAHKEMESİ: 09.12.2009gün ve E:2009/1758 K:2009/1798 karar sayılı ilamında “…5510 sayılı Kanun’un 27. Maddesi ile değişik 47/1maddesinde; “ bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten sonra ilk defa 4. Maddenin birinci fıkrasının ( c)bendi kapsamında sigortalı olanlar içinaşağıdaki hallerde vazife malullüğühükümleri uygulanır.25. maddede belirtilen malullük;sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veyavazife dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangibir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veyakurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparkenya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi veişten dönüşü sırasında veya iş yerindemeydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazifemalullüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malulüdenir.
Vazife malullükleri;
a) Keyif verici içki ve her çeşitmaddeler kullanmaktan,
b) Kanun, Tüzük ve emir dışındahareket etmiş olmaktan,
c) Yasak fiilleri yapmaktan,
d) İntihara teşebbüsten,
e)Her ne suretle olursa olsun kendisineveya başkalarına menfaat sağlama veya zarar vermeamacından, doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkındavazife malullüğü hükümleri uygulanmaz”hükmüne yer verilmiştir.
Aynı yasa’nın “Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”başlıklı 101. Maddesinde; “ Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.” hükmügetirilmiştir…” gerekçesiyle davanın 2577sayılı İdari yargılama Usulü Yasasının15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine dair verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, aynıgerekçe ile, davalı idare ile davacılar arasındaki mevcutmuarazanın giderilerek, davacıların murisi E.H.’in ilgiliyasa uyarınca hak sahipliği yönünden “vazifemalulü “ olarak kabul ve tespit edilmesi istemiyle 22.02.2010tarihinde adli yargıda dava açmıştır.
BERGAMA 1. ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ (İŞ MAHKEMESİ SIFATIYLA): 07.05.2010 gün veE:2010/139 K:2010/285 sayılı kararı ile verdiği yetkisizlikkararı 18.05.2010 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiş vedosya talep üzerine İzmir Nöbetçi İşMahkemesine gönderilmiştir.
İZMİR 9. İŞMAHKEMESİ: 19.09.2011 gün ve E:2010/494 K:2011/586 sayılıkararında; davanın kabulüne, davalı idare iledavacılar arasındaki mevcut muarazanın giderilerekdavacıların murisi E.H.’in vazife maluliyeti kapsamındasayılması gerektiğine karar vermiş, kabul kararıdavalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ:24.01.2013 gün ve E: 2011/13870 K:2013/1029 sayılıkararında “… 5510 sayılı Yasa’nınyürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önceEmekli Sandığı iştirakçisi olan eşininSağlık bakanlığı Bergama Devlet Hastanesinde hizmetliolarak görev yapmakta iken Valilik makamının onayı ileihtiyaca binaen 112 Acil Yardım ve Kurtarma İstasyonundaşoför olarak görevlendirildiği 08.02.2009 tarihindeİzmir’e bir hastanın sevki sonrası dönüşyolunda müteveffanın sevk ve idaresindeki ambulansı acilbakım teknikeri olarak görev yapan Duran Bostancı’nınkullanmasına izin verdiği bu şahsın yaptığıkaza sonucu öldüğü ölüm olayının vazifemalulü olarak kabulüne ilişkin isteminçözümünün idari yargının görevalanına girdiği gözetilerek 6100 sayılıHMK’nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan‘yargı yolunun caiz olmaması’ nedeniyle davanınusulden reddine karar verilmesi…” gerekçesiyle davalıvekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmünbozulmasına karar vermiştir.
İZMİR 9. İŞMAHKEMESİ: 03.04.2013 gün ve E:2013/204 K:2013/171 sayılıkararı ile, bozma ilamına uyarak, dava şartı olanyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle, davanın usulyönünden reddine karar vermiş ve verilen karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 01.04.2014günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının; davacının istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece 15. maddede belirtilenhükmün aksine, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası temin edilmeden gönderildiğigörülmekte ise de; Başkanlıkça idari yargıdosyasının da ilgili Mahkemesinden getirtildiği vesonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, SağlıkBakanlığı İzmir Bergama Devlet Hastanesi’nde hizmetliolarak görev yapmakta iken Valilik Makamının Oluru ile Bergama112 Acil Yardım ve Kurtarma İstasyonuna şoför olarakgörevlendirilmesi sonrasında 08.02.2009 tarihinde İzmir’esevki yapılan hastayı Ege Üniversitesi Hastanesine teslim edip,dönüş esnasında meydana gelen trafik kazası sonucuhayatını kaybeden E.H. hakkında 5510 sayılı Kanunun47.maddesinin 1.fıkrasına göre vazife malullüğühükümlerinin uygulanamayacağına ilişkin SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı VazifeMalullüğü Tespit Kurulunun 16.10.2009 gün ve 69.263.100sayılı kararının iptali ve E.H.’in vazife malulüsayılması istemiyle açılmıştır.
Dosya kapsamında yer alan SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı Vazife MalullüğüTespit Kurulunun 16.10.2009 gün ve 69.263.100 sayılı kararınailişkin yazıda; 08.02.2009 tarihinde, ambulansta acil bakımteknikeri olarak görevli bulunan Duran Bostan’ın kendiisteği üzerine kullandığı aracın kazayapması sonucu davacıların murisi E.H.’in ölümolayının gerçekleştiği, fiilen sürücülükgörevini ifa ettiği sırada meydana gelmediği gibi,sürücü olarak görevlendirildiği ambulansıbaşka birine kullandırması eylemi de 5434 sayılıKanunun 48 maddesinin ( b) fıkrası kapsamına girdiğinden,hakkında 5510 sayılı Kanunun 47. Maddesinin 1.Fıkrasının vazife malullüğühükümlerinin uygulanmasına imkanbulunmadığının belirtildiğianlaşılmıştır.
31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (Tarım Bağ-Kur’luları),tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarımsigortalıları), devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini(Emekli Sandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun 47.maddesi ''VazifeMalullüğü'' nü düzenlemekte olup, maddenin1.fıkrasında; ''...25inci maddede belirtilen malûllük; sigortalılarınvazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleridışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamuidaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veyakurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparkenya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi veişten dönüşü sırasında veya işyerindemeydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazifemalûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazifemalûlü denir.'' hükmü yer almaktadır.
5510 sayılı Kanunun iptaliamacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi, 15.12.2006 tarih veE: 2006/111, K: 2006/112 sayılı kararıyla, anılan Kanununbirçok maddesi ile birlikte, bu Kanunun yürürlüktarihinden önce 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanunu hükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar vediğer kamu görevlilerini diğer sigortalılarla aynısisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi) hükümlerin iptalinekarar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunda düzenlemeleryapılmış ve anılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci veGeçici 4 ncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihindenönce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimi hükümlerininiptali istemiyle açılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla(RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayı redlesonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememizönündeki uyuşmazlığa ışık tutacakşekilde şu gerekçeye dayandırmıştır:“…5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında 5434sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bubakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden önce statüde bulananmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlikmevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve idarieylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır…”
Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esasların uygulanacağıdolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır.
Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi kararınınbu uyuşmazlığın çözümünde esasalınacağı tartışmasızdır.
Dosya kapsamında yer alan E.H.’eait Hizmet Belgesinde yapılan incelemede, göreve başlamatarihinin 31.12.1993 olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, 5510 sayılıKanun'un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten önce emeklisandığı iştirakçisi olan müteveffanıneşi olan davacı tarafından açılan davanın,görüm ve çözümünde idari yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 7. İdare Mahkemesiningörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin 09.12.2009gün ve E:2009/1758 K:2009/1798 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 01.04.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri BAYDAR
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Sıddık
YILDIZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy