T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 247
KARAR NO : 2014 / 286
KARAR TR : 03.03.2014
ÖZET: Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A. Sigorta A.Ş.
Vekili :Av. D.Ş.
Davalı : KarayollarıGenel Müdürlüğü
Vekili :Av. D.G. ( Adli Yargıda)
OL A Y : Davacı şirketvekili dava dilekçesinde özetle; 21.09.2011 tarihinde Manisa-Balıkesir karayolunda oluşan su birikintisi nedeniyle meydana gelenkazaya davacı şirket tarafından kasko sigorta poliçesiylesigortalanan 06 PST 71 plakalı aracın dakarıştığını, kaza sonucu aracın pert-totalişlemine tabi tutulmasının ardından, 43.000,00TL’nin14.11.2011 tarihinde sigortalıya ödendiğini belirterek; bukazanın oluşumunda davalının %33 oranında kusurluolduğu gerekçesiyle 4.627,00 TL nin ödeme tarihinden itibarenişleyecek faiziyle birlikte davalı idareden tahsili istemiyle idariyargı yerinde dava açılmıştır.
BURSA3. İDARE MAHKEMESİ: 19.06.2012 gün ve E: 2012/640 K: 2012/707sayılı kararı ile, davalı idarenin sorumluluğundabulunan karayolunun bakım ve onarımının gereği gibiyapmaması nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucu oluşanzararın tazminine ilişkin olarak 2918 sayılı Yasanın110. maddesi kapsamındaki iş bu sorumluluk davasınıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olması nedeniyle idari yargının görevsizolduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine dair verilen karar, Bursa Bölge İdare Mahkemesi’nin27.09.2012 gün ve E:2012/2169, K:2012/2069 sayılı kararıile onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 12.03.2013 gün E:2012/683 K: 2013/170sayılı kararında özetle; idarenin hizmet kusuruna dayanantazminat isteklerinin tam yargı davası olarak idari yargıyerinde ileri sürülmesi gerektiği gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine dair verilen kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili adli ve idari yargı yerlerince verilengörevsizlik kararları nedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 03.03.2014 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; adli ve idari yargı yerleri arasında anılanYasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, davadosyalarının 15.maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiğive usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracınuğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin,zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuentazminat davasıdır.
2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklarave yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; şirketesigortalı vasıtanın 21.09.2011 tarihinde geçirdiğitrafik kazası nedeniyle meydana gelen hasardan dolayısigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusur nispetinegöre fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 4.627,92TL rücuen tazminatın 14.11.2011 tarihinden itibaren işleyecekfaiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle davanınaçılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Belediyealeyhine idare mahkemesinde açılan başka bir tazminat taleplitam yargı davasında, İdare Mahkemesi 2918 sayılıYasanın 110.maddesinin 1.fıkrasının birinci ve ikincicümlelerinin Anayasaya aykırı olduğu kanısınavarmış, İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyleyaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 8.12.2011gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı ve 8.11.2012 gün veE:2012/118, K:2012/170 sayılı aynı içerikli ikikararı ile; “2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında,bu Kanun’dan doğan sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceği öngörülmektedir.İtiraz başvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davayabakmakta görevli ve yetkili mahkeme değildir.
Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddigerekir.” kararına varmıştır. Başvurunun Mahkeme’ninyetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.” kararınavarmıştır. Nihayet, aynıkonuda Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılan itiraz başvurusundaAnayasa Mahkemesi 26.12.2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılıkararıyla; yasakoyucunun “haklı neden” ve “kamuyararı” gerekçesiyle idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargı organına bırakabileceği,davanın somutunda da 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesininbirinci fıkrası ile bu görevin adli yargıya bırakılmasındaAnayasa’ya aykırı bir yön bulunmadığıgerekçesiyle, maddenin iptal isteminin oy birliğiyle reddine kararvermiştir. Anayasa’nın 158. inci maddesinin son fıkrasında“Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin 26.12.2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı,yasakoyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, 2918 Sayılı Kanunun 110 uncu maddesininbu nedenle Anayasa’ya aykırı olmadığına dairolup, esası itibariyle görev konusunda verilmiş birkarardır ve Anayasanın 158 inci maddesi uyarınca baştaMahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Bursa1.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, Bursa 1. Asliye HukukMahkemesi’nin 12.03.2013 gün E:2012/683 K: 2013/170 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 03.03.2014 günündeüye Eyüp Sabri BAYDAR’ın KARŞI OYU VEOYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞIOY Davalı İdarenin karayolunun yapım,bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu meydana gelen kazada,davacının uğradığı maddi zararın tazminiistemi ile İdari Yargıda dava açılmış, Yargılama sonucunda""Uyuşmazlığın 2918 SayılıYasa'nın 110. maddesi gereğince Adli Yargıdaçözümlenmesi gerektiği" gerekçesi ilegörevsizlik kararı verilmiş, Kararın kesinleşmesi üzerine bu kezdavacı vekili aynı istekle Adli Yargı İlk Derece Mahkemesindedava ikame etmiş, Adli Yargıda yargılama sonucunda idareninhizmet kusuruna dayalı açılan davaların tam yargıdavası niteliğinde bulunduğu, idari Yargıdaaçılması gerektiği" gerekçesi ile davadilekçesi yargı yolu yönünden reddedilmiş, 2247 sayılı yasanın 19. maddesigereğince görevli yargı kolunun belirlenmesi için dosyaUyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmiş, Uyuşmazlık Mahkemesince yapılaninceleme sonucunda "2918 Sayılı Yasa'nın 110.maddesihükümleri gözetildiğinde davanın Adli Yargıdaçözümlenmesi gerektiği" düşüncesi ileAsliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararınınkaldırılmasına, Adli Yargının görevliolduğuna oyçokluğuyla kesin olarak karar verilmiştir. Sayın çoğunluğunuyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabul edendüşüncesine iştirak edilmesi mümkündeğildir. Zira; Davada, davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün karayolunun yapım, bakımve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanın meydanageldiği iddia edilmektedir. 2918Sayılı Yasanın KTK'nın 7.md."Karayolları Genel MüdürlüğününYapım ve Bakımından sorumlu olduğu Karayollarında canve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri alma ve aldırmanın"İdarenin görev ve yetkileri arasında bulunduğunaişaret edilmiş, 6001 Sayılı Karayolları GenelMüdürlüğünün teşkilat ve görevlerihakkındaki kanunun 4.md. "Hazırlayacağı programlaruyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetlekullanılmalarını sağlayacak şekilde süreklibakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak,onarımını yaptırmak,işletmek ve işlettirme" GenelMüdürlüğün görev ve yetkileri arasındagösterilmiş, TC Anayasası'nın 125/son md. "idareninkendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu" kurala bağlanmış, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. "idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları,idari dava çeşitleri arasında"sayılmıştır. Bu durumda Karayolları GenelMüdürlüğünün sorumluluk alanındaki yolunyapım, bakım ve onarımınınyapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnadakişilere verdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin,hizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alınan idare hukukukurallarına ve 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeidari yargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayın çoğunluk, karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğan zararda AdliYargıyı görevli kabul eden görüşünde hukukidayanak olarak 2918 havili KTK 110/1 md. hükümlerini esasalmıştır. 11.01.2011 gün 6099 SayılıYasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110. maddesineeklenen 1.fıkra ile "işleteniveya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları AdliYargıda görülür... " hükmü getirilmiştir. Sayın çoğunlukgörüşünün aksine eldeki uyuşmazlıkanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Çünkü, 2918 Sayılı KTK85.maddesinde açıkça belirtildiği gibi yasa motorluaraçların işletilmesinden doğan zararlar nedeniyleişletenin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Yasa hükmünde geçen bu kanundan veAdli Yargıda görülmesi gereken sorumluluk davaları,2918 Sayılı Yasa'nın85.maddesinde düzenlenen motorlu araçların işletilmesinedeniyle verilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasa değişikliğinden önce kamuaraçlarının işletilmesi nedeniyle verilen zararlardandolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargı kolundagörüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından idari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygun olarak Adli Yargıdagörüm ve çözüm esası benimsenmiştir. 2918 sayılı yasanın 110. maddesindeyapılan yasa değişikliğine ilişkin Hükümetgerekçesi de getirilen yeni hükmün bu nedenle maddeyeeklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan, sayın çoğunluk2918 sayılı yasanın 110. maddesi hükmünün iptaliistemi ile Anayasa Mahkemesine açılan dava sonucunda verilenyorumlu red kararlarım, karara dayanak almakta ise de bugörüşe de itibar edilmesi mümkün değildir. Zira; "T.C. Anayasasında, AnayasaMahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddi dışında yorumlu redkararı verebileceğine dair bir işaret yoktur. Tersine T.C.Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi bir kanun veyakanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu red kararı verilen birkanun maddesi yürürlükte kalmaya devam eder.Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddeninne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına, bundansonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir.Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirken yaptığıyorumunun diğer mahkemeleri bağlaması mümkündeğildir. Bir kanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onuuygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargı organları karar verir.Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askeri kollarının üst mahkemesiolmadığına göre bu yargı kollarındaki mahkemelerekendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. O halde AnayasaMahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarının kendilerindenbeklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin AnayasaMahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerine bağlıdır.Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri, Kemal Gözler, sh. 444) Keza, Sayın çoğunluğun karandayandırdığı T.C. Anayasasının 158. maddehükümlerinin deuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kolları arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik kararının bulunmaması, diğer yargıkolları ile arasında bir görev ihtilafınınçıkmaması nedeniyle uygulanması mümkündeğildir. Açıklanan gerekçelerleuyuşmazlıkta idari yargı görevli olup, benzer ihtilaflardada idari yargının görevli olduğu Yargıtay 4, 11, 17Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlanyla Içtihad edildiğigibi Danıştay kararlarında da uyuşmazlıkta İdariYargının görevli olduğu benimsenmiştir.(Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347 sayı, E.2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somut uyuşmazlıkta davanın karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki idarenin hizmet kusurunadayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorluaraçlarınişletilmesinden doğan zararlardan dolayı işletenini hukukisorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına, Somut uyuşmazlığın anılanyasa hükmü kapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde İdari Yargının görevliolmasına göre, Uyuşmazlıkta Adli Yargıyıgörevli kabul eden sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. Üye EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy