T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 174
KARAR NO : 2014 / 222
KARAR TR : 03.03.2014
ÖZET : Davacının taşınmazı üzerinde konulan kısıtlamanın (hukuki el atmanın) yol açtığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : 1-Ü.B.
2-N.Y.
3-M.A.
4-G.S.
Vekilleri : Av. F.A.B.
Davalı : Çorum BelediyesiBaşkanlığı
Vekili :Av. M.S.
OL A Y : Davacılarvekili, dava dilekçesinde özetle; davacılarınÇorum ili, Merkez ilçesi, Tepecik Mahallesi, 766 ada, 172parselin hisseli malikleri olduğunu, taşınmazın imarplanında “ park” alanı olarakayrıldığını belirterek fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik 1.000,00TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesiistemiyle adli yargıda dava açmıştır.
DavalıÇorum Belediye Başkanlığı vekili süresiiçerisinde verdiği cevap dilekçesinde ve ön incelemeduruşmasında görev itirazında bulunmuştur.
ÇORUM2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 22.10.2013 gün ve E:2013/94 sayıile, davalı Çorum Belediye Başkanlığı vekiliningörev itirazının reddine karar vermiştir.
DavalıÇorum Belediye Başkanlığı vekilinin, idariyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçe üzerine, dava dosyasının onaylıbir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI İdarelerin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun8'inci maddesi uyarınca tek yanlı irade açıklamalarıile tesis ettikleri, genel ve düzenleyici imar planları ile buplanlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma,ruhsat gibi bireysel işlemler, "idari işlem, bu imar planıuyarınca yapmak zorunda oldukları program ve uygulamaları bununiçin gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri yani, bu konudakihareketsizliklerin de, idari eylem niteliğitaşıdığını belirterek, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'ncimaddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları," hükmü gereğince idari yargı yerindegörülmesinin gerektiği belirtilerek, 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün, Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 03.03.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı ÇorumBelediye Başkanlığı vekilinin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve dahi12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerineDanıştay Başsavcısı'nca 10. maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacıların hisseli taşınmazına, imar planında parkalanı olarak ayrılmak suretiyle kamulaştırmasız elatıldığından bahisle, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydı ile, 1.000,00 TL’nin faizi ile birliktedavalıdan tahsili istemiyle açılmıştır.
3194 sayılıİmar Kanunu’nun “Planların hazırlanması veyürürlüğe konulması” başlıklı 8.maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğekonulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatıyapar veya yaptırır.
b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011-KHK-648/21 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilanyerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyleeş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğeyapılır, valilik itirazları ve planları onbeş güniçerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltaraktespit edilecek ücret karşılığında isteyenlereverir.
c)(Ek: 3/7/2005-5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkememizce 29.01.2014 tarih ve2014/174 sayılı yazı ile Çorum 2. Asliye HukukMahkemesine müzekkere yazılarak dava konusu taşınmazüzerinde keşif yapılıp yapılmadığı, yapılmışise bilirkişi raporunun gönderilmesi ayrıca yargılamasafhasının bildirilmesi istenilmiş; Çorum 2. Asliye HukukMahkemesinin 07.02.2014 tarih ve 2013/94 esas sayılı yazısıile söz konusu taşınmaz üzerinde keşif yapılmadığı,keşif günü verilmediği ve duruşmanın28.02.2014 gününe bırakıldığıbildirilmiştir.
Olayda,imar planının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konuparselin imar planında park alanında kaldığı,taşınmaza idarece fiilen el atılmadığı,kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmazınbedelinin ödenilmesi gerektiğinin iddia edildiği; davanınkonusunun, davalı idarece 3194 sayılı Kanunu uyarınca kamugücü kullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imarplanlarında yer alan davacının hissedar olduğutaşınmazın bedelinin tazminine ilişkin bulunduğuanlaşılmış olup, belirtilen duruma göre, imarplanı ve buna dayalı imar uygulaması sonucundauğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan,taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı” nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezlinde açtığıtazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983 günlü, 2942sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6ncı maddesinin kimi fıkralarının iptali istemiyle AnayasaMahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılı kararında ”…Davacının mülkü üzerinde tasarruf etmehakkının kısıtlanması, idarenin bir eylemindendeğil, idari bir işlem niteliğinde olduğu tartışmasızolan imar planından kaynaklanmaktadır. Olayda, idarenin fiili elkoyma niteliği taşıyan bir eylemi henüz bulunmamakta,aksine kanunen yapması gereken kamulaştırma işlemleriniyapmamak biçiminde tezahür eden bir eylemsizliği sözkonusudur. Öte yandan kamulaştırmasız el atmadan sözedilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareyegeçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsisedilmiş olması gerekmektedir. Oysa, mahkemede görülendavaya konu olayda olduğu gibi imar kısıtlamaları’ndataşınmaz zilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup,yalnızca malikin ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalaramaruz kalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak,davacının taşınmazının imar planlarında“ dere mutlak koruma alanı” nda bırakılmasınedeniyle, tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrar bulmuşiçtihatları da bu yöndedir…” gerekçesiyle,Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurusu, başvuranmahkemenin yetkisizliği nedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir.Yine taşınmazı imar planında “spor alanı”olarak ayrılan davacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle, anayasalhaklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesineyapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikayeti niteliğinde olduğu, UyuşmazlıkMahkemesi kararının bariz bir şekilde keyfilik deiçermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete,30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla, imarplanındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki elatmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır.
Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nın başvurusununkabulü ile, davalı Çorum BelediyeBaşkanlığı vekilinin görev itirazının Çorum2. Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararın kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleDanıştay Başsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, davalı Çorum BelediyeBaşkanlığı Vekilinin GÖREV İTİRAZININ,Çorum 2. Asliye Hukuk : 22.10.2013 gün ve E:2013/94 sayılı REDDİNE İLİŞKİNKARARIN KALDIRILMASINA, 03.03.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy