T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 183
KARAR NO : 2014 / 229
KARAR TR : 3.3.2014
ÖZET : 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Ç.D.
Vekilleri :Av. N.T. &Av. İ.H.Ş.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. D.G.Ç. (Adli Yargıda)
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacının sevk ve idaresindeki 65 NT029 plakalı araç ile 13.05.2012 tarihinde Çatakİlçesi istikametinden Van Merkez istikametine doğru seyirhalinde iken Çatak İlçesinin Yukarı Mahalle mevkisindehavanın aşırı yağışlı olması vegörüş mesafesinin kısalması sonucu dağdan yoladüşen büyük kaya parçalarınaçarptığını ve bu kaza sonucundayaralandığını, söz konusu aracının da hasargördüğünü, bahse konu trafik kazasınınmeydana geldiği yerde karayolunun can ve mal güvenliğinitehlikeye sokabilecek cisimleri yoldan temizlemeyen, bu türdurumların yaşanmaması için gerekli önlemlerialmayan, sürücüleri olası durumlara karşıışıklı veya sesli trafik uyarı levhaları ileuyarmayan davalı idarenin meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davacınıntrafik kazasının meydana geldiği tarihten bu yanaçalışamadığını, yaralanma sebebiyle uzunsüre tedavi gören davacının maddi kaybınınyanında manevi kaybının da bulunduğunu belirterek, ileridearttırma ve değiştirme hakkı saklı kalmakkaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevitazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyledavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Van4. Asliye Hukuk Mahkemesi: 24.10.2013 gün ve E:2012/71, K:2013/558 sayıile özetle; “…davanın Karayolları GenelMüdürlüğüne karşı hizmet kusuru nedeniyleaçıldığı, kamu hizmeti görmekleyükümlü olan davalının kamu hizmetisırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi olmadığı, davalı idarenin kararve eylemlerinden doğan zararın ödetilmesi isteklerinin tamyargı davasının konusunu oluşturacağı, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1 -b maddesigereğince idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılandavaların tam yargı davaları kapsamında idari yargıyerinde çözümlenmesi gerektiğianlaşıldığından davanın yargı yolubakımından reddine karar vermek gerekmiştir.” demeksuretiyle davanın görev yönünden reddine karar vermişve karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Van 1. İdareMahkemesi: 16.01.2014gün ve E:2014/28 sayı ile özetle; “…2918sayılı Karayolları Trafik Mevzuatındankaynaklandığı açık olan buuyuşmazlığın çözümünde adliyargı mercilerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.”demek suretiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesinekarar vermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Kanunun 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının13.05.2012 tarihinde aracıyla seyir halinde iken, havanınaşırı yağışlı olması vegörüş mesafesinin kısalması sonucu dağdan yoladüşen büyük kaya parçalarınaçarpması sonucunda yaralanması ve aracın hasargörmesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddive manevi tazminatın hizmet kusuru bulunan idareden tazmini istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacınınmerkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Belediye aleyhine idaremahkemesinde açılan başka bir tazminat talepli tam yargıdavasında, İdare Mahkemesi 2918 sayılı Yasanın110.maddesinin 1.fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerininAnayasaya aykırı olduğu kanısına varmış,İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyleyaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 08.12.2011gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı, 08.11.2012 gün veE:2012/118, K:2012/170 sayı ve 28.05.2013 gün ve E:2013/59, K:2013/68sayılı aynı içerikli kararları ile; “2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, buKanun’dan doğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir.
Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.” kararına varmıştır. Nihayet,aynı konuda Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi 26.12.2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165sayılı kararıyla; yasa koyucunun “haklı neden”ve “kamu yararı” gerekçesiyle idari yargınıngörevine giren bir konuyu adli yargı organınabırakabileceği, davanın somutunda da 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile bu görevin adliyargıya bırakılmasında Anayasa’ya aykırıbir yön bulunmadığı gerekçesiyle, maddenin iptalisteminin oy birliğiyle reddine karar vermiştir.Anayasa’nın 158. inci maddesinin son fıkrasında“Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.”denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin 26.12.2013 tarih ve E:2013/68,K:2013/165 sayılı kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, 2918 Sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin bu nedenle Anayasa’ya aykırıolmadığına dair olup, esası itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasanın 158 inci maddesiuyarınca başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışmausullerini kapsadığı, dolayısıyla meydana gelenzararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden Van 1. İdareMahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Van 4. Asliye HukukMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Van 1. İdare Mahkemesinceyapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin24.10.2013 gün ve E:2012/71, K:2013/558 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 3.3.2014 günündeÜye Eyüp Sabri BAYDAR’IN KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞI OY Davalıİdarenin karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalisonucu meydana gelen kazada, davacının uğradığımaddi zararın tazmini istemi ile Adli Yargı İlk DereceMahkemesinde dava açılmış, AdliYargıda yapılan yargılama sonucunda "İdarenin HizmetKusuruna dayalı açılan davaların tam yargıdavası niteliğinde bulunduğu, İdari yargıdaaçılması gerektiği" gerekçesi ile davadilekçesi yargı yolu yönünden reddedilmiş, Kararınkesinleşmesi üzerine bu kez davacı vekilince aynı istekleİdari Yargıda dava ikame edilmiş, İdareMahkemesince yargılama sonucunda "uyuşmazlığın2918 Sayılı Yasa'nın 110. maddesi gereğince AdliYargıda çözümlenmesi gerektiği"gerekçesi ile yargı yolu yönünden davanın reddine,karar verilmiş, Kararınkesinleşmesi üzerine 2247 Sayılı Yasa'nın 19.maddesigereğince görevli yargı kolunun belirlenmesi için dosyaUyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığı'nagönderilmiş, YüksekMahkemece yapılan inceleme sonucunda "2918 SayılıYasa'nın 110.maddesi hükümleri gözetildiğindedavanın Adli Yargıda çözümlenmesigerektiği" düşüncesi ile Asliye Hukuk Mahkemesiningörevsizlik kararının kaldırılmasına, AdliYargının görevli olduğuna oyçokluğuyla kesinolarak karar verilmiştir. Sayınçoğunluğun uyuşmazlıkta Adli Yargıyıgörevli kabul eden düşüncesine iştirak edilmesimümkün değildir. Zira;Davada, davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün karayolunun yapım, bakımve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanın meydanageldiği iddia edilmektedir. 2918Sayılı Yasanın KTK'nın 7.md. "Karayolları GenelMüdürlüğünün Yapım ve Bakımındansorumlu olduğu Karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri alma ve aldırmanın" İdarenin görev veyetkileri arasında bulunduğuna işaret edilmiş, 6001Sayılı Karayolları GenelMüdürlüğünün teşkilat ve görevlerihakkındaki kanunun 4.md. "Hazırlayacağı programlaruyarınca karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetle kullanılmalarınısağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak,bakımını yaptırmak, onarımım yaptırmak,işletmek ve işlettirme" Genel Müdürlüğüngörev ve yetkileri arasında gösterilmiş, TCAnayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış, 2577Sayılı İYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklan ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Budurumda Karayolları Genel Müdürlüğününsorumluluk alanındaki yolun yapım, bakım veonarımının yapılmadığı nedeniyle doğanzararın tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alman idare hukuku kurallarına ve 2577 SayılıİYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görümve çözümünde idari yargı yerleri görevlibulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları AdliYargıda görülür... " hükmügetirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldekiuyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamındakalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiğigibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenlemebulunmadığından İdari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nınamacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. 2918sayılı yasanın 110. maddesinde yapılan yasadeğişikliğine ilişkin Hükümet gerekçesi degetirilen yeni hükmün bu nedenle maddeye eklendiğini teyitetmektedir. Diğertaraftan, sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın110. maddesi hükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira;"T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebininreddi dışında yorumlu red kararı verebileceğine dairbir işaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez. " hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkındayorumlu red kararı verilen bir kanun maddesi yürürlüktekalmaya devam eder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somutolaylarda o maddenin ne anlama geldiğine, yani nasılyorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onuuygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu redkararı verirken yaptığı yorumunun diğer mahkemeleribağlaması mümkün değildir. Bir kanun maddesininnasıl yorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve AskeriYargı organları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askerikollarının üst mahkemesi olmadığına göre buyargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empoze etmesimümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesinin verdiğiyorumlu red kararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifaedebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysa hukukumuzda,Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlar diğermahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesi kararlarınınbağlayıcılığı bu kararların hükümfıkralarına münhasırdır. (Türk Anayasa HukukuDersleri, Kemal Gözler, sh. 444) Keza,Sayın çoğunluğun kararıdayandırdığı T.C. Anayasasının 158. maddehükümlerinin de uyuşmazlıkta uygulama yeribulunmamaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev veyetkilerini düzenleyen T.C. Anayasasının 158. maddesiaçık hükmünden de anlaşıldığıüzere Anayasa Mahkemesi ile diğer yargı kollan arasındaolumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığınındoğması halinde Anayasa Mahkemesi görüşününüstün tutulacağına ilişkin düzenlemenin,uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesinin görevlilik veyagörevsizlik kararının bulunmaması, diğer yargıkolları ile arasında bir görev ihtilafınınçıkmaması nedeniyle uygulanması mümkündeğildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıyla İçtihadedildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlardan dolayı işletenini hukukisorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeİdari Yargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. Üye EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy