T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 443
KARAR NO : 2014 / 477
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :O.T.
Vekili : Av. H.B.H.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili :Av. A.T.
O L A Y :Davalı Şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasanın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen davacı, 3.4.2009 tarihinde Afyonkarahisar İl TarımMüdürlüğü emrine atanmıştır.
Davacı, 01.01.2006 tarihindenitibaren, Bakanlar Kurulunun 2006/10971 Sayılı kararına veBaşbakanlık Devlet Personel BaşkanlığınınResmi Gazetedeki 2006/3 sayılı tebliğine göre DevletMemurlarının 2006 yılının ilk altı ayındanitibaren ve daha sonra uygulanacak Ek ödemenin maaş nakililmühaberine yansıtılması gerektiğine ilişkin 01.02.2010tarihli isteminin reddine ilişkin İl Türk TelekomMüdürlüğünün 15.02.2010 tarih ve 943sayılı idari işleminin iptali ile 21.3.2006 tarihinden itibarenmahrum kaldığı ek ödeme farklarının yasalfaiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle 5.3.2010tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.
AFYONKARAHİSAR İDAREMAHKEMESİ:23.2.2011 gün ve E:2010/143, K:2011/135 sayıile, telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusalve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003tarihine kadar “tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un,tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancak kuruluşyasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgü statüyesahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu; Türk TelekomünikasyonA.Ş.deki tamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden %55’inin, Bakanlar Kurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Türk Telekom)'nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar’ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş'ne satıldığı; olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde Afyonkarahisar İITelekom Müdürlüğü emrinde kapsam dışıtekniker unvanıyla çalışmakta iken, 4046 sayılıKanun'un 22. maddesi uyarınca diğer kamu kurum vekuruluşlarına naklinin yapılması için adıDevlet Personel Başkanlığına bildirilen ve 3.4.2009tarihinde Afyonkarahisar İI Tarım Müdürlüğüemrine atanan davacı tarafından, Yüksek Planlama Kurulunun8.5.2006 gün/2006/T-17, 10.11.2006 gün/2006/T-32 ve 31.7.2007gün/2007/T-17 sayılı kararları uyarınca belirlenen eködeme tutarlarının maaş nakil ilmühaberine konulmaksuretiyle nakil maaşının yeniden hesaplanarak kurumunabildirilmesi, 1.1.2006 tarihinden yeni nakil belgesi düzenleninceye kadargeçen süre içerisinde tahakkuk eden zam ve tazminatlarıile maaş nakil ilmühaberinin düzenlendiği 3.4.2009tarihinden itibaren ödenmesi gerekirken kurumun yaptığıeksik bildirim nedeniyle ödenmeyen ücretlerinin yasal faiziylebirlikte tazmini yolunda Afyonkarahisar İl TelekomMüdürlüğü’ne yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin 15.2.2010 gün ve 943 sayılıişlemin iptali ile 21.3.2006 tarihinden itibaren mahrum kaldığıek ödeme farklarının yasal faiziyle birlikte tarafınaödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığınınanlaşıldığı; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türlerive İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıbendinde: / “a) (Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, / İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, / (Değişik:18.12.1999-4492/6md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar”ın idari dava türleri olarak sayıldığı;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabileceği;buna göre, iptali istenilen işlemin tesis edildiği tarihtedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz edilemeyeceğinden;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı; nitekim,benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda Mahkemelerince verilenGörevlilik Kararlarının adli yargının görevligörülerek kaldırılmasına ilişkinUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 06.12.2010tarih ve E:2010/244,K:2010/296, 06.12.2010 tarih ve E:2010/246,K:2010/297,06.12.2010 tarih ve E:2010/250,K:2010/301 sayılı kararlarınında bu yönde olduğu gerekçesiyle; 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmüuyarınca davanın görev yönünden reddine kararvermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Bu kez, Davacı vekili;müvekkilinin maaş nakil ilmuhaberinde 40+ 40-TL. denge tazminatıve devamında verilen ek ödemelerin gösterilmemesi sebebiyleyeniden düzenlenmesi ve uğradığı hakkaybının tazmin ve tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
AFYONKARAHİSAR İŞMAHKEMESİ:12.2.2013 gün ve E:2011/347, K:2013/81 sayı ile,Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin 2011/52885 Esas 2012/20230 Karar nolu bozmailamında; 'Taraflar arasındaki uyuşmazlık 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek II cetvelinde yeralan ve özelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı kurumdaTİP 2 sözleşmesi ile nakle tabi olarak çalışan davacınındavalının özelleştirmeden önce tabi olduğu veözelleştirme ile bazı hükümleri değişen 406sayılı Kanunun Ek. 29. Maddesi kapsamındaki düzenleme ve sözleşmedekihüküm nedeni ile 375 sayılı KHK. ’un Ek 3 maddesi ve399 sayılı KHK. ’un Ek II. cetvelinde yer alan kurumlardaçalışan sözleşmeli personele yapılanartışlardan yararlanıp yararlanmayacağı, nakledilirkenbu artışların yer aldığı ücretigösteren nakil maaş ilmühaberinin buna göredüzenlenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
406 sayılı Kanunun 29.Maddesinin 3. Fıkrasının birinci cümlesine göre;“399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbiolarak sözleşmeli personel ve kapsam dışı personelstatüsünde çalışanlar hakkında, 4046sayılı Kanunun 22 nci maddesinin dördüncü vebeşinci fıkrası hükümlerinin uygulanmasında,Devlet Personel Başkanlığı'na bildirildikleri tarihtekiUnvanları esas alınarak Yönetim Kurulu'nca 15.04.2004 tarihiitibarıyla bu ünvana göre belirlenmiş olan ücret vediğer mali haklarına bu tarihten Devlet Personel Başkanlığı'nabildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarakbildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamugörevlilerine yapılacak artış oran ve/veya miktarlarıuygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkate alınır. Kapsamdışı personelden Devlet PersonelBaşkanlığı'na bildirilenlerin 15.04.2004 tarihiitibarıyla unvanlarına göre ücretinin belirlenmemişolması durumunda, benzer görevlerde bulunanlar dikkate alınarakbu tarih için ücret ve diğer mali hakları tespit etmeyeYönetim Kurulu yetkilidir”.
Davalı ile nakle tabikapsamdışı personel arasından imzalanan TİP 2sözleşmenin 7.maddesindeki kurallara göre; “Nakilhakkını saklı tutan çalışanın ikramiye,yardım vs gibi mali ve özlük hakları için işmevzuatına tabi kapsam dışı personel esaslarında yeralan hükümler uygulanır(2.f). Ancak ücretlerdeyapılacak artış oranı, kamudaki memur maaşartış oranında olacaktır(3.f)”.
Diğer taraftanözelleştirme uygulamaları nedeni ile nakilleri düzenleyen4046 sayılı Özelleştirme Kanunu'nun 22/5 maddesi;özelleştirme nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınanakledilen sözleşmeli ve iş kanunlarına tabi personelinDevlet Personel Başkanlığı'na bildirildikleri tarihtekikadro ve pozisyonlarına göre almakta oldukları ücretyanında, bildirim tarihi itibarı ile almakta oldukları ikramiye,ek ödeme gibi vs ek ödemelerin de sabit bir değer olarakbildirileceği hükmünü içermektedir.
Gerek yasal düzenleme ve gereksesözleşmedeki hükümler dikkatealındığında, davalı kurumda özelleştirmeöncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenendavacının özelleştirme sonrasıçalıştıktan sonra nakledildiği tarihe kadar kamudaaynı statüde çalışanlar için getirilenözlük haklarından yararlandırılarak, nakiledildiklerinde haklarının korunması amaçlanmıştır.Kısaca davacı kapsamdışı olarak kamudaçalışmış gibi sayılmaktadır.
Dairemizce yukarda belirtilen kapsamdabulunan nakle tabi işçilerle davalı TürkTelekomünikasyon A.Ş. arasındaki uyuşmazlıklarda dahaönce esasa yönelik kararlar vermiştir. Ancak Danıştayİdari Dava Daireleri’nin 07.04.2011 gün ve 2011/55-205sayılı kararından sonra uyuşmazlığın adliyargı yerinde görüleceği konusunda yenidendeğerlendirme yapılması gerekmiştir. Anılan kararagöre “yasal düzenleme ile Türk Telekom A.Ş.’ninözelleştirilmesi sonucunda, işlevsel görevlerde bulunan veikamesi kısa sürede imkansız personelin isteklerinebağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı, söz konusu personelin, aylıksızizinli olarak geçen sürede kamu personeli statülerininettiği, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamu kurumlarınanaklen atanmasının sağlanması amacıyla kimigörevler yüklendiği, 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirket tarafından, haksahibi personelinin Devlet Personel Başkanlığınabildirmesi, bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler bulunduğu, bu işlemlerin idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarım belirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personelihakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idariişlem niteliğinde oldukları, davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineilişkin imtiyaz Sözleşmesi ” ile belli bir kamu hizmetiniyürütmek görev ve yetkisi ile donatıldığı,bu görev ve yetkiler dahilinde bazı kamusalayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu, belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekle görevlive yetkili kılınması nedeniyle, diğer özel hukuktüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu” kabul edilmiştir.
Danıştay idari DavaDairelerinin gerekçeleri Dairemizce benimsenmiştir.Gerçekten özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamında çalıştırılmakta,nakledildiğinde tekrar statü hukuku kapsamına girmektedir.Davacının iş sözleşmesi ileçalıştığı dönemde, davalışirkete davacının ücreti konusunda “artışoranının, kamudaki memur maaş artışoranında" olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır, idari işlemlerleilgili uyuşmazlığın ise adli yargı yerinde değil,idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir,"belirlemesinin yapılmış olduğu, karariçeriğinde belirtildiği üzere; nakle tabiişçilerle, davalı şirket arasındakiuyuşmazlıklarda daha önce adli yargı yerel mahkemeleri iletemyiz mercii olan Yargıtay Daireleri tarafından davanınesasına yönelik kararlar verildiği gibi,(örneğin;Yargıtay 9.Hukuk Dairesi; 2011/50707 E 2012/4753 K sayılıkararı) İdari yargı mahkemeleri ile temyiz mercileritarafından da esasa yönelik kararlar(örneğin;Danıştay 5. Dairesi'nin 2010/88-4718 sayılıkararı)verilmiş olduğu; adli yargı mercileri-idariyargı mercileri arasında çıkartılan olumlu-olumsuzgörev uyuşmazlıkları sonrasında konuya ilişkin alınanUyuşmazlık Mahkemesi kararlarının da bulunduğu; Danıştayİdari Dava Daireleri'nin 07.04.2011 gün, 2011/55-205 sayılıkararı, yukarıya aktarılan güncel Yargıtay ilamıve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu idariişlem niteliğindeki uyuşmazlığın adli yargıyerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiği kanaatinin mahkemelerinde de hasıl olduğu gerekçesiyle;H.M.K.'nun 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolunun caiz olmamasınedeni ile H.M.K.'nun 115/2. Maddesi gereğince davanın usuldenREDDİNE karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay22.Hukuk Dairesinin 19.11.2013 tarih ve E:2013/28235, K:2013/25268sayılı kararıyla onanan mahkeme kararıkesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıylayapılan 1.4.2014 günlü toplantısında;
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre; Adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacı tarafından; maaş nakililmühaberinin eksik ve hatalı olduğundan bahisle; YüksekPlanlama Kurulu'nun kararları uyarınca belirlenen ek ödemetutarlarının maaş nakil ilmühaberine konulmak suretiylenakil maaşının yeniden hesaplanarak kurumuna bildirilmesi,1.1.2006 tarihinden yeni nakil belgesi düzenleninceye kadar geçensüre içerisinde tahakkuk eden zam ve tazminatları ilemaaş nakil ilmühaberinin düzenlendiği tarihten itibarenödenmesi gerekirken kurumun yaptığı eksik bildirimnedeniyle ödenmeyen ücretlerinin yasal faiziyle birlikte tazminiyolunda yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 15.2.2010gün ve 943 sayılı Afyonkarahisar İl TelekomMüdürlüğü işleminin iptali ile 21.3.2006tarihinden itibaren mahrum kaldığı ek ödemefarklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesinekarar verilmesi istemiyle açılmıştır.
1953 tarih ve 6145 sayılıYasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefonİşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılı Telgrafve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılı Yasa’yladeğiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis veişletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesi GenelMüdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyonhizmetleri ise, “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Şirket)” tarafından yürütülecek şekildeyeniden yapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadi Teşebbüslerininkuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sadece, Türkiye Büyük Millet Meclisidenetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9uncu maddesi hükümleri uygulanır” denilmiş;anılan fıkra hükmü, 12.5.2001 tarih ve 4673sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini,31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesiçerçevesinde tekel olarak yürütür”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarihve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı%50’nin altına düştüğünde, TürkTelekom’un tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce deolsa ortadan kalkmış olur” denilmiş; 4502 sayılıYasa’nın Geçici 3. maddesi ile de TürkTelekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır.
Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarak yürütmeklegörevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya aitbulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır.
Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacıtarafından; maaş nakil ilmühaberinin eksik ve hatalıolduğundan bahisle, eksik ücretlerinin ödenmesi istemininreddine davalı idare işleminin iptali ile mahrumkaldığı ek ödeme farklarının faiziyle birliktetarafına ödenmesi istemiyle 5.3.2010 tarihinde davaaçılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, işlemin tesisedildiği ve dava açıldığı tarihte davalımevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan sözetmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle Afyonkarahisar İşMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Afyonkarahisar İş Mahkemesi’nin 12.2.2013 günve E:2011/347, K:2013/81 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 1.4.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy