T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 294
KARAR NO : 2014 / 337
KARAR TR : 01.04.2014
ÖZET : TRT Genel Müdürlüğünde 29.7.2003 tarihinde Emekli Sandığı iştirakçisi olarak kendi isteği ile emekliye ayrılarak 28.3.2004 – 29.3.2009 tarihleri arasında Iğdır İli Melekli Beldesinde belediye başkanlığı görevinde bulunan davacı tarafından, belediye başkanları için öngörülen makam ve görev tazminatının ödenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin 7.5.2009 tarih ve 56.966.122 sayılı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı işlemin iptali ve hak ettiğini öne sürdüğü makam ve görev tazminatlarının 1.1.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : S.Ç. Vekili : Av. U.T. Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Vekilleri : Av. B.D.Ö. O L A Y : Davacı vekili verdiği davadilekçesinde; davacının 29.7.2003 tarihinde TRT GenelMüdürlüğünden devlet memuru olarak emekliyeayrıldığını, müvekkilinin 28.3.2004 - 29.3.2009tarihleri arasında Iğdır Melekli Belediye Başkanıolarak görev yapması nedeniyle 2.4.2009 tarihli dilekçesi ilemakam ve görev tazminatı ödenmesini talep ettiğini,talebinin 60 yaşını dolduracağı 1.1.2016 tarihindensonra yazılı müracaatta bulunması halinde inceleneceğigerekçesi ile reddedildiğini, oysa 5434 sayılıKanun’un 39. maddesinin 4447 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce müvekkili gibiiştirakçi olanların ise hangi yaşı doldurmalarıhalinde emekli olacaklarının geçici 205. maddedehüküm altına alındığını, buna göre60 yaşını beklemeden geçiş maddesindekiyaşları doldurmaları halinde emekli olabildiklerini,emekliliklerinde makam ve görev tazminatı ödendiğini ilerisürerek, davalı kurum işleminin iptaline, müvekkilininyasal hakkı olan makam tazminatı ve buna bağlı olarakgörev tazminatının 5393 sayılı Yasınınyürürlüğe girdiği 1.1.2005 tarihinden bugünekadar geriye dönük olarak tüm alacaklarının yasalfaizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ederek, idariyargı yerinde dava açmıştır. Ankara 4. İdare Mahkemesi : 29.12.2009 gün ve E:2009/847, K:2009/1968 sayı ile, dava tarihinden geriye doğru 120 günlüksüreyi geçmemek kaydıyla, davacının dava konusuişleme esas olan başvurunun yapıldığı 24.2.2009tarihinden geriye doğru 60 günlük süreden itibaren hakettiği makam ve görev tazminatının ödenmesigerektiği, bu tarihten önceki döneme ilişkin makam vegörev tazminatlarının ödenmesi isteminin ise süreaşımı nedeniyle kabulüne imkan bulunmadığıgerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davalı idareyeyapılan başvurudan geriye doğru 60 günlük süredenitibaren hak ettiği makam ve görev tazminatınınbaşvuru tarihinden (2.4.2009) itibaren işletilecek yasal faiziylebirlikte davacıya ödenmesine, bu tarihten önceki dönemeilişkin makam ve görev tazminatlarının ödenmesi istemininsüre aşımı nedeniyle reddine karar vermiş, bu karartaraflarca temyiz edilmiştir. Danıştay 11. Dairesi : 27.6.2012 gün ve E: 2010/5216,K: 2012/4980 sayı ile, her ne kadar 5510 sayılıKanun’un geçici 4. maddesinde belediye başkanlarınamakam ve görev tazminatlarının ödenebilmesi için;5434 sayılı Kanun’un 39 ve Ek 68. maddelerine atıfyapıldığı görülmekle birlikte,uyuşmazlığın idari başvuru ve işlem tarihindeyürürlükte bulunan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesiuyarınca çözülmesi gerektiği, 5434 sayılıKanun’un 1.10.2008 tarihi itibarıyla yürürlüktenkalkan maddelerinin doğrudan davacıya uygulanma olanağıbulunmadığı ve anılan Kanun’un 101. maddesinde de buKanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceğinin kurala bağlandığı gözönüne alındığında; 5510 sayılıkanun’un uygulanmasından kaynaklananuyuşmazlığın görüm ve çözümyerinin adli yargı olduğu ve kararın bu nedenle usulhükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyledavalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile mahkemekararının görev yönünden bozulmasına kararvermiştir. ANKARA 4. İDARE MAHKEMESİ: 12.10.2012 gün ve E:2012/1459, K: 2012/1337sayı ile, bozma kararına uyarak, davanın görevyönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez aynıistemle adli yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 3.İŞ MAHKEMESİ: 4.7.2013 gün ve E:2013/75, K: 2013/638 sayı ile,seçimle belediye başkanlığı göreviniyürütmüş olup, kendisine yaşlılık veyaemeklilik aylığı bağlanan ve diğer yasalkoşulları taşıyanların makam tazminatı ve bunabağlı olarak temsil veya görev tazminatı hakkınıkazanabilmeleri için 5434 sayılı Kanun’un 39. maddesindeyer alan, erkekler yönünden 60 yaşını doldurulmuşolması şartının da gerçekleşmesinin zorunluolduğu ve davacının bu koşulu yerine getirmediğinedeniyle 60 yaşını dolduracağı 1.1.2016 tarihindenönce 5510 sayılı Yasa’nın geçici 4. maddesigereğince makam ve görev tazminatı ödenmesininmümkün bulunmadığı sonuç ve kanısınavarılarak HMK 114-B maddesine göre dava şartı olanyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın reddine, idariyargının görevli olduğunun tespitine karar vermiş, bukarar kesinleşmiştir. Davacı vekili idari ve adliyargı yerlerince verilen görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğuöne sürülen olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri Baydar, Ali Çolak, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT‘nunkatılımlarıyla yapılan 01.04.2014 günlütoplantısında: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli yargı dosyasının aslı ile birlikte,idari yargı dosyasının onaylı bir örneğinin 15.maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemiüzerine son görevsizlik kararını veren mahkemeceUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, TRT GenelMüdürlüğünde memur olarak görev yapmaktayken 29.7.2003tarihinde Emekli Sandığı iştirakçisi olarak kendiisteği ile emekliye ayrılarak 28.3.2004 – 29.3.2009 tarihleriarasında Iğdır İli Melekli Beldesinde belediyebaşkanlığı görevinde bulunan davacıtarafından, belediye başkanları içinöngörülen makam ve görev tazminatınınödenmesi için yaptığı başvurunun reddineilişkin 7.5.2009 tarih ve 56.966.122 sayılı davalıSosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal SigortalarGenel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilikİşlemleri Daire Başkanlığı işlemimin hukukaaykırı olduğu, belediye başkanı seçilmedenönce emekliye ayrılmasının 5272 ve 5393 sayılıKanunlarla getirilen haklardan yararlanmasına engelolmadığı ileri sürülerek iptali ve hak ettiğiniöne sürdüğü makam ve görevtazminatlarının 1.1.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır. 5434sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun (5510 Sayılı Kanunun 106. maddesi ile mülga edilen) Ek68.maddesinde; “(Değişik madde: 24/11/1994 - 4049/7 md.) (Değişikfıkra: 23/02/1995 - KHK - 547/13 md.) Makam tazminatı ile YüksekHakimlik ve temsil veya görev tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde bulunanlardan, 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılıKanunun 36 ncı maddesine göre istihdam edilenlere,Başbakanlıkta da makam tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde en az 6 ay çalışmış olmalarıkaydıyla bu tazminatlardan yüksek olanı esas alınaraködeme yapılır. (Ek cümle: 04/07/2001 - 631 S.KHK/1. md.)Makam veya yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektirengörevlerde toplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerde hiçbulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı ay süreyle bulunduklarıen üst görevleri için belirlenen görev tazminatıveya hizmet yılları itibarıyla belirlenen görevtazminatından yüksek olanı ödenir. Bu halde de ikiyıllık süreyi doldurma şartı aranır. (Ekcümle: 12/02/2000 - 4505/3 md.) Ancak bu tazminatların ölenlerindul ve yetimlerine ödenmesinde iki yıl görev şartıaranmaz. (...) (Ekfıkra:07/12/2004 - 5272 S.K./86.mad) Sandıkça emekliaylığı bağlanan büyükşehir belediyebaşkanlarına 7000, il belediye başkanlarına 6000,ilçe belediye başkanlarına 3000, diğer belediyebaşkanlarına 1500 gösterge rakamı üzerinden, buMaddede belirtilen usul ve esaslar dahilinde makam tazminatı, bunabağlı olarak temsil veya görev tazminatı ödenir.Bu tazminatlar ilgililere ödendikçe iki ay içindefaturası karşılığında Hazineden tahsil olunur.Birinci fıkrada öngörülen iki yıllık süreninhesabında iştirâkçi olup olmadıklarınabakılmaksızın belediye başkanı olarak geçensürelerin tamamı dikkate alınır. (Ekfıkra: (12/02/2000 - 4505/3 md.) Temsil ve görev tazminatları;yönetim ve denetim kurulu üyelikleri dahil olmak üzere kamukesiminde her ne suretle olursa olsun aylık veya ücret alıpalmadıklarına bakılmaksızın görev alanlara budurumları devam ettiği sürece ödenmez. Tazminattanyararlanırken, yararlanma şartlarını kaybedenler engeç bir ay içinde durumu Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Genel Müdürlüğüne bildirirler.Bu durumun ortaya çıktığı tarihi takip eden aybaşından itibaren tazminat ödenmesine son verilir.Zamanında bildirimde bulunmayanlara ödenen tazminat kanuni faizi ilebirlikte geri alınır.(...) Butazminatlar, ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesindebelirtilen aylığa müstehak dul ve yetimlerine 68 incimaddesindeki oranlar üzerinden ödenir. Buödemeler, T.C. Emekli Sandığınca ödenmesinimüteakip iki ay içinde Genel Bütçeye giren kurumlardanayrılanlar için Hazineden, diğerleri için sonkurumlarından faturası karşılığında tahsiledilir.(...) denilmiş; 1.1.2007 tarihinde; maddenin “Bu tazminatlar,ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilenaylığa müstehak dul ve yetimlerine 68 inci maddesindeki oranlarüzerinden hesaplanır.” şeklindeki beşinci fıkrametni ile “Bu ödemeler, T.C. Emekli Sandığıncaödenmesini müteakip iki ay içinde Genel Bütçeyegiren kurumlardan ayrılanlar için Hazineden, diğerleriiçin son kurumlarından faturası karşılığındatahsil edilir.” şeklindeki son fıkra metniyürürlükten kaldırılmıştır. Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun “5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesininbirinci fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılıKanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğüzammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödemeverilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileriiçin belirtilmiş olan şartları haiz olduklarımüddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olaniştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığıalmakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haizoldukları müddetçe devam edilir.” hükmüne, aynımaddenin beşinci fıkrasında ise; “ Bu madde kapsamınagirenlerin aylıklarının bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddeninuygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleriayrıca dikkate alınır. (Ek cümle: 16/06/2010-5797S.K/10. md.) Ancak, Polis Akademisindeöğrenim görmekte olan öğrencilerin yetimaylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizinödenmeye devam edilir.” hükmüne yer verilmiştir. 31.5.2006 tarih ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (Tarım Bağ-Kur’luları),tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarımsigortalıları), devlet memurları ve diğer kamugörevlilerini (Emekli Sandığıİştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklıemeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarihve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101 ncimaddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla(RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayı redlesonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememizönündeki uyuşmazlığa ışık tutacak şekildeşu gerekçeye dayandırmıştır: “…5754sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileribakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devamedecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten önce, EmekliSandığı iştirakçisi olan davacının, 28.3.2004- 29.3.2009 tarihleri arasında Belediye Başkanı olarakgörev yapmasından dolayı, makam ve görev tazminatındanyararlandırılması istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınantazminat tutarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine kararverilmesi istemiyle açtığı davanın; 5434 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınarak çözümekavuşturulacağı gözetildiğinde; idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Ankara 4. İdare Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın görüm veçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 4. İdare Mahkemesinin 12.10.2012 günve E:2012/1459, K: 2012/1337 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 01.04.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy