T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 380
KARAR NO : 2014 / 420
KARAR TR : 1.4.2014
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :L.K.
Vekili : Av. B.Y.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili :Av. M.H.B.
O L A Y :Davalı Şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasanın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen davacı 4.5.2006 tarihinde İçişleri Bakanlığıemrine atanmıştır.
Davacı vekili,davalı kurumdan geçiş yapan müvekkilinin maaş nakililmühaberinin 4046 sayılı yasanın 22. Maddesi ve 406sayılı yasanın Ek 29. Maddesine uygun düzenlenmemesinedeniyle yeniden tespiti ile maaşına esas net ücretine sözkonusu tespit doğrultusunda zamların eklenerek davalı kurumdaçalıştığı 5.5.2006 tarihine kadar hakettiği, ancak kendisine ödenmeyen, yıllar itibari iledeğişen ek ödeme ve denge tazminatlarının ve bunabağlı olarak değişen maaş tutarına uygulanan ikramiyetutarları farkının fazlaya ilişkin tüm haklarısaklı kaydıyla şimdilik 40,00 TL alacağınödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek en yüksek bankamevduat faizi ilavesi ile birlikte ödenmesi istemiyle 14.2.2011 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır.
Ankara11.İş Mahkemesi: 26.4.2012 gün ve E:2011/281, K:2012/247sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerekdavanın kabulüne karar vermiş; temyiz edilmesi üzerineYargıtay 22.Hukuk Dairesi, 21.12.2012 gün ve E:2012/22059,K:2012/29125 sayı ile, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle,davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle Mahkemekararını bozmuştur.
ANKARA 11.İŞMAHKEMESİ:11.7.2013 gün ve E:2013/658, K:2013/924 sayıile, tarafların iddia ve savunmaları, davacıya ait işyeri kayıtları, İdare Mahkemesi emsal kararları, Emsalİş Mahkemesi kararları, bilirkişi raporu, Yargıtaykararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerekMahkemelerince davanın kabulüne karar verilmiş olduğu,kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerineYargıtay 22.Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, dahaönce Danıştay İdari Dava Dairelerinin gerekçelerininde Dairece benimsenerek, özelleştirmeden önce statühükümlerine tabi olan personelin özelleştirme sonrasıbelirli bir süreliğine Özel Hukuk Hükümlerine tabiolarak İş Sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta iken nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girdiği, ayrıca İşSözleşmesi ile davacınınçalıştığı dönemde davalı şirketeücret artışı konusunda Kamudaki memur maaşoranında hükümlülük getirildiği gibi, yinedavalı şirkete hak sahibi personelin Devlet PersonelBaşkanlığı'na bildirilmesihükümlülüğünü de getirdiği,bütün bu işlemlerin İdari Hüküm alanındaHukuki sonuçlar doğurduğu, ilgili personelin nakledilecekleriKurumdaki statülerini özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin Kamu personeli hakkındave İdare Hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde olduğu, İdari işlemlerin iseuyuşmazlıklarda İdari Yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği gerekçesi ile hükmünbozulmuş olduğu; Mahkemelerince usul ve Yasaya uygun olan bozmailamına uyularak Dairenin görüşüne de katılmaksureti ile dava dilekçesinin Yargı yolunun caiz olmamasınedeni ile reddine karar vermek gerektiğinden bahisle; davadilekçesinin görev yönünden reddine karar vermiş; bukarar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacı vekilibu kez, müvekkilinin maaş nakil ilmühaberinin 4046sayılı yasanın 22. Maddesi ve 406 sayılı yasanınEk 29. Maddesine uygun düzenlenmemesi nedeniyle maaş nakilbildiriminin iptal edilerek yeniden tespiti ile iş mahkemesi yargılamasındakibilirkişi incelemesi çerçevesinde maaşına esas netücretine söz konusu tespit doğrultusunda zamların eklenerekkendisine ödenmeyen, yıllar itibari ile değişen eködeme ve denge tazminatlarının ve buna bağlı olarakdeğişen maaş tutarına uygulanan ikramiye tutarlarıfarkının fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmakkaydıyla ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek faiziilavesi ile birlikte ödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA 18.İDARE MAHKEMESİ: 19.2.2014gün ve E:2013/1225 sayı ile, 406 sayılı Kanunun 1.maddesinin 7. fıkrasında, "Türk Telekom, bu kanun veözel kanun hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu kanunhükümleri saklı kalmak üzere kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz." hükmüne yerverilerek Türk Telekom’a özgü farklı bir statüoluşturulduğu; aynı Kanunun 4673 sayılı Yasayladeğişik Ek 22. maddesinde de; Türk Telekomdaki kamu payı %50'nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görmeşartlarının aranacağı, bunlarındışında kalan personelin iş mevzuatı uyarıncaistihdam edileceği ve iş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartların Yönetim Kurulutarafından tayin olunacağının hükmebağlanmış olduğu; ayrıca, Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin özelleştirme kapsamında iken %55oranındaki hissesinin blok olarak satışı suretiyleözelleştirilmesi için 01.07.2005 tarihinde yapılan ihalesonucunda 2005/9146 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıdoğrultusunda, şirketin %55 oranındaki hissesinin satılarak14.11.2005 tarihinde Oger firmasına devredildiği, şirketinkamusal niteliğinin ortadan kalktığınıngörüldüğü; dava dosyasının incelenmesinden;Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketinde görev yapmakta iken4046 sayılı Kanunun 22. maddesi ile 406 sayılı Kanunun ek29. maddesi uyarınca başka bir kamu kurumuna atanarak Kurumu ileilişiği kesilen davacının, denge tazminatı, enflasyonfarkı ve ikramiyelerin maaş nakil ilmühaberine yansıtılmadığındanbahisle, anılan ödemelerin yansıtılarak maaş nakil ilmühaberininyeniden düzenlenmesi ve bu işlem nedeniyle yoksunkaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle Ankara 11. İş Mahkemesindeaçılan davanın, idari yargı yerindegörülmesi gerektiği gerekçesiyle görev yönündenreddine karar verildiği, bu kararın kesinleşmesi üzerine,Mahkemeleri nezdinde bakılan davanınaçıldığınınanlaşıldığı; 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19. maddesinde, “Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararvermesine kadar erteler. / Mahkemenin gerekçeli kararı, davadosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir.” hükmünün yeraldığı; bu durumda; iptali istenilen işlemin tesisedildiği tarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketininolması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevlibulunduğu sonucuna varıldığından, Mahkemeleriningörevsizliğine, 2247 sayılı Kanunun 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 1.4.2014 günlütoplantısında;
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacı tarafından; maaş nakil bildirimininilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle iptali ve bu yüzdenyeni kurumunda eksik ödenen ek ödeme ve denge tazminatları ileikramiye tutarları farkının faiziyle birlikte tazmini istemiyleaçılmıştır.
1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır.
27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerinetabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadi Teşebbüslerininkuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuat TürkTelekom’a uygulanmaz. Sadece, Türkiye Büyük Millet Meclisidenetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9uncu maddesi hükümleri uygulanır” denilmiş;anılan fıkra hükmü, 12.5.2001 tarih ve 4673sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyonhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özelkanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir.
Öte yandan; 406 sayılıYasa’nın 4502 sayılı Yasa ile değişik 2.maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,“Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesiçerçevesinde tekel olarak yürütür” denildiktensonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673sayılı Yasa ile eklenen üçüncü cümlede,“Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı %50’ninaltına düştüğünde, Türk Telekom’untüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır.
Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Özelleştirme kapsamındabulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, Bakanlar Kurulu’nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır.
Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde:
TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar, Türk Telekom YönetimKurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranır. (Mülga ikincive üçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.)Bunların dışında kalan personel iş mevzuatıuyarınca istihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdamedilenlere ilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulutarafından tayin olunur” hükmünü almış;aynı maddenin (b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatınatabi olan Türk Telekom çalışanlarınınaylık ücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan YönetimKurulu tarafından tespit olunacağı kuralabağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılıR.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı BakanlarKurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatıiçin 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalıkuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacınınvekili tarafından; müvekkilinin maaş nakil bildiriminin ilgilimevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle iptali ve bu yüzden yenikurumunda eksik ödenen ek ödeme ve denge tazminatları ileikramiye tutarları farkının faiziyle birlikte tazmini istemiyle 14.2.2011tarihinde dava açılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle Ankara 18.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 11.İşMahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 18.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileAnkara 11.İş Mahkemesi’nin 11.7.2013 gün ve E:2013/658,K:2013/924 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 1.4.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy