T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 210
KARAR NO : 2014 / 251
KARAR TR : 03.03.2014
ÖZET: Trafik kazası nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini tazminatın istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacılar : K.K.
T.K.
Kendilerine asaleten Küçük Ş.K.’ne velayeten
Vekilleri : Av. O.K.
Adli Yargıda
Davalılar :1- O.Ö.
2-E.Ö.
3-A. SİGORTA
Vekili : Av. Y.Z.Ç.
4-Çorum İl Özel İdaresi
Vekili : Av.S.G.
İdari Yargıda
Davalı: Çorum İl Özelİdaresi
OL A Y : Davacılarvekili, dava dilekçesinde özetle; davalılardan O.Ö.Madına trafikte kayıtlı olan 66 KH 606 plakalı aracındavalılardan E.Ö.’in sevk ve idaresinde iken, 05.01.2009tarihinde Osmancık ilçesi İncesu Köyü’ndenKargı Köyü istikametine hareket halinde iken İncesuKöyü altında bulunan köprüden aşağıyadüşerek kaza yapması sonucu, araç içinde yolcuolarak bulunan davacı K.K.’nin ağır yaralanarak belinikırdığını, %100 malül hale geldiğini,Osmancık C.Savcılığınca yapılan soruşturmasırasında alınan adli tıp raporuna göre, kazadaaraç sürücüsünün asli, davalılardanÇorum İl Özel İdaresi’nin de tali kusurluolduğunun belirlendiğini açıklayarak, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, davacılardan K.K.için 25.000 TL maddi ve 75.000 TL manevi, davacılardan T.K.için 15.000 TL manevi, davacı Ş.K. için 10.000 TLmanevi tazminatın kaza tarihi olan 05.01.2009 tarihinden itibaren yasalfaiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilentahsili istemiyle 14.10.2009 tarihinde adli yargıda davaaçmıştır. OSMANCIKASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 11.10.2012 gün ve E:2009/373, K:2012/737sayılı kararında özetle; davalı Çorum İlÖzel İdaresi’nin kamu tüzel kişisi olduğu, kamuhizmeti nedeniyle verilen zararlardan kaynaklanan sorumluluklarınınözel hukuk hükümlerine tabi olmadığı, sözkonusu olayın da hatalı kamu hizmetindenkaynaklandığının iddia edildiği, hizmet kusurunadayanan davada idari yargının görevli olduğugerekçesi ile, davalılardan Çorum İl Özelİdaresi yönünden, yargı yolu nedeniyle davanın usuldenreddine, diğer davalılar yönünden ise kısmen kabulkısmen red kararı verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. Davacılarvekili, bu kez Çorum İl Özel İdaresi aleyhine maddi vemanevi tazminat istemi ile idari yargıda davaaçmıştır. ÇORUM İDAREMAHKEMESİ: 17.01.2014 gün ve E:2013/1059 sayılı göndermekararında özetle; uyuşmazlığın maddi hasarlıtrafik kazasının meydana geldiği yolun bakım ve onarımsorumluluğuna ilişkin olması ve 2918 sayılı Yasahükümlerinin uygulanması suretiyleçözümlenebilecek mahiyette olması nedeniyle, 2918sayılı yasa hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliuyuşmazlığın görüm veçözümünde aynı Yasa’nın 110. Maddesihükmü uyarınca adli yargı yerleri görevliolduğunu gerekçe göstererek, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. Maddesi hükümleri uyarıncagörevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’ncekarar verilinceye kadar davanın ertelenmesine karar vererek dosyaMahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 03.03.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME:Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesi’nceanılan Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen usul veyönteme uygun biçimde başvuruda bulunulduğuanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkgörülmediğinden esasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasınedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini talebine ilişkindir. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tümkonularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davalılardan E.Ö.’in sevk ve idaresindeki 66KH 606 plakalı aracın Osmancık İlçesisınırları içerisinde 05.01.2009 tarihinde kazayaptığı, kaza sırasında davacılardan K.K.’ninaraçta yolcu olarak bulunduğu ve kaza nedeniyle sakatkaldığı, 26 Şubat 2009 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu’nunverdiği rapora göre,kazanın meydana gelmesinde araçsürücüsünün birinci derecede, İl Özelİdaresinin ikinci derecede kusurlu olduğunun tespit edilmesi nedeniyle,uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararıntazmini istemiyle önce adli yargıda ve sonrasında da idariyargıda dava açıldığıanlaşılmaktadır. Belediyealeyhine idare mahkemesinde açılan başka bir tazminat taleplitam yargı davasında, İdare Mahkemesi 2918 sayılıYasanın 110.maddesinin 1.fıkrasının birinci ve ikincicümlelerinin Anayasaya aykırı olduğu kanısınavarmış, İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyleyaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 08.12.2011gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı, 08.11.2012 gün veE:2012/118, K:2012/170 sayı ve 28.05.2013 gün ve E:2013/59, K:2013/68 sayılı aynı içerikli kararları ile; “2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, buKanun’dan doğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir. BaşvurununMahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.” kararınavarmıştır. Nihayet, aynı konuda Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılanitiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi 26.12.2013 tarih ve E:2013/68,K:2013/165 sayılı kararıyla; yasakoyucunun “haklıneden” ve “kamu yararı” gerekçesiyle idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargı organınabırakabileceği, davanın somutunda da 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile bu görevin adliyargıya bırakılmasında Anayasa’ya aykırıbir yön bulunmadığı gerekçesiyle, maddenin iptalisteminin oy birliğiyle reddine karar vermiştir.Anayasa’nın 158. inci maddesinin son fıkrasında“Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin 26.12.2013tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılı kararı, yasakoyucununidari yargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, 2918 Sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin bu nedenle Anayasa’ya aykırıolmadığına dair olup, esası itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasanın 158 inci maddesiuyarınca başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Çorum İdare Mahkemesi’ninbaşvurusunun kabulü ile, Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesi’nceverilen görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Çorum İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Osmancık Asliye HukukMahkemesi’nin 11.10.2012 gün ve E:2009/373,K:2012/737sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,03.03.2014 gününde üye Eyüp Sabri BAYDAR’ınKARŞI OYU VE OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT . KARŞI OY Davalıİdarenin karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalisonucu meydana gelen kazada, davacının uğradığımaddi zararın tazmini istemi ile Adli Yargı İlk DereceMahkemesinde dava açılmış, Yargılamasonucunda "idarenin hizmet kusuruna dayalı açılandavaların tam yargı davası niteliğinde bulunduğu,İdari Yargıda açılması gerektiği"gerekçesi ile dava dilekçesi yargı yolu yönündenreddedilmiş, Kararınkesinleşmesi üzerine bu kez davacı vekili aynı istekleİdari Yargıda dava ikame etmiş, İdareMahkemesi de yargılama sonucunda "uyuşmazlığın2918 Sayılı Yasa'nın 110. maddesi gereğince AdliYargıda çözümlenmesi gerektiği"gerekçesi ile yargı yolu yönünden davanın reddine,2247 Sayılı Yasa'nın 19.maddesi gereğince görevliyargı kolunun belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığı'na gönderilmesine karar vermiş, Bukararın da kesinleşmesi üzerine dosya UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmiş, Yüksek Mahkemece yapılan incelemesonucunda "2918 Sayılı Yasa'nın 110.maddesihükümleri gözetildiğinde davanın Adli Yargıdaçözümlenmesi gerektiği" düşüncesi ileAsliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına,Adli Yargının görevli olduğuna oyçokluğuylakesin olarak karar verilmiştir. Sayınçoğunluğun uyuşmazlıkta Adli Yargıyıgörevli kabul eden düşüncesine iştirak edilmesimümkün değildir. Zira; Davada,davalı idarenin karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmali sonucu zarara neden olan kazanın meydana geldiği iddiaedilmektedir. 5302sayılı İl Özel İdaresinin Kanununun İl Özelİdarelerinin görev ve sorumluluklarına ilişkin 6/Bmaddesinde "imar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre,acil yardım vs. ilişkin hizmetleri Belediye sınırlarıdışında yapmakla" görev ve yetkili olduğuöngörülmüştür. TCAnayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu" kurala bağlanmış, 2577Sayılı İYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklan ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari davaçeşitleri arasında" sayılmıştır. Budurumda İl Özel İdaresinin yetki ve sorumluluksınırları içindeki yolun yapım, bakım veonarımının yapılmadığı nedeniyle doğanzararın tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alman idare hukukukurallarına ve 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeidari yargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayınçoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındakiihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile"işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlarıdahil bu kanundan doğan sorumluluk davaları Adli Yargıdagörülür..." hükmü getirilmiştir. Sayınçoğunluk görüşünün aksine eldeki uyuşmazlıkanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Çünkü,2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkçabelirtildiği gibi yasa motorlu araçların işletilmesindendoğan zararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasahükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıdagörülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 SayılıYasa'nın 85.maddesinde düzenlenen motorlu araçlarınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araçişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasadeğişikliğinden önce kamu araçlarınınişletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresininsorumluluğunun hangi yargı kolunda görüm veçözümü konusunda yasada bir düzenlemebulunmadığından idari ve Adli Yargı organlarıarasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 SayılıYasa'nın amacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. Nitekimyasa değişikliğine ilişkin Hükümetgerekçesi de getirilen yeni hükmün bu nedenle maddeyeeklendiğini teyit etmektedir. Diğertaraftan, sayın çoğunluk 2918 sayılı yasanın110. maddesi hükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira;"T.C. Anayasasında, Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebininreddi dışında yorumlu red karan verebileceğine dair birişaret yoktur. Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi"Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenintamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucuhareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hükümtesis edemez." hükmü böyle bir anlayışınbenimsenmemiş olduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir.Gerçi madde iptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasakoyucunun amacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareketetmesini önlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, İdare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Özbudun. Sh. 440 vd.) Hakkındayorumlu red kararı verilen bir kanun maddesi yürürlüktekalmaya devam eder. Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somutolaylarda o maddenin ne anlama geldiğine, yani nasılyorumlanacağına, bundan sonra da Anayasa Mahkemesi değil onuuygulayacak Mahkemeler karar verir. Anayasa Mahkemesinin yorumlu redkararı verirken yaptığı yorumunun diğer mahkemeleribağlaması mümkün değildir. Bir kanun maddesininnasıl yorumlanacağına onu uygulayacak olan Adli- idari ve AskeriYargı organları karar verir. Anayasa Mahkemesi Adli, İdari veAskeri kollarının üst mahkemesi olmadığınagöre bu yargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empozeetmesi mümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesininverdiği yorumlu red kararlarının kendilerinden beklenenfonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysahukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesi kararlarınınbağlayıcılığı bu kararların hükümfıkralarına münhasırdır. (Türk Anayasa HukukuDersleri, Kemal Gözler, sh. 444) Keza,Sayın çoğunluğun kararıdayandırdığı T.C. Anayasasının 158. maddehükümlerinin de uyuşmazlıkta uygulama yeribulunmamaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev veyetkilerini düzenleyen T.C. Anayasasının 158. maddesiaçık hükmünden de anlaşıldığıüzere Anayasa Mahkemesi ile diğer yargı kollarıarasında olumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığınındoğması halinde Anayasa Mahkemesi görüşününüstün tutulacağına ilişkin düzenlemenin,uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesinin görevlilik veyagörevsizlik kararının bulunmaması, diğer yargıkolları ile arasında bir görev ihtilafınınçıkmaması nedeniyle uygulanması mümkündeğildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıylaIçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somutuyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım vekorunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına, 2918Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorlu araçlarınişletilmesinden doğan zararlardan dolayı işletenini hukukisorumluluğunun Adli Yargıda görüm veçözümünü düzenleme altına almasına, Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeİdari Yargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. Somutuyuşmazlığın anılan yasa hükmükapsamında bulunmamasına, Kamuhizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeİdari Yargının görevli olmasına göre, UyuşmazlıktaAdli Yargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. Üye EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy