T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 103
KARAR NO : 2014 / 158
KARAR TR : 3.3.2014
ÖZET : Davacının taşınmazı üzerinde konulan kısıtlamanın (hukuki el atmanın) yol açtığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar :1.Y.A. 2.R.A. Vekili :Av.Ö.P. Davalılar :1.Fatih BelediyeBaşkanlığı Vekili :Av.H.K.A. 2.T.C.BaşbakanlıkDiyanet İşleri Bakanlığı Vekilleri :I.HukukMüşaviri M.D. & Hukuk Müşaviri D.Ö.Z. O L A Y :Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinindava konusu İstanbul İli, Fatih İlçesi, Haydar Mahallesi,251 Pafta 2196 Ada 7 Parsel sayılı taşınmazın hisselimaliki olduklarını, dava konusu taşınmazın imarplanında “İmaret Alanı” olarakayrıldığını, aradan 10 yıl gibi çok uzunbir süre geçmiş olmasına rağmen adıgeçen planın değiştirilmediğini ve taşınmazınınimara açılmadığını, bu şekilde kendilerindenönceki murisi evvellerinin dahi taşınmazdan istifadesine engelolunduğunu, bugün bu gayrimenkulün belediye tarafından parkalanı olarak gösterilerek halen istifadelerine engel olunduğunu,davalı idareler tarafından dava konusu taşınmaza fiilen elatıldığını belirterek; fazlaya ilişkin tümdava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TLtazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksekanayasal faizi (Anayasanın 46/son maddesi) ile birlikte davalıidarelerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesiistemi ile adli yargı yerinde dava açmıştır. Davalı FatihBelediye Başkanlığı vekili süresi içerisindeverdiği cevap dilekçesinde ve 22.10.2013 tarihli ön incelemecelsesinde özetle; görev itirazında bulunmuştur. İstanbul 8.AsliyeHukuk Mahkemesi: 22.10.2013 gün ve 2013/76 Esas sayılıkararı ile, davalı Fatih Belediye Başkanlığıvekilinin görev itirazının reddine karar vermiştir. Davalı FatihBelediye Başkanlığı vekilinin, idari yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyasınınonaylı bir örneği Danıştay Başsavcılığı’nagönderilmiştir. DanıştayBaşsavcısı; İdarelerin 3194 sayılı İmarKanunu’nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma,ruhsat gibi bireysel işlemler, "idari işlem, bu imar planıuyarınca yapmak zorunda oldukları program ve uygulamaları bununiçin gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri yani, bu konudakihareketsizliklerin de, idari eylem niteliğitaşıdığını belirterek, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'ncimaddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları," hükmü gereğince idari yargı yerindegörülmesinin gerektiği belirtilerek, 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıylayapılan 3.3.2014 günlü toplantısında; l-İLK İNCELEME: Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı Fatih Belediye Başkanlığıvekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve dahi 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, davalı Fatih BelediyeBaşkanlığı açısından 10.maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacıların hisseli şekildemaliki oldukları taşınmazın ilk düzenlenen imarplanında “İmaret Alanı” sonra düzenlenen imarplanında “Park Alanı” olarak ayrılmak suretiylekamulaştırmasız el atıldığından bahisle,taşınmazın el atılan kısmı bakımından; fazlayailişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıile 10.000,00 TL tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek enyüksek anayasal faizi (Anayasanın 46/son maddesi) ile birliktedavalı idarelerden müştereken ve müteselsilen tahsiline kararverilmesi istemi ile açılmıştır. Dosyakapsamında yapılan inceleme neticesinde; dava dosyasında bulunandavalı Fatih Belediye Başkanlığı’nın15.03.2013 gün ve Gd.3646 sayılı yazısı ile davakonusu taşınmazın Koruma Amaçlı Uygulama İmarPlanında 1.Derece Koruma Bölgesinde, konut alanındakaldığı, H:6.50 mt.irtifa almakta olup, mevcut parselin tescillieski eser komşuluğu bulunduğu, Koruma Kurul Kararı olmadanuygulama yapılamayacağının bildirildiği; Mahkememizce, davalı idarece fiilen el atılıpatılmadığı hususunun tespiti açısından İstanbul8.Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yazılan yazıya verilen 05.02.2014gün ve 2013/76 Esas sayılı yazı cevabında; dava konusutaşınmazda keşif yapıldığının ve raporalındığının bildirildiği, alınan 06.01.2014gün ve 2013/76 esas sayılı bilirkişiler Arslan Bayrak,Vehbiye Zuhal Cömertoğlu, Behzat İşçimen’e aitraporda; dava konusu İstanbul İli, Fatih İlçesi, HaydarMahallesi 251 Pafta 2196 Ada 7 Parsel sayılıtaşınmazın fiilen arsa konumunda olup, üzerinde dermeçatma bir odun-kömür koyulan barakanın olduğu, bubarakayı 8 Parsel de bulunan gecekondunun sahibinin kendisininkullandığını keşif sırasında beyanettiği, baraka olarak bulunan yapının bir değeriolmadığı kanaatine varıldığı, davalıidarelerce taşınmaza herhangi bir fiili el atmanınolmadığının tespit edildiği görülmekle; dava konusu taşınmaza davalı idarece fiilen elatılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur. a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır. b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir. Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir. İmar planları alenidir. Bualeniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. BelediyeBaşkanlığı ve mülki amirlikler, imarplanının tamamını veya bir kısmını kopyalarveya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespitedilecek ücret karşılığında isteyenlere verir. c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz.”hükmüne yer verilmiştir. Olayda, imarplanının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konuparselin İstanbul IV Numaralı, İstanbul I Numaralı YenilemeAlanları, İstanbul II Numaralı Yenileme AlanlarıKültür Varlıklarını Koruma BölgeKurullarınca uygun bulunarak Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı’nca 04.10.2012 tarihinde onaylanan, Fatihİlçesi (Tarihi Yarımada) Kentsel, Tarihi, Kentsel Arkeolojik,I.Derece Arkeolojik Sit Alanı 1/1000 ölçekli KorumaAmaçlı Uygulama İmar Planında 1.Derece KorumaBölgesinde konut alanında kalmakta olup, H:6.50 mt.irtifa almaktaolup, ayrıca mevcut parselin tescilli eski eser komşuluğubulunduğu, taşınmaza idarece fiilen elatılmadığı, kamulaştırmasız el atma nedeniile taşınmazın bedelinin ödenmesi gerektiğinin iddiaedildiği; davanın konusunun, davalı idarelerce 3194sayılı Kanunu uyarınca kamu gücü kullanılarak tekyanlı irade ile yapılan imar planlarında yer alan davacılarınhisseli şekilde maliki olduğu taşınmazın bedelinintazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmış olup,belirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalı imaruygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminineyönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Öte yandan, taşınmazınimar planında “dere mutlak koruma alanı” nda kalmasınedeniyle taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisininkısıtlanması nedenine dayalı olarak davacınınAsliye Hukuk Mahkemesi nezlinde açtığı tazminatdavasında, bu Mahkemece 4.11.1983 günlü, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6 ncı maddesininkimi fıkralarının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesineyapılan itiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E:2013/93, K: 2013/101 sayılı kararında ”…Davacının mülkü üzerinde tasarruf etmehakkının kısıtlanması, idarenin bir eyleminden değil,idari bir işlem niteliğinde olduğu tartışmasızolan imar planından kaynaklanmaktadır. Olayda, idarenin fiili elkoyma niteliği taşıyan bir eylemi henüz bulunmamakta,aksine kanunen yapması gereken kamulaştırma işlemleriniyapmamak biçiminde tezahür eden bir eylemsizliği sözkonusudur. Öte yandan kamulaştırmasız el atmadan sözedilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareyegeçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsisedilmiş olması gerekmektedir. Oysa, mahkemede görülendavaya konu olayda olduğu gibi imar kısıtlamaları’ndataşınmaz zilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup,yalnızca malikin ilgili mevzuattan kaynaklanan bazıkısıtlamalara maruz kalması söz konusu olmaktadır.Sonuç olarak, davacının taşınmazının imarplanlarında “ dere mutlak koruma alanı” ndabırakılması nedeniyle, tasarruf hakkınınkısıtlanmasının kamulaştırmasız el atmasonucu olduğu ve tasarruf hakkının kısıtlanmasısebebiyle doğan zararın ancak idari yargıda açılacakbir tam yargı davasına konu edilebileceği sonucunaulaşılmaktadır. Dolayısıyla bakılmakta olan dava,itiraz başvurusunda bulunan mahkemenin görev alanınagirmemektedir. Nitekim, Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeriyargı merciileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazı imarplanında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle, anayasalhaklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesineyapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama,Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usul şartlarına vehukuka uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, başvurucuderece mahkemelerinde kendi delillerini ve iddialarını sunmafırsatını bulmuş ve bunlar UyuşmazlıkMahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikayeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz birşekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”gerekçesiyle, davacının başvurusu oybirliğiylereddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503sayılı kararıyla, imar planındaki kısıtlamalardankaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemlidavaların idari yargının görevinde olduğuhüküm altına alınmıştır. Açıklanan nedenlerle,Danıştay Başsavcısı’nın başvurusununkabulü ile davalı Fatih Belediye Başkanlığı vekiliningörev itirazının İstanbul 8. Asliye HukukMahkemesi’nce reddine ilişkin kararınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,davalı Fatih Belediye Başkanlığı vekilinin GÖREVİTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN, İstanbul8.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.10.2013 gün ve 2013/76 Esas sayılıKARARININ KALDIRILMASINA, 3.3.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy