T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2014 / 190 KARAR NO : 2014 / 235 KARAR TR : 3.3.2014 ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :N.E. Vekilleri :Av. N.B.D. & Av. Ö.A. & Av. K.Ç.L. Davalı :Türk Telekomünikasyon A.Ş. Vekili :Av.M.H.B. O L A Y : Davacı vekilidava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kurumnezdinde Teknisyen ünvanı ile çalışmakta iken; adının406 sayılı Yasanın Ek:29 ve devamı hükümleri ile4046 sayılı Yasanın 22.maddesi hükümlerinedayanılarak başka kamu kurum ve kuruluşlarına atanmaküzere Devlet Personel Başkanlığı’na bildirildiğini,bildiriminin yapıldığı tarih itibariyle maaş nakil bildirimcetvelinde yer alan ücret hesaplamasında hatayapıldığını, maaş nakil ilmuhaberinde yer alan ücretesadece bildirim tarihine kadar geçen süre içerisinde devletmemurlarına yapılan zamlarınyansıtıldığını, buna karşılık budönemler için devlet memurlarına verilen enflasyonunyansıtılmadığını, buyanlışlığın müvekkilinin eksik ücretalmasına neden olduğunu belirterek; maaş nakil ilmuhaberinindenge tazminatının, enflasyon farkının vealdığı ikramiyenin yansıtılmaması nedeniylehukuka aykırı düzenlendiğinin tespiti ile, maaş nakililmuhaberinin düzeltilmesine ve ücretine yansıtılmayandenge tazminatını alacağının fazlaya dair haklarısaklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL’sinin davatarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiile adli yargı yerinde dava açmıştır. Ankara1. İş Mahkemesi: 15.05.2012 gün ve 2011/273 Esas, 2012/486Karar sayılı kararında özetle; “… davacı,davalı şirkette 4046 sayılı Yasanın 22.maddesiuyarınca nakle tabi sözleşmeli personel olarakçalışmakta iken davalı Telekom’unözelleştirilmesinden sonra 2.Tip sözleşmebağıtlayıp İş Yasasına tabi işçistatüsünde çalışmasını devamettirdiği, bilahare İş Sözleşmesinin feshiüzerine 406 Sayılı Yasanın Ek.29.maddesi ve 4046sayılı yasanın 22.maddesi uyarınca Kamu KurumKuruluşlarında istihdam edilmek üzere Devlet PersonelBaşkanlığına yapılan bildirimi müteakip,davacının başka Kuruma nakli sonucu davalı şirketleolan ilişiği kesildiği, davacının ücretlerindebir noksanlık bulunmadığını ve 5473 sayılıYasada öngörülen (40,00 TL ve 80,00 TL’lik eködemelerin, kamu kurum ve kuruluşlarındaçalışan personelin ücretine yapılan genel birartış niteliğinde olmayıp Türk Telekom’un yeralmadığı ve yasada tahdidi olarak belirtilen Kurum veünvanlarındaki personelin mali haklarınınyönetilmesine ilişkin olduğundan davacının vedavalının tabi olduğu 406 sayılı yasanın 29/3maddesi ve 4046 sayılı yasanın 22.maddesi uyarıncadavacının ve aynı konumdaki Türk Telekom personelinin,Yüksek Planlama Kurulunun 5473 sayılı yasa kapsamındaki(ilave tediye, ikramiye gibi) ek ödemeden yararlanma hakkı bulunmayanpersonel için öngörülen ödemeden yararlanmahakkı bulunmadığı…” gerekçegösterilmek suretiyle davanın reddine karar vermiş, bu karardavacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 9.Hukuk Dairesi; 01.10.2012 gün ve 2012/27079 Esas, 2012/32344 Kararsayılı kararında özetle; mahkemece davanın HMK.nun114/1-b maddesi uyarınca “yargı yolunun caizolmaması” nedeniyle aynı yasanın 115/2.maddesiuyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılışekilde esasa girilerek davanın reddine karar verilmesininhatalı olduğu belirtilerek, ilk derece mahkemesi kararınınbozulmasına hükmetmiştir. Ankara1. İş Mahkemesi: 25.12.2012 gün ve 2012/1301 Esas, 2012/1385Karar sayılı kararında özetle; “Yargıtaybozma ilamı göz önüne alındığında 406sayılı Yasa hükümleri uyarınca davalışirkete, hak sahibi personeli Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirmesi, bildirim ile beraberpersonelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasalhaklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmuhaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemleryaptırıldığı görülmektedir. Bu işlemleridare hukuku alanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgilipersonelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük veparasal haklarını belirlediği, söz konusu işlemlerinkamu personeli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmişbirer idari işlem niteliğinde olduklarıaçıktır. İdari işlemlerle ilgiliuyuşmalığın ise adli yargı yerinde değil, idari yargıyeri olduğu” gerekçe gösterilerek; HMK 114/1-b maddesiuyarınca, aynı yasanın 115/2 maddesi uyarıncaaçılan davanın usulden reddine karar vermiştir. Dava dosyasındabulunan onaylı karar örneğine şerh edildiği üzerekarar; taraflarca temyiz edilmeksizin 03.01.2013 tarihindekesinleşmiştir. Davacı vekili bukez; davalı kurumda çalışmakta iken, kurumunözelleştirilmesi üzerine başka kuruma atanan davacının,maaş nakil ilmuhaberinin 4046 sayılı Yasa’nın 22.maddesineuygun düzenlenmemesi nedeniyle iptal edilerek, mahrum kalınan parasalhaklarının yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiliistemiyle idari yargıda dava açmıştır. Ankara7. İdare Mahkemesi: 31.12.2013 gün ve 2013/147 Esassayılı ara kararında özetle; uyuşmazlıkta,davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon GenelMüdürlüğü’nün olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden; uyuşmazlığınçözümünde, özel hukuk hükümlerinegöre adli yargının görevli olduğunu gerekçegöstererek, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlütoplantısında; l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın19.maddesinde öngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece,adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim BirgülYİĞİT’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalıkurum nezdinde Teknisyen ünvanı ile çalışmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeni ile başka kuruma atanandavacının, maaş nakil ilmuhaberinin, dengetazminatının, enflasyon farkının ve aldığıikramiyenin yansıtılmaması nedeniyle hukuka aykırıdüzenlendiğinin tespiti ile, maaş nakil ilmuhaberinindüzeltilmesine ve ücretine yansıtılmayan eködemelerinden denge tazminatını alacağınınfazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00TL’si dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdantahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun vegörev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemelerbirlikte değerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceyekadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluşolduğu tartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu süreceparalel olarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekomdaki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22.maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlık giderleri,cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğer mali veözlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde davalı kurumnezdinde çalışmakta iken, 406 sayılı Yasa'nınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilen vesonrasında başka bir kamu kurumu emrine atanan davacıtarafından, maaş nakil ilmühaberinin hatalı olduğununtespiti ile almaktan mahrum kaldığı ek ödenekler nedeni ileuğradığı zararın tazmini istemiyle; Ankara 1.İşMahkemesi’ne dava açıldığı; Ankara 1.İş Mahkemesi’nin 25.12.2012 gün ve 2012/1301 Esas, 2012/1385Karar sayılı kararı ile davanın görev nedeni ilereddine karar verdiği ve kararın temyiz edilmeksizinkesinleştiği; bunun üzerine davacının aynıistemle Ankara 7. İdare Mahkemesi’nde davaaçtığı, Ankara 7. İdare Mahkemesi’nce 2477 sayılı kanunun 19. maddesi koşullarına uygun olarakdosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararverildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizceyapılan değerlendirme neticesinde; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik: 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre,iptali istenilen işlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile Ankara 1. İş Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 7.İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Ankara 1.İş Mahkemesi’nin 25.12.2012 günve 2012/1301 Esas, 2012/1385 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 3.3.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy