T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 278
KARAR NO : 2014 / 311
KARAR TR : 3.3.2014
ÖZET: Referandum oylamasında önleyici kolluk devriyesi olarak görevlendirme hali Jandarmanın mülki görevine dahil olmakla beraber; bu görevin bitiminden sonra askeri birliğe intikal esnasında bölücü örgüt mensuplarıyla girişilen silahlı çatışmada malul hale gelme halinin askeri hizmete ilişkin bulunması karşısında; bu eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle davacı Uzman Jandarma Çavuş tarafından açılan tam yargı davasının ASKERİ İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M.D.
Vekilli :Av. C.Ç.
Davalı :T.C. İçişleri Bakanlığı
Vekili :Av. H.U. (Adli Yargıda)
OL A Y : Davacıvekili 28.11.2011 tarihli dilekçesi ile özetle; Olay tarihinde HakkâriJandarma Özel Harekât Tabur Komutanlığı’ndaUzman Jandarma olan davacının, 12.09.2010 günü HakkâriMerkez Ağaçdibi köyündeki referandum oylamasındaalınacak emniyet tedbirleri için, önleyici kolluk devriyesiolarak görevlendirildiğini, görev bitimini müteakipdönüş yolunda, bölücü terörörgütü mensupları tarafından EYP patlatılıp,sonrasında açılan taciz ateşi sonucunda J. Uzm.Çvş. Nuh Yudakan’ın baş ve bel kısmındanyaralandığını, davacının da ateşesnasında tacizi bertaraf etmek için araçtan inerken ve yerdeğiştirme ve sıçramalar sonucu düşmesinedeniyle sol bacağının üç noktadankırılarak yaralandığını, davacınınyaralanmasını müteakip tedavi gördüğünüve neticeten GATA Askeri Hastanesi’nin 21.11.2011 gün ve 9620sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile TSK’da görevyapamayacağına karar verildiğini, olay nedeniyledavacının sol omuz ve sol ön kolunda meydana gelenkısıtlık sonucu Uzman Erbaş Sözleşmesi’ninsağlık nedeniyle feshedilerek 25.05.2012 tarihindedavacının TSK ile ilişiğinin kesildiğini, SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı’ncadavacının 6’ncı dereceden vazife malulü kabuledildiğini ve emekli aylığının da buna görebağlandığını, davacıya 6’ncı derecevazife maluliyeti karşılığında 15.719,50 TL nakditazminat ödendiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla uğradığı zararların karşılığıolarak şimdilik 40.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi olmak üzeretoplam 50.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıidareden tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara11. Asliye Hukuk Mahkemesi: 04.07.2012 gün, E:2011/564, K:2012/350 sayıile özetle; davaya bakmakla Askeri Yüksek İdare Mahkemesigörevli olduğundan bahisle davanın görev yönündenreddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili, aynı istemle bukez Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde davaaçmıştır.
AskeriYüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesi: 13.03.2013 gün,E:2013/320, K:2013/345 sayı ile özetle, “...zararın biraskeri hizmetin ifası sırasında meydana gelmediği, dolayısıylada dava konusu işlemin askeri hizmete ilişkin bulunmaşartının gerçekleşmediğianlaşılmakla, iş bu davanınçözümünün Mahkememizin görevi dışındakaldığı ve davanın görüm veçözüm yerinin Genel İdari Yargı olduğu sonucunavarılmıştır.” demek suretiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiştir.
Bu karara karşı yapılanKarar Düzeltme başvurusu üzerine, Askeri Yüksekİdare Mahkemesi İkinci Daire Başkanlığı; 18.09.2013gün, E:2013/1167, K:2013/1002 sayı ile özetle, karardüzeltme isteminin reddine karar vermiş ve kararkesinleşmiştir.
Bu aşamadan sonra davacı vekili,aynı istemle bu kez İdari Yargı yerinde davaaçmıştır.
Van 1. İdare Mahkemesi: 10.12.2013 gün, E:2013/1959 sayı ileözetle; “...Davacının uzman jandarma çavuşolarak görev yaptığı ve asker kişistatüsünde olduğu tartışmasız olup, önleyiciemniyet devriyesi dışında davacının aracınaaçılan ateş esnasındaki hareketlenmedeyararlandığı anlaşıldığından, askerkişinin, bölücü terör örgütüsaldırısında askeri hizmete ilişkin bir kusur bulunupbulunmadığı, gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı,Jandarma Özel Harekât birliği mensubu olması nedeniyleözel bir saldırı mı yoksa referandum emniyeti ile ilgilibir saldırı mı olup olmadığının tespitininde askeri hizmete ilişkin olması karşısında,bakılan davanın görüm ve çözümündeAskeri Yüksek idare Mahkemesi’nin görevli olduğununkabulü gerekmektedir.” demek suretiyle davanın AskeriYüksek İdare Mahkemesi’nin görev alanınagirdiğinden bahisle 2247 sayılı Kanunun 19.maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlütoplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; askeri idariyargı ve genel idari yargı yerleri arasında 2247sayılı yasa’nın 19.maddesinde öngörülenbiçimde görev uyuşmazlığı doğduğu,genelidari yargı dosyasının, son görevsizlik kararınıveren mahkemece, askeri idari yargı dosyası da temin edilmeksuretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim ŞamilKAYNAK’ın, davanın çözümünde Askeri İdariYargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile AYİMSavcısı Mehmet ALP’in davada Askeri Yüksek İdareMahkemesinin görevli olduğu yolundaki yazılı vesözlü açıklamaları da dinlendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, olay tarihinde Hakkari JandarmaÖzel Harekat Tabur Komutanlığı'nda Uzman Jandarma olarakgörev yapan davacının, 12.09.2010 tarihinde Hakkari Merkez AğaçdibiKöyünde referandum oylamasının emniyet tedbiri içinönleyici kolluk devriyesi olarak görevlendirildiği, görevinbitmesi üzerine geri dönüş yolunda bölücüterör örgütü mensuplarınca taciz ateşi açılmasıüzerine, davacının taciz ateşine karşılıkvermek için araçtan inerek yer değiştirme vesıçraması esnasında düşüpyaralandığı, yaralanmasını müteakip tedavigördüğü ve neticeten GATA Askeri Hastanesi’ninSağlık Kurulu Raporu ile TSK’da görevyapamayacağına karar verildiği, yaralanma nedeniyle meydanagelen fiziksel kısıtlık sonucu Uzman ErbaşSözleşmesi’nin sağlık nedeniyle feshedilerek TSK ileilişiğinin kesildiği belirtilerek, söz konusu yaralanmasonucu uğranılan maddi ve manevi zararın davalı idaredentazmini istemiyle açılmıştır.
6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 3. maddesinde, her türlü idari eylem veişlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yolaçtığı vücut bütünlüğününkısmen veya tamamen yitirilmesine yahut kişininölümüne bağlı maddi ve manevi zararlarıntazminine ilişkin davalara asliye hukuk mahkemelerinin bakacağıhükmüne, geçici 1. maddesinde ise, bu Kanunun yargı yoluve göreve ilişkin hükümlerinin, Kanununyürürlüğe girmesinden önceki tarihteaçılmış olan davalarda uygulanmayacağıhükmüne yer verilmiş, bu Kanunun 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birincicümlesinin iptali amacıyla açılan davada, AnayasaMahkemesi, 16.2.2012 tarih ve E:2011/35, K:2012/23 sayılıkararıyla: dava konusu kuralla, sadece kişinin vücutbütünlüğüne verilen maddi zararlar ile bunabağlı manevi zararların ve ölüm nedeniyle oluşanmaddi ve manevi zararların tazmini konusunun kapsamaalındığı ve bu tazminat davalarına bakmagörevinin asliye hukuk mahkemelerine verildiği; buna göre,aynı idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğudiğer sebeplerden kaynaklanan zararların kapsamaalınmadığı; sorumluluk sebebi aynı olsa da buzararların tazmini davalarının idari yargıdagörülmeye devam edeceği; bu durumda, idarenin aynıyapı içinde aldığı kararın birbölümünün idari yargıda birbölümünün adli yargıda görülmesininyargılamanın bütünlüğünübozacağı ayrıca iki ayrı yargı kolundagörülen davalarda, idarenin sorumluluğu, bu sorumluluğunkapsamı, idarenin tazmin yükümlülüğükonularında farklı sonuçlara ulaşabileceği; esasenidare hukukunda var olan hizmet kusuru ve kusursuz sorumlulukkavramlarının, kişilerin gördüğüzararların tazmininde kullanılan ve kişilerin idarekarşısında korunma kapsamını genişleten kavramlarolduğu; idare hukukunda, idarenin hiçbir kusuru olmasa da sosyalrisk, terör eylemleri, fedakarlığın denkleştirilmesigibi kusursuz sorumluluğa ilişkin kavramlara dayanılarakkişilerin uğradığı zararların tazmin edilmesininmümkün olduğu, özel hukuk alanındaki kusursuzsorumluluk hallerinin ise, belirli konular için düzenlendiğive sınırlı olduğu; idarenin idare hukuku esaslarınadayanarak tesis ettiği tartışmasız bulunan eylem veişlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerdenkaynaklanan zararlara ilişkin davaların idari yargı yerlerindegörülmesi gerektiği; bu nedenle, yukarıda belirtildiğigibi, aynı idari eylem, işlem veya sorumluluk sebebinden kaynaklananzararların tazminine ilişkin davaların farklı yargıyerlerinde görülmesinde kamu yararı ve haklı nedenolduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle iptaline kararvermiştir.
Anayasa’nın 157.maddesinde,Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin, askeri olmayanmakamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren veaskeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derecemahkemesi olduğu; ancak, askerlik yükümlülüğündendoğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Yasa ile değişik 20.maddesinin birinci fıkrasında, “Askeri Yüksek İdare MahkemesiTürk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsabile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idariişlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve sonderece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlarda gösterilen,görevleri yapar. Ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olmasışartı aranmaz” denilmiştir.
Buna göre, Askeri Yüksekİdare Mahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi için dava konusuidari işlem veya eylemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” ve“askeri hizmete ilişkin bulunması”koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
1602 sayılı Yasa’nındeğişik 20. maddesinde, Türk Silahlı Kuvvetlerindegörevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askerimemur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzmanjandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurlar askerkişi sayılmaktadır.
Davacının 1602 sayılıYasa’nın 20. maddesinde sayılan asker kişilerden olduğuve bu nedenle dava konusu eylemin asker kişiyi ilgilendirdiğitartışmasızdır.
Olayda, eylemden dolayı zarar görenin asker kişiolduğunda tartışma yok ise de, tazminatın konusunuoluşturan zararın jandarmanın eyleminden doğmasınedeniyle, yürütülen hizmetin niteliğinin incelenmesigerekmektedir.
2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve YetkileriKanunu’nun, 3. maddesinde, jandarma “silahlı askeri birgüvenlik ve kolluk kuvveti” olarak tanımlanmış, 7.maddesinde, görevleri: a)Mülki, b)Adli, c)Askeri ve d)Diğergörevler başlıkları altında tasnif edilmiş;“Askeri görevleri”, askeri kanun ve nizamlarıngereği görevlerle Genel Kurmay Başkanlığıncaverilen görevleri yapmak olarak belirtilmiş; “Mülkigörevleri” ise, emniyet ve asayiş ile kamu düzeninisağlamak, korumak, kollamak, kaçakçılığımen, takip ve tahkik etmek, suç işlenmesini önlemekiçin gerekli tedbirleri almak ve uygulamak, ceza infaz kurumları vetutukevlerinin dış korunmalarını yapmak olaraksayılmıştır.
Davacının, olay tarihindeHakkari Jandarma Özel Harekat Tabur Komutanlığı'nda UzmanJandarma olarak görev yaptığı, 12.09.2010 tarihinde iseHakkari Merkez Ağaçdibi Köyünde referandumoylamasının emniyet tedbiri için önleyici kollukdevriyesi olarak görevlendirildiği, görevin bitmesi üzerinegeri dönüş yolunda bölücü terörörgütü mensuplarınca taciz ateşiaçılması üzerine taciz ateşini bertaraf etmekisterken tazminata konu yaralanmanın meydana geldiği anlaşılmakla,her ne kadar davacının olay günü görevlendirilmesininnedeni referandum oylamasınınemniyetini tesis amaçlı olup, bu da 2803 sayılıJandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanununun 7/c maddesindebelirtilen ''askeri görev''lerden olmayıp, aynı Kanun’un7/a maddelerinde belirtilen ''mülki görevler'' kapsamında olsada, meydana gelen yaralanmanın konusunu oluşturan olayda davacıbaşlangıçta mülki bir görev olan önleyicikolluk devriyesi ile görevlendirilmiş olsa bile, zarar doğurucuyaralanma olayı bu görev esnasında ve bu görevle ilgiliolarak değil, bu görevin dönüşünde maruzkalınan terör saldırısı sonucu meydana gelmişolduğundan, bu aşamadan sonra davacının görevinin,askeri kanun ve nizamların gereği olan görevler kapsamında Kanun’un7.maddesinin b bendinde belirtilen ‘’ askeri ‘’görevi olarak değerlendirilmesi, dolayısıyla sözkonusu eylemin askeri hizmete ilişkin olduğunun kabulügerekmektedir.
Davada, davacının askerlikgörevini yaparken yaralandığı, bu yaralanma neticesindemeydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini istemiylegörülmekte olan davanın açıldığıanlaşılmakla, maddi ve manevi tazminata konu olayın askeri birgörevin yürütülmesi sırasında doğmasıve sonucunda asker kişinin yaralanmış olmasıkarşısında olayda eylemin “askeri hizmete ilişkinbulunması” ve “asker kişiyi ilgilendirmesi”koşullarının birlikte gerçekleştiğianlaşılmıştır.
Belirtilen durumlara göre ve olaydaAnayasa’nın 157. ve 1602 sayılı Yasa’nın 20.maddelerinde öngörülen, idari eylemin asker kişiyiilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunmasıkoşulları birlikte gerçekleştiğinden, davanıngörüm ve çözümü Askeri Yüksek İdareMahkemesi’nin görevine girmektedir.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümü askeri idari yargı yerinin görevinegirdiğinden Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 2. DairesiBaşkanlığınca verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ASKERİ İDARİ YARGIYERİNİN görevli olduğuna, bu nedenle Askeri Yüksekİdare Mahkemesi 2. Daire Başkanlığı’nın 13.03.2013 gün, E:2013/320, K:2013/345 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 3.3.2014 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜR
Üye
Eyüp Sabri
BAYDAR
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Sıddık
YILDIZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy