T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 38
KARAR NO : 2014 / 111
KARAR TR : 03.02.2014
ÖZET : Davacıya ait parselin 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca imar düzenlemesi sonucunda başka parsellere gitmesi ve davacıya ait bina, eklenti ve ağaçların belediyeye ait parselde kalması ve davacının anılan binayı kullanmaya devam etmesi üzerine ecrimisil istenilmesi nedeniyle; davacının maliki olduğu yapı ve ağaçların kullanımın engellenmesinden ötürü uğranılan zararın tazmini istemiyle, açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : H.E.
Vekili : Av. D.S.
Davalı : Ankara BüyükşehirBelediyesi Başkanlığı
Vekili :Av. A.K.
OL A Y : Davacıvekili, dava dilekçesinde özetle; davacının Ankara ili,Mamak ilçesi, Üreğil Mahallesi, 260 parsel veçevresindeki imar uygulaması neticesinde davacınınhissesinin 39660 ada 3 ve 39662 ada 1 parsele gittiğini, davacıya aitbina, eklenti ve ağaçların ise 50180 ada 1 parseldekaldığını, 31.05.2013 tanzim, 05.06.2013 tebliğtarihli Ankara Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı Destek Hizmetleri DairesiBaşkanlığı Kira İşleri ŞubeMüdürlüğü tarafından gönderilen 7000sayılı ecrimisil ihbarnamesiyle davacıya ait gecekondu, eklentive ağaçların kullanımının engellenmesinedeniyle ecrimisil bedeline ilişkin idari işlem nedeniyle zararauğradığını belirterek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik 10.000,00TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesiistemiyle adli yargıda dava açmıştır.
DavalıAnkara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilisüresi içerisinde verdiği cevap dilekçesinde görevitirazında bulunmuştur.
ANKARA8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 09.10.2013 gün ve E:2013/ 361sayı ile, davalı Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekilinin görev itirazınınreddine karar vermiştir.
DavalıAnkara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin,idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçe üzerine, davadosyasının onaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI; “…idarelerin 3194 sayılı İmarKanunu’nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile 2981 sayılı Yasanın13’üncü maddesinin (c) bendi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilenparselasyon, kamulaştrma, ruhsat gibi bireysel işlemler, “idariişlem”; bu imar planı uyarınca yapmak zorundaoldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizlikleri de, idarieylem niteliği taşımaktadır.
Diğertaraftan, 5393 sayılı Belediye Kanununun 15.maddesinde; belediyemallarına karşı suç işleyenlerin, Devlet malınakarşı suç işlemiş sayılacağı; 2886sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesi hükümlerininbelediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı;2886 sayılı Yasanın 75. maddesinde ise; devletin özelmülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunantaşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerceişgali üzerine fuzuli şagilden, bu Kanunun 9’uncumaddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle takdir ve tespit edilecek ecrimisilisteneceği, ecrimisilin talep edilebilmesi için Hazineninişgalden dolayı bir zarara uğramış olmasınıngerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağıhükmüne yer verilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacıya ait bina, eklenti ve ağaçlarınbulunduğu parselin davalı idarenin imar uygulamasındandolayı yapılan şuyulandırma ve parselasyon sonucudavalı idare adına tescil edildiği, davacınınanılan binayı kullanmaya devam etmesi üzerine davalı idaretarafından davacıdan ecrimisil istenmesine ilişkin işleminiptali ve ecrimisil istenilmesi nedeniyle davacının bina, eklenti veağaçların kullanımını engellemesi suretiylekamulaştırmasız el atıldığından bahislezararının tazmini istemiyle açıldığıanlaşılan davada. Ecrimisil istenilmesine ilişkin işlem,davalı idarenin kamu gücünü kullanarak tek yanlı iradeaçıklamasıyla tesis ettiği idari işlem olup, idariişlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerin de,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12ve 13’üncü maddeleri uyarınca, İdari Yargıyerlerinde açılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri,anılan yasa hükümlerinin gereği olduğundan, ecrimisilişleminin iptali ve 3194 sayılı Kanunun 18. maddesininuygulanmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olarakaçılan bu davada İdari Yargıgörevlidir…”denilmek suretiyle, 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Zehra Ayla PERKTAŞ’ınBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 03.02.2014günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekilininanılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve dahi 12/1. maddede belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca 10. maddede öngörülenbiçimde, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacıya ait 260 parselin 3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesi uyarınca imar düzenlemesi sonucunda başka parselleregitmesi ve davacıya ait bina, eklenti ve ağaçlarınbelediyeye ait parselde kalması ve davacının anılanbinayı kullanmaya devam etmesi üzerine ecrimisil istenilmesinedeniyle; davacının maliki olduğu yapı veağaçların kullanımın engellenmesindenötürü uğranılan zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
3194 sayılıİmar kanununun “ Amaç”başlığını taşıyan 1. Maddesinde; “BuKanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların;plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygunteşekkülünü sağlamak amacıyladüzenlenmiştir
3194 sayılıİmar Kanunu’nun “Planların hazırlanması veyürürlüğe konulması” başlıklı 8.maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğekonulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik üçüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçetespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında biray süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilansüresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlarvaliliğe yapılır, valilik itirazları ve planlarıonbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığındaisteyenlere verir.
c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi KullanımıKanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaçdışında kullanılmak üzere plânlanamaz.”hükmüne yer verilmiştir.
Arazi ve arsa düzenlemesineilişkin 18. maddesinde; “İmar hududu içinde bulunanbinalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer haksahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yolfazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunanyerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun adaveya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyetiesaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescilişlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilenyerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıdabelirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazive arsaların dağıtımı sırasındabunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha,düzenleme dolayısıyla meydana gelen değerartışları karşılığında"düzenleme ortaklık payı" olarakdüşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacakdüzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazive arsaların düzenlemeden öncekiyüzölçümlerinin yüzde kırkınıgeçemez. (Değişikfıkra: 03/12/2003 - 5006 S.K./1. md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulanyerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığınabağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park,otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakolgibi umumi hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başkamaksatlarla kullanılamaz. Düzenleme ortaklık paylarının toplamı,yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetleriçin, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanlarıtoplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veyavalilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır. Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasınıngerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı,kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır. Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi birparselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payıalınmaz. Ancak, bu hüküm o parselde imar planı ile yenidenbir düzenleme yapılmasına mani teşkil etmez. Bu düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalarındüzenleme ortaklık payı alınanlarından, budüzenleme sebebiyle ayrıca değerlendirme resmi alınmaz. Üzerinde bina bulunan hisseli parsellerde,şüyulanma sadece zemine ait olup, şüyuun giderilmesindebina bedeli ayrıca dikkate alınır. Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göremuhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı, ancak bir imar parseliiçinde bırakılabilir. Tamamının veya birkısmının plan ve mevzuat hükümlerine göremuhafazası mümkün görülemeyen yapılar ise, birdenfazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veya birkaç parselüzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerinceyapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka biranlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçebu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasınadevam olunur. Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlererastlayan yapılar, belediye veya valilikçekamulaştırılmadıkça yıktırılamaz. Düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılara, ilgiliparsel sahiplerinin muvafakatleri olmadığı veya plan ve mevzuathükümlerine göre mahzur bulunduğu takdirde,küçük ölçüdeki zaruri tamirlerdışında ilave, değişiklik ve esaslı tamir izniverilemez. Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu madde hükümlerinintatbiki mümkün olmayan hallerde imar planı ve yönetmelikhükümlerine göre müstakil inşaata elverişli olankadastral parsellere plana göre inşaat ruhsatı verilebilir. Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyeceklerikamulaştırma bedeli yerine ilgililerin muvafakati halindekamulaştırılması gereken yerlerine karşılık,plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılmasımümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yerverebilirler. Veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerinegöre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunuuygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi vedepolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icrayolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde hertürlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselereayıracak özel parselasyon planları, satış vaadisözleşmeleri yapılamaz.” Parselasyon planlarının hazırlanmasına vetescile dair 19. Maddesinde; “ İmar planlarına göreparselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alaniçinde belediye encümeni, dışında ise il idarekurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlarbir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutatvasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashihedilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmeküzere tapu dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatiaranmaksızın, sicilleri planlara göre re'sen tanzim ve tesisederler. Bir parsel üzerinde birden fazla bina ve tesislerinyapımı gerektiğinde (Kooperatif evleri, siteler, toplu konutinşaatı gibi) imar parselasyon planları ifraza gerek kalmadan buihtiyacı karşılayacak şekilde düzenlenir veyadeğiştirilir ve burada, talep halinde, Kat Mülkiyeti Kanunuhükümleri uygulanır.” denilmektedir. Yukarıdayer alan 3194 sayılı İmar Kanununun 18. Maddesindekidüzenlemeye baktığımızda imar uygulamaları ileoluşan parsel sahibine karşı yapı sahibini korumaaltına almıştır. Davalı idare,malik olduğu taşınmazlar yönünden el atmanınönlenmesi ve tazminat yönünden genel hükümlerçerçevesinde adli yargıda dava açabileceği gibiözel yasalarda belirtildiği şekilde de tazminat talebindebulunabilir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun “Ecrimisil ve tahliye başlıklı 75. Maddesinde; “ Devletin özel mülkiyetinde veya hükümve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları veVakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiğimazbut vakıflara ait taşınmaz* malların, gerçek vetüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, buKanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idaredentaşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanıüç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriyedoğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdiredilecek** ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için,Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasıgerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz. (Ekcümle: 23/07/2010-6009 S.K/24.md.) Ecrimisile itiraz edilmemesi halindeyüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzdeonbeş indirim uygulanır. Ecrimisil fuzuli şagil tarafındanrızaen ödenmez ise, 6183 sayılı Amme AlacaklarınınTahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsilolunur…” şeklindeki düzenleme ile Hazineye aittaşınmazlardaki fuzuli şagillerden alınacak ecrimisil vetahliyeye ilişkin usul açıklanmıştır. Olayımızda,davalı idare 2886 sayılı Yasa uyarınca ecrimisilihbarnamesi göndermek suretiyle, mülkiyet hakkına yapılanmüdahaleye karşı ecrimisil talebinde bulunmuştur. Bununüzerine davacı H.E. tarafından 3194 sayılı İmarKanunun 18. maddesi uygulaması sonucu, tapulu taşınmazıüzerinde bulunan taşınmazın Belediyeye ait parselüzerinde kalması sonrası adına gönderilen ecrimisiltalebi nedeniyle uğramış olduğu zararın tazmini talepedildiğinden;davanın konusunun, davalı idarece 3194 sayılı Kanunuuyarınca kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade ileyapılan imar uygulaması nedeniyle davacıya ait olan bina, eklentive ağaçların davalı idare adına kayıtlıtaşınmaz üzerinde kalması ve sonrasında 2886sayılı Yasa uyarınca ecrimisil istenilmesi nedeniyleuğradığı zararın tazminine ilişkin bulunduğuanlaşılmış olup, davalı idarenin kamugücünü kullanarak tek yanlı iradeaçıklamasıyla tesis ettiği idari işlemden doğanzararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Öte yandan,taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı” nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezlindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamaları’nda taşınmazzilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikinilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak,davacının taşınmazının imar planlarında“ dere mutlak koruma alanı” nda bırakılmasınedeniyle, tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazı imarplanında “spor alanı” olarak ayrılan davacınınAsliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasında,davalı idarelerin görev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle,anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıyla AnayasaMahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesiİkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda(Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi vebaşvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddialarınözünün Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu,Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz bir şekildekeyfilik de içermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönündenincelenmeksizin ‘açıkça dayanaktan yoksunolması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir…” gerekçesiyle, davacının başvurusuoybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013,Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla, imarplanındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki elatmalardan’ kaynaklanan tazminat istemli davaların idariyargının görevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır. Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nın başvurusununkabulü ile, davalı Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekilinin görev itirazının Ankara8. Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,davalı Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekilinin GÖREV İTİRAZININ,Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09.10.2013 gün ve E:2013/ 361sayılı REDDİNE İLİŞKİN KARARINKALDIRILMASINA, 03.02.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Vekili Zehra Ayla PERKTAŞ Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy