T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 87
KARAR NO : 2014 / 133
KARAR TR : 03.02.2014
ÖZET : İmar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : M.A.T.
Vekili : Av.M.E.A.
Davalılar : 1- Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili :Av. A.K.
2- Yenimahalle Belediye Başkanlığı
O L A Y :Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin Ankara İli,Yenimahalle İlçesi, Yuva Mahallesi, 43146 Ada, 1 Parseldekayıtlı taşınmazın maliki olduğunu,sözkonusu taşınmazın imar planında Sosyal veKültürel Tesis Alanı olarak ayrıldığını,taşınmaza kamulaştırmasız elatıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkinher türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıylaşimdilik 1.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsili ve taşınmazındavalılar adına tescili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalı AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekilisüresi içinde verdiği dilekçede özetle, taşınmazafiilen el atılmadığını, imar planına dayalıolarak açılan tazminat davalarının görüm veçözüm yerinin idare mahkemeleri olduğunu ilerisürerek görev itirazında bulunmuştur.
ANKARA 6.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 19.9.2013 gün ve E:2012/566 sayıile, Mahkemelerinin görevli olduğuna, karar vermiştir.
Davalı AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekilininidari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, dosyaörneği Danıştay Başsavcılığınagönderilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI: Davanın, mülkiyet hakkına getirilenkısıtlamadan kaynaklanan tazminat talebiyleaçıldığı sonucunaulaşıldığı, dava dilekçesinde, YargıtayHukuk Genel Kurulu kararında, mülkiyet hakkına getirildiğisöylenen kısıtlamanın, taşınmazın maliki yönündenzarar doğurucu sonuçlarının olabileceğindekuşku olmadığı, ancak; bu sonuç yasonuçların genel ve düzenleyici nitelikte bir idari işlemolan imar planından kaynaklandığı, bu plandaöngörülen kamulaştırma programlarının zamanındayapılmamasından ve imar uygulamalarından; başka bir anlatımlada, idari işlemlerden ve davalı idarenin imar planı gereğiyapılması gereken kamulaştırmalar konusundaki hareketsizliğişeklinde ortaya çıkan idari eylemlerdenkaynaklandığı, idari işlem ve eylemlerden doğanzararların tazmini talepleri ise 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunun 12 ve 13.maddeleri uyarınca idariyargı yerlerinde açılacak tam yargı davalarına konuedilmeleri, anılan Yasa hükümlerinin gereği olduğu, bubakımdan hukuka uygunluklarının denetimi ve zarar doğurucusonuçlarının giderilmesi idari yargının görevalanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukuk düzenindeyaratmış oldukları etki ve sonuçların, hukuki elatmaolarak nitelendirilmesine ve bu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminattaleplerinin adli yargı yerlerinde açılacak tazminatdavalarına konu edilmelerine, hukuken olanak bulunmadığı,dolayısıyla davanın taşınmazın bedelinintahsiline hükmedilmesi istemine ilişkin kısmının, 2577sayılı Yasanın 2.maddesinin 1.fıkrasının bbendinde yer alan idari işlem ve eylemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları hükmü gereğince idari yargıyerinde görülmesi gerektiği, nitekim, 11.6.2013 günlü,28674 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6487sayılı Kanun’un 2942 sayılı KamulaştırmaKanunu’nun Geçici 6’ncı maddesinde değişiklikyapan 21’inci maddesinde “Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgilikanunların uygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında, 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılıİmar Kanununda öngörülen idari başvuru veişlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir.” Hükmüne yer verilmek suretiyle“hukuki el atma” olarak nitelendirilen, imar planındakibelirleme sebebiyle mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadankaynaklanan tazminat davalarının görüm veçözümünde İdari Yargı yerinin görevliolduğunun öngörüldüğü, bu nedenle 2247sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Zehra Ayla PERKTAŞ’ınBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri Baydar, AliÇolak, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve MehmetAKBULUT‘nun katılımlarıyla yapılan 03.02.2014 tarihlitoplantısında:
l-İLKİNCELEME:Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı idareninanılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Danıştay Başsavcısı'nca,10. maddede öngörülen biçimde “davanıntaşınmazın bedelinin tahsiline hükmedilmesi istemineilişkin kısmı yönünden” olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacınınmaliki olduğu taşınmaza, imar planında Sosyal veKültürel Tesis Alanı olarak ayrılmak suretiylekamulaştırmasız el atıldığından bahisle,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; işleyecekyasal faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00 TL’nin davalı idarelerdentahsili, taşınmazın davalı lehine tapudan terkini istemiyleaçılmıştır.
3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölgeplanları; sosyo-ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulamaİmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı veçevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak,belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım veuygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğütakdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerininternet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilanedilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itirazedilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz.”hükmüne yer verilmiştir.
Dosyakapsamında yapılan incelemede, Mahkemesine dava konusutaşınmazlarla ilgili olarak keşif yapılıpyapılmadığı, yapıldı ise, yapılan keşifsonucu hazırlanan bilirkişi raporunun gönderilmesininistenildiği ancak cevabi yazıda keşifyapılmadığının belertildiğianlaşılmıştır.
Olayda,imar planının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konuparselin imar planında Sosyal ve Kültürel Tesis Alanındakaldığı, taşınmaza idarece fiilen elatılmadığı ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararıile bu tür yerlerin bedelinin ödeneceğine karar verildiği,kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmazınbedelinin ödenilmesi gerektiğinin iddia edildiği; davanınkonusunun, davalı idarece 3194 sayılı Kanunu uyarınca kamugücü kullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imarplanlarında yer alan davacının hissedar olduğutaşınmazın bedelinin tazminine ilişkin bulunduğuanlaşılmış olup, belirtilen duruma göre, imarplanı ve buna dayalı imar uygulaması sonucundauğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan,taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı” nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezlindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el
koyma niteliği taşıyanbir eylemi henüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamaları’nda taşınmazzilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikinilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak,davacının taşınmazının imar planlarında“ dere mutlak koruma alanı” nda bırakılmasınedeniyle, tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyle oybirliğiylereddedilmiştir. Yine taşınmazı imar planında“spor alanı” olarak ayrılan davacının AsliyeHukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasında,davalı idarelerin görev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilenkararda (Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemeningerekçesi ve başvurucunun iddiaları incelendiğinde,iddiaların özünün Uyuşmazlık Mahkemesitarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukukkurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına veesas itibariyle yargılamanın sonucuna ilişkin olduğuanlaşılmaktadır. Yargılama, UyuşmazlıkMahkemesi tarafından usul şartlarına ve hukuka uygun olarakgerçekleştirilmiş olup, başvurucu derece mahkemelerindekendi delillerini ve iddialarını sunma fırsatınıbulmuş ve bunlar Uyuşmazlık Mahkemesi’nce gereğigibi değerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle,adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddialarının kanun yolu şikayeti niteliğinde olduğu, UyuşmazlıkMahkemesi kararının bariz bir şekilde keyfilik deiçermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir…” gerekçesiyle, davacınınbaşvurusu oybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete,30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla,imar planındaki kısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’kaynaklanan tazminat istemli davaların idari yargınıngörevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır.
Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nın taşınmazınbedelinin tahsiline hükmedilmesi istemine ilişkin kısımyönünden başvurusunun kabulü ile, davalı AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekiliningörev itirazının, Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesince reddineilişkin kararın kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın görüm veçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle, Danıştay Başsavcısı’nıntaşınmazın bedelinin tahsiline hükmedilmesi istemineilişkin kısım yönünden BAŞVURUSUNUN KABULÜile davalı Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekilinin GÖREV İTİRAZLARININ,Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19.9.2013 gün ve E:2012/566sayılı REDDİNE İLİŞKİN KARARININKALDIRILMASINA, 03.02.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Vekili Zehra Ayla PERKTAŞ Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy