T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 69
KARAR NO : 2014 / 125
KARAR TR : 03.02.2014
ÖZET : İmar planından kaynaklanan tazminat davasında, Ataşehir Belediye Başkanlığı vekilinin talebi yönünden 2247 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde öngörülen koşulu taşımayan başvurunun, anılan Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİ ile, Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin talebi yönünden ise davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : Z.T. Vekili : Av. B.T. Davalılar : 1- İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığı Vekili :Av. F.T. 2- Ataşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av. A.R.İ. O L A Y :Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin İstanbulİli, Ataşehir İlçesi, İnönü Mahallesi, 16Pafta, 2032 Parselde kayıtlı taşınmazın malikiolduğunu, sözkonusu taşınmazın imar planında kısmen“park ve dinlenme alanı”- kısmen “yol alanı”olarak ayrıldığını, taşınmazakamulaştırmasız el atıldığını ilerisürerek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkısaklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın yasalfaizi ile birlikte tahsili ve taşınmazın davalı adına tesciliistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. Davalılar İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı veAtaşehir Belediye Başkanlığı vekillerisüresi içinde verdikleri dilekçede özetle, taşınmazafiilen el atılmadığını, imar planına dayalıolarak açılan tazminat davalarının görüm veçözüm yerinin idare mahkemeleri olduğunu ilerisürerek görev itirazında bulunmuştur. Kadıköy6. Asliye Hukuk Mahkemesi: 29.5.2012 gün ve E:2012/202 sayı ile, Mahkemeleriningörevli olduğuna, karar vermiştir. Davalılardan İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekili idariyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içinde (1.6.2012tarihinde) dilekçe vermiştir. Kadıköy 6. Asliye HukukMahkemesi: 20.9.2012gün ve E: 2012/202, K: 2012/243 sayı ile, davanın hukuken elatma sebebiyle açılmış tazminat davası olduğu;Uyuşmazlıkta 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunukapsamında bir işlemin de bulunmadığı, 3194sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi gereğince arazi vearsa düzenlemesine ilişkin imar uygulaması sonucundauğranılan zararın tazminine yönelik davanın 2577sayılı Yasa’nın 2/1-b maddesinde yer alan idari eylem veişlem niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle Mahkemeleriningörevsizliğine karar vermiş, bu karar davacı vekilincetemyiz edilmiştir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi: 7.3.2013gün ve E:2012/26293, K:2013/3829 sayı ile, dava konusu taşınmazınamacına uygun olarak imar programlarınaalınmadığı ve sorumlu idare tarafındankamulaştırılmayarak mal sahiplerinin mülkiyethakkının süresi belirsiz şekildekısıtlandığı ve taşınmazlara davalıidarece fiilen el atılmadığı, öte yandan; 1999yılından beri park ve yol alanı olarak ayrılmışbulunan dava konusu taşınmaz üzerinde, davacılarınileriye yönelik, inşaat yapma gibi kişisel tasarruflardabulunma, rayiç değer üzerinden satma, kiralama, yararlıdeğişiklikler yapma gibi mülkiyet hakkının sahibineverdiği yetkileri kullanma hakkı kısıtlanarakAnayasanın 35.maddesi ile güvence altına alınan buhakkın, kamu menfaatleri ile bireysel haklar arasındaki adil dengeninbozulmasına yol açacak şekilde kullanılmaz durumagetirildiği ve kamulaştırmasız el atma olgusunungerçekleştiği, bu durumda; Yargıtayİçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun16.05.1956 gün ve 1/6 sayılı kararı ile HGK.nun 15.12.2010gün ve 2010/5-662/651 sayılı kararı da gözetilerek,taşınmazın aynına ilişkin davaya bakmanın AdliYargının görevi dahilinde olduğu kabul edilip, işinesasına girilerek sorumlu idare de belirlendikten sonra sonucuna görekarar verilmesi gerekirken, bu dosyaya ilişkin UyuşmazlıkMahkemesi kararı da bulunmadığı halde, aksinedüşüncelerle yazılı şekilde hükümkurulmasının doğru görülmediği, davacıvekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundanhükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesigereğince bozulmasına, karar vermiştir. İstanbulAnadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi: 7.5.2013 gün ve E:2013/182sayılı Tensip Zaptı ile bozma kararına uyulup uyulmamakonusunun duruşmada dikkate alınmasına karar vermiştir. İSTANBULANADOLU 22. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 26.9.2013gün ve E: 2013/182 sayı ile, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 7.3.2013 tarih ve E:2012/26293,K:2013/3829 sayılı ilamlarına uyulmasına karar vermiş,açık duruşmaya devam ederek, davalı taraf vekillerinegöreve ilişkin itirazları doğrultusundaUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi için dilekçevermek üzere süre verilmesine karar vermiştir. Bu kararüzerine 27.9.2013 tarihinde Ataşehir BelediyeBaşkanlığı, 2.10.2013 tarihinde de İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekillerininidari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundaverdikleri dilekçeler üzerine dosya örneğiDanıştay Başsavcılığınagönderilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI: Davanın, mülkiyet hakkına getirilenkısıtlamadan kaynaklanan tazminat talebiyleaçıldığı sonucunaulaşıldığı, dava dilekçesinde, YargıtayHukuk Genel Kurulu kararında, mülkiyet hakkına getirildiğisöylenen kısıtlamanın, taşınmazın maliki yönündenzarar doğurucu sonuçlarının olabileceğindekuşku olmadığı, ancak; bu sonuç yasonuçların genel ve düzenleyici nitelikte bir idari işlemolan imar planından kaynaklandığı, bu plandaöngörülen kamulaştırma programlarının zamanındayapılmamasından ve imar uygulamalarından; başka bir anlatımlada, idari işlemlerden ve davalı idarenin imar planı gereğiyapılması gereken kamulaştırmalar konusundaki hareketsizliğişeklinde ortaya çıkan idari eylemlerdenkaynaklandığı, idari işlem ve eylemlerden doğanzararların tazmini talepleri ise 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunun 12 ve 13.maddeleri uyarınca idariyargı yerlerinde açılacak tam yargı davalarına konuedilmeleri, anılan Yasa hükümlerinin gereği olduğu, bubakımdan hukuka uygunluklarının denetimi ve zarar doğurucusonuçlarının giderilmesi idari yargının görevalanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukuk düzenindeyaratmış oldukları etki ve sonuçların, hukuki el atmaolarak nitelendirilmesine ve bu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminattaleplerinin adli yargı yerlerinde açılacak tazminatdavalarına konu edilmelerine, hukuken olanak bulunmadığı,dolayısıyla davanın taşınmazın bedelinintahsiline hükmedilmesi istemine ilişkin kısmının, 2577sayılı Yasanın 2.maddesinin 1.fıkrasının bbendinde yer alan idari işlem ve eylemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları hükmü gereğince idari yargıyerinde görülmesi gerektiği, nitekim, 11.6.2013 günlü,28674 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6487sayılı Kanun’un 2942 sayılı KamulaştırmaKanunu’nun Geçici 6’ncı maddesinde değişiklikyapan 21’inci maddesinde “Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgilikanunların uygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında, 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılıİmar Kanununda öngörülen idari başvuru veişlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir.” Hükmüne yer verilmek suretiyle“hukuki el atma” olarak nitelendirilen, imar planındakibelirleme sebebiyle mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadankaynaklanan tazminat davalarının görüm veçözümünde İdari Yargı yerinin görevliolduğunun öngörüldüğü, bu nedenle heriki davalı idare yönünden de 2247 sayılı Yasanın10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Zehra Ayla PERKTAŞ’ınBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri Baydar, AliÇolak, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve MehmetAKBULUT‘nun katılımlarıyla yapılan 03.02.2014 tarihlitoplantısında: l-İLK İNCELEME:Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247 sayılıYasa'nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeyegöre,davalı idarelerin anılan Yasanın 10/2. maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptıklarıgörev itirazlarının Kadıköy 6. Asliye HukukMahkemesince 29.5.2012 günü reddedildiği, sonrasındaİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığıvekilince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması istemi ile, 1.6.2012 günlüdilekçe ile başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır. Bu aşamadan sonra, 2247sayılı Yasa’nın 18. maddesi uyarınca dosyanınDanıştay Başsavcılığına gönderilerekKadıköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davadan elçekilmesi gerekirken,yargılamaya devam olunup görevsizlikkararı verilmiştir. 20.9.2012 günü verilmiş olan bugörevsizlik kararının Yargıtay’ca bozulmasındansonra, İstanbul Anadolu 22.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce (devrolunanKadıköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi) bozmaya uyularak tekrar verilen26.9.2013 gün ve E:2013/182 sayılı görevlilik kararıile 2247 sayılı Yasa’nın 12. maddesinde belirtilen 15günlük sürenin bu tarihten itibaren işlemeye başlamayacağıaçıktır. Dolayısıyla,Danıştay Başsavcısı'nca, her ne kadar her ikidavalı açısından da 10. maddede öngörülenbiçimde İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesince(dosyada ikinci kez verilen görevlilik kararı) 26.9.2013 gün veE:2013/182 sayı ile verilen görevlilik kararına istinaden“davanın taşınmazın bedelinin tahsilinehükmedilmesi istemine ilişkin kısmıyönünden” olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmış ise de, Kadıköy 6. Asliye HukukMahkemesi’nin verdiği ilk görevlilik kararı da gözetilerek,davalı idarelerden yalnızca İstanbul BüyükşehirBelediye Başkanlığı yönünden usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşılmakla,davalı İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı bakımından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davadaAtaşehir Belediye Başkanlığı yönündenbaşvurunun süresinde yapılmaması nedeniyle reddi ile,diğer davalı İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı yönünden başvurununkabulüne, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ündavalılardan Ataşehir Belediye Başkanlığıyönünden başvurunun süresinde yapılmamasınedeniyle reddine, diğer davalı İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığıyönünden başvurunun kabulü ile davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Davacınınmaliki olduğu taşınmaza, imar planında kısmen“park ve dinlenme alanı”- kısmen “yol alanı”olarak ayrılmak suretiyle kamulaştırmasız elatıldığından bahisle, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla; işleyecek yasal faizi ile birlikteşimdilik 10.000,00 TL’nin davalı idareden tahsili, taşınmazındavalı lehine tapudan terkini istemiyleaçılmıştır. 3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur. a) Bölgeplanları; sosyo-ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır. b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulamaİmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı veçevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak,belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım veuygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir. Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir. İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir. c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Olayda, imar planınınuygulaması sonucu, uyuşmazlığa konu parselin imarplanında kısmen “park ve dinlenme alanı”- kısmen“yol alanı” nda kaldığı, taşınmazaidarece fiilen el atılmadığı ancak Yargıtay HukukGenel Kurulu kararı ile bu tür yerlerin bedelininödeneceğine karar verildiği, kamulaştırmasız elatma nedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesigerektiğinin iddia edildiği; davanın konusunun, davalıidarece 3194 sayılı Kanunu uyarınca kamu gücükullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imar planlarındayer alan davacının hissedar olduğu taşınmazınbedelinin tazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmışolup, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporundantaşınmaza fiilen el atılmadığının tespitedildiği nedeniyle, belirtilen duruma göre, imar planı ve bunadayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zararıntazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Öte yandan,taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı” nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezlindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamaları’nda taşınmazzilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikinilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak,davacının taşınmazının imar planlarında“dere mutlak koruma alanı”nda bırakılmasınedeniyle, tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…” gerekçesiyle,Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurusu, başvuranmahkemenin yetkisizliği nedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir.Yine taşınmazı imar planında “spor alanı” olarakayrılan davacının Asliye Hukuk Mahkemesindeaçtığı tazminat davasında, davalı idareleringörev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilenkararda (Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemeningerekçesi ve başvurucunun iddiaları incelendiğinde,iddiaların özünün Uyuşmazlık Mahkemesitarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukukkurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına veesas itibariyle yargılamanın sonucuna ilişkin olduğuanlaşılmaktadır. Yargılama, UyuşmazlıkMahkemesi tarafından usul şartlarına ve hukuka uygun olarakgerçekleştirilmiş olup, başvurucu derecemahkemelerinde kendi delillerini ve iddialarını sunmafırsatını bulmuş ve bunlar UyuşmazlıkMahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikayeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz birşekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”gerekçesiyle, davacının başvurusu oybirliğiylereddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503sayılı kararıyla, imar planındaki kısıtlamalardankaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemlidavaların idari yargının görevinde olduğuhüküm altına alınmıştır. Açıklanannedenlerle, davalılardan Ataşehir BelediyeBaşkanlığı vekili tarafından yapılan görevitirazının 2247 sayılı Kanun’un 10. maddesindeöngörülen koşulu taşımayan başvurusunun,anılan Yasanın 27. maddesi uyarınca reddi ile; davalıİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığıyönünden Danıştay Başsavcısı’nın taşınmazınbedelinin tahsiline hükmedilmesi istemine ilişkin kısımyönünden başvurusunun kabulü ile, davalı İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı vekiliningörev itirazının, İstanbul Anadolu 22. Asliye HukukMahkemesince reddine ilişkin kararın kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın görüm veçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle , davalılardan Ataşehir BelediyeBaşkanlığı vekili tarafından yapılan görevitirazının 2247 sayılı Kanun’un 10. maddesindeöngörülen koşulu taşımayan başvurusunun,anılan Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİ ile; davalıİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığıyönünden Danıştay Başsavcısı’nıntaşınmazın bedelinin tahsiline hükmedilmesi istemineilişkin kısım yönünden BAŞVURUSUNUN KABULÜile, davalı İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekilinin GÖREV İTİRAZININ, İstanbulAnadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.9.2013 gün ve E: 2013/182 sayılı REDDİNE İLİŞKİN KARARININKALDIRILMASINA, 03.02.2014 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Vekili Zehra Ayla PERKTAŞ Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy