T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 98
KARAR NO : 2014 / 140
KARAR TR : 03.02.2014
ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle başka kuruma nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi ve alacağının faizi ile birlikte tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.K.
Vekili : Av. B.Y.
Davalı :Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekilleri : Av. S.S. & M. H.B. ( Adli Yargıda)
OL A Y : Davacı vekili,dava dilekçesinde özetle; davalı kurumdan geçişyapan davacının maaş nakil ilmühaberinin 4046sayılı Yasa’nın 22. Maddesi ve 406 sayılı Yasa’nınek 29 maddesine uygun düzenlenmemesi nedeniyle yeniden tespiti ilemaaşına esas net ücretine söz konusu tespitdoğrultusunda zamların eklenerek davalı kurumdaçalıştığı sürelerde hak ettiği ancakkendisine ödenmeyen, yıllar itibariyle değişen eködeme ve denge tazminatlarının ve buna bağlı olarakdeğişen maaş tutarına uygulanan ikramiye tutarlarıfarkının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydı ile şimdilik 40,00 TL nin alacağın ödenmesigereken tarihlerden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birliktedavalı kurumdan tahsili istemiyle 14.02.2011 tarihinde adli yargıdadava açılmıştır.
ANKARA11. İŞ MAHKEMESİ: 26.04.2012 gün E:2011/298 K:2012/264sayılı kararında özetle; 5473 sayılı Kanun ilegetirilen ek ödemenin davacının sözleşmeninfeshedildiği tarihten önce 01.01.2006 ve 01.07.2006 tarihlerindenitibaren yürürlüğe girmesi karşısında buödemelerin iş sözleşmesinin sona erdiğiyılın 15 Ocak tarihine kadar kamu görevlilerinin parasalhaklarına yapılan artış kapsamındadeğerlendirilmesi gerektiği belirlendiğinden kanunidüzenleme Yüksek Planlama Kurulu ve MaliyeBakanlığının görüşü esas alınarakek ödemelerin yapılmamasının hukukidayanağının bulunmadığının tespitedildiği, davacının 01.01.2006 tarihinden nakil edilerekişe başladığı tarihe kadar ki dönemde eködeme alması gerektiği ve düzenlenen maaş nakililmühaberlerinde de ek ödemelerin yansıtılmasıgerektiği gerekçesiyle, “davanın kabulüne,davacının nakil ilmühaberinde bildirmesi gereken aylık netücretin 2.669,16 TL olduğunun tespitine, davacının fazlayailişkin hakları saklı tutularak ek ödeme ve dengetazminatı alacağının 40,00TL sinin ödenmesi gerekentarihten itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz iledavalıdan alınarak davacıya” verilmesine dair verilenkarar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY22. HUKUK DAİRESİ: 21.12.2012 gün ve E:2012/22054 K:29120sayılı BOZMA İLAMINDA “...Uyuşmazlık 399 sayılıKanun Hükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelinde yer alan veözelleştirme sonucu hissesi devredilen davalı kurumda TİP 2sözleşmesi ile nakle tabi olarak çalışandavacının davalının özelleştirmeden öncetabi olduğu ve özelleştirme ile bazı hükümlerideğişen 406 sayılı Kanun'un Ek. 29. maddesikapsamındaki düzenleme ve sözleşmedeki hükümsebebi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3.maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek II.cetvelinde yer alan kurumlarda çalışan sözleşmelipersonele yapılan artışlardan yararlanıpyararlanmayacağı, nakledilirken bu artışların yeraldığı ücreti gösteren nakil maaş ilmühaberininbuna göre düzenlenmesi gerekip gerekmediği noktasındatoplanmaktadır.
Somutuyuşmazlıkta normatif dayanaklar 406 sayılı Kanun'un Ek.29. maddesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3.maddesi, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek. II cetvelive bu kanun hükmünde kararnamelere dayanılarakçıkarılan 2006/1, sayılı tebliğ yanındataraflar arasındaki sözleşme hükümleridir. 406sayılı Kanun'un 29. maddesinin 3. fıkrasının birincicümlesine göre, 399 sayılı Kanun HükmündeKararnameye tâbi olarak sözleşmeli personel ve kapsamdışı personel statüsünde çalışanlarhakkında, 4046 sayılı Kanun'un 22. maddesinindördüncü ve beşinci fıkrası hükümlerininuygulanmasında. Devlet Personel Başkanlığınabildirildikleri tarihteki unvanları esas alınarak YönetimKurulunca 15.04.2004 tarihi itibarıyla bu unvana görebelirlenmiş olan ücret ve diğer malî haklarına butarihten Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihinekadar geçen süre içinde kamu görevlilerineyapılacak artış oran ve/veya miktarları uygulanmaksuretiyle bulunacak tutar dikkate alınır. Kapsam dışıpersonelden Devlet Personel Başkanlığına bildirilenlerin15.04.2004 tarihi itibarıyla unvanlarına göre ücretininbelirlenmemiş olması durumunda, benzer görevlerde bulunanlardikkate alınarak bu tarih için ücret ve diğer malîhakları tespit etmeye Yönetim Kurulu yetkilidir. Davalı ilenakle tabi kapsam dışı personel arasından imzalanan TIP 2sözleşmenin 7. maddesindeki kurallara göre ise “Nakilhakkını saklı tutan çalışanın ikramiye,yardım vs gibi mali ve özlük hakları için işmevzuatına tabi kapsam dışı personel esaslarında yeralan hükümler uygulanır. Ancak ücretlerde yapılacakartış oranı, kamudaki memur maaş artışoranında olacaktır.” denilmektedir. Diğertaraftan özelleştirme uygulamaları sonucu nakilleridüzenleyen 4046 sayılı Kanun'un 22/5. maddesindeözelleştirme sebebiyle kamu kurum ve kuruluşlarınanakledilen sözleşmeli ve iş kanunlarına tabi personelinDevlet Personel Başkanlığına bildirildikleri tarihtekikadro ve pozisyonlarına göre almakta oldukları ücretyanında, bildirim tarihi itibarı ile almakta oldukları ikramiye,ek ödeme gibi ek ödemelerin de sabit bir değer olarak bildirileceğihükmünü içermektedir. Gerek kanunidüzenleme ve gerekse sözleşmedeki hükümler dikkatealındığında, davalı kurumda özelleştirmeöncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabiolarak ücreti belirlenen davacının özelleştirmesonrası çalıştıktan sonra nakledildiği tarihekadar kamuda aynı statüde çalışanlar içingetirilen özlük haklarından yararlandırılarak, nakiledildiklerinde haklarının korunmasıamaçlanmıştır. Kısaca davacı kapsamdışı olarak kamuda çalışmış gibisayılmaktadır. Danıştayİdari Dava Dairelerinin 07.04.2011 tarihli ve 2011/55-205 sayılıkararma göre “kanuni düzenleme ile Türk TelekomA.Ş.'nin özelleştirilmesi sonucunda, işlevselgörevlerde bulunan ve ikamesi kısa sürede imkansızpersonelin isteklerine bağlı olarak makul bir süre kamugörevlerinden aylıksız izinli sayılarak özel hukuktüzel kişisinde çalışmalarına imkansağlandığı, söz konusu personelin, aylıksızizinli olarak geçen sürede kamu personeli statülerinin devamettiği, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği sebebiyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 sayılı Kanun hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukurumlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklendiği, 406 sayılıKanun hükümleri uyarınca davalı şirkettarafından, hak sahibi personelinin Devlet PersonelBaşkanlığına bildirmesi, bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi,personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemler bulunduğu, buişlemlerin idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları, davalı şirketin, TelekomünikasyonKurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin imtiyaz Sözleşmesi” ile belli bir kamuhizmetini yürütmek görev ve yetkisi ile donatıldığı,bu görev ve yetkiler dahilinde bazı kamusalayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu, belirtilen statüsü ve özel kanunhükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması sebebiyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması sebebiyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Kanun hükümleri ile kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargının görevinde bulunduğu” kabuledilmiştir. Danıştayİdari Dava Dairelerinin gerekçeleri Dairemizce debenimsenmiştir. Gerçekten özelleştirmeden öncestatü hukuku hükümlerine tabi davacı niteliğindekipersonel, özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Kanunhükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir…”gerekçesiyledavanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-b maddesiuyarınca “yargı yolunun caiz olmaması” sebebiyleaynı Kanunun 115/2. Maddesi uyarınca usulden reddi gerektiğine kararverilmiştir. Mahkemecebozma ilamına uyularak yargılamayapılmıştır. ANKARA11. İŞ MAHKEMESİ : 11.07.2013 gün ve E:2013/665 K:2013/931sayılı kararında “…özelleştirmeden önce statühukuku hükümlerine tabi davacı niteliğindeki personelin,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamında çalıştırılmaktaiken nakledildiğinde tekrar statü hukuku kapsamına girdiğiayrıca İş Sözleşmesi ile davacınınçalıştığı dönemde davalı şirkete ücret artışı konusunda Kamudaki memur maaşoranında hükümlülük getirildiği gibi yinedavalı şirkete hak sahibi personelin Devlet PersonelBaşkanlığı’na bildirilmesi hükümlülüğününde getirdiği bütün bu işlemlerin İdari Hükümalanında Hukuki sonuçlar doğurduğu, ilgili personelinnakledilecekleri Kurumdaki statülerini özlük ve parasalhaklarını belirlediği, söz konusu işlemlerin Kamupersoneli hakkında ve İdare Hukuku alanında tesis edilmişbirer idari işlem niteliğinde olduğu…” gerekçesiylebozma ilamı doğrultusunda dava dilekçesinin görevyönünden reddine karar verilmiştir. Görevsizlikkararı taraflara 11.07.2013 günü tefhim edilmiştir.Kararın, 5521 sayılı Yasa’nın Geçici 1.Maddesi gereğince halen yürürlükte olan 5521sayılı Yasa’nın 8.maddesi gereğince tefhimdenitibaren 8 günlük yasal sürede taraflarca temyiz edilmediğindenkesinleştiği anlaşılmıştır Davacıvekili bunun üzerine; davalı kurumdan geçiş yapandavacının maaş nakil ilmühaberinin 4046 sayılıYasa’nın 22. maddesi ve 406 sayılı Yasa’nın Ek29. maddesine uygun düzenlenmemesi nedeniyle maaş nakililmühaberinin iptal edilerek, Ankara 11. İş Mahkemesiyargılamasında yapılan teknik bilirkişi incelemesiçerçevesinde maaşına esas net ücretine sözkonusu tespit doğrultusunda zamların eklenerek kendisineödenmeyen, yıllar itibariyle değişen ek ödeme ve dengetazminatlarının ve buna bağlı olarak değişenmaaş tutarına uygulanan ikramiye tutarları farkınınfaiziyle birlikte davalı kurumdan tahsili istemiyle 05.09.2013 tarihindeidari yargıda dava açmıştır. ANKARA10. İDARE MAHKEMESİ : 31.12.2013 gün E:2013/1301 sayı ile vermişolduğu gönderme kararında özetle; uyuşmazlıkta,davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon GenelMüdürlüğü’nün olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden; uyuşmazlığınçözümünde, özel hukuk hükümlerinegöre adli yargının görevli olduğunu gerekçegöstererek, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.Maddesi hükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık mahkemesinegönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceyekadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememizegönderilmiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Zehra Ayla PERKTAŞ’ınBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 03.02.2014günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesi’nceanılan Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen usul veyönteme uygun biçimde başvuruda bulunulduğuanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkgörülmediğinden esasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalışirkette görev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesinedeniyle yeni görevine başlayan davacının, maaş nakililmühaberinin düzeltilmesi ve ücretine yansıtılmayanek ödemelerin ve denge tazminatını alacağınındavalıdan tahsiline ilişkindir. 1953tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, Türkiye Cumhuriyeti Posta,Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924 tarih ve 406sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarih ve 4000sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesi ile, posta vetelgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000tarih ve 4502 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile, 406sayılı Yasa’nın 1. maddesine eklenen dokuzuncufıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukukhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sermayesinin yarısındanfazlası kamuda kaldığı sürece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır.16.7.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamudüzeniyle sıkıyönetim ve seferberlik hallerindetelekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkinözel kanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadi Kuruluşları(KİK)” bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır. Bu düzenlemelerbirlikte değerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşünceyekadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluşolduğu tartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu sürece paralelolarak Türk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: TürkTelekom A.Ş., 4502 sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve23948 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girdiği dikkatealındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502sayılı Yasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılıYasa’ya eklenen Ek 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelinstatüsü: Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği aslive sürekli görevler telekomünikasyon alanında sekizyıl tecrübeye sahip ve en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş bir genel müdür ile kadro,unvan, derece ve sayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personel hakkında bu Kanunda öngörülenhükümler saklı kalmak üzere 399 sayılı KanunHükmünde Kararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; “a) Personelin statüsü: (Ekibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekom daki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerinin kendileriniatamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer) sayılıR.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331 sayılı BakanlarKurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatıiçin 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan “Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği” adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumdagörev yapan personelden asli ve sürekli görev yapacakolanları kadro unvanı itibariyle belirlemek konusunda BakanlarKurulu'na yetki verildiği açıktır. Bu yetki 4502sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği29.1.2000 tarihi ile 5189 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 2.7.2004 tarihleri arasındageçerli olmuştur. Anayasa’nın128. maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Olayda,davalının hisse devir (14.11.2005) tarihinde kapsamdışı personel olarak görev yapmakta iken, 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre diğer kamu kurum vekuruluşlarına naklinin yapılması için adıDevlet Personel Başkanlığına bildirilmesi nedeniyle yenigörevine başlayan davacı tarafından, 5473 sayılıYasa uyarınca hak edilen ek ödemelerin ödenmesi ve maaşilmühaberinin davacının maaşına eklenmeyenödemenin maaş nakil ilmühaberine eklenmesi, maaş nakililmühaberinin yeniden düzenlenmesi ve ödenmeyen eködemelerin ödenmesine karar verilmesi istemiyle davaaçılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptaliistenilen işlemin tesis edildiği ve davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile Ankara 11. İş Mahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. SO N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Ankara 11. İş Mahkemesi’nin 11.07.2013gün ve E:2013/665 K:2013/931 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 03.02.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Vekili Zehra Ayla PERKTAŞ Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy