T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 29
KARAR NO : 2014 / 106
KARAR TR : 03.02.2014
ÖZET : İmar planından kaynaklanan tazminat davasının, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S.A.
Vekili :Av. O.C.
Davalı : İstanbul İl Özelİdaresi Başkanlığı
Vekili : Av. M.B.
OL A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacının İstanbulili, Küçükçekmece İlçesi, CumhuriyetMahallesi, 17 pafta, 2738 parsel sayılı taşınmazınhisseli maliki olduğu, taşınmazın imar planında “ilköğretim tesis alanı” olarakayrıldığını belirterek, taşınmazın tapukaydının davalı idare adına tescili ile, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TLnin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adliyargıda dava açmıştır.
Davalı İstanbul Özel İdaresi Başkanlığı vekilisüresi içerisinde verdiği cevap dilekçesi ile görevitirazında bulunmuştur.
KÜÇÜKÇEKMECE1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 07.06.2013 gün ve E:2012/206 sayıile, davalı İstanbul İl Özel İdaresiBaşkanlığı vekilinin görev itirazınınreddine karar vermiştir.
Davalıvekilinin, idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, davadosyasının onaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI; İdarelerin 3194 sayılı İmarKanunu’nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon,kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idariişlem, bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduklarıprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri yani, bu konudaki hareketsizliklerin de, idarieylem niteliği taşıdığını belirterek, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'ncimaddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları," hükmü gereğince idari yargı yerindegörülmesinin gerektiği belirtilerek, davanın,taşınmazın bedelinin tazminat olarak ödenmesi istemineilişkin kısmı yönünden, 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Zehra Ayla PERKTAŞ’ınBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 03.02.2014günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı İstanbulİl Özel İdaresi Başkanlığı vekilininanılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptıkları görev itirazının reddedilmesive İstanbul İl Özel İdaresi Başkanlığı vekilinin12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısı'nca, davalı İstanbulİl Özel İdaresi Başkanlığı açısından,10. maddede öngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN’ın davada adli yargının,Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün ise davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,imar planında “ilköğretim tesis alanı ve kısmende imar yolu alanı’’ olarak ayrılantaşınmazın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla, şimdilik 1.000 TL’nin dava tarihi itibariyleişleyecek faizi ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyleaçılmıştır.
Dosyaarasında bulunan 26.09.2013 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazınbir kısmının yol ve kaldırımda kalarak fiili elatmanın mevcut olduğu belirtilmiştir.
Belediyelerin 3194sayılı imar Kanunu 8. maddesi ve 18. maddesinin verdiği yetkiile arazi ve arsalar üzerinde imar planlarınınhazırlanması ve yürürlüğe konulması, arazive arsa düzenlemesi gibi faaliyetleri kapsamında yaptıklarıimar planlarından kaynaklanan işlemlerin tek yanlı ve kamugücüne dayanan irade açıklamaları ile tesis edilengenel ve düzenleyici işlemler olduğu bu yönü ile deidari eylem ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargı yerlerinde çözümlenmesi gerektiğitartışmasızdır. Buna karşılık, Belediyece,Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul veyöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleriyapılmaksızın, dava konusu taşınmazlardan bir tanesinefiilen el atılması karşısında, idarenin bu eylemininkamulaştırmasız el atma niteliğinitaşıdığı açıktır.
Öte yandan,İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesigibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Nitekim, yukarıdabelirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulunun 11.2.1959 günlü,E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının III.bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde ammeteşekkülü İstimlak Kanununa uygun hareket etmeden ferdinmalını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz birharekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanunhükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesiveya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazminidavasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir.” görüşüne yer verilmiştir.
Bu durumda, idarenin davakonusu taşınmaza kamulaştırmasız el atmasındandoğan zararın tazminine yönelik bulunan davanın,haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümü, adliyargı yerinin görevine girmektedir.
Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nınbaşvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
SO N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Danıştay Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 03.02.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Zehra Ayla PERKTAŞ
Üye
Eyüp Sabri BAYDAR
Üye
Nurdane
TOPUZ
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Ayhan
AKARSU
Üye
Sıddık
YILDIZ
Üye
Mehmet
AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy