T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 28
KARAR NO : 2014 / 105
KARAR TR : 03.02.2014
ÖZET : İmar planından kaynaklanan tazminat davasının, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacılar : 1- B.T. 2- R.T.
3- N.T. 4- N.K.
Vekili : Av. H.A.
Davalı : İSKİ GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. F.E.
OL A Y : Davacılarvekili dava dilekçesinde özetle; davacılarınİstanbul İli,Çatalca İlçesi, İnceğizköyü, 482 parsel sayılı taşınmazın hisseli malikiolduklarını, taşınmazın dere mutlak korumaalanında olduğunu, mevcut durumun davacıların mülkiyethakkını kısıtlamakta olduğunu belirterek, taşınmazıntapu kaydının davalı idare adına tescili ile fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00TL’nin faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesiistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
DavalıİSKİ Genel Müdürlüğü vekili süresiiçerisinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle;görev itirazında bulunmuştur.
ÇATALCA2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 14.06.2013 gün ve E:2012/687sayı ile, davalı İSKİ GenelMüdürlüğü vekilinin görev itirazınınreddine karar vermiştir.
DavalıİSKİ Genel Müdürlüğü vekilinin, idariyargı yararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresi içindeverdiği dilekçesi üzerine, dava dosyasınınonaylı bir örneği Danıştay Başsavcılığı'nagönderilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI: “…3194 sayılı İmar Kanununun 8'incimaddesi uyarınca tek yanlı irade açıklamaları iletesis ettikleri, genel ve düzenleyici imar planları ile 2981sayılı Yasanın 13'üncü maddesinin (c) bendiuyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesisettikleri, genel ve düzenleyici ıslah imar planları ve buplanlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma,ruhsat gibi bireysel işlemler, "idari işlem"; bu imarplanı uyarınca yapmak zorunda oldukları program veuygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizlikleri de,idarieylem niteliği taşımaktadır.
Dosyanınincelenmesinden; imar planında Terkos Barajının kısmenkısa, kısmen orta ve kısmen uzun mesafeli koruma alanındakalan taşınmazın bedelinin ödenmesine hükmedilmesininistenildiği anlaşılmıştır.
Bu bilgilerkarşısında; davanın, davacıların taşınmazının,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 günlü, E:2010/5-662,K:2010/651 sayılı kararında "hukuki el atma" olaraknitelendirilen, İSKİ İçmesuyu HavzalarıYönetmeliği uyarınca imar planındaki belirleme sebebiylemülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanantazminat talebiyle açıldığı sonucunaulaşılmıştır.
Dava dilekçesindeve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında, mülkiyet hakkınagetirildiği söylenen kısıtlamanın,taşınmazın malikleri yönünden zarar doğurucusonuçlarının olabileceğinde kuşku yoktur. Ancak busonuç ya da sonuçlar,genel ve düzenleyici nitelikte biridari işlem olan imar planında taşınmaza yönelikbelirlemeden, bu planda öngörülen kamulaştırma programlarınınzamanında yapılmamasından ve imar uygulamalarından;başka anlatımla da, idari işlemlerden ve davalı idarelerinimar planı gereği yapılması gerekenkamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklinde ortayaçıkan idari eylemlerden kaynaklanmaktadır.
İdari işlem veeylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin ise, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve13'üncü maddeleri uyarınca, İdari Yargı yerlerindeaçılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri,anılan yasa hükümlerinin gereğidir.
Bu bakımdan, hukukauygunluklarının denetimi ve zarar doğurucusonuçlarının giderilmesi İdari Yargı'nıngörev alanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukukdüzeninde yaratmış oldukları etki vesonuçların, "hukuki el atma" olarak nitelendirilmesine vebu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminat taleplerinin adli yargıyerlerinde açılacak tazminat davalarına konu edilmelerine,hukuken olanak bulunmamaktadır.
Dolayısıyla,davanın taşınmazın bedelinin tazminat olarakhüküm altına alınması istemine ilişkinkısmının, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b)bendinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları," hükmügereğince idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.
Nitekim, 11.06.2013günlü, 28674 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6487sayılı Kanun'un 2942 sayılı KamulaştırmaKanunu'nun geçici 6'ncı maddesinde değişiklik yapan2l'inci maddesinde "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere veresmi kuramlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunlarınuygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlarhakkında, 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunundaöngörülen idari başvuru ve işlemlertamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir."hükmüne yer verilmek suretiyle "hukuki el atma" olaraknitelendirilen, imar planındaki belirleme sebebiyle mülkiyethakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanan tazminatdavalarının görüm ve çözümündeİdari Yargı yerinin görevli olduğunu belirtilerek”2247 sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Zehra AylaPERKTAŞ’ın Başkanlığında, Üyeler:Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ, NurdaneTOPUZ, Ayhan Akarsu ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıylayapılan 03.02.2014 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME:Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27.maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı İSKİGenel Müdürlüğü vekilinin anılan Yasanın10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve dahi12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısı'nca,davalıİSKİ Genel Müdürlüğü bakımından,10. maddede öngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır.
Çatalca2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/687 Esas sayılı dosyası 2247Sayılı Yasanın 10. md.’si uyarınca mahkememizegelmekle, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; Mahkememizcedava konusu İstanbul İli, Çatalca İlçesi, İnceğizKöyü, 482 parsel sayılı taşınmaz üzerindekeşif yapılıp yapılmadığı, keşifyapılmış ise bilirkişi raporunun gönderilmesiiçin 06.01.2014 tarihinde mahkemesine müzekkere yazılmışolup, Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08.01.2014 tarihlicevabi yazısında söz konusu taşınmazla ilgilikeşif yapılmadığı, bilirkişi raporunun mevcutolmadığı, dosyanın 08.11.2013 tarihinde HMK 114/1-b ve 115maddeleri gereğince yargı yolu dava şartınoksanlığı nedeniyle reddine karar verdiği husus belirtilmiş,dolayısıyla ilgili dosyada davanın görevsizlik nedeniylereddine karar verildiğianlaşılmıştır.
2247sayılı Yasa’nın 10.maddesi Olumlu GörevUyuşmazlığı Çıkarma başlıklıolup, buna göre;
‘’Görevuyuşmazlığı çıkarma; adli, idari ve askeri bir yargımerciinde açılmış olan davada ileri sürülengörev itirazının reddi üzerine ilgili Başsavcıveya Başkanunsözcüsü tarafından görev konusununincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinden istenmesidir.
Yetkili Başsavcıveya Başkanunsözcüsünün Uyuşmazlık Mahkemesindenistekte bulunabilmesi için, görev itirazının, hukukmahkemelerinde en geç birinci oturumda, ceza mahkemelerinde delillerinikamesine başlamadan önce; idari yargı yerlerinde dedilekçe ve savunma evresi tamamlanmadan yapılmışolması ve yargı yerlerinin de kendilerinin görevliolduklarına karar vermiş bulunmaları şarttır.
Görevitirazının yargı merciince yerinde görülerekgörevsizlik kararı verilmesi halinde, görev konusununUyuşmazlık Mahkemesince incelenebilmesi, temyizen bu kararınbozulmuş ve yargı merciince de bozmaya uyularak görevliolduğuna karar verilmiş bulunmasına bağlıdır.
Uyuşmazlıkçıkarma isteminde bulunmaya yetkili makam; reddedilengörevsizlik itirazı adli yargı yararına ilerisürülmüş ise Cumhuriyet Başsavcısı, idariyargı yararına ileri sürülmüş iseDanıştay Başkanının sözcüsü, askericeza yargısı yararına ileri sürülmüş iseAskeri Yargıtay Başsavcısı, Askeri İdari Yargıyararına ileri sürülmüş ise bu mahkemeninBaşkanının sözcüsüdür.
Görevitirazının reddine ilişkin karara karşı itiraz yolununaçık bulunduğu ceza davalarında ret kararıkesinleşmeden uyuşmazlık çıkarmaistenemez.’’ hükmü yer almaktadır.
Anılan yasanın12.maddesi Yargı Mercilerince yapılacak işlemleri işaretetmekte olup, buna göre;
‘’Görevitirazında bulunan kişi veya makam, itirazın reddineilişkin kararın verildiği tarihten, şayet bu kararıntebliği gerekiyorsa tebliğ tarihinden, itiraz yolu açıkbulunan ceza davalarında ise ret kararının kesinleştiğitarihten başlayarak onbeş gün içinde,uyuşmazlık çıkarılmasını istemeye yetkilimakama sunulmak üzere iki nüsha dilekçeyi itirazıreddeden yargı merciine verir.
Bu yargı mercii,dilekçenin bir nüshasını ve varsa eklerini yedi güniçinde cevabını bildirmesi için diğer tarafatebliğ eder. Tebligat yapılan taraf, süresi içinde buyargı merciine cevabını bildirmezse, cevap vermektenvazgeçmiş sayılır.
Yargı mercii, itirazdilekçesi üzerine verdiği itirazı ret kararınıkaldırarak görevsizlik kararı vermediği takdirde; yetkilimakama sunulmak üzere kendisine verilen dilekçeyi, alınancevabı ve görevsizlik itirazının reddine ilişkinkararını, dava dosyası muhtevasının onaylıörnekleriyle birlikte uyuşmazlık çıkarma istemindebulunmaya yetkili makama gönderir.
Bir davadauyuşmazlık çıkarılması için yalnızbir kez başvurulabilir.’’ hükmü yer almaktadır.
Yasanın 13.maddesiUyuşmazlık Çıkarma İsteminde Bulunmaya YetkiliMakamca yapılacak işlemleri göstermekte etmekte olup, bunagöre;
“Uyuşmazlıkçıkarma konusundaki dilekçe ile ekleri kendisine ulaşanyetkili makam, gerekirse dilekçedeki veya eklerindeki eksiklikleritamamlattıktan sonra, uyuşmazlık çıkarmaya yerolmadığı sonucuna varırsa veya yapılan başvuruda12 nci maddenin birinci fıkrasında öngörülensürenin geçirilmiş olduğunu tespit ederse, isteminreddine karar verir.Bu karar, ilgili kişilere veya makama ve ilgiliyargı merciine, hemen tebliğ olunur. Bu karara karşıhiç bir yargı merciine başvurulamaz.
Uyuşmazlıkçıkarılmasını gerekli gördüğüdurumlarda yetkili makam, dilekçe ve eklerinin kendisineulaştığı tarihten, şayet eksiklikleri tamamlatmakyoluna gitmiş ve bu erekle gönderdiği yazıları ongün geçmeden postaya vermiş ise eksikliklerintamamlandığı tarihten başlayarak en geç on güniçinde düzenleyeceği gerekçeli düşünceyazısını, kendisine gönderilen dilekçe ve ekleri ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine yollar ve ayrıcaUyuşmazlık Mahkemesine başvurduğunu ilgili yargımerciine hemen bildirir.Bu takdirde ilgili yargı mercii, 18 inci maddedeöngörüldüğü şekilde davanıngörülmesini geri bırakır.’’denilmiştir.
Bu yoldan hareketle; yasanın10/2.maddesine uygun olarak yapılmış bir görevitirazının yargı merciince reddedilmesinden sonra, görevitirazında bulunan kişi veya makamca 12/1.maddede belirtildiğişekilde başvuruda bulunulması üzerine 13.maddede ifadeedildiği gibi uyuşmazlık çıkarılmasıgerekli görülüyor ise, yetkili makamın gerekçelidüşünce yazısı düzenleyerek kendisinegönderilen dilekçe ve ekleri ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine göndereceği, ayrıca Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurduğunu ilgili yargı merciine bildireceğini,yargı merciinin ise 18.maddede öngörüldüğüşekilde davanın görülmesini geribırakacağını ifade etmiş olmakla birlikte yasanın18.maddesinde; “UyuşmazlıkMahkemesine başvurulduğu resmi yazı ile kendisine bildirilenyargı mercii, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince birkarar verilinceye kadar davanın görülmesini geribırakır. Bu takdirde zamanaşımı süreleriyleöbür kanuni veya hakim tarafından verilen süreler,işin yeniden incelenmesine başlanacağı güne kadardurur. Şu kadar ki, Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğunubildiren yazının alındığı gündenbaşlamak üzere altı ay içinde bu Mahkemenin kararıgelmezse yargı mercii davayı görmeye devam eder. Ancak, esashakkında son kararı vermeden Uyuşmazlık Mahkemesininkararı gelirse yargı mercii bu karara uymak zorundadır.Uyuşmazlık çıkarılacağı bildirilerekyargı merciinden davaya bakmanın ertelenmesi istenemez.’’denilmiş olup, bu bağlamda, anılan yasal hükmünamaç bakımından yorumlanması ve bu yorum sonucunagöre bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. 18. maddedüzenlenmesinin şekli yorumundan; adli veya idari yargı yerininolumlu görev uyuşmazlığı prosedürününişletilmesine ilişkin tarafların yapacağı başvurusonrası “görevlilik kararı” vermesinden sonra,taraflarca ilgili Başsavcılıklara başvurulması yolundakitaleplerin ilgili mahkemelerce bu Başsavcılıklaragönderilmesini takiben, Başsavcılıkların vereceğikararı bekleyip beklemeyeceği, elindeki dava ile ilgili başkacabir usuli işlem yapıp yapmayacağı, görevsizlikkararı veya esastan karar verip veremeyeceği hususlarınınyasada düzenlenmediği ve sadece BaşsavcılıklarınUyuşmazlık Mahkemesine başvurduklarının ilgilimahkemelere resmi yazı ile bildirilmesi durumunda davanıngörülmesinin geri bırakılacağı hususununbelirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, söz konusuyasanın eksik düzenlenmesinden kaynaklanan boşluğun,görev konusunda Anayasal yetkiye sahip Mahkememizce doldurulmasıgerektiği izahtan varestedir. Gerçekten, 2247 Sayılı Kanunun10 uncu maddesinde öngörülen özel bir yöntem olan“olumlu görev uyuşmazlığıçıkarma” hali, farklı yargı kollarındagörevsizlik kararları verilmesinden önce görevuyuşmazlığının Uyuşmazlık Mahkemesinceçözümlenmesini amaçlayan ve usul ekonomisibakımından da görevli yargı yerinin belirlenmesinisüratli biçimde sağlayan bir uygulamadır. Bu yöntemibaşlatan prosedür ise tarafların başvurusu sonrasındailgili yargı yerinin vereceği “görevlilik”kararıdır. Mahkemece görevlilik kararı verilmesinden,görev itirazında bulunan tarafça bu karara itiraz edildiktenve mahkemece ilgili Başsavcılığa başvuru iletildiktensonra, yetkili Başsavcılığın vereceğikararın beklenmemesi 10 uncu madde ile öngörülenamaçla bağdaşmayacağı gibi, ilgiliBaşsavcılıklara yasayla tanınan takdir haklarınınzaafa uğratılması ve sonuçsuz bırakılmasıneticesini de doğurabilecektir. Şu halde, 18. maddedeöngörülen davanın görülmesinin geribırakılması halinin, ilk derece Mahkemesinin görevlilikkararı vermesi ile birlikte başlayacağının kabulügerekmektedir. Aksi halde, davanın somutunda olduğu gibi, ilgiliBaşsavcılığın olumlu görevuyuşmazlığı çıkarma amacıylaUyuşmazlık Mahkemesine başvurmaya dair kararın ilgilimahkemeye ulaşmasından önce mahkemenin evvelce görevlilikkararı vermişken bu kez görev yönünden red kararıvermesi ya da davayı esastan sonuçlandırması gibi hallerortaya çıkacak ve bu kararlara rağmen UyuşmazlıkMahkemesince görev konusunda karar verilmesinin pratikteuygulanabilirliği tartışmaya açık hale gelecektir.Oysa Anayasanın 158 nci maddesi uyarınca UyuşmazlıkMahkemesinin görevle ilgili verdiği kararlar kesindir ve ilgilimahkemeleri bağlayıcı niteliktedir. Şu halde,Uyuşmazlık Mahkemesinin kendisine ilgiliBaşsavcılıklarca yapılmış bir başvuruyu görmezliktengelmesi ya da sonuçlandırmaması söz konusuolamayacağından; ilgili mahkemelerin de verdikleri görevlilikkararlarından sonra ilgili Başsavcılıkların bukonudaki iradeleri kendilerine yazılı olarak bildirilinceye kadargörev konusunda başka bir karar veya davayı esastançözümleyen bir karar verebilmeleri hukuken mümkün bulunmamaktadır.Dolayısıyla mahkememizce 10. maddeye göre yapılanbaşvurunun sonuçlandırılması gerekmektedir.
Dosya kapsamıitibariyle yukarıda belirtilen hükümler ve kabullerdoğrultusunda yapılan değerlendirmede, davalı idaretarafından 2247 sayılı Yasanın 10/2.maddesine uygun olarakyapılmış bir görev itirazının bulunduğu, buitirazın yargı merciince reddi üzerine davalı idarece12/1.maddede belirtildiği şekilde başvuruda bulunulduğu,başvuru üzerine DanıştayBaşsavcılığınca 10.maddede belirtildiğişekilde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı, bu durumun 26.11.2013 gün,2013/1613 sayılı yazı ile yargı merciine bildirildiği,buna karşın yargı merciince, 18.maddede belirtildiğişekilde davanın görülmesinin geribırakılması yerine, 08.11.2013 tarihinde davanın görevyönünden reddine karar verilmiş olduğuanlaşılmakla, her ne kadar,Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanıngörülmesinin geri bırakılması veyaUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinin beklenilmesi yerine davayadevam edilip esas hakkında hüküm kurulması 2247sayılı Yasa’da öngörülen yönteme uymasa daneticeten usulüne uygun olarak yapılmış olan başvuruneticesinde Danıştay Başsavcılığınca usulüneuygun şekilde 10.maddeye göre olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılarak dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği vesonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacıların maliki oldukları taşınmazın, “deremutlak koruma alanı” içinde kalması suretiyletaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığından bahisle, taşınmazın tapusunundavalı adına tescili ile, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL’nin faizi ilebirlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planların hazırlanmasındave yürürlüğe konulmasında aşağıdabelirtilen esaslara uyulur.
a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğegirer. (Değişik dördüncü cümle: 8/8/2011-KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediyebaşkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itirazedilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilenitirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c)(Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Olayda, davacılarvekili tarafından, dava dilekçesinde, İSKİİçmesuyu Havzaları Yönetmeliği gereği imarplanlarında su havzasında ve dere mutlak koruma alanındabırakılarak, tasarruf hakkı kullanılamayacak şekildekısıtlanan müvekkilinin taşınmazınınbedelinin ödenmesine hükmedilmesinin istenildiği; mülkiyethakkına getirildiği söylenen kısıtlamanın,taşınmazın maliki yönünden zarar doğurucu sonuçlarınınolabileceğinde kuşku bulunmadığı, ancak; busonuç ya da sonuçların, bir idari işlem olan Yönetmelikve imar planlarından başka anlatımla da, idari işlemlerdenve davalı idarenin Yönetmelik gereği yapılması gerekenkamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklinde ortaya çıkanidari eylemlerden kaynaklandığı anlaşılmışolup, belirtilen duruma göre, Yönetmelik, imar planı ve bunadayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zararıntazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesigerekmektedir.
Öte yandan, taşınmazınimar planında “dere mutlak koruma alanı”nda kalmasınedeniyle taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisininkısıtlanması nedenine dayalı olarak davacınınAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı tazminatdavasında, bu Mahkemece 4.11.1983 günlü, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6 ncı maddesininkimi fıkralarının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesineyapılan itiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E:2013/93, K: 2013/101 sayılı kararında ”…Davacının mülkü üzerinde tasarruf etmehakkının kısıtlanması, idarenin bir eyleminden değil,idari bir işlem niteliğinde olduğu tartışmasızolan imar planından kaynaklanmaktadır. Olayda, idarenin fiili elkoyma niteliği taşıyan bir eylemi henüz bulunmamakta,aksine kanunen yapması gereken kamulaştırma işlemleriniyapmamak biçiminde tezahür eden bir eylemsizliği sözkonusudur. Öte yandan kamulaştırmasız el atmadan sözedilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareyegeçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsisedilmiş olması gerekmektedir. Oysa, mahkemede görülendavaya konu olayda olduğu gibi imar kısıtlamaları’ndataşınmaz zilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup,yalnızca malikin ilgili mevzuattan kaynaklanan bazıkısıtlamalara maruz kalması söz konusu olmaktadır.Sonuç olarak, davacının taşınmazının imarplanlarında “ dere mutlak koruma alanı” ndabırakılması nedeniyle, tasarruf hakkınınkısıtlanmasının kamulaştırmasız el atmasonucu olduğu ve tasarruf hakkının kısıtlanmasısebebiyle doğan zararın ancak idari yargıda açılacakbir tam yargı davasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazı imarplanında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle, anayasalhaklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesineyapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikayeti niteliğinde olduğu, UyuşmazlıkMahkemesi kararının bariz bir şekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”gerekçesiyle, davacının başvurusu oybirliğiylereddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503sayılı kararıyla, imar planındaki kısıtlamalardankaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemlidavaların idari yargının görevinde olduğuhüküm altına alınmıştır.
Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nın,başvurusunun kabulü ile, davalı İSKİ GenelMüdürlüğü vekilinin görev itirazının Çatalca2. Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleDanıştay Başsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, davalı İski Genel MüdürlüğüVekilinin GÖREV İTİRAZININ, Çatalca 2. HukukMahkemesi’nin 14.06.2013gün ve E:2012/687 sayılıREDDİNE İLİŞKİN KARARIN KALDIRILMASINA, 03.02.2014gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Vekili Zehra Ayla PERKTAŞ Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT .
Full & Egal Universal Law Academy