T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 53
KARAR NO : 2014 / 115
KARAR TR : 03.02.2014
ÖZET : İmar planından kaynaklanan tazminat davasının, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : S.Ç.Mirasçıları;
1- N.Ç.
2- K.T.
F.T. Mirasçıları;
3- A.T.
4- A.K.
5- H.E.
6-H.T.
N.F. Mirasçıları;
7-R.F.
8-E.F.
9-Y.F.
Vekilleri :Av. F.B.
Davalı : Tuzla BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. F.Ş.
O L A Y : Davacılar vekili davadilekçesinde özetle; davacıların İstanbul İli, Tuzlailçesi, Merkez, 5400 parsel sayılı taşınmazın malikleriolduğunu, taşınmazın 31.03.1986 tarihli 1/1000ölçekli imar planında park alanı olarakayrıldığı, parselin bir kısmının yolalanı bir kısmının da park alanı olarakkullanıldığını, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL’nin dava tarihiitibariyle işleyecek faizi ile birlikte davalı idareden tahsilinekarar verilmesi istemiyle 26.04.2013 tarihinde adli yargıda davaaçmıştır.
DavalıTuzla Belediye Başkanlığı vekili süresiiçerisinde görev itirazında bulunmuştur.
İSTANBULANADOLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 26.09.2013 gün ve E:2013/219 sayıile davalı Tuzla Belediye Başkanlığı vekiliningörev itirazının reddine karar vermiştir.
DavalıTuzla Belediye Başkanlığı vekilinin, idari yargıyararına olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılması yolunda süresinde verdiğidilekçe üzerine, dava dosyasının onaylı birörneği Danıştay Başsavcılığı'nagönderilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI; İdarelerin 3194 sayılı İmarKanunu’nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon,kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idariişlem, bu imar planı uyarınca yapmak zorunda olduklarıprogram ve uygulamaları bunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleriyani, bu konudaki hareketsizliklerin de, idari eylem niteliğitaşıdığını belirterek, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'ncimaddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları," hükmü gereğince idari yargı yerindegörülmesinin gerektiği belirtilerek, 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Zehra Ayla PERKTAŞ’ınBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, AliÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 03.02.2014günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME:Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı Tuzla BelediyeBaşkanlığı vekilinin anılan Yasanın 10/2.maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve dahi12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısı'nca, davalı TuzlaBelediye Başkanlığı açısından, davanın,taşınmazın bedelinin tahsiline hükmedilmesi istemineilişkin kısmı yönünden, 10.maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN’ın davada adli yargının,Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün ise davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,imar planında “Park Alanı’’ olarak ayrılan taşınmazınfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,şimdilik 1.000 TL’nin dava tarihi itibariyle işleyecek faiziile birlikte davalı idareden tahsili istemiyleaçılmıştır.
Dosyaarasında bulunan 05.01.2014 tarihli bilirkişi raporundataşınmazın üzerine yol ve kaldırım yapılmaksuretiyle fiili el atmanın mevcut olduğu belirtilmiştir.
Belediyelerin 3194sayılı imar Kanunu 8. maddesi ve 18. maddesinin verdiği yetkiile arazi ve arsalar üzerinde imar planlarınınhazırlanması ve yürürlüğe konulması, arazive arsa düzenlemesi gibi faaliyetleri kapsamında yaptıklarıimar planlarından kaynaklanan işlemlerin tek yanlı ve kamugücüne dayanan irade açıklamaları ile tesis edilengenel ve düzenleyici işlemler olduğu bu yönü ile deidari eylem ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargı yerlerinde çözümlenmesi gerektiğitartışmasızdır. Buna karşılık, Belediyece,Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul veyöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleriyapılmaksızın, dava konusu taşınmazlardan bir tanesinefiilen el atılması karşısında, idarenin bu eylemininkamulaştırmasız el atma niteliğini taşıdığıaçıktır.
Öte yandan,İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamuhizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibitesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Nitekim, yukarıdabelirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulunun 11.2.1959 günlü,E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının III.bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde ammeteşekkülü İstimlak Kanununa uygun hareket etmeden ferdin malınıelinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekettebulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanunhükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesiveya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazminidavasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.”görüşüne yer verilmiştir.
Bu durumda, idarenin davakonusu taşınmaza kamulaştırmasız el atmasındandoğan zararın tazminine yönelik bulunan davanın,haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümü, adliyargı yerinin görevine girmektedir.
Açıklanan nedenlerle,Danıştay Başsavcısı’nın başvurusununreddine karar vermek gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUN REDDİNE,03.02.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Vekili Zehra Ayla PERKTAŞ Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT
Full & Egal Universal Law Academy