T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 7
KARAR NO : 2014 / 35
KARAR TR : 27.1.2014
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, araçta meydana gelen zararın olayda kusuru bulunan davalı idareden rücuen tazmini istemi ile açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı :G.Sigorta A.Ş. Vekili :Av.F.K. Davalı :KonyaBüyükşehir Belediyesi Başkanlığı Vekili :Av.R.B. O L A Y : Davacı vekili,dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete522826639 sayılı poliçe ile kasko sigorta poliçesibulunan 42 ANK 22 plakalı vasıtanın, davalı idareninsorumluluğundaki ışık sisteminin arızalanmasınedeni ile 04.08.2011 günü saat 16:30 sıralarında 42BC 737 plakalı araç ile çarpışarak maddihasarlı trafik kazasına karıştığını;zabıt varakasına göre, meydana gelen kazada davalının%25 oranında kusurunun bulunduğunun tespit edildiğinibelirterek; 2700,00 TL’nin 05.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarakdavacıya verilmesi istemi ile 25.06.2012 günü adli yargıyerinde dava açmıştır. Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi; 09.04.2013 günve 2012/351 Esas, 2013/258 Karar sayılı kararı ile; davalıidarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararın tazmini talebineilişkin olan davaya idari yargıda bakılmasıgerektiğini belirterek; davanın görev yönünden reddinekarar vermiş, bu karar taraflarca temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kez aynı talepleidari yargı yerinde dava açmıştır. Konya 2. İdare Mahkemesi; 25.11.2013 günve 2013/1257 Esas sayılı ara kararı ile; 2918 sayılıYasa’nın 110. Maddesi gereğince davaya adli yargıdabakılması gerektiğini belirterek; mahkemelerinin görevinegirmeyen ve adli yargı yerince de görevsizlik kararı verilen budavada, görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine, davanın UyuşmazlıkMahkemesi kararına kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, SerdarÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ,Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’unkatılımlarıyla yapılan 27.1.2014 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinden 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adli yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece,idari yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANile Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün adli yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalı aracınuğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin,zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuentazminat davasıdır. 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Davadosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacışirkete sigortalı vasıtanın, karıştığıtrafik kazası neticesinde hasarlandığı; bahis konusu olayneticesinde şirkete sigortalı vasıtada 10.800,00TL’likhasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine 03.10.2011 tarihinde ödendiği, ibraz edilenzabıt varakasına göre olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği,araçtaoluşan hasar nedeni ile sigortalısına tazminat ödeyenşirketin kusur nispetine göre avans faiziyle birlikte davalıdantahsili istemiyle eldeki davanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır. Belediye aleyhine idare mahkemelerindeaçılan tazminat talepli tam yargı davalarında, İdareMahkemeleri 2918 sayılı Yasanın 110.maddesinin1.fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinin Anayasayaaykırı olduğu kanısına varmış, İdareMahkemelerinin bu iki cümlenin iptali istemiyle yaptığıbaşvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 8.12.2011 gün ve E:2011/124,K:2011/160 sayı, 8.11.2012 gün ve E:2012/118, K:2012/170 sayı ve28.05.2013 gün ve E:2013/59 K:2013/68 sayılı aynıiçerikli kararları ile; “2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinin birincifıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. BaşvurununMahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.”kararına varmıştır. Nihayet, aynıkonuda Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılan itiraz başvurusundaAnayasa Mahkemesi 26.12.2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılıkararıyla; yasa koyucunun “haklı neden” ve “kamuyararı” gerekçesiyle idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargı organına bırakabileceği,davanın somutunda da 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesininbirinci fıkrası ile bu görevin adli yargıyabırakılmasında Anayasa’ya aykırı bir yönbulunmadığı gerekçesiyle, maddenin iptal isteminin oybirliğiyle reddine karar vermiştir. Anayasa’nın 158. incimaddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesinin kararı esas alınır.” denilmektedir. AnayasaMahkemesi’nin 26.12.2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılıkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine, 2918Sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin bu nedenle Anayasa’yaaykırı olmadığına dair olup, esası itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasanın 158inci maddesi uyarınca başta Mahkememiz olmak üzere diğeryargı organları bakımından da uyulması zorunlu birkarar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tümkonularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun,trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Konya 2.İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile, Konya 2. AsliyeHukuk Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Konya 2.İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulüile Konya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09.04.2013 gün ve2012/351 Esas, 2013/258 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 27.1.2014 gününde üyelerden EyüpSabri BAYDAR’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞIOY Davalı Belediyenin karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu meydana gelenkazada, davacının uğradığı maddi zararıntazmini istemi ile Adli Yargı İlk Derece Mahkemesinde davaaçılmış, Yargılama sonucunda "idareninhizmet kusuruna dayalı açılan davaların tam yargıdavası niteliğinde bulunduğu, İdari Yargıdaaçılması gerektiği" gerekçesi ile davadilekçesi yargı yolu yönünden reddedilmiş, Kararın kesinleşmesi üzerinebu kez davacı vekili aynı istekle İdari Yargıda dava ikameetmiş, İdare Mahkemesi de yargılamadasonucunda "uyuşmazlığın 2918 SayılıYasa'nın 110. maddesi gereğince Adli Yargıdaçözümlenmesi gerektiği" gerekçesi ileMahkemenin görevsizliğine, 2247 Sayılı Yasa'nın19.maddesi gereğince görevli yargı kolunun belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığı'na gönderilmesine karar vermiş, Uyuşmazlık Mahkemesinceyapılan inceleme sonucunda " 2918 Sayılı Yasa'nın110.maddesi hükümleri gözetildiğinde davanın AdliYargıda çözümlenmesi gerektiği"düşüncesi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılmasına, Adli Yargınıngörevli olduğuna oyçokluğuyla kesin olarak kararverilmiştir. Sayın çoğunluğunuyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabul edendüşüncesine iştirak edilmesi mümkündeğildir. Zira; Davada, davalı Belediyenin karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olankazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918 Sayılı KTK'nın 10.md."Belediyelerin yapım ve bakımından sorumlu olduğuyolları, trafik düzen ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmak, karayolu yapısında ve üzerindeyapılacak çalışmalarda gerekli tedbirleri almaklagörevli" olduğuna işaret edilmiş, 3030 Sayılı Yasa'nın 6.md."Büyükşehir dahilindeki meydan, bulvar, cadde veanayolları yapma, yaptırma, bakım ve onarımınısağlama..." Büyükşehir Belediyesinin görevleriarasında gösterilmiş, TC Anayasa’nın 125/son md."idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zaran ödemekleyükümlü olduğu" kurala bağlanmış, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md."idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan ihlaledilenler tarafından açılan tam yargı davaları,idari dava çeşitleri arasında"sayılmıştır. Bu durumda belediye sınırlarıiçindeki yolun yapım, bakım ve onarımmınyapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, idareningörevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnadakişilere verdiği zararın ödetilmesine yönelik bulunanuyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüneve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınıntespitinde esas alınan idare hukuku kurallarına ve 2577Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasındagörüm ve çözümünde idari yargı yerlerigörevli bulunmaktadır. Sayın çoğunluk, karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğan zararda AdliYargıyı görevli kabul eden görüşünde hukukidayanak olarak 2918 Sayılı KTK 110/1 md. hükümlerini esasalmıştır. 11.01.2011 gün 6099 SayılıYasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110. maddesine eklenen1.fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil bu kanundan doğan sorumlulukdavaları Adli Yargıda görülür..." hükmügetirilmiştir. Sayın çoğunlukgörüşünün aksine eldeki uyuşmazlıkanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Çünkü, 2918 SayılıKTK 85.maddesinde açıkça belirtildiği gibi yasa motorluaraçların işletilmesinden doğan zararlar nedeniyleişletenin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir. Yasa hükmünde geçen bukanundan ve Adli Yargıda görülmesi gereken sorumlulukdavaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85.maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyleverilen zararlardan dolayı araç işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin davalardır. Yasa değişikliğinden öncekamu araçlarının işletilmesi nedeniyle verilenzararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargıkolunda görüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından idari ve Adli Yargıorganları arasında çıkan görev uyuşmazlıklarınısonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmügetirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlarnedeniyle işletenin sorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nmamacına uygun olarak Adli Yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiştir. 2918 sayılı yasanın 110.maddesinde yapılan yasa değişikliğine ilişkinHükümet gerekçesi de getirilen yeni hükmün bu nedenlemaddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan, sayınçoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C. Anayasasında, AnayasaMahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddi dışında yorumlured kararı verebileceğine dair bir işaret yoktur. Tersine T.C.Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi bir kanun veyakanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez."hükmü böyle bir anlayışın benimsenmemişolduğunun kanıtı olarak kabul edilebilir. Gerçi maddeiptal kararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucununamacının Anayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesiniönlemek olduğu açıkçaanlaşılmaktadır. Yorumlu red kararlarının isediğer mahkemeleri, idare makamlarını, gerçek vetüzel kişileri bağlaması itibariyle bir çeşitpozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğine şüphe yoktur.(Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh. 440 vd.) Hakkında yorumlu red kararı verilenbir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devam eder.Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddeninne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına, bundansonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir.Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirken yaptığı yorumunundiğer mahkemeleri bağlaması mümkün değildir. Birkanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onu uygulayacak olanAdli- idari ve Askeri Yargı organları karar verir. Anayasa MahkemesiAdli, idari ve Askeri kollarının üst mahkemesi olmadığınagöre bu yargı kollarındaki mahkemelere kendi yorumunu empoze etmesimümkün değildir. O halde Anayasa Mahkemesinin verdiğiyorumlu red kararlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu ifaedebilmeleri, diğer mahkemelerin Anayasa Mahkemesinin buyorumlarını benimsemelerine bağlıdır. Oysahukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anavasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza, Sayın çoğunluğunkaran dayandırdığı T.C. Anayasasının 158. maddehükümlerininde uyuşmazlıkta uygulama yeribulunmamaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev veyetkilerini düzenleyen T.C. Anayasasının 158. maddesiaçık hükmünden de anlaşıldığıüzere Anayasa Mahkemesi ile diğer yargı kollan arasındaolumlu veya olumsuz görev uyuşmazlığınındoğması halinde Anayasa Mahkemesi görüşününüstün tutulacağına ilişkin düzenlemenin,uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesinin görevlilik veyagörevsizlik karannın bulunmaması, diğer yargıkolları ile arasında bir görev ihtilafınınçıkmaması nedeniyle uygulanması mümkündeğildir. Açıklanan gerekçelerleuyuşmazlıkta idari yargı görevli olup, benzer ihtilaflardada idari yargının görevli olduğu Yargıtay 4, 11, 17Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıyla İçtihadedildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somut uyuşmazlıkta davanınkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki idarenin hizmetkusuruna dayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın 110/1 md.motorlu araçların işletilmesinden doğan zararlardandolayı işletenini hukuki sorumluluğunun Adli Yargıdagörüm ve çözümünü düzenlemealtına almasına, Somut uyuşmazlığınanılan yasa hükmü kapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygunolarak yürütülüp yürütülmediğininhizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı IYUK 2/1-bmd. sayılan tam yargı davasında görüm ve çözümündeİdari Yargının görevli olmasına göre, Uyuşmazlıkta Adli Yargıyıgörevli kabul eden sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. ÜYE EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy