T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2014 / 15
KARAR NO : 2014 / 42
KARAR TR : 27.1.2014
ÖZET :Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : Y.K. Sigorta A.Ş.
Vekili
: Av. A.F.H.
Davalı : Düzce BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. H.Y.
O L A Y : Davacı şirket vekili, davadilekçesinde, müvekkili şirkette kasko sigortalı bulunan 81AH 002 plaka sayılı aracın, 07.06.2010 tarihinde seyir halindeiken Düzce İstanbul-Ankara karayolu üzerinde Huzur dinlenmetesisleri önünde yan yolda, yoğun yağmur nedeniyleoluşan su birikintisine girerekarızalandığını; ekspertiz incelemesinde,aracın mecbur kalarak su birikintisine girdiği, suyun aracınhava emiş borusundan motora girmesi sonucu pistonların üzerinegelerek yoğun basınç oluşturduğu, bu nedenle motorunhasar gördüğü/aynı zamanda turbo, marş dinamosuve voland-debriyaj hasarı oluştuğunun tespit edildiğini;Düzce Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğüneyapılan başvuru neticesi verilen cevabi yazıda, o günbölgede yan yolda geniş bir alanda su birikintisi oluştuğuve yan yolda aynı gün Belediye ekiplerince çalışmayapıldığının bildirildiğini; hasarın yoldakisu birikintisi nedeniyle meydana geldiği, dolayısıyla DüzceBelediyesinin kusurundan kaynaklandığının açıkolduğunu; sigortalıya faturalar ve ekspertiz raporudoğrultusunda hasar ödemesinin 20.08.2010 tarihindeyapıldığını; bu ödemeyle müvekkilisigorta şirketinin, TTK ilgili hükümleri uyarınca hukukihalefiyet kazandığını ifade ederek; kusurlu hareketi ileödemek zorunda kaldıkları, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla, 8.061.00 TL tazminatın,ödeme tarihi olan 20.08.2010’dan itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle 18.5.2011 tarihindeadli yargı yerinde dava açmıştır.
DÜZCE 2.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ:21.2.2012 gün ve E:2011/164, K:2012/48 sayı ile,Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesininözetine yer verdikten sonra; davalı vekilinin mahkemelerinesunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 5393sayılı Belediye Kanununun, Belediyelerin sorumluluğunda bulunankarayollarının bakım ve onarımını da Belediyeningörevleri arasında saydığını, Belediyenin buzorunlu kamu görevi dolayısıyla meydana gelen zararlarınhizmet kusuru sonucu doğmuş olacağından alacakdavasının davalı idare bakımındançözümlenme yeri olarak görevli mahkemenin İdareMahkemeleri olduğunu, bu bakımdan davanın önceliklegörev itirazı yönünden reddedilmesi gerektiğini,davanın görev itirazı yönünden reddedilmeyip,işin esasına girilmesi halinde haksız ve hukuka aykırıolarak açılmış davanın husumet nedeniyle reddiningerektiğini belirtmiş olduğu; 1580 sayılı BelediyeKanununun 15. maddesi uyarınca belediyelerin sorumluluğunda bulunankarayollarının bakım ve onarımının, belediyeleringörevleri arasında bulunduğu; Belediyenin bu zorunlugörevi dolayısıyla meydana gelen zararların hizmet kusurusonucu doğduğu, tazminat davalarınınçözümlenme yerinin idari yargı mercileri olduğu;çünkü kamu hizmetini görmekle yükümlü olandavalı idarenin, kural olarak özel hukuk hükümlerine tabibulunmadığı; davacının iddiasının,hizmet kusuruna dayalı zarara ilişkin olup, davanın İdariYargılama Usul Kanununun 2. maddesi gereğince davalı idarealeyhine tam yargı davası olarak açılmasınıngerektiği; Mahkemelerince yapılan yargılama, dava dilekçesi,cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamına göre;yukarıda açıklandığı üzere, 1580sayılı Belediye Kanununun 15. maddesi ve İdari YargılamaUsul Kanununun 2. maddesi gereğince dava dilekçesinin yargıyolu bakımından reddine karar vermenin gerektiğinden bahisle;dava idari yargıda görülmesi gerektiğinden davadilekçesinin yargı yolu bakımından reddine kararvermiş; bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacışirket vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Sakarya1.İdare Mahkemesi; 8.8.2012 gün ve E:2012/618, K:2012/728 sayıile, süre aşımı nedeniyle davanın reddine kararvermiş; bu karar Sakarya Bölge İdare Mahkemesinin; 14.1.2013gün ve E:2012/1556, K:2013/23 sayılı kararıyla görevyönünden bozulmuş, Mahkeme bozma kararına uymuştur.
SAKARYA1.İDARE MAHKEMESİ:29.3.2013 gün ve E:2013/220, K:2013/326sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun(19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'la değişik) “Görevli ve Yetkili Mahkeme”başlıklı 110 uncu maddesinde, işleteni veya sahibi Devletve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanun'dandoğan sorumluluk davalarının, adlî yargıdagörüleceği; zarar görenin kamu görevlisiolmasının, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemeyeceği; hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı(...)nınhüküm altına alındığı; dosyanınincelenmesinden; davacı vekili tarafından davalı idarenin hizmetkusuru nedeniyle oluştuğu iddia edilen 8.061,00 TL zararın20.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminiistemiyle bakılan davanın açıldığı; mevzuathükümleri ile dosya münderecâtının birliktedeğerlendirilmesinden; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğegiren 6099 sayılı Kanun'la değişik 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun “Görevli ve YetkiliMahkeme” başlıklı 110 uncu maddesinde, işleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanun'dan doğan sorumluluk davalarının adlî yargıdagörüleceğinin hüküm altına alınmışolduğu; görev hususunun kamu düzeninden ve heraşamada re'sen Mahkemelerce gözetilmesinin zorunlu olmasıkarşısında; 2918 sayılı Kanun'un anılanhükmü gereği, 2918 sayılı Kanun çerçevesindeidare tarafından yürütülen hizmetlerden kaynaklıolarak ortaya çıkan sorumluluk davalarının adlîyargıda görülmesi gerektiği veuyuşmazlığın esasının Mahkemelerinceincelenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucunavarıldığı gerekçesiyle; 2577 sayılıKanun'un 14. maddesinin 3/a bendi ve 15. maddesinin l/a bendi uyarıncadavanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararitiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacışirket vekili adli ve idari yargı yerlerince verilen görevsizlikkararları nedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında,Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 27.1.2014 günlütoplantısında;
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı MehmetAli GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracınuğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin,zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuentazminat davasıdır.
2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır.
Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, davacı Şirkete sigortalı aracın, yağmurnedeniyle karayolunda oluşan su birikintisi neticesinde hasargördüğü, bahis konusu olay neticesinde araçta tespit edilen hasar bedelinin sigortalı araç sahibineödendiği, olayın meydana gelişinde davalıidarenin kusurlu olduğundan bahisle, hasar bedelinin, ödemetarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyledavanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
Belediye aleyhine idare mahkemesindeaçılan başka bir tazminat talepli tam yargıdavasında, İdare Mahkemesi 2918 sayılı Yasanın110.maddesinin 1.fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerininAnayasaya aykırı olduğu kanısına varmış,İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyle yaptığıbaşvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 8.12.2011 gün ve E:2011/124,K:2011/160 sayı; 8.11.2012 gün ve E:2012/118, K:2012/170sayılı ve 28.5.2013 gün ve E:2013/59, K:2013/68 sayılıaynı içerikli kararları ile; “2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesininbirinci fıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkeme’ninyetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.” kararınavarmıştır. Nihayet, aynı konuda Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi 26.12.2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165sayılı kararıyla; yasakoyucunun “haklı neden”ve “kamu yararı” gerekçesiyle idari yargınıngörevine giren bir konuyu adli yargı organınabırakabileceği, davanın somutunda da 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile bu görevin adliyargıya bırakılmasında Anayasa’ya aykırıbir yön bulunmadığı gerekçesiyle, maddenin iptalisteminin oy birliğiyle reddine karar vermiştir.Anayasa’nın 158. inci maddesinin son fıkrasında“Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin 26.12.2013 tarih ve E:2013/68,K:2013/165 sayılı kararı, yasakoyucunun idari yargınıngörevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, 2918 Sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin bunedenle Anayasa’ya aykırı olmadığına dair olup,esası itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasanın 158 inci maddesi uyarınca başta Mahkememiz olmaküzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; karayolundaki kusur sonucu meydana geldiği ilerisürülen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yerigörevli olduğundan, Düzce 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Düzce 2.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 21.2.2012 gün veE:2011/164, K:2012/48 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 27.1.2014 gününde Üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU VE OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Eyüp Sabri BAYDAR Üye Nurdane TOPUZ Üye Ali ÇOLAK Üye Ayhan AKARSU Üye Sıddık YILDIZ Üye Mehmet AKBULUT KARŞIOY Davalı Belediyenin karayolununyapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu meydana gelenkazada, davacının uğradığı maddi zararıntazmini istemi ile Adli Yargı İlk Derece Mahkemesinde davaaçılmış, Yargılama sonucunda"idarenin hizmet kusuruna dayalı açılan davalarıntam yargı davası niteliğinde bulunduğu, idari Yargıdaaçılması gerektiği" gerekçesi ile dava dilekçesiyargı yolu yönünden reddedilmiş, Kararın kesinleşmesiüzerine bu kez davacı vekili aynı istekle İdariYargıda dava ikame etmiş, İdare Mahkemesi deyargılamada sonucunda "uyuşmazlığın 2918Sayılı Yasa'nın 110. maddesi gereğince Adli Yargıdaçözümlenmesi gerektiği" gerekçesi ileMahkemenin görevsizliğine, 2247 Sayılı Yasa'nın19.maddesi gereğince görevli yargı kolunun belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığı'na gönderilmesine karar vermiş, Uyuşmazlık Mahkemecesinceyapılan inceleme sonucunda " 2918 Sayılı Yasa'nın110.maddesi hükümleri gözetildiğinde davanın AdliYargıda çözümlenmesi gerektiği"düşüncesi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılmasına, Adli Yargınıngörevli olduğuna oyçokluğuyla kesin olarak kararverilmiştir. Sayın çoğunluğunuyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabul edendüşüncesine iştirak edilmesi mümkündeğildir. Zira; Davada, davalı Belediyeninkarayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zararaneden olan kazanın meydana geldiği iddia edilmektedir. 2918 Sayılı KTK'nın10.md. "Belediyelerin yapım ve bakımından sorumluolduğu yolları, trafik düzen ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmak, karayolu yapısında veüzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirlerialmakla görevli" olduğuna işaret edilmiş, TC Anayasası'nın 125/son md."idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü olduğu" kuralabağlanmış, 2577 Sayılı İYUK 2/1 -bmd. "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan ihlaledilenler tarafından açılan tam yargı davaları,idari dava çeşitleri arasında"sayılmıştır. Bu durumda belediyesınırları içindeki yolun yapım, bakım veonarımının yapılmadığı nedeniyle doğanzararın tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiğizararın ödetilmesine yönelik bulunan uyuşmazlık konusudavanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde esas alınan idare hukukukurallarına ve 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tamyargı davasında görüm ve çözümündeidari yargı yerleri görevli bulunmaktadır. Sayın çoğunluk,karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğanzararda Adli Yargıyı görevli kabul edengörüşünde hukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK110/1 md. hükümlerini esas almıştır. 11.01.2011 gün 6099Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110.maddesine eklenen 1.fıkra ile "işleteni veya sahibi devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğansorumluluk ^davaları Adli Yargıda görülür... "hükmü getirilmiştir. Sayın çoğunlukgörüşünün aksine eldeki uyuşmazlıkanılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır. Çünkü, 2918Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiğigibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunudüzenlemektedir. Yasa hükmünde geçenbu kanundan ve Adli Yargıda görülmesi gereken sorumlulukdavaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85.maddesinde düzenlenenmotorlu araçların işletilmesi nedeniyle verilen zararlardandolayı araç işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkindavalardır. Yasa değişikliğindenönce kamu araçlarının işletilmesi nedeniyle verilenzararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangi yargıkolunda görüm ve çözümü konusunda yasada birdüzenleme bulunmadığından İdari ve Adli Yargıorganları arasında çıkan görevuyuşmazlıklarını sonlandırmak üzeresözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamuaraçlarının verdiği zararlar nedeniyle işleteninsorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygunolarak Adli Yargıda görüm ve çözüm esasıbenimsenmiştir. 2918 sayılı yasanın110. maddesinde yapılan yasa değişikliğine ilişkinHükümet gerekçesi de getirilen yeni hükmün bunedenle maddeye eklendiğini teyit etmektedir. Diğer taraftan, sayınçoğunluk 2918 sayılı yasanın 110. maddesihükmünün iptali istemi ile Anayasa Mahkemesineaçılan dava sonucunda verilen yorumlu red kararlarını,karara dayanak almakta ise de bu görüşe de itibar edilmesimümkün değildir. Zira; "T.C. Anayasasında,Anayasa Mahkemesinin iptal veya iptal talebinin reddi dışındayorumlu red kararı verebileceğine dair bir işaret yoktur.Tersine T.C. Anayasasının 153/2 maddesi "Anayasa Mahkemesi birkanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya birhükmünü iptal ederken, kanun koyucu hareketle yeni biruygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez."hükmü böyle bir anlayışın benimsenmemiş olduğununkanıtı olarak kabul edilebilir. Gerçi madde iptalkararlarından bahsetmektedir, ama Anayasa koyucunun amacınınAnayasa Mahkemesinin kanun koyucu gibi hareket etmesini önlemekolduğu açıkça anlaşılmaktadır. Yorumlured kararlarının ise diğer mahkemeleri, idare makamlarını,gerçek ve tüzel kişileri bağlaması itibariyle birçeşit pozitif kanun koyuculuk anlamına geldiğineşüphe yoktur. (Türk Anayasa Hukuku Prof. Dr. Ergun Ozbudun. Sh.440 vd.) Hakkında yorumlu red kararıverilen bir kanun maddesi yürürlükte kalmaya devam eder.Dolayısıyla somut olaylara uygulanır. Somut olaylarda o maddeninne anlama geldiğine, yani nasıl yorumlanacağına, bundansonra da Anayasa Mahkemesi değil onu uygulayacak Mahkemeler karar verir.Anayasa Mahkemesinin yorumlu red kararı verirken yaptığıyorumunun diğer mahkemeleri bağlaması mümkündeğildir. Bir kanun maddesinin nasıl yorumlanacağına onuuygulayacak olan Adli- idari ve Askeri Yargı organları karar verir.Anayasa Mahkemesi Adli, idari ve Askeri kollarının üst mahkemesiolmadığına göre bu yargı kollarındaki mahkemelerekendi yorumunu empoze etmesi mümkün değildir. O halde AnayasaMahkemesinin verdiği yorumlu red kararlarının kendilerindenbeklenen fonksiyonu ifa edebilmeleri, diğer mahkemelerin AnayasaMahkemesinin bu yorumlarını benimsemelerine bağlıdır.Oysa hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi kararlarında yapılan yorumlardiğer mahkemeleri bağlamaz. Zira Anayasa Mahkemesikararlarının bağlayıcılığı bukararların hüküm fıkralarınamünhasırdır. (Türk Anayasa Hukuku Dersleri, KemalGözler, sh. 444) Keza, Sayınçoğunluğun kararı dayandırdığı T.C.Anayasasının 158. madde hükümlerinindeuyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır. UyuşmazlıkMahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen T.C.Anayasasının 158. maddesi açık hükmünden deanlaşıldığı üzere Anayasa Mahkemesi ilediğer yargı kollan arasında olumlu veya olumsuz görevuyuşmazlığının doğması halinde AnayasaMahkemesi görüşünün üstüntutulacağına ilişkin düzenlemenin, uyuşmazlıktaAnayasa Mahkemesinin görevlilik veya görevsizlik karannmbulunmaması, diğer yargı kollan ile arasında bir görevihtilafının çıkmaması nedeniyle uygulanmasımümkün değildir. Açıklanangerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup,benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğuYargıtay 4, 11, 17 Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıylaİçtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında dauyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347sayı, E. 2011/10856 ve K. 2013/670 Sayı, vs.) Somut uyuşmazlıktadavanın karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki idareninhizmet kusuruna dayanmasına, 2918 Sayılı Yasa'nın110/1 md. motorlu araçların işletilmesinden doğanzararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğunun AdliYargıda görüm ve çözümünü düzenlemealtına almasına, Somut uyuşmazlığınanılan yasa hükmü kapsamında bulunmamasına, Kamu hizmetinin usulüne ve hukukauygun olarak yürütülüp yürütülmediğininhizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tespitinde, 2577 Sayılı İYUK2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm veçözümünde İdari Yargının görevliolmasına göre, Uyuşmazlıkta AdliYargıyı görevli kabul eden sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. ÜYE EyüpSabri BAYDAR
Full & Egal Universal Law Academy