T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/372
KARAR NO: 2023/34
KARAR TR : 23/01/2023
ÖZET: Karayolunda meydana gelen toprak kayması sonucunda çıkan hafriyatın, davacılara ait taşınmazlara dökülmek suretiyle zarar verildiği ileri sürülerek, dökülen hafriyatın kaldırılması için gerekli olan masrafın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacılar : 1-A. R. Y, 2-Ü. Ç
Vekili : Av. İ. E
Davalılar :İdari Yargı Kocaeli Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. S. Ç Adli Yargı
1-Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. S. Ç
2-Bakanlar İnşaat Turizm Enerji veHayvancılık San. Tic. Ltd. Şti.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacılar vekili, davacıların maliki olduğuKocaeli ili, Gebze ilçesi, ..... mahallesi, .... ada, .... ve ....parsel sayılı taşınmazların yanında bulunan karayolundameydana gelen toprak kayması nedeniyle, davalı belediyece yolun bukısmı için istinat duvarı yapılmasıişinindavalı şirkete verildiğini, bu işinyapımı sırasında çıkan hafriyatındavacılara ait taşınmazlara dökülmek suretiyletaşınmazlara zarar verildiğini ileri sürerek,hafriyatın kaldırılması için gerekli olan 18.475,82TL masrafın yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterekenve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 24/11/2015 tarihli ve E.2013/585,K.2015/1037 sayılı kararı ile, davanın kabulüne kararverilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
3. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 08/02/2018 tarihli ve E.2016/4286,K.2018/725 sayılı kararı ile, mahkeme kararınıngerekçe bölümünde, davalılardan KocaeliBüyükşehir Belediye Başkanlığıaçısından görevsizlik kararı verilmek üzeretefrik kararı verilerek ayrı bir esasa alındığıbelirtilmiş olmasına karşın, anılandavalının karar başlığında davalı olarakgösterilmiş olması ve diğer davalılarla birliktemüştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuşolmasının doğru görülmediğini belirterekkararın bozulmasına karar vermiştir.
4. Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 26/02/2019 tarihli ve E.2018/418,K.2019/84 sayılı kararı ile, davacıların icradosyasında talep ettikleri bedelin davalı belediye tarafındanödenmiş olduğunun anlaşıldığını belirterek,konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yerolmadığına karar vermiş, karar taraflarca temyizedilmiştir.
5. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 05/11/2020 tarihli ve E.2020/2456,K.2020/3750 sayılı kararı ile, davalı belediyenin kamukurumu olup, eylem ve işlemlerinin kamusal nitelikte olduğu ve kamuhizmeti yürüttüğü, kamu hizmetinin görülmesisırasında hizmet kusurundan doğan zararların giderimindeidari yargının görevli olduğunu, görev sorununun kamudüzenine ilişkin olduğunu açıkça veyahiç ileri sürülmese bile yargılamanın heraşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerektiğinibelirterek, Mahkemece, davalı belediye Başkanlığıyönünden yargı yolu bakımından görevsizlikkararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde konusuz kalandavanın esası hakkında karar verilmesine yerolmadığına hükmedilmiş olmasının doğruolmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına kararvermiştir.
6. Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 01/06/2021 tarihli ve E.2021/49,K.2021/132 sayılı kararı ile, davanın idari yargıyerinde görülmesi gerektiğinden bahisle davanın görevyönünden usulden reddine karar vermiş, kararındavacılar tarafından temyiz edilen karar Yargıtay 4. HukukDairesi tarafından onanarak kesinleşmiştir.
7. Davacılar vekili bu kez aynı istemle idari yargıyerinde tam yargı davası açmıştır.
B. İdari Yargıda
8. Kocaeli 1. İdare Mahkemesi 13/04/2022 tarihli ve E.2022/466sayılı kararı ile, 2918 sayılı Kanun'un110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesininanılan kararları birlikte değerlendirildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğunu belirterek bu doğrultuda karayolunda meydana gelen toprakkayması üzerine, trafik düzeni ve güvenliğinisağlayarak yolun yeniden trafiğe açılmasıamacıyla yapılan istinat duvarı yapım işiesnasında oluşan zararın davalı idareden tazmini istemiyle açılaniş bu davanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına ve davanın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ
A. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının YazılıDüşüncesi
9. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı yazılıdüşüncesinde, davanın görüm veçözümünün adli yargı yerine ait olduğuyönünde görüş bildirmiştir. Yazılıdüşüncenin ilgili kısmı şöyledir:
"...İdarenin yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkinolarakuygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydana getirdiğiyol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması,işletilmesi ve bakımı sırasında kişilereverdiği zararların tazmini istemiyle açılacakdavaların görüm ve çözümünün, idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarımuhtelolanlartarafındanaçılacak tam yargı davalarıkapsamındayargısal denetim yapan idari yargı yerine aitolduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu,özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırılmasız el atıldığı veya planve projeye aykırı iş görüldüğüiddiasıylaaçılacakmüdahalenin men'i vemeydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesi vehaksız fiile ilişkinözel hukuk hükümlerine göreadli yargı yerince çözümleneceği yerleşikyargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Diğerbir ifadeyle; idare, kamu hizmetlerininyürütülmesisırasındakişilereverdiği zararları tazminle sorumluolup,tazmini istenilenzararın idari eylem veişlemlerdendoğması halinde buzararlar idariyargıdaaçılacak tam yargı davası ileistenebilir .Buna karşılık; idari usul ve esaslar dışındaidarece yapılan eylemler, haksız fiil niteliğindedir.İdarilik karakteri taşımayan bu eylemlerden dolayı ancakadli yargıda dava açılması mümkündür.
...
Olayda,davacılara ait taşınmazlara iş makinaları ilemüdahalede bulunulması için davalı idarecealınmış bir karar bulunmadığı, davalıidarenin bu taşınmazların yanında bulunan yola istinatduvarı yapılması için karar aldığı, zarariddiasının istinat duvarı inşaatınınyapımından değil; davacılara ait taşınmazlara doğrudanmüdahalede bulunularak buralara hafriyat malzemesi dökülmesiiddiasından kaynaklandığı, dolayısıyla idarecedavacıların ayni haklarına doğrudan müdahaledebulunularak özel mülkiyete konu taşınmazlarınakamulaştırmasız el atıldığı iddiasıylameydana gelen zararın tazmini talebiyle açılan davanınhaksız fiile dayalı tazminat davası niteliğinde kabul edilmesigerektiği, bu sebeple tam yargı davası niteliğitaşımayan, idarenin yürütmekle zorunlu olduğu bir kamuhizmetinin yerine getirilmesinden kaynaklanmayan davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır."
B. Danıştay BaşsavcılığınınYazılı Düşüncesi
10. Danıştay Başsavcısı yazılıdüşüncesinde, davanın görüm veçözümünün adli yargı yerine ait olduğuyönünde görüş bildirmiştir. Yazılıdüşüncenin ilgili kısımları şuşekildedir:
"...5393sayılıBelediyeKanunu'nun14.maddesininbirincifıkrasının(a)bendinde,
''Belediye,mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a)İmar, su ve kanalizasyon,ulaşım gibikentsel altyapı;coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre veçevre sağlığı, temizlik ve katı atık;zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma veambulans; şehiriçi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma,park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm vetanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenimöğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin sonfıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlıkuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ileortağı oldukları Sayıştay denetimine tabişirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenciyurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarınınyapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.);sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma;ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veyayaptırır.' hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde 'Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiillebaşkasınazarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zararverici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlakaaykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, buzararı gidermekle yükümlüdür.' hükmü yeralmaktadır.
İdareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarakuygulamaya koyduğu plan ve projeye göremeydanagetirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibitesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklarımuhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırılmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahaleninmen'i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise,mülkiyete tecavüzün önlenmesi ve haksız fiileilişkinözel hukuk hükümlerine göre adli yargıyerince çözümleneceği yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Diğer bir ifadeyle; idare, kamuhizmetlerininyürütülmesisırasındakişilereverdiği zararları tazminle sorumluolup,tazmini istenilenzararın idari eylem veişlemlerdendoğması halinde buzararlar idariyargıdaaçılacak tam yargı davası ileistenebilir .Buna karşılık; idari usul ve esaslar dışındaidarece yapılan eylemler, haksız fiil niteliğinde olup, idarilikkarakteri taşımayan bu eylemlerden dolayı ancak adliyargıda dava açılması mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davacıların maliki olduğuKocaeli İli, Gebze İlçesi, .... Mahallesi, .... ada, .... ve.... parsel sayılı taşınmazların yanında bulunanana yolun heyelan nedeniyle göçmesi üzerine, davalıbelediyece taşeron şirketten, yolun bu kısmı içinistinat duvarı yapmasının istenildiği, bu işinyapımı sırasında çıkan hafriyatın davacılaraait taşınmazlara dökülerek zarar verildiği,davalı idarece, davacılara ait taşınmazlarınyanında bulunan yola istinat duvarı yapılması içinkarar alınmış olmakla birlikte, davacılarıntaşınmazlarına iş makineleriyle müdahaledebulunulmasına yönelik olarak alınan bir kararbulunmadığı, zararın istinat duvarıinşaatının yapımından değil, davacılara aittaşınmazlara doğrudan müdahalede bulunularak hafriyatmalzemesi dökülmesi iddiasından kaynaklandığıanlaşılmaktadır.
Bu durumda; idare tarafından davacıların aynihaklarına doğrudan müdahalede bulunularak özelmülkiyete konu taşınmazlarına zarar verildiği iddiasıylameydana gelenzararın tazmini talebiyle açılan,dolayısıyla idarenin yürütmekte zorunlu olduğu birkamu hizmetinin yerine getirilmesinden kaynaklanmayan ve tam yargıdavası niteliği taşımayan davanın, haksız fiiledayalı tazminat davası kapsamında adli yargı yerindegörülmesi gerektiği sonucunavarılmıştır."
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
11. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun“Amaç”başlıklı 1. maddesi şöyledir:
“Bu Kanununamacı, belediyenin kuruluşunu, organlarını,yönetimini, görev, yetki ve sorumlulukları ileçalışma usûl ve esaslarını düzenlemektir.”
12. Aynı Kanun'un “Belediyenin görev vesorumlulukları” başlıklı 14. maddesinin birincifıkrasının (a) bendi şöyledir:
“Belediye,mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) İmar, suve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı;coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevresağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta,itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik;defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşilalanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım,gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenciyurtları … hizmetlerini yapar veya yaptırır…”
13. Kanun'un “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları”başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (o)bendi şöyledir:
“o) Gayrisıhhîişyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına veçevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirliyerlerinde toplamak; hafriyat toprağı ve moloz dökümalanlarını; sıvılaştırılmış petrolgazı (LPG) depolama sahalarını; inşaat malzemeleri, odun,kömür ve hurda depolama alanları ve satış yerlerinibelirlemek; bu alan ve yerler ile taşımalarda çevrekirliliği oluşmaması için gereken tedbirlerialmak.”
B. Yargı Kararları
14. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun11/02/1959 tarihli ve E.1958/17, K,1959/15 sayılıkararının, III. bölümü şöyledir:
“İstimlâksizel atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununauygun hareket etmeden ferdin malını elinden almışolması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Vebu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundanbaşka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına amme teşekkülünündilediği gibi el atma hakkı bulunmadığı ve plan veprojelere ve şartnamelere başkasının malına ihtiyacagöre el atılabilmesini gerektirecek esaslar konulamayacağıcihetle, haksız fiilden doğan bir tazminat davasısayılır.
Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentteanılan davalar, içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
V. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınbaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan23/01/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyası ekindeadli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDEREŞAŞI'nın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüpdüşünüldü:
17. Dava, karayolunda meydana gelen toprak kayması nedeniyle yolunyeniden trafiğe açılması amacıyla yapılanistinat duvarı sırasında çıkan hafriyatın,davacılara ait taşınmazlara dökülmek suretiyle zararverildiği ileri sürülerek, dökülen hafriyatınkaldırılması için gerekli olan 18.475,82 TL masrafınyasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken vemüteselsilen tahsili istemiyle açılmıştır.
18. İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir aynihakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır. Nitekim yukarıda belirtilen genel kabuldoğrultusundaki Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKurulu kararı da bu doğrultudadır.
19. Dava dosyalarının incelenmesinden, davacılarınmaliki olduğu Kocaeli ili, Gebze ilçesi, .... mahallesi, .... ada,.... ve .... parsel sayılı taşınmazların yanındabulunan ana yolun heyelan nedeniyle göçmesi üzerine,davalı belediyece diğer davalı taşeron şirkete, yolunbu kısmına istinat duvarı yapılması işininverildiği, bu işin yapımı sırasındaçıkan hafriyatın davacılara ait taşınmazlaradöküldüğü, zararın istinat duvarıinşaatının yapımından değil, davacılara aittaşınmazlara hafriyat malzemesi dökülmesi nedeniyle, buhafriyatın kaldırılması için katlanmak zorundakalınan masrafın davalılardan tahsili iddiasındankaynaklandığı anlaşılmaktadır.
20. Bu bağlamda, mülkiyeti davacılara ait olduğuifade edilen taşınmazlara, izin alınmadan davalı idarecehafriyat döküldüğü iddia edilerek, uğranılanzararın tazmini söz konusu olduğundan,davanın haksızfiilden doğan bir tazminat davası sayılacağıkuşkusuzdur.
21. Belirtilen duruma ve davanın niteliğine göre,idarenin ayni bir hakka müdahalesinin hukuka uygunluğununyargısal denetimi işin esasını teşkil etmekte olup,açılan dava ile bir idari tasarrufun iptalinin ya da böyle birtasarruf nedeniyle uğranılan zararın tazminininistenilmemiş bulunması karşısında, haksız fiildendoğan zararların tazmini davasının, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/06/2021 tarihli veE.2021/49, K.2021/132 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile, Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/06/2021 tarihli ve E.2021/49,K.2021/132 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
23/01/2023 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN