T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/588
KARAR NO : 2023/84
KARAR TR : 23/01/2023
ÖZET: Karayolunda meydana gelen maddi hasar nedeniyle uğranılan zararın rücuan tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : R. S. A.Ş.
Vekilleri : Av. Ö. K. S., Av. C. U. K
Davalılar : 1- İZSU İzmir Su veKanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. M. A. S
2- İzmir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. M. A
I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, 11/12/2020 tarihinde müvekkili sigortaşirketinin sigortalısı üçüncü kişininyaşadığı binanın önündeki caddede parkhalindeki sigortalı aracın aşırı yağışve selden dolayı rögar taşması sonucu hasar görmesinedeniyle, poliçe kapsamında sigortalıya ödenentutarın rücuan tazmini talebiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
2. Davalılardan İzmir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekili, yasal cevap süresi içindeyargı yolu bakımından görev itirazındabulunmuştur.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. Adli Yargıda
3. İzmir 19. Asliye Hukuk Mahkemesi 04/03/2022 tarihli veE.2021/192, K.2022/98 sayılı kararı ile, "idareninhizmet kusurundan doğan sorumluluk davasının idari yargıyerinde görülmesi gerektiği" gerekçesiyle, davaşartı yokluğundan davanın usulden reddine kararvermiştir.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 16/05/2022tarihli ve E.2022/773, K.2022/755 sayılı kararı ile, "2918sayılı Kanun''un 110.maddesi gereğince, yine özel hukuktüzel kişisi ve tacir olan İZSU aleyhine açılandavanın adli yargıda görülmesi gerektiği" gerekçesiyleistinaf başvurusunun esastan kabulü ile istinafa konu kararınkaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine kesinolarak karar vermiştir.
5. İzmir 19. Asliye Hukuk Mahkemesi 02/06/2022 tarihli veE.2022/211 sayılı kararını havi tensip zaptı ile,"taraflara duruşma günü bildirir davetiyeçıkartılmasına ve duruşma günü belirlenmesine"karar vermiş, davalı büyükşehir belediyesivekilinin görev itirazını da zımnen reddetmiştir.
6. Davalılardan İzmir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekili tarafından, süresiiçinde verilen dilekçe ile olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvurudabulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikteDanıştay Başsavcılığınagönderilmiştir.
B. Olumlu Görev UyuşmazlığıÇıkarılmasına İlişkin DanıştayBaşsavcılığı Talebi
7. Danıştay Başsavcısı, kamu tüzelkişisi İZSU Genel Müdürlüğünün kamuhizmeti kapsamında sunmuş olduğu hizmetin kötüişlemesi, bir başka anlatımla hizmet kusuru iddiasınadayalı uyuşmazlığın idari yargıdaçözülmesi gerektiği" görüşüyleolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına karar vererek dosyayıUyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
" 2560sayılı Kanun uyarınca kurulmuş olan su ve kanalizasyonidarelerinin kamu tüzel kişisi olduğu ve Kanunda yapmaklayükümlü olduğu belirlenen alt yapı hizmetlerinin dekamu hizmeti niteliği taşıdığıaçıktır. Bir başka anlatımla, su ve kanalizasyonidareleri kamu hizmeti niteliğini taşıyan alt yapıhizmetlerini idare hukuku ilke ve kurallarına göre kamusal yetkikullanarak kurup, sürdürmekle görevli kılınmıştır.Bu bakımdan, bu idareler yürütmekle yükümlükılındıkları bu görevler açısındanTürk Ticaret Kanununa göre tacir sayılamayacakları gibiözel hukuka tabi bir takım iş ve işlemlerdebulunmaları da su, kanalizasyon gibi kamu hizmeti niteliğitaşıyan alt yapı hizmetlerinin kuruluşunun, idare hukukuilke ve kurallarına tabi olduğu sonucunu ortadankaldırmamaktadır.
Dava konusuolayda, aşırı yağış nedeniyle rögar vederelerin taşması sonucu davacı şirketsigortalısına ait aracın hasar gördüğündenbahisle uğranıldığı ileri sürülen maddizarara ilişkin tazminat sorumluluğu, özel hukuktan kaynaklananbir sorumluluk olmayıp, davalı idarenin alt yapı hizmetinikusurlu yürütmesinden kaynaklandığı iddiasınadayandığından; idare hukuku kurallarına göredeğerlendirilmesi gereken bir sorumluluktur.
Bu durumda;uğranıldığı ileri sürülen zarar, 2560sayılı Kanun uyarınca kamu tüzel kişisi olarakkurulmuş olan İZSU Genel MüdürlüğününKanunda belirlenmiş olan kamu hizmeti niteliği taşıyan altyapı tesisini kurma ve işletme yetkisi kapsamında sunmuşolduğu hizmetin kötü işlemesi, hiç işlememesiya da eksik işlemesi, bir başka anlatımla hizmet kusuruiddiasına dayandığından uyuşmazlığıngörümü ve çözümünün idari yargınıngörevine girdiği sonucunaulaşılmaktadır. "
III. İLGİLİ HUKUK
A.Mevzuat
8.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Amaç"başlıklı 1. maddesinde, Kanun'un amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanun'un karayollarında uygulanacağıhüküm altına alınmış; "Tanımlar"başlıklı 3.maddesinde de trafik, yayaların,hayvanların ve araçların karayolları üzerindeki halve hareketleri olarak; karayolu, trafik için kamunun yararlanmasınaaçık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar olaraktanımlanmıştır.
9. 2918 sayılı Kanun'un, "Belediye trafik birimleri,görev ve yetkileri" başlıklı 10. maddesişöyledir:
" Bu Kanunlabelediyelere verilen görevler il ve ilçe trafik komisyonlarıve mahalli trafik birimleri ile işbirliği yapılarakyürütülür.
a) Kuruluş
Her belediyebaşkanlığı bünyesinde, hizmet kapasitesigözönünde tutularak İçişleriBakanlığınca tespit edilecek ölçülere ve genelhükümlere göre, belediye trafik şubemüdürlüğü, şefliği veya memurluğukurulur.
b) Görev veyetkiler
1. Yapım ve bakımındansorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmak,
2. Gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmak,
3. Karayoluyapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak vedenetlemek,
4. Karayolundatrafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veyagündüze göre kolayca görülebilecek şekildeişaretlemek veya ortadan kaldırmak,
5. Yolyapısı veya işaretleme yetersizliği yüzündentrafik kazalarının vukubulduğu yerlerde, yetkililerce teklifedilen tedbirleri almak,
6.Çocuklar için trafik eğitim tesisleri yapmak veyayapılmasını sağlamak,
7. Bu Kanun ve buKanuna göre çıkarılan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmak."
10. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihliResmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesişöyledir:
“İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de,“Bu Kanun'un 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz”
B. Yargı Kararları
11. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararında şu gerekçe ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir:
“… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır.Bu durumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…”
IV.İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınbaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan23/01/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalıvekilinin, anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısınca, 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığıve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13. Raportör-Hakim Murat UÇUR'un davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının,Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüpdüşünüldü:
14. Dava, sigortalı üçüncü kişininoturduğu binanın önündeki caddede park halindekisigortalı aracın aşırı yağış ve seldendolayı rögar taşması sonucu hasar görmesi nedeniyle,poliçe kapsamında sigortalıya ödenen tutarınrücuan tazminitalebiyle açılmıştır.
15. Somut olayda sigortalı araçta meydana gelen maddihasar, sigortalının konutunun önündeki caddede birikenyağmur suyunun cadde üzerindeki rögarıtaşırması sonucu meydana gelmiştir. Karayolunda meydanagelen bu hasarın, sigortalı aracın karayolu niteliğindekicadde üzerinde park halindeyken gerçekleştiği,aracın karayolu üzerinde kısa veya uzun süreli parkedilmesi eyleminin yasal tanımıyla "karayolu üzerindekihal ve hareketleri" kapsamına girdiği, yani trafiktenkaynaklandığı açık olmakla, davalı idareninsorumluluğu 2918 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmelidir( § 8 ).
16. Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmetiyürüttüğü sırada verdiği zararıntazmini istemiyle açılan davada, kamu hizmetinin yöntemine vehukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesindehizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının saptanmasının gerektiği, buhususların saptanmasının ise idare hukuku ilkelerine göreyapılabileceği kuşkusuzdur.
17. Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesinin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, kanun koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen,bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’yaaykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158. maddesi uyarınca, başta Uyuşmazlık Mahkemesi olmaküzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
18. 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininişaret edilen kararı ve tazminat istemine ilişkin davanınmaddenin yürürlük tarihinden sonraaçıldığı hususu gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik hasarı nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu, meydana gelen zararın rücuan tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
19. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, Danıştay Başsavcısınınbaşvurusunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Danıştay BaşsavcısınınBAŞVURUSUNUN REDDİNE,
23/01/2023 tarihinde, Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU veOY ÇOKLUĞU ile KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.
Üye
Ahmet
ARSLAN