T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/720
KARAR NO : 2023/83
KARAR TR : 23/01/2023
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın rücuan tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. A. T. S. Şirketi
Vekili : Av. M. V. İ
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. M. A
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, 18/09/2013 tarihindekarayolunda seyir halindeki sigortalı aracın yoldaki mıcırsebebiyle yoldan çıktığından bahisle meydana gelentrafik kazası sonucunda maddi zararın rücuan tazmini istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞAİLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A.İdari Yargıda
2. Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesi03/05/2015 tarihli ve E.2015/367, K.2015/1090 sayılı kararıile, 2918 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğigerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiştir. Bu karara karşı davacı tarafça itirazedilmiştir.
3. Gaziantep (Kapatılan) Bölge İdareMahkemesi 03/12/2015 tarihli ve E.2015/4375, K.2015/4463 sayılıkararı ile, itirazın reddine karar vermiştir. Bu karara karşıdavacı tarafça karar düzeltme yoluna gidilmiştir.
4. Gaziantep (Kapatılan) Bölge İdareMahkemesi 05/05/2016 tarihli ve E.2016/2206, K.2016/2079 sayılıkararı ile, karar düzeltme isteminin reddine kesin olarak kararvermiştir.
5. Davacı vekili, bunun üzerine aynıistemle adli yargı yerinde dava açmıştır.
B. Adli Yargıda
6. Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 20/07/2017tarihli ve E.2016/344, K.2017/427 sayılı kararı ile,idarenin hizmet kusurundan kaynaklı davalarda idari yargınıngörevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararıvermiştir. Bu karar, istinaf edilmeksizin 15/11/2017 tarihindekesinleşmiştir.
7. Davacı vekili, olumsuz görevuyuşmazlığının çözümü istemiyleadli yargı yerine başvurmuş, adli yargı yerince 09/11/2022tarihli ve E.2016/344 sayılı üst yazı ile adli ve idariyargı yerleri dava dosyaları Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığına gönderilmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
8. 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının karayollarında canve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanun'un karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
9. Aynı Kanunun, “KarayollarıGenel Müdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesi şöyledir;
“KarayollarıGenel Müdürlüğünün bu Kanunla ilgili görevve yetkileri şunlardır:
a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmak,
b) Tüm karayollarındaki işaretlemestandartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
d) Trafik ve araç tekniğine aitgörüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendirenkonulardaki projeleri incelemek ve onaylamak,
e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafik kazalarının oluş nedenlerinegöre verileri hazırlamak ve karayollarında, gerekliönleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasıncatespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolun fizikiyapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri gözönünde bulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak,
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır.”
10. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihliResmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesişöyledir:
“İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de,“Bu Kanun'un 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz”
B. Yargı Kararları
11. 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesininbirinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye HukukMahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararında şugerekçe ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:
“… Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
12. Uyuşmazlık Mahkemesinin MuammerTOPAL’ın başkanlığında, Üyeler NilgünTAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, MahmutBALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıylayapılan 23/01/2023 tarihli toplantısında, 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargı ile idariyargı dosyalarının 15. maddede belirtilen usule uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine adli yargı yerince UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
13. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'undavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüpdüşünüldü:
14. Dava, davalı idarenin sorumluluksahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuileri sürülen maddi zararın, olayda kusurlu olduğugerekçesiyle idareden rücuan tazmini istemiyle açılmıştır.
15. Anayasa Mahkemesinin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, kanun koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158. maddesi uyarınca, başta UyuşmazlıkMahkemesi olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
16. 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesinin işaret edilen kararı ve tazminat istemine ilişkindavanın maddenin yürürlük tarihinden sonraaçıldığı hususu gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
17. Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak, Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin20/09/2017 tarihli ve E.2016/344, K.2017/427 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümündeADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/09/2017tarihli ve E.2016/344, K.2017/427 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA,
23/01/2023 tarihinde Üye AhmetARSLAN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
İdarenin kendi kuruluş Kanunu'nda belirlenen ve 2918sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlamaşeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına görebelirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil, davalı idaretarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği,dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğuiddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görevinde bulunduğu sonucunaulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.
Üye
Ahmet ARSLAN