T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/690
KARAR NO : 2023/68
KARAR TR : 23/01/2023
ÖZET: Davanın açıldığı tarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan M. E. D. A.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre ADLİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :Devrolunan - K. Y. E. ve Mühendislik A. Ş.
Devralan- G. 1 E. Ü. D. San.ve Tic. A. Ş.
Vekili :Av. İ. İ. T
Davalı :M. E. D. A.Ş.
Vekili :Av. M. Ş. Ş
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davalı elektrik dağıtımşirketinin dağıtım sistemine bağlantısıyapılmış olan lisanssız güneş enerjisiüretim tesisini işleten davacı şirket vekili, taraflararasında imzalanan Dağıtım Sistem KullanımAnlaşmasına aykırı olarak tesisin işletildiğidönem boyunca tahakkuk edilip fazladan tahsil edilen sistemkullanım/dağıtım bedelinin tespit edilerek fazlayailişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL'sininbankalarca mevduata uygulanan azami faizi ile birlikte tahsili talebiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde,davanın görüm ve çözümünde idariyargının görevli olduğunu ileri sürerek yargıyolu itirazında bulunmuştur.
II. UYUŞMAZLIĞAİLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
3. Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 09/06/2022tarihli ve E.2022/238 sayılı kararı ile, davalışirketin görev itirazının reddine karar vermiştir.
4. Davalı vekili tarafından olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasıistemiyle başvuruda bulunulması üzerine, dilekçe davadosyasının onaylı örneği ile birlikteDanıştay Başsavcılığına gönderilmiştir.
B. Olumlu GörevUyuşmazlığı Çıkarılmasınaİlişkin Danıştay BaşsavcılığıTalebi
5. Danıştay Başsavcısı, "kamuimtiyazı ve elektrik piyasasını düzenleyen mevzuatkapsamında faaliyette bulunan davacı ve davalı şirketarasında, dağıtım sistemi kullanımınailişkin tarife uygulamasından kaynaklananuyuşmazlığın görüm veçözümü idari yargı yerine ait bulunmaktadır"görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesiuyarınca olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ
6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca,2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre YargıtayCumhuriyetBaşsavcısının da yazılı düşüncesiistenilmiştir.
7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, "davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde bulunanMEDAŞ'ın kamu kuruluşu niteliği taşımayanözel hukuk tüzel kişisi niteliğinde olmasıkarşısında, bu şirket bakımından idari yargıyetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde görülmesi gerektiği"yolunda görüş vermiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
8. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri veİdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik (1) numaralı bendişöyledir:
"İdaridava türleri şunlardır:
a) İdariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar"
V. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
9. Uyuşmazlık Mahkemesinin MuammerTOPAL'ın başkanlığında, Üyeler NilgünTAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, MahmutBALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıylayapılan 23/01/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre,davalı vekilinin anılan Kanun'un 10/2. maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineDanıştay Başsavcısınca 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
10. Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüpdüşünüldü:
11. Dava, davalı elektrik dağıtım şirketinindağıtım sistemine bağlantısıyapılmış olan lisanssız güneş enerjisiüretim tesisini işleten davacı şirket hakkında,taraflar arasında imzalanan Dağıtım Sistem KullanımAnlaşmasına aykırı olarak tesisin işletildiğidönem boyunca tahakkuk edilip fazladan tahsil edildiği iddia edilensistem kullanım/dağıtım bedelinin tespit edilerek tahsilitalebiyle açılmıştır.
12. Elektrik sektöründeki dağınıkyapıyı ortadan kaldırmak ve işletmebütünlüğünü sağlamak amacıyla 1970yılında çıkarılan 1312 sayılı Kanun ileTürkiye Elektrik Kurumu (TEK) kurulmuş, imtiyazlışirketlerin görev bölgeleri ve belediye sınırlarıdışında tüm yurtta elektriğin üretim, iletim,dağıtım ve satış hizmetleri TEK bünyesindetoplanmıştır. Hizmetlerin daha etkin, daha verimli veçağdaş bir şekilde sürdürülebilmesiamacıyla ve özelleştirme politikalarıçerçevesinde TEK, Bakanlar Kurulunun 12/08/1993 tarih ve 93/4789sayılı Kararı ile, Türkiye Elektrik Üretim-İletimA.Ş. (TEAŞ) ve Türkiye Elektrik DağıtımA.Ş.(TEDAŞ) adı altında iki ayrı İktisadi DevletTeşekkülü olarak yenidenyapılandırılmıştır. 1994 yılındaTEAŞ ve TEDAŞ tüzel kişiliklerine kavuşmuşlar,233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listede Enerjive Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgilendirilen "Teşekkül"olarak gösterilmişlerdir.
13. 233 sayılıKanun Hükmünde Kararname'nin 1.maddesinde, buKanun Hükmünde Kararname'nin; iktisadi devletteşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşlarının vebunların müesseselerinin, bağlıortaklıklarının kurulmasını, iştiraklerininteşkilini, özerk bir tarzda ve ekonominin kurallarına uygunolarak yönetilmelerini ve amaçlarına ulaşabilmelerinisağlamak için denetlenmelerini düzenlemek amacıtaşıdığına işaret edilmiş; 2. maddesinde,iktisadi devlet teşekkülü "Teşekkül",sermayesinin tamamı Devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara görefaaliyet göstermek üzere kurulan, kamu iktisaditeşebbüsüdür." şeklindetanımlanmış; değişik 15. maddesinde, sermayesinintamamı Devlete ait teşebbüslerin, işletmelerinimüessese halinde teşkilatlandırabilecekleri vemüesseselerin, teşebbüs genel müdürününteklifi, yönetim kurulunun kararı ile kurulacağıbelirtilmiş, 4. maddesinde teşebbüslerin, 16. maddesinde demüesseselerin, tüzel kişiliğe sahip oldukları vebuKanun Hükmünde Kararnamede saklı tutulan hususlardışında özel hukuk hükümlerine tabibulundukları ifade edilmiştir.
14. Buna göre, TEDAŞ'nin, 233 sayılı Kanun HükmündeKararnamede işaret edildiği üzere, özerk bir tarzda veekonominin kurallarına uygun olarak faaliyette bulunmak üzere kurulupişletmelerini müessese olarak teşkilatlandıran,sermayesinin tamamı Devlete ait, tüzelkişiliğe sahip birkamu kurumu olduğu kuşkusuzdur. Ancak, 233 sayılı KanunHükmünde Kararnamede saklı tutulan hususlardışında özel hukuk hükümlerine tabibulunduğu gözden kaçırılmamalıdır.
15. Bugün Elektrik dağıtım ve perakendesatış sektöründe rekabete dayalı bir ortamınoluşturulması ve gerekli reformların yapılmasınıteminen dağıtım bölgeleri baz alınarak kamumülkiyetindeki elektrik işletmelerinin yenidenyapılandırılması suretiyle elektrik enerjisi dağıtımhizmetlerinin özelleştirilmesine karar verilmiş ve TEDAŞ02/04/2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme YüksekKurulu Kararı ile özelleştirme kapsam ve programınaalınmıştır. Dağıtım bölgeleri yenidenbelirlenerek, Türkiye 21 dağıtım bölgesineayrılmıştır. 31/08/2013 tarihi itibariyle şirketlerleTEDAŞ arasındaki hisse devri sözleşmeleritamamlanmıştır.
16. Diğer taraftan, Yüksek Planlama Kurulunun 25/11/1993tarih ve 93/T-103 sayılı kararı ile Türkiye ElektrikDağıtım A.Ş.'ne bağlı ortaklık olarak 7Genel Müdürlük kurulmuştur. Bu bağlıOrtaklık Genel Müdürlüklerinden biri olan ve merkeziKonya'da olmak üzere, Konya ve Karaman illerinde hizmet vermekamacıyla kurulan; 01/03/2005 tarihinde Aksaray-Nevşehir-Niğde veKırşehir İşletme Müdürlüklerininbağlanması nedeniyle, hizmet sahası genişleyen "M.E. D. A.Ş."nin Özelleştirme Yüksek Kurulunun30/04/2009 tarih ve 2009/16 sayılı kararı uyarınca %100oranındaki hissenin satışına ilişkinÖzelleştirme İdaresi Başkanlığı ile AlcenEnerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.arasında 30/10/2009 tarihinde imzalanan Hisse SatışSözleşmesi ile Şirket özelleştirilmiş olupaynı isim altında "M. E. D. A.Ş." olarakfaaliyetlerini sürdürmektedir.
17. 233 sayılıKanun Hükmünde Kararname'nin 35.maddesinde, "Teşebbüs, müessese ve bağlıortaklıklar, işletmelerinde üretilen mal ve hizmetfiyatlarını tespitte serbesttirler." denilmiş;01/07/2004 tarih ve 6083 sayılı Türkiye Ticaret SiciliGazetesinde yayımlanan Ana Sözleşmenin 3. maddesinin 1. bendindeŞirketin amacının, "... elektrik enerjisinindağıtımı, perakende satışı ve perakendesatış hizmeti faaliyetlerini "kârlılık veverimlilik" ilkesi çerçevesinde, ticari, ekonomik ve sosyalgerekçelere uygun biçimde yürütmek…”olduğubelirtilmiştir.
18. Bu durumda davanın açıldığı tarihtedavalı konumunda kamu kuruluşu niteliği taşımayanMEDAŞ (M. E. D. A.Ş.)'nin olması karşısında idariyargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
19. Yukarıda belirtilen hususlargözönünde bulundurularak, DanıştayBaşsavcısının başvurusunun reddi gerekmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümündeADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. DanıştayBaşsavcısının BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
23/01/2023 tarihinde,Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU ile KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimineİlişkin Yönetmelik kapsamında lisanssız olarak(güneş enerjisi ile) elektrik üretimi ve ticareti yapmakamacıyla davalı Kurum ile Dağıtım Sistem KullanımAnlaşması yapan davacı şirketin, tesisinişletildiği dönem boyunca anlaşmaya aykırı olaraktahakkuk edilip fazladan tahsil edildiği iddia edilen sistemkullanım/dağıtım bedelinin tespit edilerek tahsiliistemiyle açılmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 2.1.a maddesinde; İdarîişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları İdarî davatürleri arasında sayılmış olup, idare tarafından,bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamugücü kullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesinve yürütülmesi zorunlu İdarî işlemlerekarşı açılacak davalarda İdarî yargı yerigörevli bulunmaktadır.
Elektrik enerjisine ilişkin faaliyetleri, temel olarak“üretim”, “iletim”,“dağıtım” ve “ticaret”başlıkları altında toplamak mümkündür.Hizmetin kesintiye uğramasının alternatif maliyetleri çokyüksek olduğu için bütün bu faaliyetlerin birkoordinasyon içinde yürütülmesi şarttır. Buamaçla, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile, 2001yılında kamu tüzel kişiliğini haiz, İdarîve mali özerkliğe sahip ve bu Kanun ile kendisine verilengörevleri yerine getirmek, enerji piyasasını düzenlemek vedenetlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)kurulmuştur.
Elektrik piyasası faaliyetleri, 4628 sayılı Kanun veilgili mevzuatında detaylı olarak düzenlenmiş, 4628sayılı Kanun'un mülga 2. maddesi, elektrik piyasasıfaaliyetlerini: “piyasada faaliyet gösterecek tüzelkişilerin üretim, iletim, dağıtım, toptansatış, perakende satış, perakende satış hizmeti,ticaret, ithalat ve ihracat faaliyetleri” olaraksıralamıştır. Kanun'da elektrik enerjisi“iletim” faaliyetinin ancak tekel niteliğinde ve TürkiyeElektrik İletim Anonim Şirketi tarafından yürütülebileceğidüzenlenmiştir. Diğer faaliyetlerde ise, kamu tüzelkişilerinin yanında, özel hukuk tüzel kişilerinin dehizmetlerin yürütülmesine katılabileceğiöngörülmüştür. Elektrik piyasasıfaaliyetlerinin yürütülmesinde kamu-özel ayrımıyapılmaksızın, kural olarak, lisans alınmasızorunluluğu getirilmiştir. Belirtilen yaklaşım, 30.3.2013tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6446 sayılı ElektrikPiyasası Kanunu ile de sürdürülmüştür.
Bu itibarla, elektrik piyasası faaliyetlerinin, arzgüvenliğini ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak bir uyumiçinde yürütülmesi için düzenleme, denetlemeve kolluk faaliyetlerinde bulunma işlevlerinin kamu gücüyleyerine getirildiği bir kamu hizmeti faaliyeti olduğu sonucunaulaşılmaktadır.
Öte yandan, elektriğin kamu hizmeti özelliği,"dağıtım" faaliyeti açısından elealındığında, 6446 sayılı Kanun'un"Dağıtım Faaliyeti" başlıklı 9.maddesi, dağıtım şirketlerinin lisanslarındabelirtilen bölgelerdeki tesislerde yenileme, ikame ve kapasiteartırım yatırımlarını yapma,dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olantüm sistem kullanıcılarına, eşit taraflararasında ayrım gözetmeksizin elektrik enerjisidağıtımı ve bağlantı hizmeti sunmayükümlüğü getirmiştir. Kanun'da ve ilgiliyönetmeliklerde "dağıtım" faaliyetini yerinegetirecek işletmelerin uyması gereken yükümlülükleraçıkça düzenlenmiştir.
Elektrik dağıtım piyasasının en temelaktörü Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ(TEDAŞ); tüzel kişiliğe sahip, özel hukukhükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğusermayesi ile sınırlı, elektrik dağıtımıyla,elektriğin tüketicilere perakende satışı vetüketicilere perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden bir iktisadidevlet teşekkülüdür. Doğal tekel niteliğindekielektrik dağıtım faaliyeti 4628 sayılı Kanunöncesinde TEDAŞ tarafından gerçekleştirilmekte iken,4628 sayılı Kanun uyarınca, dağıtımsektörünün, EPDK tarafından verilen dağıtımlisanslarıyla bölgesel tekeller olarak işletilmesiöngörülmüştür. 17/03/2004 tarihinde YüksekPlanlama Kurulu'nun 2004/3 sayılı kararıyla onaylanarakyürürlüğe giren "Elektrik Enerjisi SektörüReformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi" (Strateji Belgesi)ile elektrik dağıtım ve üretim alanları içinözelleştirme girişimi başlatılaraközelleştirme uygulamalarına dağıtımsektöründen başlanacağı belirtilmiş; StratejiBelgesi'ndeki eylem planına uygun olarak ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılıkararıyla TEDAŞ özelleştirme programınaalınmıştır. Bu kapsamda, söz konusu YüksekPlanlama Kurulu kararı ekinde yer alan dağıtımbölgelerinin şirketleştirilmesinin tamamlanarakTEDAŞ'ın hissedarı olduğu ve dağıtım veperakende satış hizmeti yürüten 20 dağıtımşirketi oluşturulmuştur. 4628 sayılı Kanun'un 14.2.maddesinde yer verilen, "TEDAŞ'ın faaliyet alanında yeralan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletmeve varlıklar üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydıile TEDAŞ ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyetgöstermek üzere kurulan elektrik dağıtımşirketleri arasında işletme hakkı devirsözleşmesi düzenlenebilir." kuralı uyarınca,TEDAŞ ile % 100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrikdağıtım şirketi arasında dağıtımvarlıklarının işletilmesine yönelik İdarîsözleşme niteliğine sahip "İşletme Hakkı DevirSözleşmesi" imzalanmış ve ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 7.11.2005 tarihli ve 2005/125 sayılıkararıyla da; sermayesinin % 100'ü TEDAŞ'a ait olan ve elektrikdağıtım bölgelerinde dağıtım lisansıile TEDAŞ'ın uhdesinde bulunan dağıtım sistemininişletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacakdağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olaraksatış yöntemi ile özelleştirilmesine kararverilmiştir.
Öte yandan, 14/02/2018 günlü, 30332 sayılıResmi Gazetede yayımlanan Türkiye Elektrik DağıtımA.Ş. Ana Statüsünün 5. maddesinde, TEDAŞ’ıntüzel kişiliğe sahip faaliyetlerinde özerk vesorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir iktisadi devletteşekkülü olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinde"İşletme Hakkı Devri"ne dayalı olarak uygulanan"Hisse Satış Modeli"ne göre yatırımcı,özelleştirilen dağıtım şirketinin bulunduğubölgedeki elektrik dağıtım lisansına sahip tekşirket olmaktadır. Ancak, yatırımcınınişletme hakkını devraldığı dağıtımtesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunluunsurların mülkiyeti TEDAŞ'ta kalmaya devam etmektedir.Yatırımcı, dağıtım şirketinin hisselerininsahibi olarak TEDAŞ ile imzalanmış olan işletme hakkıdevir sözleşmesi çerçevesinde dağıtımvarlıklarının işletme hakkını elde etmektedir.Yani, "hisse satış modeli"nde, mevcut varlıklar ileözelleştirme sonrası yatırımcı tarafındangerçekleştirilecek yatırımlar sonucu oluşacak yenivarlıkların mülkiyeti TEDAŞ'ta kalırken,yatırımcı, dağıtım tesislerinin ve bu tesislerinişletilmesinde varlığı zorunlu diğer unsurların işletmehakkını kazanmakta ve tüm yeni yatırımlarıgerçekleştirme yükümlülüğünüüstlenmektedir. Yatırımcı ayrıca, işletmehakkı çerçevesinde vereceği hizmeti veüstlendiği yükümlülükleri, 4628 sayılıKanun ve ilgili alt düzenlemeler uyarınca ve EPDK'nın denetimialtında gerçekleştirmektedir. Davalıdağıtım şirketinin de belirli bölgeler dâhilindebölgesel tekel olarak elektrik enerjisinin dağıtımıylagörevli olduğu söz konusu kamusal hizmet kapsamında,lisanssız elektrik üretimine ilişkin bağlantıbaşvurularının 02/10/2013 tarihli ve 28783 sayılıResmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında LisanssızElektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik ve Yönetmelikuyarınca çıkarılan Tebliğ çerçevesindedağıtım şirketlerine yapılacağıbelirtilmiştir. Yönetmeliğin "Bağlantı ve SistemKullanımına İlişkin Hükümler"başlıklı bölümünde, bağlantıesasları, bağlantı başvuru süreci, bağlantıbaşvurularının değerlendirilmesi vesonuçlandırılması ve bağlantı ve sistemkullanımı süreci, bu süreçte dağıtımşirketinin yetki ve sorumluluğu, her aşamada hangi idariişlemlerin nasıl tesis edileceği ayrıntılı olarakdüzenlenmiştir.
Her ne kadar davalı şirketin özel hukuk tüzelkişisi ve dava konusu işlemlerin de özel hukuk işlemiolduğu ifade edilmişse de, özel faaliyetler için sözkonusu olamayacak üstün ayrıcalıklara sahip olan,yükümlülükler rejimine tabi tutulan ve sorumluluğu iledenetimi son tahlilde bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamuhizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetiniyürüten davalı şirket ile davacı şirketarasındaki ilişkinin ticari bir ilişki olarakdeğerlendirilemeyeceği, bu kapsamda kamu gücü kullanılaraktek yanlı irade açıklamasıyla tesis edilen dava konusuişlemlerin yargısal denetimini yapma ve bu işlemlerdendoğan tazminat istemini (ve diğer istemleri) karara bağlamagörevinin idari yargı merciine ait olduğuaçıktır.
Bu itibarla, davacı tarafından yapılan söz konusudavaya ilişkin uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığınçözümünde adli yargıyı görevli kabul edençoğunluğun kararına katılmıyorum.23/01/2023
Üye
AhmetARSLAN