T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/521
KARAR NO : 2023/4
KARAR TR: 23/01/2023
ÖZET: 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesinde öngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : Sosyal GüvenlikBaşkanlığına İzafeten SGK Karabük İlMüdürlüğü
Davalılar: Adli yargıda
1-Sağlık Bakanlığı
Vekili : Av. Ö. Ö
2- Dr. E. C
Vekili : Av. D. A. H
3- T. M. T. Ü.Mak.Paz.Dış Tic.Ltd Şti.
Davalı : İdariYargıdaSağlık Bakanlığı (Mülga TürkiyeKamu Hastaneleri Kurumu)
Vekili : Av. Ö.Ö.D
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, Karabük Şirinevler Devlet Hastanesiuzman hekimi Dr. E. C tarafından stres üriner inkontinansteşhisi ile mesane boyuna inkontinansta madde enjeksiyonu işlemiyapılan ekli listede isimleri yer alan 9 hasta için paket fiyatadahil oldukları halde ayrıca ödenmemesi gereken T. M. P.Dış Tic. Ltd. Şirketinden temin edilen tıbbi malzemebedellerinden kaynaklanan ve kuruma fatura edilen, fatura tarihinden 15/10/2010tarihine kadar hesaplanan 64.159,93 TL alacağın ödenmesiiçin Şirinevler Devlet Hastanesi, T. M. Şti. ve Dr. E. C'atebligat çekildiğini ancak herhangi bir ödemedebulunulmadığını ifade ederek, tıbbi malzemebedellerinden kaynaklanan ve kurumlarına fatura edilmiş olan64.159,93 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilentahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 17/07/2013 tarih veE.2011/413, K.2013/203 sayı ile, uyuşmazlığın, davatarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un 103.maddesinde sayılan bentlerden doğan davalardan olmakla birlikte, davayakonu malzeme bedellerinin tahsil ve malzemelerin teslim edildiğidönemde yürürlükte bulunan ve sigortalıların tabiolduğu 506 sayılı Kanun hükümlerine göreçözümlenmesi gerektiği ve bu davalara bakmaklagörevli mahkemelerin de İş Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle,Mahkemelerinin görevsizliğine, talep halinde dosyanıngörevli iş mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, bukarar temyiz edilmiştir.
3. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 18/12/2013 tarih ve E.2013/18038,K.2013/20152 sayı ile, davacının davalılardan T.MedikalTıbbi Ürün Mak. Paz. Dış. Tic. Ltd. Şti. ileilgili verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddine,davalılardan Dr. E. C ile ilgili olarak, olayda, davalı doktorungörevi sırasında tedavide kullandığı malzemelernedeniyle, davacının fazla ödemede bulunmasına nedenolduğu iddia edildiğine göre Anayasa'nın 129/5. maddesigereğince davalı kamu görevlisi hakkında adli yargıyerinde dava açılamayacağından kast ve kusur aranmaksızınbu davalı hakkında husumet nedeniyle davanın reddine kararverilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesinin doğrugörülmediğine, diğer davalı SağlıkBakanlığı ile ilgili karara yönelik temyiz itirazlarıaçısından, davalı SağlıkBakanlığının bir kamu tüzel kişisiolduğu,kural olarak, işlem ve eylemlerinin kamusal niteliktaşıdığı, somut olayda, davalıbakanlığa bağlı çalışan doktorungörevini gerektiği şekilde yapmadığı bu sebeplefazla ödemeye neden olduğunun iddia edildiği, bunun hizmetkusuru niteliğinde olduğu, idarenin hizmet kusurundan doğanzararlardan dolayıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesi gereğince İdare'ye karşı idari yargı yerindetam yargı davası açılmasının gerektiği,davalılardan Sağlık Bakanlığına karşıaçılan davada yargı yolu bakımından görevsizlikkararı verilmesi yerine işin esasının çözümlenmesininusul ve kanuna mutlak aykırılık oluşturduğugerekçeleri ile Mahkeme kararını davalılar Dr. E. C veSağlık Bakanlığı yönünden bozmuş,diğer davalı T.Med. Tıbbi Ür. Mak. Paz. Dış. Tic.Ltd. Şti bakımından temyiz itirazlarınıreddetmiş, kararın düzeltilmesi istemi aynı Dairece26/05/2014 tarih ve E.2014/4221, K.2014/8626 sayı ile reddedilmiş veanılan şirket bakımından verilen verilen görevsizlikkararı kesinleşmiştir.
4. Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 16/07/2014 tarih veE.2014/415, K.2014/494 sayı ile, Yargıtay bozma ilamınauyulmasına ve bozma ilamı doğrultusunda, davalı E. Cyönünden pasif husumet yokluğundan, davalı SağlıkBakanlığı yönünden yargı yolubakımından davanın reddine,davalı T.Med. TıbbiÜr. Mak. Paz. Dış. Tic. Ltd. Şti bakımından dahaönce verilen görevsizlik kararı ve buna yönelik temyizitirazları reddedildiğinden ve kesinleşmiş olduğundanbu davalı bakımından ayrıca bir karar verilmesine yerolmadığınakarar vermiş, temyiz edilmesi üzerineYargıtay 4. Hukuk Dairesi 10/12/2014 tarih ve E.2014/16711, K.2014/16912sayı ile temyiz itirazlarını reddederek kararıonamış, kararın düzeltilmesi istemini de 26/05/2015 tarihve E.2015/3448, K.2015/6747 sayı ile reddetmiş ve sonuçitibariyle Sağlık Bakanlığı yönünden verilengörevsizlik kararı kesinleşmiştir.
5. Davacı vekili bu kez, davalı idare tarafından yersizve yanlış işlem nedeniyle fazladan ödemeye nedenolunduğu iddia olunan 64.159,93 TL’nin hizmet kusuru iddiasıile ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminiistemiyle Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna karşı idariyargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
6. Kastamonu İdare Mahkemesi 02/10/2014 tarih ve E.2014/1165,K.2014/579 sayı ile "... söz konusu kurum zararınıntahsilinin 5018 sayılı Kanun uyarınca KamuZararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve EsaslarHakkında Yönetmelik hükümleri uyarıncagerçekleştirilmesi mümkün olduğundan ve buYönetmelik hükümleri uyarınca kamu zararınıntahsili için adli yargı birimlerine başvurulması esasolduğundan, hükmen tahsil yoluyla adli yargının görevalanına giren uyuşmazlığın, hizmet kusuruiddiasıyla idari yargı mercii tarafından esasınınincelenmesine olanak bulunmamaktadır..." gerekçesiyle,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a.maddesi hükmü uyarınca davanın görevyönünden reddine karar vermiş, taraflar bu kararakarşı temyiz istemindebulunmuştur.
7. Danıştay 10. Dairesi 25/10/2021 tarih ve E.2019/6969,K.2021/5013 sayı ile,uyuşmazlığın görüm veçözümünün adli yargı yerine ait olduğu veilk önce adli yargı yerinde açılan davada görev retkararı verilmesi üzerine idari yargı yerinde işbudavanın açıldığı dikkatealındığında, İdare Mahkemesince 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli merciinbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması gerekirken, bu yol izlenmeden davanın görevyönünden reddine karar verilmesinde hukuki isabetgörülmediği gerekçesiyle, tarafların temyizistemlerinin kabulüne, davanın görev yönünden reddineilişkin temyize konu Kastamonu İdare Mahkemesinin 02/10/2014 tarih veE.2014/1165, K.2014/579 sayılı kararının bozulmasına,yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeyegönderilmesine karar vermiştir.
8. Kastamonu İdare Mahkemesi, Danıştay 10. Dairesininbozma kararı doğrultusunda 2247 sayılıKanun’un 19.maddesi uyarınca adli yargı dava dosyasını temin etmesinekarşın, gerekçeli yeni bir karar alarak dosyayıMahkememize göndermesi gerekirken, 08/06/2022 tarih ve E.2022/867sayılı üst yazıyla, "2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 10. maddesi uyarınca gereğiyapılmak üzere..." dosyayı Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına göndermiştir.
9. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığıherhangi bir işlem yapmadan dosyayı Mahkememizegöndermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
10. 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un "Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesinebaşvurmaları" başlıklı 19. maddesişöyledir:
"Adli veidari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.
(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargımerciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyasıda temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."
11. Aynı Kanun'un "İncelemedeizlenecek sıra" başlıklı27. maddesi şöyledir:
"UyuşmazlıkMahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceler; yöntemine uymayan veyasüresi içinde ileri sürülmemiş istemlerireddeder."
12. Anayasa'nın "D. Duruşmalarınaçık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı141.maddesinin3. fıkrası hükmü şöyledir:
“Bütünmahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarakyazılır."
13. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmünkapsamı" başlıklı 297. maddesi şöyledir:
"(1)Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve buibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin vezabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları,mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsahükmün hangi sıfatla verildiğini.
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile TürkiyeCumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad vesoyadları ile adreslerini.
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini,anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları,çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri,delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabitgörülen vakıalarla bunlardan çıkarılansonuç ve hukuki sebepleri.
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınanavansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanunyolları ve süresini.
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin vezabıt kâtibinin imzalarını.
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangibir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilenhükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların,sıra numarası altında; açık, şüphe vetereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."
14. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar"başlıklı24.maddesinin (e) bendişöyledir:
"Kararlarda:
...
e) Kararın dayandığıhukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm:tazminatdavalarında hükmedilen tazminatın miktarı,
...
Belirtilir..."
B. Yargı Kararları
15. Danıştay 8. Dairesinin 19/10/2021 tarihli ve E.2019/1164,K.2021/4647 sayılı kararının ilgilikısımları şöyledir:
"Öteyandan, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında dadeğinildiği üzere; Anayasa'nın 36. maddesinin 1.fıkrasında herkesin adil yargılanma hakkına sahipolduğu belirtilmiş ancak bu maddede gerekçeli kararhakkından açıkça söz edilmemiştir.Anayasa'nın 36. maddesine "adil yargılanma" ibaresinineklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğuuluslararası sözleşmelerle de güvence altınaalınan adil yargılama hakkının madde metnine dâhiledildiği vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi'nin 6. maddesinin 1. fıkrasındaki hakkaniyeteuygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli kararhakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi (AİHM)'nin birçok kararındavurgulanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın 36.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkınıngerekçeli karar hakkı güvencesini dekapsadığının kabul edilmesi gerekir. (Anayasa Mahkemesi,Abdullah Topçu, B. No:2014/8868, 19/4/2017, p. 75)
Bu bağlamda,AİHM içtihatlarına göre, genel olarak her bir kararaçık, konuyla ilgili herkesin, mahkemenin neden belirli birkararı verdiğini anlamasına imkan verecek şekildeolmalıdır. (AİHM, Seryavin ve Diğerleri/Ukrayna, p.57-61).
Mahkemekararlarının, hüküm fıkrası ve hükmündayandığı gerekçe ile bir bütünolduğu,gerekçesiz karar verilmesinin mümkün olmadığıaçık olduğuna göre, gerekçeninhem temyizincelemesini yapacak merci açısından hem de kararıuygulayacak olan idare açısından yeterliaçıklıkta olması gerekmektedir.
Yargılamahukukunda, yargı (hüküm), uyuşmazlığıçözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin yargılamasürecinin sonunda ulaştığı"sonuç"tur. Gerekçe, yargıcınçözümlemek durumunda olduğu uyuşmazlığauygulanması gereken soyut hukuk kuralının saptanmasında,yorumlanmasında ve tüm ayrıntılarıyla ortaya konulupnitelendirilen maddi olaya uygulanmasında izlemiş olduğuyöntemi gösteren ve bu özelliği sebebiyle,yargılamanın nesnelliği ile varılan yargınındoğruluğu konusunda davanın taraflarına güven,üst yargı yerine de denetleme olanağı verenaçıklamadır."
16. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21/12/2021 tarihli veE.2021/14691, K.2021/12738sayılı kararının ilgilikısımları şöyledir:
"Belirtmekgerekir ki; T.C. Anayasa'sının 138 ve 141/3 maddeleri gereğincebütün mahkemelerin her türlü kararlarınıngerekçeli olarak yazılması gerekir. 1086 sayılıHukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388/1-3. maddesi ile 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c. maddesi, bir mahkemehükmünün kapsamının ne şekilde olmasıgerektiğini açıklamıştır. Bir mahkemehükmünde, tarafların iddia ve savunmalarınınözetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıklarıhususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanandelillerin, tartışılması ve değerlendirilmesinin,sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılansonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddütuyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesigereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçebölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespitetmiş olduğu maddi vakıalar ile hükümfıkrası arasında bir köprü görevi yapar.Gerekçe bölümünde hükmündayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim,tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukukiniteliğini kendiliğinden (re’sen) araştırıpbularak hükmünü dayandırdığı hukukkurallarını ve bunun nedenlerini gerekçedeaçıklar.
Hakim,gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olupolmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, birhükmün hukuka uygun olup olmadığını ancakgerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçesayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler.Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz isetarafları tatmin edemez. (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder;Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’yegöre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472).Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmaklagösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirinesıkı sıkıya bağlıdır."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
17. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan23/01/2023 tarihli toplantısında; Raportör-HâkimTaşkın ÇELİK’in, 2247 sayılıKanun’da öngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgelerokunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ınbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
18. Mevzuat kısmında belirtildiği üzere, yargıyerlerince2247 sayılı Kanun'un19. maddesi kapsamındaUyuşmazlık Mahkemesine yapılacak başvurularda, davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciinin, davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilebaşvurusunu yapacağı, bu kararındaelindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinertelemesigerektiği açıkça düzenlenmiştir.
19. Dava dosyalarının incelenmesinden, adli yargıyerince verilen gerekçeli görevsizlik kararından sonra, idariyargı yerine taşınan davada, Mahkemece, bozma kararıdoğrultusunda gerekçeli ve işin incelenmesininertelendiğine yönelik yeni bir karar verilmediği gibi,dosyanın 08/06/2022 tarih ve E.2022/867 sayılı yazıyla"2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşve İşleyişi Hakkında Kanun’un 10. maddesiuyarınca gereği yapılmak üzere" Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınagönderildiği, bu durumun da yukarıda aktarılan,kararların gerekçeli olması gerektiğine ilişkinAnayasa ve Kanun kurallarına, yüksek mahkemeiçtihatlarına, somut uyuşmazlık kapsamda ise 2247sayılı Kanun'un 19. maddesineaykırı olduğu kanaatinevarılmıştır.
20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, 2247 sayılı Kanun'un19. maddesindeöngörülen koşulları taşımayan Kastamonuİdare Mahkemesinin,08/06/2022 tarih ve E.2022/867 sayılıbaşvurusunun, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca reddigerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
2247 sayılı Kanun'un 19. maddesinde öngörülenkoşulları taşımayan ve Kastamonu İdare Mahkemesince08/06/2022 tarih ve E.2022/867 sayı ile yapılan BAŞVURUNUNaynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca REDDİNE,
23/01/2023 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN