T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/691
KARAR NO : 2023/26
KARAR TR : 23/01/2023
ÖZET: Davacının taşınmazına idare tarafından fiilen kamulaştırmasız el atıldığı anlaşıldığından, davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk
KA R A R
Davacılar : M. T vd.
Vekili : Av. F.A
Davalılar : 1- Konyaaltı BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av.A. Y
2- Gençlik ve Spor Müdürlüğü
Vekili : Av.S. A. G
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacılar vekili, müvekkillerinin Antalya ili,Konyaaltı ilçesi, ...... Mahallesinde bulunan ..... ada ....parsel,..... ada .... parsel, ...... ada ..... parsel, ..... ada ....parsel.....ada .... parsel, ...... ada ..... parsel, ...... ada .... parsel,..... ada ....parsel, ..... ada ....parsel, ...... ada .....parsel, ...... ada....parsel, ...... ada .....parsel, ...... ada ....parsel, ...... ada......parsel, ..... ada .....parsel, ...... ada .....parsel, ...... ada.....parsel, ...... ada .....parsel, ..... ada .....parsel, ..... ada .....nolu parsellerde hissedar olduklarını, parsellerin bulunduğubölgede imar planı yapıldığını ve buyerlerin imar planında "belediye semt spor sahası" olarakayrıldığını, tapuya geçtiği 15-20 senedirdavacıların taşınmazını davalı idarelerinkamulaştırma yapmadıkları ve bedellerini ödemediklerinedeniyle, mülkiyet hakkınınkısıtlandığını ileri sürerek, davalıidareler tarafından el atıldığının kabulüile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla50.000 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardanmüştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 02/05/2014 tarihli ve E.2012/57,K.2014/250 sayılı kararı ile, davacıların Antalya ili,Konyaaltı ilçesi, ......Mahallesinde .... ada 2 parsel,..... ada.... parsel, ...... ada ..... parsel, ..... ada .... parsel, ..... ada ....parsel, .... ada .... parsel, ..... ada ..... parsel, ...... ada .... parselyönünden açmış olduğukamulaştırmasız el atma tazminat davasının kısmenkabul kısmen reddine, 2.048.446,65 TL'nin dava tarihinden itibaren yasalfaizi ile birlikte davalılardan Konyaaltı BelediyesiBaşkanlığından alınıp davacılaraverilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılarınAntalya ili, Konyaaltı ilçesi, ......Mahallesinde bulunan ..... ada..... parsel, ..... ada ..... parsel, ..... ada .... parsel, ..... ada ....parsel, ..... ada ..... parsel, ..... ada ..... parsel, ..... ada .... parsel,..... ada .... parsel, .... ada ..... parsel yönündenaçmış olduğu kamulaştırmasız el atmatazminat davasının çözümünün idariyargının görev alanına girdiğinden bu parselleryönünden açılan davanın görevyönünden usulden reddine, Antalya ili, Konyaaltı ilçesi,......Mahallesinde ..... ada .... parsel,..... ada .... parsel, ...... ada..... parsel, ..... ada .... parsel, ..... ada .... parsel, .... ada ....parsel, ..... ada ..... parsel, ...... ada .... parseldekidavacıların murisi A.(A) K'dan gelen hisselerin iptali iledavalı Belediye adına tapuya kayıt ve tesciline,davalılardan Gençlik ve Spor Bakanlığı aleyhine açılandavanın husumet yokluğundan reddine karar vermiş, bu karardavalı Konyaaltı Belediye Başkanlığı vekilincetemyiz edilmiştir.
3. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 23/02/2016 tarihli ve E.2015/5809,K.2016/2989 sayılı kararı ile, mahkemece, değerlendirmeyeesas alınan bilirkişi kurulu raporunun yukarıdaaçıklanan esaslara uygun düşmediğigözetilmeden, gerekli araştırma ve yeterli incelemeyiiçermeyen rapora itibarla hüküm kurulmasının, davakonusu taşınmazların kişilere ait tapu senetleri dosyadayer almakta ise de denetime elverişli olacak şekilde güncel tapukayıtlarının dosyaya getirtilmesi gerekirken dosyada yer alanancak okunma imkanı bulunmayan tapu kayıtları esas alınarakkarar verilmesinin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun6487 sayılı Kanun’la değiştirilen Geçici 6.maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları13/03/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin13/11/2014 tarihli ve E.2013/95, K.2014/176 sayılı kararıylaiptal edildiğinden, 04/11/1983 tarihinden sonra el atılantaşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız elkoyma nedeniyle açılan davalarda karar ve ilam harcınınnispi oran üzerinden alınması gerektiğinindüşünülmemesinin doğru görülmediğinibelirterek, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ilehükmün HMK’nın 428. maddesi gereğincebozulmasına karar vermiştir.
4. Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 06/12/2017 tarihli veE.2016/252, K.2017/316 sayılı kararı ile,davacının Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ......Mahallesi,.... Ada .... parsel, ..... ada ..... parsel, ..... ada .... parsel, ..... ada..... parsel, ..... ada ..... parsel, ..... ada ..... parsel,..... ada .....parsel, ...... ada ..... parsel, ..... ada ..... parsel yönündenaçmış olduğu davanın idari yargı görev alanınagirdiğinden usulden reddine ilişkin mahkemelerinin E.2012/57,K.2014/250 sayılı kararı kesinleştiğinden bu husustayeniden karar verilmesi gerekmediği gerekçesiyle,davacının davalılardan Gençlik ve SporBakanlığı aleyhine açtığı davanınhusumet yönünden reddine ilişkin mahkemelerinin E.2012/57, K.2014/250sayılı kararı kesinleştiğinden bu hususta yenidenkarar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, kararıngöreve ilişkin kısmı kesinleşmiş, esasailişkin kısmı adli yargı yerinde görülmeye devametmiş ve sonrasında kesinleşmiştir.
5. Davacılar vekili, davacıların paylımülkiyetindeki Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ......Mahallesi,..... ada ..... parsel sayılı taşınmazın imarplanında Semt Spor sahası olarak ayrıldığı vebugüne kadar kamulaştırılmayarak davacılarınmağdur edildiği, mülkiyet hakkınınkısıtlandığı, Kamulaştırma Kanunu'nungeçici 6. maddesine göre yapılan başvurudan da birsonuç alınamadığı belirtilerek, tasarrufhakkının bu şekilde engellenmesi suretiyle oluştuğuileri sürülen 110.443,50 TL zararın yasal faiziyle birliktetazmini istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
B. İdari Yargıda
6. Antalya 2. İdare Mahkemesi 08/06/2016 tarihli ve E.2015/503,K.2016/707 sayılı kararı ile, davanın kısmenkabulüne, davacılardan Müzeher Tulu için 15.298,59 TL, A.Y için 15.298,59 TL, H. D için 15.298,59 TL, R. K için15.298,59 TL, N. A için 15.298,59 TL, M. D için 15.298,59 TL,Ş. P için 15.298,59 TL olmak üzere toplamda 107.090,14 TL'nindavanın açıldığı 30/03/2015'den itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılaraverilmesine, bu tutarı aşan tazmin isteminin reddine kararvermiş, bu karar davalı Konyaaltı BelediyeBaşkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
7. Danıştay 6. Daire 16/11/2017 tarihli ve E.2016/11127,K.2017/9235 sayılı kararı ile, Kanunda düzenlenen beşyıllık sürenin Ek 1. madde kapsamında kalan ve bu kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce tasarrufhakkı kısıtlanan taşınmazlar hakkında da bu maddeninyürürlüğegirdiği tarihten itibaren başlayacağı, bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihten önceaçılan ancak, henüz karara bağlanmayan veya kararıkesinleşmeyen davalara da uygulanacağı sonucunaulaşıldığını belirterek, yeni yasaldüzenleme uyarınca bu aşamada hukukenuyuşmazlığın esası hakkında karar vermeolanağı bulunmadığından, idare mahkemesince buhususlar göz önünde bulundurularak yeniden bir karar verilmesigerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına kararvermiştir.
8. Antalya 2. İdare Mahkemesi 26/04/2018 tarihli ve E.2018/345,K.2018/474 sayılı kararı ile, bozma kararına uyarak, konusukalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığınakarar vermiş, bu karar davacılar vekili tarafından temyizedilmiştir.
9. Danıştay 6. Daire 17/10/2018 tarihli veE.2018/6357, K.2018/8033 sayılı kararı ile, Anayasa Mahkemesinin28/03/2018 tarihli ve E.2016/196, K.2018/34 sayılı kararı ile,2942 sayılıKanun'a, 6745 sayılı Kanun'un 34. maddesi ileeklenen Geçici 11. maddesinin Anayasaya aykırı olduğundaniptaline karar verildiğini, dolayısıyla taşınmazbedeli tespit edilerekuyuşmazlığın esası hakkındayeniden karar verilmesi gerektiğini belirterek kararınbozulmasına karar vermiş, davalı idare vekili tarafındankararın düzeltilmesi isteminde bulunulmuştur.
10. Danıştay 6. Daire 04/12/2019 tarihli ve E.2019/12481,K.2019/13060 sayılı kararı ile, istemin reddine kararvermiştir.
11. Antalya 2. İdare Mahkemesi 31/05/2022 tarihli veE.2020/108, K.2022/694 sayılı kararı ile, dava konusutaşınmazda meydana gelen fiili el atma nedeniyle dava konusuuyuşmazlığın görüm veçözümünün adli yargı mercilerine aitbulunduğunu, adli yargının görevinde bulunanuyuşmazlıkla ilgili olarak açılan iş budavanın, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarıncagörev yönünden reddi gerektiğini belirterek, 2577sayılı Kanun’un 14/3-a ve 15/1-a maddesi uyarıncadavanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
12. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasışöyledir:
"İdare,kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
13. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun"İdari dava türleri ve idari yargı yetkisininsınırı" başlıklı 2. maddesişöyledir:
"1.(Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türlerişunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; YenidenDüzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları,
b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları
c)(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdariyargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelikdenetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler."
14. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1.maddesininbirinci fıkrasının mevcut durumu şöyledir:
" (Ek:20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imarplanlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmaksuretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacakşekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlarhakkında, uygulama imar planlarınınyürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllıksüre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılırve bütçe imkânları dâhilinde butaşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veyaher hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engelteşkil edecek kısıtlılığı kaldıracakşekilde imar planı değişikliğiyapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.: 2018/111 sayılı Kararıile) (Ek cümle:16/11/2022-7421/3 md.) Bu süre içindebelirtilen işlemlerin yapılmaması halindetaşınmazların malikleri tarafından mülkiyethakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar,adli yargıda görülür."
B. Yargı Kararları
15. Yargıtay İçtihadı Birleştirme HukukGenel Kurulunun 11/02/1959 tarihli, E.1958/17, K.1959/15 sayılıkararının III. bölümü şöyledir:
“...III-İstimlâksizel atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununauygun hareket etmeden ferdin malını elinden almışolması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Vebu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundan başka,bir amme teşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentte anılan davalar, içtihadıbirleştirme kararının dışındakaldıklarından kararın bunlara şümulü yoktur...”
16. 2942 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesininbazı fıkralarının iptali yönündeki talepleAnayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesinin25/09/2013 tarihli ve E.2013/93, K.2013/101 sayılı kararıyla,yapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliğinedeniyle reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Türkhukukunda 'fiili yol'un en karakteristik örneği,'kamulaştırmasız el atma'lardır.Kamulaştırmasız el atma, idarenin, bir kişiye aittaşınmazı bilerek veya bilmeyerek kamulaştırmayailişkin usul ve kurallarına uymaksızın ve bir bedelödemeksizin işgal ederek kamu hizmetine tahsis etmesi şeklindetanımlanmaktadır. Buna göre, kamulaştırmasız elatmadan söz edilebilmesi için, kişiye ait gayrimenkulünidarece (kamu hizmetinde kullanılmak amacıyla) işgaledilmiş olması ve bu işgalin kanunda öngörülenusul ve esaslara uyularak tesis edilmiş bir kamulaştırmaişlemine dayanmadan gerçekleştirilmiş olmasıgerekmektedir. Bu şekilde, idarenin hukuk dışı eylemindenkaynaklanan fiili el atmaların, özel kişilerin haksız fiilteşkil eden eylemlerinden hiçbir farkınınbulunmadığı, bu nedenle bu tip eylemlerden doğanzararların da özel kişilerin haksız fiilinden doğanzararlarda olduğu gibi adli yargıda dava konusu edilmesigerektiği kabul edilmektedir.
BaşvuranMahkemede görülen davaya konu olayda, davacıya aittaşınmaz, imar planlarıyla'dere mutlak korumaalanı'sınırları içine alınmış ve bunedenle davacının taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisikısıtlanmıştır. Davacının tasarrufyetkisinin kısıtlanmasının, davacının mamelekindeazalma meydana getirebileceği tartışmasızdır. Ancak,davacının mülkü üzerinde tasarruf etmehakkının kısıtlanması, idarenin bir eylemindendeğil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gereken kamulaştırmaişlemlerini yapmamak biçiminde tezahür eden bireylemsizliği söz konusudur.
Öte yandan,kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, Mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi 'imar kısıtlamaları'nda taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup yalnızca malikin tasarruf yetkisinin,ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır.
Sonuçolarak, davacının taşınmazının imarplanlarında 'dere mutlak koruma alanı'nda bırakılmasınedeniyle tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilemeyeceği,bunun, idari bir işlem olan imar planlarının zorunlu bir sonucuolduğu ve tasarruf hakkının kısıtlanmasısebebiyle doğan zararın ancak idari yargıda açılacakbir tam yargı davasına konu edilebileceği sonucunaulaşılmaktadır. Dolayısıyla bakılmakta olan dava,itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin görev alanınagirmemektedir.
Nitekim,Anayasa'nın 158. maddesiyle, adlî, idarî ve askerîyargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir (Örneğin;4.2.2013 günlü, E.201/107, K.2013/230 sayılıkararı)..."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
17. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınbaşkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, DoğanAĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan23/01/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adliyargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren Mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
18. Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN'ındavanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan,ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
19. Dava, davacıların hissedarı olduğutaşınmazına kamulaştırma bedeli ödenmeksizin,davalı tarafından hukuken el atıldığıiddiasıyla oluştuğu ileri sürülen zararın tazminedilmesi istemine ilişkin bulunmaktadır.
20. İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız el atıldığıveya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır.
21. Dava dosyalarının incelenmesinden, davanın,davacıların hissedarı olduğu Antalya ili, Konyaaltıilçesi, Hurma Mahallesinde bulunan, tapunun 20008 ada, eski 2 parsel,yeni 4 parseline kayıtlı taşınmazın, imarplanında "Açık spor tesis ve tahliye kanalı"alanı olarak ayrılması nedeniyle mülkiyethakkının süresiz olarak kısıtlanması, hertürlü tasarruf ve yararlanma imkanının engellenerekmülkiyet hakkının kullanılamaz duruma getirildiğiiddiasıyla oluştuğu ileri sürülen tazminatınfaizi ile birlikte tahsili istemiyle açıldığı,anılan davada idare mahkemesince enson 09/04/2022 tarihindegerçekleştirilen keşif sonucu hazırlanan 03/04/2022tarihli bilirkişi raporuna göre, davaya konu parsele fiilen tahliyekanalı ve menholün yapıldığınıngörüldüğü tespitlerine yer verildiğianlaşılmaktadır.
22. Buna göre, mahkemece itibar edilen bilirkişi raporudoğrultusunda, dava konusutaşınmaz açısındanfiili el atmanın varlığı kabul edilerekdeğerlendirmenin bu şekilde yapılması gerekmektedir.
23. Bu durumda, idarenin kamulaştırma işlemiyapmaksızın uyuşmazlığa konu taşınmazafiilen el atmasının İdare Hukukunun konusuna giren "idarieylem" veya "idari işlem" olarak kabulümümkün olmadığından; idarenin, açık veağır biçimde hukukilikten yoksun olan ve bu haliyle "haksızfiil" olarak kabul edilebilecek uygulaması nedeniyletazminat,tescil veterkinistemiyle açılan davanıngörüm ve çözümünün adli yargınıngörev alanına girdiği sonucuna varılmıştır.
24. Kaldı ki, dava konusu taşınmaza fiilen değil dehukuken el atılmış olması durumunda dahi, 26/11/2022tarihli ve 32025 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesiile 2942 sayılı Kanun'un Ek 1.maddesinin birinci fıkrasınaeklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleritarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür."hükmü uyarınca, davanınçözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu açıktır.
25. Yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurularak, Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin06/12/2017 tarihli ve E.2016/252, K.2017/316 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümündeADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/12/2017tarihli ve E.2016/252, K.2017/316 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA,
23/01/2023 tarihinde, OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Nilgün Doğan Eyüp
TOPAL TAŞ AĞIRMAN SARICALAR
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN