T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/93
KARAR NO : 2023/147
KARAR TR : 27/02/2023
ÖZET: Davalı İdare tarafından gerçekleştirilen Deriner Barajı HES kapsamında baraj gölünün dolması ve çevre yolları inşaatları nedeniyle, davacının taşınmazlarına ulaşmasının zorlaşması, üretim maliyetinin artması sonucu oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazminiistemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :O. K
Vekili :Av. İ. V
Davalı :DSİ Genel Müdürlüğü
Vekilleri :Av. F. Y, Av. D. S Av. N. A. Ç
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlıArtvin ili, Merkez ilçesi, .....Köyündeki .... ada .... parselve .... ada ..... parsel sayılı taşınmazlarınbulunduğu bölgede, davalı idarece Deriner Barajıkapsamında çalışmalaryapıldığını, taşınmazın hemenaltında baraj gölü oluştuğunu, barajgölünün zeminde yarattığı su hareketlerinedeniyle heyelanların meydana geldiğini, bu sebepletaşınmazlar üzerinde sulu tarım yapma imkanınınkalmadığını, ayrıca taşınmazlara ulaşanönceki yolların su altında kalması ile yeni yollarınüretim maliyetini arttırmasının ve heyelanlar nedeniyle cangüvenliği tehlikesinin bulunmasınıntaşınmazları ekonomik olarak sürekli biçimdekullanılmaz hale getirdiğini, yeni yollar ile taşınmazlaraulaşan mesafelerin artmasının, yakıt ve pazarlamagiderlerini, ürünlerin insan sırtında %35 eğimliarazide 500-700 metre yukarı taşınmasını gerektirmesiile işçilik maliyetini etkilediğini, dava konusutaşınmazların hemen yanında bulunan taşınmazlariçin Artvin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/49-50-51-52 D.işsayılı dosyalarında tespit yapıldığını,alınan bilirkişi raporunda "dava konusu olantaşınmazda ve çevre parsellerini kapsayacak şekildetoprak yüzeyinde derin çatlakların oluştuğu, barajgölü istikametine doğru genel bir hareketliliğinbaşladığı, özellikle baraj suyunun yükselipalçaldığı dönemlerde bu hareketliliğin kademeliolarak devam edeceği" tespitine yer verildiğini, bunagöre Deriner Baraj gölünün su seviyesinin 20-40 metrearasında alçalıp yükseldiği ve zeminde meydana gelenoynamalar nedeniyle heyelan ve toprak kaymalarının meydanageldiğini, taşınmazlar çevresinde meydana gelenheyelanlar ile baraj gölünün dolması arasındadoğrudan illiyet bağının bulunduğunu, davalıidareye taşınmazların kamulaştırılması,meydana gelen zararların ödenmesitalebiyle yapılanbaşvurulara davalı idarece olumlu yanıt verilmediğini ilerisürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla, davalı idarenin eylem ve işlemleri neticesindetaşınmazlarda meydana gelen zararlara karşılık olarak5.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Rize İdare Mahkemesi 28/09/2018 tarih ve E.2017/21, K.2018/648sayılı kararı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek davanın kabulüne karar vermiş;istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge İdareMahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 01/07/2019 tarih ve E.2018/1674,K.2019/966 sayılı kararı ile, "...KamulaştırmaKanunu'nun 12. maddesi kapsamında taşınmazın kısmikamulaştırmasının yapılıpyapılmayacağı noktasında düğümlenenuyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesigerekirken, Mahkemece işin esasına girilerek verilen kararda hukukiisabet bulunmamaktadır." gerekçesiyle istinafbaşvurusunun kabulüne, Rize İdare Mahkemesi kararınınkaldırılmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmeküzere Rize İdare Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak kararvermiştir.
3.Rize İdare Mahkemesi 09/08/2019 tarih ve E.2019/526,K.2019/521 sayılı kararı ile,2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a hükmüuyarınca davanın görev yönünden reddine kararvermiş, istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölgeİdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 31/01/2020 tarih veE.2019/1672, K.2020/102 sayılı kararı ile istinafbaşvurusunun reddine kesin olarak karar vermiş ve görevsizlikkararı kesinleşmiştir. Mahkeme kararınınilgilikısmı şu şekildedir:
"...mevzuat veyargı içtihatları çerçevesindeuyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı vekilincetaşınmazların kamulaştırılması vezararlarının tazmin edilmesi talebiyle miktar içermeyendilekçe ile davalı idareye müracaat edildiği, davalıidarece kamulaştırma sürecinin tamamlanmadığı,incelemenin sürdüğünün belirtilmesi üzerineiş bu davanın açıldığı,dolayısıyla kamulaştırma mevzuatıçerçevesinde bir sürecin yürüdüğü,öte yandan, zararın, baraj inşası sırasındakitaşınmazlara kamulaştırmasız el atılmasındanya da bir plan ve projeye dayalı olan baraj inşasında idareninhizmet kusuru teşkil eden bir eyleminden doğduğunun iddiaedilmediği, yolun su altında kalması ve zemindeki su hareketlerinedeniyle heyelan oluşması gibi barajın bizatihivarlığına bağlı sebeplerle söz konusuzararın oluştuğunun iddia olunduğu, davalı idareyeyapılan başvurunun da taşınmazlarınkamulaştırılması istemi olduğu vetaşınmazların sürekli olarak kullanılamaz halegeldiği iddialarıyla taşınmazların tamamınındeğerinin karşılanmasına ilişkin taleplere davadilekçesinde yer verildiği birlikte değerlendirildiğinde,uyuşmazlığın Kamulaştırma Kanunu'nun 12.maddesinde düzenleme altına alınan kısmikamulaştırma (mücavir alan kamulaştırması)müessesesi çerçevesinde çözümleneceğisonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu durumda,Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamındataşınmazların kısmi kamulaştırmasınınyapılıp yapılmayacağı noktasındadüğümlenen uyuşmazlığın adli yargıyerinde görülmesi gerektiğinden, idari yargınıngörevine girmeyen uyuşmazlığın esasınınincelenmesine olanak bulunmamaktadır."
4. Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
B. Adli Yargıda
5. Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi 09/02/2021 tarih ve E.2020/179,K.2021/78 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözümünde idariyargının görevli, mahkemelerinin ise görevsiz olduğugerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiş; istinafbaşvurusu üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. HukukDairesi 20/12/2022 tarih ve E.2022/284,K.2022/1910 sayılı kararıile, istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiş vegörevsizlik kararı kesinleşmiştir. Mahkemekararınınilgili kısmı şu şekildedir:
"...mahkememizin2016/49, 50, 51,52 değişik sayılı dosyaları ileyapılan tespitlerde, dava konusu taşınmazlarda ve çevreparsellerini kapsayacak şekilde toprak düzeyinde derinçatlakların olduğu, baraj istikametine doğru genel birhareketliliğin başladığı, özellikle baraj suyununyükseldiği, alçaldığı dönemlerde buhareketliliğin kademeli olarak devam edeceği belirtilmiştir.
Tüm hususlarbirlikte değerlendirildiği, idarenin eylem ve işlemlerindenkaynaklanan hizmet kusuru bulunduğu değerlendirilmekle,İdariyargının görevli olduğu kanaatinevarılmıştır.
Somut olaybakımından davanın konusu davacıya ait taşınmazdameydana gelen zararın tanzimine ilişkin olduğu, zararınİdarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü eyleminden veya eylemsizliğindenkaynaklandığı değerlendirilmiştir. Bu yöndekiemsal kararlarda davacının taşınmazına aynıbölgede olup iş bu dosya bakımından da emsal teşkiletmektedir.
Somutuyuşmazlık bakımından açıklanangerekçeler ile yargı yolu caiz olmadığıdeğerlendirilmiş yargı yolu caiz olmadığındandavanın görev nedeniyle reddine."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasışöyledir:
"İdare,kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
7. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesişöyledir:
"1.(Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türlerişunlardır:
a)(İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.)İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,
b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları
c)(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdariyargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelikdenetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler."
B. Yargı Kararları
8. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun11/02/1959 tarih ve E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının,III. bölümü şöyledir:
“İstimlâksizel atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununauygun hareket etmeden ferdin malını elinden almışolması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Vebu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundanbaşka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentteanılan davalar, içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
9. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Havva AYDINLI Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıylayapılan27/02/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılıKanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli veidari yargı yerleri arasında anılan Kanun'un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen hüküm doğrultusundadavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği vesonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
10. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDEREŞAŞI'nın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
11. Dava, davalı idare tarafındangerçekleştirilen Deriner Barajı HES kapsamında barajgölünün dolması ve çevre yollarınıninşaatları nedeniyle, davacınıntaşınmazlarına ulaşmasının zorlaşması,üretim maliyetlerinin artması sonucu oluştuğu iddia edilenmaddi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
12. İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazmini davalarınınise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksızfiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargıyerince çözümleneceği, yukarıda birörneğine yer verilen yerleşik yargısal içtihatlarlakabul edilmiş bulunmaktadır.
13. İdari ve adli yargı yerinde görülen davalarda,taşınmazlara fiilen el atıldığına yönelikbir iddia ve tespit bulunmamaktadır.
14. Bu durumda, davacı vekilinin iddiaları ve dosyada bulunanbilgiler kapsamında, görev uyuşmazlığına konudavanın, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü sıradaki eyleminden veyaeylemsizliğinden doğan zararın giderilmesine yönelik olarakaçıldığının kabulü gerekir.
15. Bu nedenle kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin; kamuyararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin,hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğunun bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin, 2577sayılı Kanun’un 2. maddesinde idari dava türleriarasında sayılan idari işlem ve eylemlerden dolayı zararauğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davasıkapsamında, idari yargı yerinde görülmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
16. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, Rize İdare Mahkemesinin 09/08/2019 tarih ve E.2019/526,K.2019/521 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİYARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Rize İdare Mahkemesinin 09/08/2019 tarih ve E.2019/526,K.2019/521 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
27/02/2023 tarihinde, OY BİRLİĞİİLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Doğan Eyüp Havva
TOPAL AĞIRMAN SARICALAR AYDINLI
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN