T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/89
KARAR NO : 2023/167
KARAR TR : 27/02/2023
ÖZET: Davalı İdare tarafından gerçekleştirilen Deriner Barajı HES kapsamında baraj gölünün dolması ve çevre yolları inşaatları nedeniyle, davacının taşınmazlarına ulaşmasının zorlaşması, üretim maliyetinin artması sonucu oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazminiistemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacılar :1-M. B, 2-E. B,
3-R.B, 4-M. B
Vekili :Av. İ. V
Davalı :DSİ Genel Müdürlüğü
Vekilleri :Av. F. Y, Av. E. Ç
Av. N. A. Ç
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacılar vekili, Artvin ili, Merkez ilçesi, .... Köyündebulunan .... ada ... parsel sayılı taşınmazınmüvekkillerine ait olduğunu, Deriner Barajı ve HES çevreyolları inşaatı kapsamında kamulaştırılan.... Köyünün sular altında kalmasından sonra, buköyde ikamet eden müvekkillerinin anılan taşınmazamakul ulaşımının zorlaştığını,yapılan yeni yol güzergahının taşınmazdaüretilen ürünlerin pazara olan uzaklığını 82km, ürün maliyetlerini de 8-10 katarttırdığını, Deriner Baraj gölünün sututumundan sonra taşınmazdan il merkezine ulaşılabilmesiiçin Artvin-Ardanuç karayolundan araç ile 82 km yolgidilmesinin gerektiğini ve bu trafik seyri ile pazara ulaşmanıniki buçuk saat zaman aldığını, tüm bugerekçelerle taşınmazdan fiilenyararlanılamadığını, anılan konumu nedeniyletaşınmazın piyasada alıcıbulamadığını; taşınmazınkamulaştırılması veya zararlarınıntazminitalebiyle yapılan başvuruya davalı idarece olumlu yanıtverilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla, davalı idarenin eylem ve işlemlerineticesindetaşınmazda meydana gelen zararlara karşılıkolarak 5.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. İdari Yargıda
2. Rize İdare Mahkemesi 03/04/2019 tarih ve E.2016/1098,K.2019/211 sayılı kararı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek davanın kabulüne karar vermiş;istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge İdareMahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 23/09/2020 tarih ve E.2019/1100,K.2020/773 sayılı kararı ile, "...KamulaştırmaKanunu'nun 12. maddesi kapsamında taşınmazların kısmikamulaştırmasının yapılıpyapılmayacağı noktasında düğümlenenuyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesigerekirken, Mahkemece işin esasına girilerek verilen kararda hukukiisabet bulunmamaktadır." gerekçesiyle istinafbaşvurusunun kabulüne, Rize İdare Mahkemesi kararınınkaldırılmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmeküzere Rize İdare Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak kararvermiştir.
3.Rize İdare Mahkemesi 05/11/2020 tarih ve E.2020/759,K.2020/658 sayılı kararıile, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a hükmüuyarınca davanın görev yönünden reddine kararvermiş, istinaf yoluna başvurulması üzerine SamsunBölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 31/03/2021 tarih veE.2021/170, K.2021/319 sayılı kararı ile istinaf başvurusununreddine kesin olarak karar vermiş ve görevsizlik kararıkesinleşmiştir. Kararınilgili kısmı şuşekildedir:
"...mevzuatve yargı içtihatları çerçevesindeuyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı vekilincetaşınmazın kamulaştırılması vezararlarının tazmin edilmesi talebiyle miktar içermeyendilekçe ile davalı idareye müracaat edildiği, davalıidarece kamulaştırma sürecinin tamamlanmadığı,incelemenin sürdüğünün belirtilmesi üzerineiş bu davanın açıldığı,dolayısıyla kamulaştırma mevzuatıçerçevesinde bir sürecin yürüdüğü,öte yandan, zararın, baraj inşası sırasındakitaşınmaza kamulaştırmasız el atılmasından yada bir plan ve projeye dayalı olan baraj inşasında idareninhizmet kusuru teşkil eden bir eyleminden doğduğunun iddiaedilmediği, taşınmaza ulaşımı sağlayan yolunsu altında kalması gibi barajın bizatihivarlığına bağlı bir sebeple söz konusuzararın oluştuğunun iddia olunduğu, davalı idareyeyapılan başvurunun da taşınmazınkamulaştırılması istemi olduğu vetaşınmazın sürekli olarak kullanılamaz halegeldiği iddialarıyla taşınmazın tamamınındeğerinin karşılanmasına ilişkin taleplere davadilekçesinde yer verildiği birlikte değerlendirildiğinde,uyuşmazlığın Kamulaştırma Kanunu'nun 12.maddesinde düzenleme altına alınan kısmikamulaştırma (mücavir alan kamulaştırması)müessesesi çerçevesinde çözümleneceğisonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu durumda,Kamulaştırma Kanunu'nun 12. maddesi kapsamındataşınmazın kısmi kamulaştırmasınınyapılıp yapılmayacağı noktasındadüğümlenen uyuşmazlığın adli yargı yerindegörülmesi gerekirken, idari yargının görevine girmeyenuyuşmazlığın esasının incelenmesine olanakbulunmamaktadır."
4. Davacılar vekili bu kez aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
B. Adli Yargıda
5. Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi 17/11/2021 tarih ve E.2021/220,K.2021/641 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözümünde idariyargının görevli, mahkemelerinin ise görevsiz olduğugerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiş; istinafbaşvurusu üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi20/12/2022 tarih ve E.2022/285,K.2022/1911 sayılı kararı ile,istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiş vegörevsizlik kararı kesinleşmiştir. Kararın ilgilikısmı şu şekildedir:
"...mahkememizin2016/49, 50, 51,52 değişik sayılı dosyaları ileyapılan tespitlerde, dava konusu taşınmazlarda ve çevreparsellerini kapsayacak şekilde toprak düzeyinde derinçatlakların olduğu, baraj istikametine doğru genel birhareketliliğin başladığı, özellikle baraj suyununyükseldiği, alçaldığı dönemlerde buhareketliliğin kademeli olarak devam edeceği belirtilmiştir.
Tüm hususlarbirlikte değerlendirildiği, idarenin eylem ve işlemlerindenkaynaklanan hizmet kusuru bulunduğu değerlendirilmekle, İdariyargının görevli olduğu kanaatinevarılmıştır.
Somut olaybakımından davanın konusu davacıya ait taşınmazdameydana gelen zararın tanzimine ilişkin olduğu, zararınİdarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü eyleminden veya eylemsizliğindenkaynaklandığı değerlendirilmiştir. Bu yöndekiemsal kararlarda davacının taşınmazına aynıbölgede olup iş bu dosya bakımından da emsal teşkiletmektedir."
III. İLGİLİ HUKUK
A. Mevzuat
6. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasışöyledir:
"İdare,kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür."
7. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesişöyledir:
"1.(Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türlerişunlardır:
a)(İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.)İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,
b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları
c)(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdariyargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelikdenetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda veCumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilenşekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler."
B. Yargı Kararları
8. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun11/02/1959 tarihli, E.1958/17, K.1959/15 sayılı kararının,III. bölümü şöyledir:
“İstimlâksizel atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununauygun hareket etmeden ferdin malını elinden almışolması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Vebu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyetetecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydanagelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliyemahkemesinin vazifesi içindedir.
Bundanbaşka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisinyaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya molozyığılması neticesinde meydana gelen zararların tazminidavası da başkasının malına ammeteşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelerebaşkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiildendoğan bir tazminat davası sayılır.
Yapılanişlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması halide idari karara aykırı bir hareket bulunması itibariyle yineidari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan buiddia ile açılmış bir dava haksız fiilden doğanbir davadan ibaret olacaktır.
Bu bentteanılan davalar, içtihadı birleştirme kararınındışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
9. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Havva AYDINLI, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan27/02/2023 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında anılan Kanun'un 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen hüküm doğrultusundadavacılar vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği vesonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
10. Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra gereğigörüşülüp düşünüldü:
11. Dava, davalı idare tarafındangerçekleştirilen Deriner Barajı HES kapsamında barajgölünün dolması ve çevre yollarıinşaatları nedeniyle, davacıların taşınmazınaulaşmasının zorlaşması, üretim maliyetlerininartması sonucu oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazminiistemiyle açılmıştır.
12. İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün,idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtelolanlar tarafından açılacak tam yargı davalarıkapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine aitolduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu;özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasızel atıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği,yukarıda bir örneğine yer verilen yerleşik yargısaliçtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
13. İdari ve adli yargı yerinde görülen davalarda,taşınmaza fiilen el atıldığına yönelik biriddia ve tespit bulunmamaktadır.
14. Bu durumda, davacılar vekilinin iddiaları ve dosyadabulunan bilgiler kapsamında, görev uyuşmazlığınakonu davanın, idarenin görevinde olan kamu hizmetiniyürüttüğü sıradaki eyleminden veyaeylemsizliğinden doğan zararın giderilmesine yönelik olarakaçıldığının kabulü gerekir.
15. Bu nedenle, kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin; kamuyararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin,hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğunun bulunupbulunmadığının yargısal denetiminin, 2577sayılı Kanun'un 2. maddesinde idari dava türleri arasındasayılan idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlartarafından açılacak tam yargı davasıkapsamında, idari yargı yerinde görülmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
16. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, Rize İdare Mahkemesinin 05/11/2020 tarih ve E.2020/759,K.2020/658 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde İDARİYARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Rize İdare Mahkemesinin 05/11/2020 tarih ve E.2020/759, K.2020/658sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
27/02/2023 tarihinde, OY BİRLİĞİİLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Doğan Eyüp Havva
TOPAL AĞIRMAN SARICALAR AYDINLI
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN