T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/133
KARAR NO : 2023/184
KARAR TR : 27/02/2023
ÖZET: Kamu tüzelkişiliği niteliğini haiz olmayan özel hukuk tüzel kişisi aleyhine açılan tahsil istemli davada, bir idari dava bulunduğundan söz etmek imkânı olmadığından uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı :G. 8 E. Ü. D. San.ve Tic. A.Ş.
Vekili :Av. İ. İ. T
Davalı :M.E. D. A.Ş.
Vekili :Av. M. Ş. Ş
I. DAVAKONUSU OLAY
1. Davacı şirket vekili, lisanssız güneşenerjisi santrali işletmecisi olan müvekkili hakkında fazladağıtım sistemi kullanım bedeli hesaplanarak tahsiledildiğinden bahisle fazladan tahsil edilen dağıtım sistemikullanım bedellerinin tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
2. Davalı şirket vekili, yasal süresi içindeverdiği savunma dilekçesinde; "idari işlemniteliğindeki tarifenin uygulanmasına ilişkin olması"sebebiyle davanın idari yargı yerinde görülmesigerektiği görüşüyle davanın görevyönünden reddini talep etmiştir.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. Adli Yargıda
3. Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 22/12/2022 tarih ve E.2022/242sayılı kararı ile; uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün adli yargınıngörev alanına girdiği gerekçesiyle, davalışirketin görev itirazının reddine karar vermiştir.
4. Davalı vekili tarafından olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine, dilekçe dava dosyasıile birlikte Danıştay Başsavcılığınagönderilmiştir.
B. Olumlu Görev UyuşmazlığıÇıkarılmasına İlişkin DanıştayBaşsavcılığı Talebi
5. Danıştay Başsavcısı, " kamuimtiyazı ve elektrik piyasasını düzenleyen mevzuatkapsamında faaliyette bulunan davacı ile davalı şirketarasındaki fazladan ödendiği öne sürülendağıtım sistemi kullanım bedellerine yönelik olarakaçılan davanın idari yargı yerinde görülmesigerektiği" görüşüyle, 2247 sayılıKanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
6. Benzer uyuşmazlıklarda aksi yöndeki yerleşikdüşüncesi bilinmekle, Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesinegöre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındanyazılı düşünce istenilmemiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
7. 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı2. maddesinin değişik (1) numaralı bendi şöyledir:
"İdaridava türleri şunlardır:
a) İdariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerindenbiri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları,
b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar"
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
8. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Havva AYDINLI, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan27/02/2023 tarihli toplantısında; başvuru yazısı vedava dosyası üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilininanılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen usulüneuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine Danıştay Başsavcısınca 10.maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
9. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü:
10. Dava, lisanssız güneş enerjisi santraliişletmecisi olan davacı şirket hakkında fazladağıtım sistemi kullanım bedeli hesaplanarak tahsilediliğinden bahisle, fazladan tahsil edilen dağıtım sistemikullanım bedellerinin tahsili istemiyleaçılmıştır.
11. Davalı şirket, tüm hisseleri Türkiye ElektrikDağıtım Anonim Şirketine ait iken, ÖzelleştirmeYüksek Kurulunca özelleştirme kapsamınaalınmış; bu doğrultuda davalı şirketinTEDAŞ’a ait olan %100 oranındaki hissesininÖzelleştirme Yüksek Kurulunun 30/04/2009 tarihli ve 2009/16 sayılıkararı uyarınca, satışına ilişkinÖzelleştirme İdaresi Başkanlığı ile Alcen EnerjiDağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.arasında 30/10/2009 tarihinde imzalanan Hisse SatışSözleşmesi ile özelleştirildiği, şirketinaynı isim altında faaliyetlerini sürdürdüğübelirlenmiştir. Bu itibarla davalı şirketin özel hukuktüzel kişisi sıfatında bir tereddüt yoktur.
12. Dosyanın incelenmesinden davalı şirketyönünden ortada iptal talebine konu bir idari işleminbulunmadığı, yine bu şirketin idari eylem veyaişleminden kaynaklı bir menfaat ihlalinin ve kişisel hakkındoğrudan bozulmasının söz konusu olmadığı,dolayısıyla davalı yönünden idari yargı yerindeaçılmasını gerektirir bir dava türününmevcut olmadığı anlaşılmıştır.
13. Diğer yandan, idari yargıda husumet kamudüzenindendir ve kendisine karşı dava açılan taraf,davalı mutlaka idare olmalıdır. Yani idari davalarda,davalı her zaman idaredir.
16. Buna göre, davanın açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu tüzelkişiliği niteliğinihaiz olmayan M.E. D. A.Ş.’nin olması karşısında,davalı bakımından idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden ve tespit istemli davanın idari yargı yerindegörülmesi olanaksız olduğundan, özel hukukhükümlerine göre uyuşmazlığın adliyargı yerinde görülmesi ve çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
17. Yukarıda belirtilen hususlar gözönündebulundurularak, Danıştay Başsavcısınınbaşvurusunun reddi gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Danıştay BaşsavcısınınBAŞVURUSUNUN REDDİNE,
27/02/202 tarihinde,Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU ile KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Doğan Eyüp Havva
TOPAL AĞIRMAN SARICALAR AYDINLI
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN
KARŞIOY
Dava Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimineİlişkin Yönetmelik kapsamında lisanssız olarak(güneş enerjisi ile) elektrik üretimi ve ticareti yapmakamacıyla davalı Kurum ile bağlantı anlaşmasıyapmak üzere başvuruda bulunan davacı şirketin, fazlaödediğini iddia ettiği dağıtım sistemikullanım bedelinin istirdadı istemiyleaçılmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 2.1.a maddesinde; İdarîişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları İdarî davatürleri arasında sayılmış olup, idare tarafından,bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamu gücükullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesin veyürütülmesi zorunlu İdarî işlemlerekarşı açılacak davalarda İdarî yargı yerigörevli bulunmaktadır.
Elektrik enerjisine ilişkin faaliyetleri, temel olarak“üretim”, “iletim”,“dağıtım” ve “ticaret”başlıkları altında toplamak mümkündür.Hizmetin kesintiye uğramasının alternatif maliyetleri çokyüksek olduğu için bütün bu faaliyetlerin birkoordinasyon içinde yürütülmesi şarttır. Buamaçla, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile, 2001yılında kamu tüzel kişiliğini haiz, İdarîve mali özerkliğe sahip ve bu Kanun ile kendisine verilengörevleri yerine getirmek, enerji piyasasını düzenlemek vedenetlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)kurulmuştur.
Elektrik piyasası faaliyetleri, 4628 sayılı Kanun veilgili mevzuatında detaylı olarak düzenlenmiş, 4628sayılı Kanun'un mülga 2. maddesi, elektrik piyasasıfaaliyetlerini: “piyasada faaliyet gösterecek tüzelkişilerin üretim, iletim, dağıtım, toptansatış, perakende satış, perakende satış hizmeti,ticaret, ithalat ve ihracat faaliyetleri” olaraksıralamıştır. Kanun'da elektrik enerjisi“iletim” faaliyetinin ancak tekel niteliğinde ve TürkiyeElektrik İletim Anonim Şirketi tarafındanyürütülebileceği düzenlenmiştir. Diğerfaaliyetlerde ise, kamu tüzel kişilerinin yanında, özelhukuk tüzel kişilerinin de hizmetlerin yürütülmesinekatılabileceği öngörülmüştür. Elektrikpiyasası faaliyetlerinin yürütülmesinde kamu-özelayrımı yapılmaksızın, kural olarak, lisansalınması zorunluluğu getirilmiştir. Belirtilenyaklaşım, 30.3.2013 tarih ve 28603 sayılı ResmîGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6446sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile desürdürülmüştür.
Bu itibarla, elektrik piyasası faaliyetlerinin, arzgüvenliğini ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak bir uyumiçinde yürütülmesi için düzenleme, denetlemeve kolluk faaliyetlerinde bulunma işlevlerinin kamu gücüyleyerine getirildiği bir kamu hizmeti faaliyeti olduğu sonucunaulaşılmaktadır.
Öte yandan, elektriğin kamu hizmeti özelliği,"dağıtım" faaliyeti açısından elealındığında, 6446 sayılı Kanun'un"Dağıtım Faaliyeti" başlıklı 9.maddesi, dağıtım şirketlerinin lisanslarındabelirtilen bölgelerdeki tesislerde yenileme, ikame ve kapasiteartırım yatırımlarını yapma,dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olantüm sistem kullanıcılarına, eşit taraflar arasındaayrım gözetmeksizin elektrik enerjisi dağıtımı vebağlantı hizmeti sunma yükümlüğü getirmiştir.Kanun'da ve ilgili yönetmeliklerde "dağıtım"faaliyetini yerine getirecek işletmelerin uyması gerekenyükümlülükler açıkçadüzenlenmiştir.
Elektrik dağıtım piyasasının en temelaktörü Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ(TEDAŞ); tüzel kişiliğe sahip, özel hukukhükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğusermayesi ile sınırlı, elektrik dağıtımıyla,elektriğin tüketicilere perakende satışı vetüketicilere perakende hizmeti verilmesiyle iştigal eden bir iktisadidevlet teşekkülüdür. Doğal tekel niteliğindekielektrik dağıtım faaliyeti 4628 sayılı Kanunöncesinde TEDAŞ tarafından gerçekleştirilmekte iken,4628 sayılı Kanun uyarınca, dağıtımsektörünün, EPDK tarafından verilen dağıtımlisanslarıyla bölgesel tekeller olarak işletilmesiöngörülmüştür. 17/03/2004 tarihinde YüksekPlanlama Kurulu'nun 2004/3 sayılı kararıyla onaylanarakyürürlüğe giren "Elektrik Enerjisi SektörüReformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi" (Strateji Belgesi)ile elektrik dağıtım ve üretim alanları içinözelleştirme girişimi başlatılaraközelleştirme uygulamalarına dağıtımsektöründen başlanacağı belirtilmiş; StratejiBelgesi'ndeki eylem planına uygun olarak ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılıkararıyla TEDAŞ özelleştirme programınaalınmıştır. Bu kapsamda, söz konusu YüksekPlanlama Kurulu kararı ekinde yer alan dağıtımbölgelerinin şirketleştirilmesinin tamamlanarakTEDAŞ'ın hissedarı olduğu ve dağıtım veperakende satış hizmeti yürüten 20 dağıtımşirketi oluşturulmuştur. 4628 sayılı Kanun'un 14.2.maddesinde yer verilen, "TEDAŞ'ın faaliyet alanında yeralan ve dağıtım faaliyeti için gerekli olan işletmeve varlıklar üzerinde, mülkiyeti saklı kalmak kaydıile TEDAŞ ile belirlenen dağıtım bölgelerinde faaliyetgöstermek üzere kurulan elektrik dağıtımşirketleri arasında işletme hakkı devirsözleşmesi düzenlenebilir." kuralı uyarınca,TEDAŞ ile % 100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrikdağıtım şirketi arasında dağıtımvarlıklarının işletilmesine yönelik İdarîsözleşme niteliğine sahip "İşletme HakkıDevir Sözleşmesi" imzalanmış ve ÖzelleştirmeYüksek Kurulu'nun 7.11.2005 tarihli ve 2005/125 sayılıkararıyla da; sermayesinin % 100'ü TEDAŞ'a ait olan ve elektrikdağıtım bölgelerinde dağıtım lisansıile TEDAŞ'ın uhdesinde bulunan dağıtım sistemininişletme hakkına sahip olan veya ileride sahip olacakdağıtım şirketlerinin hisselerinin blok olaraksatış yöntemi ile özelleştirilmesine kararverilmiştir.
Öte yandan, 14/02/2018 günlü, 30332 sayılıResmi Gazetede yayımlanan Türkiye Elektrik DağıtımA.Ş. Ana Statüsünün 5. maddesinde, TEDAŞ’ıntüzel kişiliğe sahip faaliyetlerinde özerk vesorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir iktisadi devletteşekkülü olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesinde"İşletme Hakkı Devri"ne dayalı olarak uygulanan"Hisse Satış Modeli"ne göre yatırımcı,özelleştirilen dağıtım şirketinin bulunduğubölgedeki elektrik dağıtım lisansına sahip tekşirket olmaktadır. Ancak, yatırımcınınişletme hakkını devraldığı dağıtımtesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunluunsurların mülkiyeti TEDAŞ'ta kalmaya devam etmektedir.Yatırımcı, dağıtım şirketinin hisselerininsahibi olarak TEDAŞ ile imzalanmış olan işletme hakkıdevir sözleşmesi çerçevesinde dağıtımvarlıklarının işletme hakkını elde etmektedir.Yani, "hisse satış modeli"nde, mevcut varlıklar ileözelleştirme sonrası yatırımcı tarafındangerçekleştirilecek yatırımlar sonucu oluşacak yenivarlıkların mülkiyeti TEDAŞ'ta kalırken,yatırımcı, dağıtım tesislerinin ve bu tesislerinişletilmesinde varlığı zorunlu diğer unsurlarınişletme hakkını kazanmakta ve tüm yeniyatırımları gerçekleştirmeyükümlülüğünü üstlenmektedir.Yatırımcı ayrıca, işletme hakkıçerçevesinde vereceği hizmeti ve üstlendiğiyükümlülükleri, 4628 sayılı Kanun ve ilgili altdüzenlemeler uyarınca ve EPDK'nın denetimi altındagerçekleştirmektedir. Davalı dağıtımşirketinin de belirli bölgeler dâhilinde bölgesel tekelolarak elektrik enerjisinin dağıtımıyla görevliolduğu söz konusu kamusal hizmet kapsamında, lisanssızelektrik üretimine ilişkin bağlantıbaşvurularının 02/10/2013 tarihli ve 28783 sayılıResmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında LisanssızElektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik ve Yönetmelikuyarınca çıkarılan Tebliğ çerçevesindedağıtım şirketlerine yapılacağıbelirtilmiştir. Yönetmeliğin "Bağlantı ve SistemKullanımına İlişkin Hükümler"başlıklı bölümünde, bağlantıesasları, bağlantı başvuru süreci, bağlantıbaşvurularının değerlendirilmesi vesonuçlandırılması ve bağlantı ve sistemkullanımı süreci, bu süreçte dağıtımşirketinin yetki ve sorumluluğu, her aşamada hangi idariişlemlerin nasıl tesis edileceği ayrıntılı olarakdüzenlenmiştir.
Her ne kadar davalı şirketin özel hukuk tüzelkişisi ve dava konusu işlemlerin de özel hukuk işlemiolduğu ifade edilmişse de, özel faaliyetler için sözkonusu olamayacak üstün ayrıcalıklara sahip olan,yükümlülükler rejimine tabi tutulan ve sorumluluğu iledenetimi son tahlilde bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamuhizmeti niteliğindeki elektrik dağıtım faaliyetiniyürüten davalı şirket ile davacı şirketarasındaki ilişkinin ticari bir ilişki olarakdeğerlendirilemeyeceği, bu kapsamda kamu gücükullanılarak tek yanlı irade açıklamasıyla tesisedilen dava konusu işlemlerin yargısal denetimini yapma ve buişlemlerden doğan tazminat istemini (ve diğer istemleri) kararabağlama görevinin idari yargı merciine ait olduğuaçıktır.
Bu itibarla, davacı tarafından yapılan söz konusudavaya ilişkin uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna ulaşıldığından,uyuşmazlığın çözümünde adliyargıyı görevli kabul eden çoğunluğunkararına katılmıyorum.
Üye
Ahmet ARSLAN