T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/745
KARAR NO : 2023/194
KARAR TR : 27/02/2023
ÖZET: Davalı kurum bünyesinde doktor olarak çalışan kişinin davalı kurum sigortalısı olan hastalara uygulamış olduğu tedavi ve ameliyatların tıbben gerekli olmadığı, bu suretle kurumun zarara uğratıldığı ileri sürülerek, oluşan kurum zararının müteselsilen tahsili istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KA R A R
Davacı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili : Av. E. S. A
Davalı : Sağlık Bakanlığı
Vekili : Av. K. A
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, davalı kurum bünyesinde doktor olarakçalışan N. E'nun davalı kurum sigortalısı olan136 adet hastaya uygulamış olduğu tedavinin veameliyatların tıbben yanlış olduğu, düzenlenenraporların usul ve yasaya aykırı olduğu, tıbbengerekli olmayan tedavinin yapılması suretiyle kurumun zararauğratıldığı, yersiz ödemeye sebebiyetverildiği, faturalarda usulsüzlük ve yolsuzlukyapıldığı, bu durumun soruşturma raporuyla ortayakonulduğu, sorumlular hakkında ceza yargılamasınındevam ettiğini ileri sürerek, oluşan 777.130,60 TL kurumzararının fatura ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURUSÜRECİ
A. Adli Yargıda
2. Davacı tarafından, SağlıkBakanlığı ile ....İnş. Medikal Demir ÇelikMobilya Elektrikli Ev Aletleri San. Tic. Ltd. Şti. aleyhineaçılan davada, Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/05/2013tarih veE.2009/471 sayılı kararı ile, SağlıkBakanlığı ile davacı arasındaki davanın tefrikineve ayrı bir esas numarasına kayıt edilerek bu dosya üzerindendevamına karar verilmiştir.
3. Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 28/06/2013 tarih veE.2013/279, K.2013/273 sayılı kararı ile, davada idariyargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanıngörev nedeniyle reddine karar vermiş, kararın davacıtarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi28/05/2014 tarih ve E.2014/6115, K.2014/8798 sayılı kararı iletemyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına kararvermiş ve görevsizlik kararıkesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...AtatürkDevlet Hastanesinde görevli Dr. N. E tarafından ameliyat edilen vetedavileri yapılan hak sahiplerinin ameliyatlarında kullanılantıbbi malzemelerde ve faturalarda yolsuzluk ve usulsüzlükyapılarak davacı kurumun zararauğratıldığından bahisle tazminat davasıaçılmış ise de; idarenin görevinde olan kamuhizmetini yürüttüğü sırada eylemden doğanzararın giderilmesine yönelik açılan davanın2577sayılı İYUK'un 2/1-b maddesinde yer alan tam yargıdavası olarak idari yargıda görülmeasi gerekir. Tazminatdavası görevli doktorun kişisel kusurundan kaynaklanannedenlerle açılsa bile idareye karşı açılandava hizmet kusuru nedeniyle açılan davadır. Hizmet kusurununkişisel kusurdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı bu davasonucundan belli olacaktır. İdareye karşıaçılan davada kişisel kusur ayrımıyapılmaksızın idari yargıda görülmelidir. Bunedenlerle davalı Sağlıkbakanlığıhakkındaaçılan davaya 2557Sayılı Yasa gereğince idari yargıda bakılması vesonuçlandırılması gerektiğinden mahkememizingörevsizliğine ..."
4. Davacı vekili aynı istemle bu kez, SağlıkBakanlığına karşı idari yargı yerinde davaaçmıştır.
B. İdari Yargıda
5. Zonguldak İdare Mahkemesi 29/12/2016 tarih ve E.2014/805,K.2016/1981 sayılı kararı ile, davanın kısmenkabulüne, kurum zararının 683.824,28 TL'likkısmının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine karar vermiş,kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölgeİdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi 20/12/2018 tarih veE.2017/269, K.2018/1600 sayılı kararı ile taraflarınistinaf talebinin reddine karar vermiştir. Karar taraflarca temyizedilmiştir.
6. Danıştay 10. Dairesi 25/10/2021 tarih ve E.2019/7922,K.2021/5012 sayılı kararı ile, uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün adli yargı yerineait olduğunu belirterek, İdare Mahkemesince, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli merciinbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması gerekirken, işin esasına girilerek verilen kararakarşı yapılan istinaf başvurularının reddiyolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukiisabet görülmediği gerekçesiyle, kararınbozulmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir:
"...Uyuşmazlık,davalı Bakanlığa bağlı sağlıkkuruluşunda görev yapan bir hekim tarafından uygulananameliyatların ve bu ameliyatlarda kullanılan tıbbi malzemeleringereksiz olduğu, dolayısıyla davacı Kurum ile davalıBakanlık arasında mülga 506 sayılı Kanunhükümlerine istinaden imzalanan sağlık hizmeti teminineilişkin sözleşmeye aykırı bu tıbbi ameliyelersebebiyle davacı Kurum tarafından ilgililere yersiz yapılanödemelerin Kurum zararına yol açtığı,davalı Bakanlığın sözleşmeye aykırıiş ve işlemleri gerçekleştiren personelinin denetim vekontrolünü yapmamak suretiyle sözleşmeye aykırıdavranması nedeniyle Kurum zararından sorumlu olduğuiddiasıyla söz konusu Kurum zararının sözleşmenintarafı olan davalı Bakanlıkça tazmini istemindenkaynaklanmaktadır.
DavacıKurum, söz konusu yersiz ödemeden kaynaklandığınıileri sürdüğü zararın tazminini; ilk önce adliyargıda ilgili hekim ve Sağlık Bakanlığınakarşı açtığı davada ödemeye sebebiyetveren ilgili hekimden "haksız fiil", hekimin görevyaptığı hastaneyi işleten SağlıkBakanlığından ise "sözleşme"sorumluluğuna istinaden talep etmiş, adli yargı yerince hekim vedavalı Bakanlığa karşı açılan davadosyalarının tefrik edilmesi ve Bakanlığa karşıaçılan davanın görev nedeniyle reddi üzerinesöz konusu görev ret kararındaki gerekçelerdoğrultusunda idari yargı nezdinde işbu davaaçılmıştır.
Esasen,benzer bir uyuşmazlıkta, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen07/12/2010 tarihli ve E:2011/12996, K:2011/13094 sayılı kararda,'Davacı, idarenin hizmet kusuruna değil, davalı idareçalışanlarının haksız eylemine ve taraflar arasındadüzenlenen protokole dayanmıştır. Bu nedenle idari yargıyolunun görevli olduğuna ilişkin mahkeme kararı doğrubulunmamıştır.' gerekçesine yer verilerek bidayetmahkemesinin, idari yargının görevli olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddi yolundaverdiği karar bozulmuştur.
Yinebenzer bir uyuşmazlıkta, Uyuşmazlık Mahkemesince verilen vemevcut uyuşmazlıklar bakımından halen atıfyapılan 08/07/1991 tarihli ve E:1991/15, K:1991/16 sayılıkararında (20/10/1991 tarihli ve 21027 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanmıştır.), "Bu sözleşmenin,tarafların serbest iradelerine dayandığı, ticari nitelikliolduğu anlaşılmaktadır. Kamu Hukukunun vedolayısıyla kamu gücünün bu sözleşmede yeribulunmamaktadır... Tarafların karşılıklı fesihyetkileri mevcuttur. Anlaşmazlık halinde, kurum ilmüdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesininyetkili olduğu açıklanmıştır. Bu durumkarşısında, sözleşmedeağırlığı kamu hukuku değil, taraflarınserbest iradesi belirlemektedir... Sözleşmenin kamu hizmetineilişkin bulunduğu bir gerçek olmakla birlikte, idareninüstün yetkilerle donatıldığı sonucunavarılamamaktadır." gerekçesiyle davanınçözümünün adli yargının görevalanına girdiğine hükmedilmiştir.
Nitekim,Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel kararları da buyöndedir, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 04/04/2019 tarih veE.2018/4817, K.2019/2019 sayılı; 25/03/2019 tarih ve E.2018/3712,K.2019/1725 sayılı kararları."
7. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi28/09/2022 tarih ve E.2022/2348, K.2022/1975 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın görüm veçözümünün adli yargı yerine ait olduğunubelirterek, idare mahkemesince 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19.maddesi uyarınca görevli merciin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekirken, işinesasına girilerek verilen kararda hukuki isabet bulunmadığıgerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, idare mahkemesikararının kaldırılmasına, dava dosyasınınyeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
8. Zonguldak İdare Mahkemesi 11/11/2022 tarih ve E.2022/1118sayılı kararı ile, uyuşmazlığınçözümünün adli yargı yerine ait olduğunubelirterek, 2247 sayılıKanun'un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
III. İLGİLİ HUKUK
Mevzuat
9. 19/01/2005 tarih ve 25705 mükerrer sayılı ResmiGazete'de yayımlanan 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum veKuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin SağlıkBakanlığına Devredilmesine Dair Kanun'un "Amaç"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"BuKanunun amacı, kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlıkbirimlerinin Sağlık Bakanlığına devredilmesiyle ilgiliusûl ve esasları belirlemektir."
10. Kanun'un 4. maddesinin birincifıkrası şöyledir:
"Kamukurum ve kuruluşlarına ait tüm sağlık birimleri;bunlara ilişkin her türlü görev, hak veyükümlülükler, taşınırlar,taşınmazlar ve taşıtlarla birlikte, Sosyal SigortalarKurumuna ait olanlar rayiç bedeli karşılığında,diğerleri bedelsiz olarak aşağıdaki usul ve esaslarçerçevesinde Bakanlığa devredilmiştir"
11. Sağlık Bakanlığı ile SosyalSigortalar Kurumu arasında imzalanan ve 20/02/2005 tarihinden itibarengeçerli olmak üzere yürürlüğe girenSağlık Hizmetleri Protokolünün "Amaç"başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"BuProtokol;
5283sayılı Kanunun yürürlüğe giriş tarihi olan20/02/2005 tarihinden itibaren SSK'na ait sağlık kurum vekuruluşlarının Sağlık Bakanlığı'nadevredilmesi nedeniyle SSK'dan sağlık yardımındanyararlanan kişilerin, Sağlık Bakanlığı'nabağlı sağlık tesislerinde muayene tetkik ve tedavileri ileverilen hizmet ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemekamacıyla düzenlenmiştir."
12. Aynı Protokolün "Kapsam"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"SağlıkBakanlığı'na bağlı sağlık tesislerindeayaktan ve/veya yatarak muayene tahlil, tetkik ve tedavi içindoğrudan veya sevkle müracaatla başvuran SSK'dansağlık yardımından yararlananlara, iş kazaları vemeslek hastalıkları, hastalık ve analık sigortası ilediğer ülkelerle yapılan sosyal güvenliksözleşmeleri kapsamında yer alan yurt dışısigortalılarına verilen hizmet ve buna ilişkin geri ödemeusul ve esaslarını kapsar.
13. Protokolün 28. maddesi şöyledir:
"Bu Protokolhükümlerinin uygulanmasından doğabilecek aksaklık veihtilafların tespiti halinde tespitte bulunan taraf, bu durumukarşı tarafa yazılı olarak bildirecek ve bildirimdebulunulan taraf en geç 30 (otuz) gün içinde sorunuçözümleyerek bildirimde bulunan tarafa yazılı olarakbilgi verecektir.
Sorununöncelikle ildeki ilgili kurum yetkilileri arasında yapılacakgörüşmelerle çözümlenmesineçalışılır. Anlaşmasağlanamadığı taktirde uyuşmazlıklar, ilgilikurum yetkililerinden oluşturulacak müzakere komisyonlarınca elealınır bu suretle de anlaşmaya varılamaz ise genelhükümler uygulanır.
Protokolünherhangi bir nedenle süresinden önce geçerliliğiniyitirmesi halinde, Protokolün sona erdirildiği tarihte tedavisisüren hastaların, Protokolden doğan hakları baki kalacak,yapılan tedaviye ilişkin masraflar bu Protokol hükümlerikapsamında ilgili kurum tarafından karşılanacaktır.
İlgilitaraflar tek taraflı olarak bu Protokol hükümlerineaykırı hukuki ve idari işlem tesis edemezler.
Taraflarınkarşılıklı anlaşmaları suretiyle, Protokolhükümlerinde her zaman değişiklikler yapılabilir,güncelleştirilebilir."
14. Aynı Protokolün 27. maddesinde ise,taraflardan birinin değişiklik veya fesh-i ihbar talebindebulunmadığı taktirde, protokolün aynı koşullarlauzatılmış sayılacağı, düzenleme altınaalınmıştır.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme
15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ınBaşkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Havva AYDINLI, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve BilalÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan27/02/2023 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi
16. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra gereği görüşülüpdüşünüldü:
17. Dava, davalı kurum bünyesinde doktor olarakçalışan N. E''nun davalı kurum sigortalısı olanhastalara uygulamış olduğu tedavi ve ameliyatlarıntıbben yanlış olduğu, gerekli olmayan tedavininyapılması suretiyle kurumun zarara uğratıldığıileri sürülerek, oluşan 777.130,60 TL kurum zararınınfatura ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktetahsili istemiyle açılmıştır.
18. Dosyanın incelenmesinden, davacı kurum tarafındanyapılan soruşturma neticesinde düzenlenen raporda, davalıBakanlığa bağlı Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesindebeyin ve sinir cerrahisi uzmanı olarak görev yapan N. E'nundavalı kurum sigortalısı olan 136 adet hastayauygulamış olduğu tedavinin ve ameliyatların tıbbenyanlış olduğu, düzenlenen raporların usul ve yasayaaykırı olduğu, tıbben gerekli olmayan tedavinin yapılmasısuretiyle kurumun zarara uğratıldığı, yersizödemeye sebebiyet verildiği, faturalardausulsüzlük veyolsuzluk yapıldığı bu sebeple kurum zararınınoluştuğunun tespit edildiği, akabinde bu zararın tazminiiçin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğütarafından, Devlet Hastanesi, adıgeçen doktor ve ilgilimedikal firmaya söz konusu zararın ödenmesi, aksi takdirde yasalyollara başvurulacağı hususunun bildirildiği,adıgeçenler tarafından zararın ödenmemesiüzerine davanın açıldığıanlaşılmıştır.
19. İdari yargının görev alanı, idarehukukunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklardır.İdare hukuku kuralları içinde, kamu hizmetininyürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılaraktesis edilen idari işlemler, idari eylem ve idari sözleşmelerdendoğan uyuşmazlıkların görüm veçözümü idari yargının görev alanınagirmektedir. Davanın idari yargıda görülebilmesiiçin taraflar arasında yapılan sözleşmenin bir idarisözleşme olması gerekir. Bilindiği üzere, idarisözleşmeler, idarelerin tek yanlı, kamusal yetkiye dayanarak,kamu hizmetinin gereklerinin yerine getirilmesi için kamu yararıamacı ile taraflar arasında akdedilen ve idareye üstün hakve yetkiler veren, gerektiğinde tek yanlı değişiklik vefesih yetkisini de idareye tanıyan nitelikte sözleşmelerdir.Kamu idarelerinin özel hukuk alanında akdettiklerisözleşmeler ise idari sözleşme niteliğitaşımayıp, özel hukuk kurallarına göredüzenlenmektedir.
20. Olayda, davalı idareye bağlı sağlıkkuruluşunda görev yapan hekim tarafından uygulananameliyatların ve bu ameliyatlarda kullanılan tıbbi malzemeleringereksiz olduğu, dolayısıyla taraflar arasında imzalanansağlık hizmeti teminine ilişkin sözleşmeyeaykırı bu tıbbi müdahaleler sebebiyle davacı Kurumtarafından yersiz yapılan ödemelerin kurum zararına yolaçtığı, davalı Bakanlığınsözleşmeye aykırı iş ve işlemlerigerçekleştiren hekimin denetim ve kontrolünü yapmamaksuretiyle sözleşmeye aykırı davrandığı vezarardan sorumlu olduğu ileri sürülerek davaaçıldığına göre, oluşan kurumzararının sözleşmenin tarafı olan davalı idaredentazmini için açılan iş bu davada idarenin hizmetkusuruna değil, davalı idareçalışanlarının haksız eylemine ve taraflararasında düzenlenen protokole dayanıldığıtartışmasızdır.
21. Bu durumda, 5283 sayılı Kanuna istinaden düzenlenenve 20/02/2005 tarihinden itibaren SSK'ya ait sağlık kurum vekuruluşlarının Sağlık Bakanlığınadevredilmesi nedeniyle, SSK iştirakçilerinin davalıBakanlığa bağlı sağlık tesislerinde muayenetetkik ve tedavileri ile verilen hizmet ve buna ilişkin usul veesasları belirlemek amacıyla taraflar arasında imzalanansağlık hizmetleri protokolüne aykırı iş veişlemler nedeniyle oluşan kurum zararının tahsili talepedildiğinden davanın, özel hukuk hükümlerine göreadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önündebulundurularak, Zonguldak İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/06/2013 tarih ve E.2013/279,K.2013/273 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININGÖREVLİ OLDUĞUNA,
B. Zonguldak İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ileZonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/06/2013 tarih ve E.2013/279,K.2013/273 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
27/02/2023 tarihinde, OY BİRLİĞİYLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Muammer Doğan Eyüp Havva
TOPAL AĞIRMAN SARICALAR AYDINLI
Üye Üye Üye
Ahmet Mahmut Bilal
ARSLAN BALLI ÇALIŞKAN